Zırhlı araçlar ölüm saçıyor...


24 Haziran 2017 04:03

Birkaç hafta önce yazmıştık, ancak zırhlı araç cinayetleri durmak bilmiyor. 

Şırnak’ta iki kardeş Furkan ve Muhammed gece yarısı evlerini başlarına yıkan panzerin kurbanı olmuştu.

Sonra başka ölümler, başka zırhlıların neden olduğu cinayet gibi “kazalar” yaşandı.

Batıda olsa bu panzerlerin neden olduğu ölümler bu kadar sessiz geçiştirilemezdi.

AKP iktidarının hanesine yazılır, konuşulur, tartışılır, eleştirilir, yazılır, çizilirdi.

Sözcü gazetesi bile yazardı, haber yapar; “Ne oluyor bu polislere, bu askerlere?” diye sorardı.

Havuz medyası değil, ama”Ne içiyor bunlar, bu yolların canavarlarına dönüşen zırhlı araçları kim kullanıyor?” diye manşet atardı bir kaç gazete.
Ama olmuyor...

Şırnak’ta, Mardin’de, Diyarbakır’da, Hakkari’de, Dersim’de olunca polis ya da asker panzerleri, ve zırhlı araçların neden olduğu ölümlere ses çıkmıyor.

Bölgedeki ölümler olağan karşılanıyor...

Savaş zayiatı sayılıyor olmalı onca sivilin asker ve polis panzerlerinin tekerleri arasında ezilerek, ya da şarampole yuvarlanarak can vermesi...

Nedense, her gün ölümlerle anılan zırhlı araçların yollarda birer cinayet makinesi işlevi görmesi bir türlü engellenmiyor. Yeni ölümlere ve ölenlerin taziyesine gidenlerin panzerle ezilerek ölümlerine tanıklık ediyoruz.

İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de olsa yer yerinden oynar...

Kılıçdaroğlu’nun “Adalet” arayışına, uzun yürüyüşüne konu olurdu. 

Ama Kürt bölgesinde insan kanı sudan ucuz...

Kürtlerin yaşadığı bölgede ölümün her türü olağan sayılıyor...

Savaş koşulları denip her durumu olağan sayan bir anlayış egemen kılınmak isteniyor.

Polisin askerin keyfi kaçmasın, eli soğumasın...

Panzerin ezdiği sivil ölümleri bile “terör”, “terörizm”, “teröre karşı mücadele”, kapsamında değerlendiriliyor olmalı ki, onca zırhlı araç cinayeti yok sayılıyor, gerekli araştırma yapılmıyor, suskunlukla geçiştiriliyor.

Ölümlere neden olan panzer sürücüsü asker ya da polisler hakkında gerekli işlem yapılmıyor, trafik kuralları polis ve askerler için işlemiyor, uygulanmıyor.

Ya da Furkan ve Muhammed kardeşlerin ölümlerinde olduğu gibi tepki olursa bir polis günler sonra tutuklanıyor.

Oysa zırhlı araçları kullananların da uyması gereken kaideler, kurallar var.

Yolda, trafikte bir zırhlı aracın her hangi bir araçtan farkı yoktur, olmamalıdır. 

Sürücünün kimliğinin bir önemi yoktur, olmamalıdır. İşlenen bir suç varsa onun açığa çıkarılması ve cezalandırılması gerekir.

Ancak son bir yıl içinde zırhlı araçların neden olduğu sivil ölümlerinin gösterdiği, yaşananlardan cesaret alındığıdır.

Cezasız suç yeni suçlar, yeni ölümler yaratıyor.

Ne sorgu ne sual olunca, pervasızlık da artıyor. 

Ve zırhlı araçların neden olduğu ölümler katlanarak artıyor.

20 Temmuz’da ilan edilen OHAL’den sonra zırhlı araçların yollarda ölüm araçlarına dönüşmüş hale geldiği söyleniyor.

HDP Milletvekili Feleknaz Uca’nın Meclis Başkanlığına bir araştırma önergesi olarak sunduğu konu, bu vahim gelişmeye işaret ediyor.

Ancak Cumhurbaşkanı da, Başbakan da hâlâ suskun...

İçişleri Bakanı, diğer yetkililer konuya ilişkin bir tutum açıklamış değiller.

Bakalım TBMM’de konu araştırılacak mı, bakalım suçlular cezalandırılacak mı...

Diyarbakır Ofis’te, Mardin Dargeçit’te, Yüksekova’da, Dersim’de, Siirt-Batman yolunda, Cizre’de, Silopi’de, Van’da, Van merkez İpekyolu’da...

Milletvekili Uca araştırma önergesinde, yakın zamanda yaşanan çokça zırhlı araçların sebep olduğu ölümleri aktarılmış. 

Umarız ki, polis ve askerin zırhlı araçlarla, büründüğü devlet zırhıyla işlediği bu suçların bir karşılığı olur, bir soranı sorgulayanı olur... 

Ejder tipi, kobra tipi, kirpi tipi, alman tipi... Panzerler ve zırhlı araçlar yollarda ve şehirlerde ölüm saçıyorsa bunun sorgulanması gerek...

Asker ya da polis kimliği zırhlı araç sürücülerini pervasız kılmaya, yollarda panzerlerin cinayet makinelerine dönüşmesine neden oluyorsa bunun bir nedeni olmalı...

Bu cesareti nereden aldıkları sorulmalı, sorgulanmalıdır.

Şehir içinde ve şehirler arası yollarda zırhlı araçların neden olduğu ölümlerin artışı karşısında biriken öfkeyi görmeli ve suçluları cezalandıracak mekanizmalar işletilmelidir.

Uca’nın araştırma önergesi için AKP’nin nasıl bir tutum alacağını kestirmek zor değil. MHP ise onun dümen suyunda.

Umarız ki, CHP de bu konuyu önemser. “Adalet Yürüyüşü”nün sürdüğü bu günlerde konu atlanmaz.

www.evrensel.net