Sinematek ve Genç Sinema Hareketi


06 Nisan 2013 05:56

Ticari sinemalarda gösterilmesi imkân dışı olan sayısız film dernek bünyesinde izlenir, sinemaseverlere tanıtılır. Film gösterilerinin yanı sıra sinemayla ilgili paneller, konferanslar, tartışma toplantıları ve sergiler düzenlenir. Bu etkinliklerden bazılarının konuları şöyledir: Fransız yeni dalga akımı, sinema sanatı bakımından gelişmiş ülkeler ve azgelişmiş ülkeler, Türkiye’nin toplumsal yapısı ve Türk sineması, bağımsız bir sinema Türkiye’de mümkün müdür? Türkiye’de belge filmciliği, Türkiye’de sansür sorunu, Çağdaş Bulgar sineması.
Sinematek 1 Mart 1966’da kendi yayın organı olan Yeni Sinema Dergisini yayınlar. Dergi, 1 Haziran 1970 tarihine kadar 30 sayı çıkar. Yeni Sinema dergisi kapanmadan dört ay önce, 5 Şubat 1970 tarihinde Filim 70 adında ikinci bir yayın organı daha çıkarılır. 18 sayfalık küçük boyutlu bu aylık dergi de 1972 yılına kadar, adı her yıl değişerek (Filim 71, Filim 72) yayınlanır.

GENÇ SİNEMA HAREKETİ

Onat Kutlar’ın öncülüğünde kurulan Türk Sinematek Derneği’nden ayrılan devrimci/sosyalist genç sinemacılar, 1968 yılında Genç Sinema hareketi adıyla anılan bir oluşum başlatırlar, aynı adla bir de dergi yayınlanmaya başlar.
Sinematek içinde yer alıp etkinliklere katılan, dünya sinemasının önemli filmlerini izleyen sinemayla ilgili gençler, edinebildikleri kameralarla kısa filmler çekmeye başlarlar. Çektikleri filmleri gösterebilme isteği Robert Koleji Sinema Kulübü’nün düzenlediği Hisar Kısa Film Yarışması’nın oluşmasını sağlar.
Genç Sinema’cılar Onat Kutlar’ın da desteğiyle Sinematek’te toplantılar yapar, sinema anlayışlarını, “Sinemaya yeni bir estetik getirmek ve ideolojik dönüşümü sağlamak için ne yapılabilir”i tartışırlar.
1968 Baharı’nın sol/devrimci rüzgârı içinde de yer alan bu gençler farklı bir sinemanın adımlarını atabilmek için örgütlenmeye karar verirler ve bir bildiri yayınlayarak Genç Sinema adını verdikleri bir dergi yayınlamaya başlarlar. Dergi adının altında “Devrimci Sinema Dergisi” yazısı yer alır. Dergide Onat Kutlar, Ece Ayhan, Jak Şalom, Üstün Barışta ve Artun Yeres’in kaleme aldığı Genç Sinema Hareketi’nin sinema anlayışını oluşturan bildiri yayınlanır.
Bildiride yer alan maddelerden birkaçı şöyledir:
“Genç Sinema, elli yıllık bir deneyden sonra Türkiye’de sinema olayının yeniden ve kökten ele alınması gerektiği kanısındadır. Bu hesaplaşmanın tek amacı devrimci, halka dönük ve bağımsız bir sinemanın yaratılmasıdır. Bu amaçla aşağıdaki temel sorunları göz önünde tutarak, bilinçlenen halkın ve devrimci eylemin paralelinde bir sinemanın gerçekleştirilmesi ve halka ulaştırılması yolunda çaba göstereceğimizi bildiririz. (…)
2) Genç Sinema, var olan bu sinema düzenine karşı çıkar. Onun içinde bulunduğu toplumsal düzene karşı çıktığı gibi. Çünkü her iki düzen de insanı açıklamaktan, insanı amaçlamaktan uzak düşmüştür. Halkı hem maddi hem de manevi yanıyla sömürmekten öte bir amacı yoktur. Genç Sinema bu yüzden bağımsız olmalı, hiçbir koşul ve nedenle temel ilkelerinden ödün vermemelidir. (…)
4) Genç sinema yeryüzündeki bütün Yeşilçamlara kesinlikle karşıdır. Yeryüzünün neresinde olunursa olunsun gerçekte bir tek düşman vardır. Bu anlamdaki evrensellik ulusallık düşüncesiyle el eledir. Genç Sinema sağlam, yerine oturmuş ve gerçek sanat değerleri taşıyan bir ulusal yapıtın kendiliğinden evrensel boyutlar kazanacağına inanır.
Genç Sinemacılar”
Dünyayı ve sinemayı dönüştürme isteklerini bildirileriyle açıklayan, bağımsız ve özgür sinema yapabilme isteğiyle yola çıkan Genç Sinemacılar, sokağı sinemaya yansıtabilmek için ellerinde bulabildikleri kameralarla sokağa çıkarlar. İmkânsızlıklar içinde dönemin koşullarını, gerçekliğini belgelemeye çalışırlar. Bu çabaların her aşaması ayrı bir güçlük, ayrı bir macera içerir. Çekim sonrası laboratuar giderleri yüksektir, kendi film yıkama makinelerini kendileri yaparlar, baskı makinesi edinirler, baskılarını yapar, kurgularlar.
Devletin güvenlik güçleri de boş durmuyor, eylemleri filme alan polis kameraları Genç Sinemacılar’ı da ‘belgeliyordur’. Eylemlerde polis denetimi sıkı olduğundan çekilen filmleri, kamera da yanlarında tutmazlar; örneğin, daha ağırbaşlı görüntü veren Onat Kutlar’a teslim eder, daha sonra Sinematek’te geri alırlar.
Bütün baskılara ve imkânsızlıklara karşın Kanlı Pazar, Anayasa Yürüyüşü, Gerze Tütün Mitingi, grev, boykot, toprak işgali gibi eylemleri, devrimci tiyatroların, sivil toplum kuruluşlarının sokak tiyatrosu gibi etkinliklerini, dayanışma gösterilerini kameraya alır, belgelerler. 12 Mart 1971 darbesinden Genç Sinema da payına düşeni alır. Derginin Galatasaray’daki merkezi basılır, filmlere el konur.
Genç Sinema hareketi fiili olarak son bulur. Sonrasında Gerçek Sinema, Çağdaş Sinema gibi dergilerle Genç Sinema hareketi sürdürülmeye çalışılsa da başarılı olunamaz.
25 Şubat 1978’de ellerindeki bütün cihazları ve çektikleri filmleri DİSK’e teslim etmeleriyle Genç Sinema hareketi tamamen son bulur.


TOPLU FİLM GÖSTERİMLERİ

SİNEMASEVERLERE dünya sinemasının önemli örneklerini ulaştıran Türk Sinematek Derneği toplu gösterilere önem verir. Toplu film gösterimlerinden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
Büyük Sinema Klâsikleri toplu gösterisi, Luchino Visconti filmleri toplu gösterisi, Amerikan Komedisinin Altın Çağı, Chaplin toplu gösterisi, Fransız Yeni Dalga Akımı toplu gösterisi, İtalyan Yeni Gerçekçiliği toplu gösterisi, Irak Filmleri haftası, Türk Sineması’nın ellinci yılı gösterileri, Türk Sineması’nın son on beş yılı toplu gösterisi, Ülkeler Sineması toplu gösterileri.
Derneğin teşviki ve desteğiyle yeni sinema kulüpleri de oluşur. Bu teşvik ve desteklerle örneğin 1967 yılında İstanbul ve Ankara’da yedi sinema kulübü oluşmuştur. Bir okul işlevi de gören, 12 Eylül 1980 tarihine kadar faaliyetini sürdüren Türk Sinematek Derneği 12 Eylül darbesi sonrasında kapatılır.

evrensel.net
www.evrensel.net