07 Ekim 2014 14:41

Erdoğan, 'Kobani de düşüyor' diyerek Kürtlere yüklendi

Antep'te Suriyeli mültecilere seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Şu anda Kobani de düştü, düşüyor' dedi ancak Kobanê'de yaşananların sorumlusu olarak IŞİD'i değil Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı, uluslararası toplumu ve Kürt hareketini gösterdi.

Paylaş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bayramın son gününde Gaziantep'in İslahiye İlçesi'ne gelerek Suriyeli sığınmacılar ile bayramlaştı. Yaklaşık 10 bin Suriyelinin barındığı çadırkentte Suriyeli sığınmacılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye sınırında yaşananları yakından takip ettikleri ve teyakkuz halinde olduklarını söyledi. Türkiye sınırındaki Suriye topraklarında Kürt nüfusun yaşadığı bölgelerdeki olayları yakından takip ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kobanê'de yaşananları iç siyaset malzemesi yapmak isteyenlere tepki göstererek, "Ayn-el Arap yani diğer adıyla Kobani olmak üzere Kürt kardeşlerimizin yaşadığı kasaba ve şehirlere yönelik saldırıları da dikkatle ve endişeyle takip ediyoruz. Ne yazık ki; bakıyoruz Kobani'yle ilgili konuşanlar tezkereye karşı çıkıyor. Hem de Kobani'yi Türkiye'nin iç siyaset malzemesi, çözüm sürecinin de şantajı haline getirmeye çalışıyor" dedi.

İLK GEZİ GAZİANTEP'E

Seçilmesinin ardından ilk resmi il gezisi kapsamında Gaziantep'e gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, uçaktan indikten sonra helikopterle İslahiye'ye hareket etti. Helikopter ile İslahiye'ye gelen Erdoğan, ilçe merkezine birkaç kilometre uzaklıktaki 10 bin Suriyeli sığınmacının barındığı çadırkente geçti. Çadırkentte toplanan binlerce Suriyeli tarafından Türkçe ve Arapça sloganlarla karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte, üzerinde Cumhurbaşkanlığı forsu bulunan otobüsün üzerine çıktı ve kalabalığı selamladı.

Erdoğan daha sonra Suriyelilere Arapça selam verdi ve bayramlarını kutladı. Konuşması bir tercüman tarafından da Arapçaya çevrilen Erdoğan'ın konuşması sırasında Suriyeli sığınmacılar sık sık 'Erdoğan, Erdoğan' tezahüratı yaptı, Arapça slogan attı ve tekbir getirdi.

'EVİNİZDEN UZAK SON BAYRAM OLSUN'

Suriyeli sığınmacıların bayramını kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin gelecek bayramlara arzulanan şekilde kavuşmasını dileyerek şöyle konuştu:

"Rabbim evlerimizde, yurtlarımızda, ailemizle ve sevdiklerimizle huzur içinde bayramları bize nasip etsin. Allah şu anda Mekke-i Mükerreme'de Kabe'nin avlusunda, Mina'da ellerini semaya açarak İslam coğrafyası için dua eden müminlerin duasını kabul etsin.

Tüm İslam coğrafyasına huzur nasip etsin. Kardeşlerim; bir bayramı daha evinizden uzak, yurdunuzdan uzak, sevdiklerinizden uzak şekilde yaşıyorsunuz. Bir bayramı daha hasret içerisinde idrak ediyorsunuz. İnşallah rabbimizden niyazımız odur ki; bu evinizden ve yurdunuzdan uzak geçirdiğiniz son bayram olur. İnşallah Suriye'de şartlar düzelir ve hepiniz gönül huzuru içinde evlerinize kavuşursunuz. Bizler Türkiye olarak yaklaşık 4 yıldır sizleri burada misafir etmenin memnuniyeti, sevinci ve haklı gururu içindeyiz. Sizler muhacir oldunuz, mecburiyet içinde yurtlarınızı terk ettiniz. Bizler de ensar olduk, sizin için tüm imkanlarımızı seferber ettik.

'BİZE ASLA YÜK DEĞİLSİNİZ'

Kim ne derse desin sizler bize asla yük değilsiniz. Bizim medeniyetimizde, bizim kültürümüzde, bizim geleneklerimizde misafir berekettir, misafir şereftir. Siz hem bize ensar olma vasfını bahşettiniz, hem de evimizi bereketlendirdiniz, evimizi şereflendirdiniz, evimizi şenlendirdiniz."

'SURİYE VE IRAKLI 1,5 MİLYON MÜLTECİ VAR'

Türkiye'nin evlerini terk eden Suriyeli ve Iraklı 1,5 milyon mülteciye ev sahipli yaptığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "İsterdik ki sizleri çok daha iyi şartlarda misafir edelim. Ancak şu an itibariyle topraklarımızda misafir olan Suriyeli ağırlıklı olmak üzere Iraklı kardeşlerimizle beraber 1,5 milyon mülteci var. Bildiğiniz gibi en son IŞİD teröründen kaçan yaklaşık 200 bin Suriyeli de topraklarımıza sığındı. Bu kadar büyük kitleyi arzu ettiğimiz şekilde, en iyi şekilde ağırlamak takdir edersiniz ki mümkün olmuyor. Elimizden geleni azami ölçüde yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. Batı ne yazık ki buna seyirci, BM Mülteciler Komisyonu bu işe seyirci. Sadece konuşuyorlar, işe gelince netice yok. Şu ana kadar sadece topraklarımızdaki misafirlerimiz için edeben ama biliniz diye söylüyorum 4 milyar doları aşkın kaynak kullandık. Topraklarımızın dışında Suriye ve Irak'a gönderdiğimiz yardımlar yarım milyar doları aştı. Suriye ve Irak içinde Arap kardeşlerimize, Türkmen kardeşlerimize, Kürt kardeşlerimize, Ezidi, Süryanilere kadar ulaşıyoruz. Etnik köken, dil, mezhep ayrımı yapmadan herkesin yardımına ulaşıyoruz. Bizim dinimizde ayrım yok. Ölçümüz sadece insan."

'AVRUPA 130 BİN SURİYELİ KABUL ETTİ, KAPILARI KAPATTI'

Konuşmasında mültecilere konusunda Avrupa'nın tutumunu da eleştiren Erdoğan, Türkiye'nin ise mülteciler için tüm kaynaklarını seferber ettiğini vurgulayarak şöyle devam etti: 'Avrupa şu ana kadar sadece 130 bin Suriyeli mülteci kabul etti ve şimdi de kapılarını kapattı. Ama biz 1,5 milyondan fazla kardeşimizi misafir ediyoruz. Dünyadan bize gelen destek ne yazık ki 200 milyon doları bile bulmadı. Hemen hemen bütün yardımları kendi kaynaklarımızla sizler için kullanıyoruz. Kardeşlerim; Suriye'de çatışmalar başlamadan önce Şam rejimine çok samimi şekilde uyarılarımızı yaptık. Bağdat yönetimine de aynı şekilde uyarılarımızı yaptık. Ne yazık ki ne Esed, ne de Maliki bizim samimi uyarılarımızı dinlemediler. Şimdi soruyorum; 250 bin Suriyeli kardeşimizi katleden zalim Esed bunun hesabını hem bu dünyada hem ebedi alemde nasıl verecek? Evlerinden, topraklarından, yurtlarından şu anda kovulmuş olan siz kardeşlerimizi, yani Suriyeli vatandaşların acaba bu çektikleri çilenin hesabını nasıl verecek? Ben inanıyorum ki; sizin beddualarınız onun için bir felah olmayacaktır."

'HAVADAN BOMBALAMAKLA SORUN ÇÖZÜLMEZ'

IŞİD'e yönelik mücadelenin havadan bombalamakla sonuçlanamayacağını kaydeden Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şimdi batıya sesleniyorum; havadan bombalamak suretiyle bu sorunlar çözülmez. İşte bir IŞİD terör örgütü çıktı. Bu Suriye'de güç buldu. Bunlar İslam adına 'Allahu Ekber' diyerek, 'Allahu Ekber' diyenleri öldürüyor. Müslüman müslümanı bu şekilde öldürebilir mi? Müslüman'ın Müslüman'a canı, kanı, malı, ırzı haramdır. Kardeşlerim, şunu çok iyi bilmemiz lazım, bunu batılı devlet başkanlarına da söyledim. Sadece havadan bombalamak suretiyle bu terörü sona erdiremezsiniz. Bununla ilgili olarak yerde, kara harekatında bu görevi ifa edenlerle işbirliği kurulmadıkça hava harekatıyla bu iş bitmez. İşte aylar geçti herhangi bir netice yok. Şu anda Ayn-el Arap diğer adıyla Kobani de, buyrun düştü, düşüyor. 3 şey istedik; bir uçuşa yasak bölge ilan edilmesi lazım, iki o bölgeye paralel güvenli bölge ilan edilmesi lazım ve 'eğit-donat' anlayışıyla Suriye ve Irak'ta oradaki ılımlı muhalif kesimin hem eğitilmesi hem de donatılması lazım."

'KOBANİ ŞANTAJ HALİNE GETİRİLİYOR'

Erdoğan, Türkiye'nin tehditlere karşı teyakkuz halinde olduğunu iddia ederek şunları söyledi: "İslahiye'den tüm dünyaya bir kez daha duyurmak istiyorum; Türkiye'nin hiçbir ülkenin toprağında gözü yoktur. Türkiye kendisine yönelik her türlü tehdit karşısında müteyakkızdır, hazırlıklıdır, donanımlıdır. TBMM şu anda hükümetine, Silahlı Kuvvetlere gerekli olan yetkiyi bir yıl süreyle vermiştir. Özellikle Suriye içindeki toprağımız olan Süleyman Şah Saygı Karakolu'na yönelik bir tehdide anında karşılık vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Sınırımızın yanı başındaki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Ayn-el Arap yani diğer adıyla Kobani olmak üzere Kürt kardeşlerimizin yaşadığı kasaba ve şehirlere yönelik saldırıları da dikkatle ve endişeyle takip ediyoruz. Ne yazık ki bakıyoruz Kobani'yle ilgili konuşanlar tezkereye karşı çıkıyor. Hem de Kobani'yi Türkiye'nin iç siyaset malzemesi, çözüm sürecinin de şantajı haline getirmeye çalışıyor." 

'IŞİD'E DE PKK'YA DA KARŞIYIZ'

Türkiye'nin IŞİD gibi PKK'ye de karşı olduğunu dile getiren Erdoğan, barış istediklerini öne sürerek şöyle devam etti: "İslahiye'den şunu söylemek istiyorum; Türkiye IŞİD terör örgütüne karşı olduğu kadar aynı şekilde PKK terör örgütüne de karşıdır. Biz bu bölgede huzur istiyoruz. Bu topraklar kardeşlerimizin toprağıdır. Bu topraklar sizi büyük bir muhabbetle bağrına basan ensar misali cömert insanların toprağıdır. Elbette 1,5 milyon insan içinde zaman zaman olumsuz işlerin içine girenler olabilir. Bunu tüm Suriyeli misafirlerimize mal etmek yanlıştır. Zaman zaman bazı haddini bilmeyenler. ensar olma ruhunu anlayamamış bazıları olumsuz hareketler de sergileyebilirler bu da tüm milletimize mal edilmemelidir. Siz kendi arzunuzla topraklarınıza dönünceye kadar biz sizi misafir etmeye devam edeceğiz. Özgür, bağımsız, herkesin eşit temsil edildiği bir Suriye'nin kurulması için birlikte mücadele edeceğiz. Rabbim sabrımızı artırsın. Rabbim sabrımızı inşallah zaferle neticelendirsin. Allah yar ve yardımcımız olsun. İnşallah bir sonraki bayram ve bayramlar bugünkünden farklı, neşeli, huzurlu olur. Tekrar hepinizin bayramını kutluyor sizleri Allah'a emanet ediyorum."

Erdoğan yaklaşık yarım saat süren konuşmasını başladığı gibi Suriyeli sığınmacılara Arapça veda ederek bitirdi. (DHA)

ERDOĞAN'IN AÇIKLAMASINI IŞİD RETWEET ETTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Antep'teki konuşmasına dair NTV tarafından atılan 'Kobani her an düşebilir' tweeti, IŞİD'in Twitter hesabı olan İslamicState Media RT'ledi. 

 

ÖNCEKİ HABER

Kobanê eylemlerine saldırılarda 16 kişi öldü

SONRAKİ HABER

Deniz Feneri davasında beraat kararı veren hakimler, başka davadan dolayı ihraç edild

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa