29 Ekim 2016 04:48

Telif kılığına giren sansür

Paylaş

John Gutenberg’in 1436’da matbaa makinesini icadı telifin de doğumu sayılır. Matbaa öncesi dönemde el ile sınırlı sayıda çoğaltılabilen kitaplar matbaa sayesinde hızla çoğaltılır hale geldi. Matbaanın İngiltere’ye gelişinin ardından İngiltere’de hızla artan basılı kitap sayısı iktidarı endişelendirir ve bu basılı kitapları kontrol altında tutabilmek üzere Londra Kağıtçılar Birliği kurulur. Kağıtçılar Birliği İngiltere’deki tüm kitaplar üzerinde imha etme ve el koyma da dahil olmak üzere her hakka sahiptir. Kitaplar, Birlik tarafından kayıt altına alınmadan basılmaz. Ve kayıt altına alınabilmek için kitapların Kraliyet sansüründen geçmesi gerekir. Üstelik sistem yazarların lehine değil, yayıncıların lehine olacak şekilde tasarlanır. Kitaplar Birlik kayıtlarına yazarın değil yayıncının adı ile kaydedilir ve kitabı basma hakkına öncelikli olarak kayda giren isim sahiptir. 

Kağıtçılar Birliğinin kurulmasından 130 yıl kadar sonra iktidarın sansür politikaları biraz da olsa değişime uğrar. Artık Kağıtçılar Birliği iktidarın gözünde ömrünü tamamlamıştır. Basılı her işten kâr elde eden Birliğin kolayca teslim olmaya niyeti yoktur ve yazarların ürettikleri işlerin devredilebilir haklarına sahip olmalarını öngören bir öneriyi parlamentoya getirir. Yazarların hemen hiçbirinin eserlerini kendileri basma olanağı olmadığından bu öneri pratikte yazarları yayınevlerinin insafına bırakmaktadır. Dağıtımcılar için, dağıtımcılar tarafından hazırlanan ve günümüz telif haklarının bütün ana öğelerini içeren bu ilk telif yasası 1709’da onaylanır. 

O zamandan bu güne geçen üç yüz yılda yayın araçları gelişti, yepyeni şekiller aldı. Her yeni şekil yayıncıların daha sıkı telif koruması isteğini de beraberinde getirdi. Yayın ortamlarının maliyeti düşüp kopyalama kolaylaştıkça yayıncıların (kitap, müzik, video vb. tüm yayıncılar) “korsan” çığlıkları da arttı. Şimdi bir yandan İnternet  eserlerin kopyalanarak çoğaltma olanaklarını arttırıyor diğer yandan da DMCA(Dijital Binyıl Telif Yasası) gibi yasalar bu çoğaltma işlemini –yok edemese de- kontrol altında tutmaya çalışıyor. Ancak telifin doğumunun bir parçası olan sansür, telif hakları bahanesi ile sürüyor. Samsung’un patlayan Galaxy Note 7 telefonlarını el bombası olarak kullanan oyun modu videosu Youtube’dan DMCA ihtarı ile kaldırıldı. İtiraz ve yükselen tepki üzerine geri yüklenen söz konusu videonun başına gelenler bile telif yasalarının saçmalıkta nerelere varabileceğini ortaya koyuyor.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa