13 Temmuz 2014 07:29

Kürdofobi, nelere kadirsin böyle!?

Paylaş

Kobanê… Arap milliyetçisi BAAS iktidarı, ‘Ayn el Arap’ (Arapların gözü) diyordu… 19 Temmuz 2012’de inkâra konu kendi adıyla doğruldu ve Rojava devriminin işaret fişeği oldu… Şimdi yeniden ateş altında… 2 Temmuz’dan beri ‘Neo-ortaçağ barbarlığın’ kuşatmasında… Üçüncü yılına girmeden, devrimci Kobanê boğularak, IŞİD’çi çetelerin yakıştırdığı isimle, ‘Ayn el İslam’ (İslamın gözü) yapılmak isteniyor bu kez de… Bütün yalnız bırakılmışlığına karşın Kobanê ve Rojava, sadece Kürtlerin değil, bütün ilerici insanlık birikiminin gözüdür oysa, büyük insanlığın direniş hattıdır…
***
IŞİD’in Musul’u ele geçirmesiyle birlikte, Türkiye’nin Rojava politikasının değişeceğine ve PYD ve özerk kanton yönetimleriyle yakınlaşacağına dair beklentiler üretilmişti. Özellikle AKP’nin Kürt şubesi gibi çalışan bazıları, bu beklentiyi olmuş bitmiş, gerçekleşmiş gibi propaganda edip, Kürtleri AKP’ye yakınlaştıracak bir argüman olarak değerlendirmeye çalıştı. Oysa, Musul sonrası, daha önceden epeyce tokat yediği Rojava’ya yöneleceği tahmin edilmez değildi IŞİD’in ve o zaman da yazdık, Hükümet dört gözle bekliyordu böylesi bir yönelimi. Ne Musul, ne de bugün Kobanê kuşatması, Türk devleti ve hükümeti için PKK-Rojava eksenli politikasını ana hatlarıyla değiştirmeyi gerektirmedi. Epeyce veri var, yazılıyor, söyleniyor; bugünkü Rojava kuşatmasında bir şekilde ‘dahli’ vardır Türkiye’nin. Barışçı, demokratik Rojava’nın boğulması adına, (mevcuda ilaveten) 450 km’lik bir büyük alanda daha IŞİD gericiliğiyle komşu olmakta bir beis görülmemektedir.
***
İslami referansları ihmal etmeyen, Suriye politikasında dibe batmış gözükara bir hükümetin bu tercihi az çok anlaşılabilir. Peki, yıllar yılı “canımız ciğerimiz biricik laikliğimiz, modern hayat tarzımız” söylemini, AKP muhalifi politikalarının temel dayanağı yapan ‘ulusalcı/Kemalist’ çevrelerin tutumu? Laikliğiyle, kadının öne çıkmışlığıyla, “modern hayat tarzını” esas alışıyla Rojava orada bir başına şeriatçı gericiliğin kuşatması altındayken böyle, tısss yok. Laiklik sevdası da bir yere kadar demek; sözkonusu Kürtler olunca, laiklik de ihmal edilebilecek “teferruatlar” listesine yazılabiliyor hemen. Ey Kürdofobi, sen nelere kadirsin böyle!
***
Hadi ‘kökten’ ulusalcı-Kemalistleri de geçelim… “Sosyalist solcuyum” diyen birçok çevre ve grupta bile Kürdofobik yansımalar varken, ‘Kemalistin’ durumunu “anlamak” mümkün zira!
Örnek mi? IŞİD’iyle, Nusra’sıyla, Selefisiyle bütün bu gerici yekûn Suriye sahasında boy gösterirken, ilginçtir, bazı solcularımız tarafından ısrarla PKK-PYD’yle müttefik olarak gösterildi. PYD Esad’çı değildi ya, öyleyse bu gerici-işbirlikçi muhalefetin içinde olmalıydı!
Türkiye solcularının bir bölümünün takıntısıdır zaten; Kürtler mutlaka başkalarının politikalarının eklentisidir! Bu iflah olmaz önkabulle, PYD ile cihatçıların birlikte olduklarını, birlikte yürüyeceklerini söyleyip durdular. İbret vericidir, Sol gazetesi Kürtlerle cihatçıların birlikte operasyon yapıp kelle kopardıkları yönünde haber yapıp, manşete taşıyabildi. Oysa Rojava devrimi, Esad güçlerinden çok bu cihadçı gericilerle savaşarak pekişti. Bu gerici çetelerin diş geçiremediği biricik güç oldu PYD ve YPG. Rojava devrimini kabul etmeye dili varmayan ‘solcu’ türü, bugün yaşananlardan dolayı utanıyor mudur dersiniz? Şimdi, örnek olsun, TKP, ortadan ikiye bölünmüş haliyle kendisiyle didişe dursun; gericilerle işbirliği yapıyorlar şeklinde itham ettikleri Rojava devrimcilerinin, bugün kimin kuşatmasında ve nasıl can bedeli bir savunma içinde olduklarına bakıp, “onların savaşı bizim için de” diye iç geçirip, en azından vicdan azabı duyuyorlar mıdır acaba?
Hiç sanmıyoruz, gerçeklik nasıl tecelli ederse etsin, elde sabit kalan o önyargının izi hep asılı duruyor boyunlarda: Kürtler birilerinin işbirlikçisidir, özgüçleriyle, demokratik özgürlükçü bir pozisyonda duramazlar… nokta!!!
Her fırsatta, Kürt hareketini AKP ile ilişkilendirmek de aynı ‘güvensiz’ yaklaşımın, aslında Kürdofobik yansımanın bir diğer görünümü oluyor. Cumhurbaşkanlığı seçimine dair de yine aynı tutumu izliyoruz işte…
“Bereketli” konu, haftaya buradan devam…

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa