24 Mayıs 2015 05:00

AKP hegemonyasına tetik çekmek

Paylaş

Belirleyici siyasal sonuçları açısından bu seçimlerin esas olarak Recep Tayyip AKP’si ile HDP arasında geçtiği bir gerçek… Öyle ki en son Erdoğan’ın bile itiraf etmek zorunda kaldığı bu gerçeğin kuşatma alanı genişledikçe, HDP’nin barajı aşma olasılığı da buna yönelen telaşlı saldırganlık da artıyor. Anlaşılmayacak bir şey yok, AKP iktidarının geleceği HDP’nin baraj altında kalmasıyla koşullu ve bu, AKP’nin gerçek demokratik standartlarını da bir kez daha faş etmiş durumda. Yalçın Akdoğan’ın “HDP’nin barajı aşması demokrasi açısından büyük bir sorun olacaktır” sözleri, AKP’nin demokrasi manifestosudur aslında! Gerçek AKP bu sözlerde zırlamaktadır ve ‘Yeni Türkiye’ diyenlerin hangi çukurda debelendiklerini açıkça göstermektedir. Darbe darbe diye yıllardır rant peşinde koşanların, HDP’nin bir darbe icadı olan seçim barajını aşmasını ‘sorun’ olarak görmeleri, varlıklarını nasıl da demokrasi düşmanlığına borçlu olduklarının açık ikrarıdır. Şimdi şu sorunun yeridir mesela; HDP’nin barajı aşması demokrasi açısından sorun olacaksa, onu baraj altında tutmaya dönük saldırılar, Adana ve Mersin’deki bombalar gayet ‘demokratik’ bir işlev görmüyor mu?! Akdoğan’ın ilan ettiği ‘manifesto’ ile bu ‘demokratik icraatlar’ arasında en azından siyasal illiyet bağını görmemek mümkün mü?
Gelinen nokta şu ki, bugün sistemin en gerici, en statükocu pozisyonunda Tayyiban AKP bulunmaktadır. En 12 Eylül’cü de odur. Onun koruma barajında gelecek aramaktadır. Bir dönemin hegemonik ‘askeri vesayet’ alanını da üzerine zimmetleyerek şekillendirdiği yeni statükonun, yeni hegemonyanın geleceğidir bu. Şimdi bu geleceğe taş koyan bir seçeneğin belirginleşmiş olması, bugüne kadar hep çıtır çerez niyetine geçilmiş seçimlerde ilk kez böylesine sıkıştırmakta, telaşlandırmaktadır.

***
AKP iktidarını sıradan bir burjuva partisinin hükümet etmesiyle karıştırmamak lazım. Ekonomik çıkar ve rant şebekeleri, kültürel-ideolojik ağlarıyla toplumsal ölçekli devasa bir hegemonik sistemden bahsediyoruz. Dolayısıyla AKP iktidarının çözülmesi sadece bir parti iktidarının zayıflaması anlamına gelmez. Ötesinde boyutları var ve asıl hesaba katmamız gereken de bu. ‘Durmak yok yola devam’ diyor ya Tayyip Erdogan; işte tam da durdukları anda çözüleceklerini bildiğindendir. AKP’nin durmasını bekleyemeyiz elbette ama onun durdurulması koca bir hegemonyanın çözülmesini, dağılmasını tetikleyecektir. İktidar zayıfladıkça hegemonya çözülecek ve çok uzak değil, hızlı bir arayış başlayacaktır. AKP’den kurtulanların yeni arayışı…
Başta işçi sınıfı olmak üzere, yıllardır dini-muhafazakâr bir paranteze alınarak hegemonyaya bağlanmış toplumsal kesimlerin arayışı önümüzdeki yakın dönem siyasetini belirleyecek. Siyasal adresler de aranacak. Sözgelimi, bugün ekonomik-sendikal çerçevede büyük bir isyan ve arayış içinde olan, düşe kalka kendi deneyimleriyle kabuğunu kırmakta olan metal işçilerinin siyasal arayışları da hızlanacak, daha bir ‘nesnelleşecek’.
Evet, bu arayışa kim ne ölçüde yanıt olacak, yanıt verecek, göreceğiz ama bugün öncelikli iş o tetiği çekebilmek. Tetiği çekmek, çözülmeyi tetiklemek, HDP’nin barajı aşması demek; Recep tipi arayışları durdurup bir başka arayışın kapılarını aralamak… Başaracağız bunu, ‘siyasal nesnellik’ adeta bu başarıya mahküm kılmış biz’leri, kaçarımız yok!
Ne ‘Yeni Türkiye’nin ‘yeni’ derinliklerinden postalanan bombalar, ne sahnelerden Kur’an sallamalar, ne de “HDP, AKP’yle koalisyona uzak değil” şeklindeki kriptocu oyun(cu)lar, para etmeyecek.
Başaracağız!..
***
NOT’a not: Demirtaş, “ne içeriden, ne dışarıdan bizim AKP ile koalisyon kurma olasılığımız sıfırdır” mı demiş? “HDP’nin AKP’yle koalisyon yapma ihtimalini sevdim”ciler için boşuna! “Sıfırdır” demiş sonuçta, ‘yoktur’ dememiş ki!
Onların ki de zor iş elbette, şifa dileyelim!

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa