05 Ekim 2014 18:44

Bunları anlatma gücünü orada buldum

2005’de evlendim. Evliliğimin ikinci haftasından itibaren eşimle kavga etmeye başladık. İki üç günde bir kavga ediyor ve her kavgada benimle boşanmak istediğini söylüyor, küfür ediyor, boğazımı sıkıyordu...

Paylaş

2005’de evlendim. Evliliğimin ikinci haftasından itibaren eşimle kavga etmeye başladık. İki üç günde bir kavga ediyor ve her kavgada benimle boşanmak istediğini söylüyor, küfür ediyor, boğazımı sıkıyordu. Boşanmayı ilk teklif ettiğinde utandım bundan, “iyi kadın olsa kocası bunu kapıya atmazdı” derler diye utandım. Ailemle üç dört haftada bir en fazla yarım saat görüşebiliyorduk, onlarla herhangi bir diyaloga girmeme izin vermezdi. Sonraları “10 dakika oturacaksın ben işaret çektiğimde hemen kalkıp geleceksin” demeye başladı. Evliliğimizin ilk 3 ayından sonra beni aileme bir daha hiç götürmedi. Bu adam beni evliliğimiz başından beri ters ilişkiye zorluyordu, izin vermiyordum. İyice bunaldım, kendimi iyice yalnız hissettim ve intihara yeltendim. Bunun üstünden 3 ay geçtikten sonra hamile kaldım. Bir gün bakkaldan sigara almayı unuttuğum için benimle kavga etti. Sonra da benden boşanmak istediğini, babamları çağırmamı, onlara “kocam benden sizin yüzünüzden boşanmak istiyor, yuvam sizin yüzünüzden yıkılıyor, bu durumu düzeltin, buraya gelin” demem için beni zorladı. Hamileydim, yaşım küçüktü, cahildim, biraz cahil olduğumdan ailemin beni karnımda çocuğuyla kabul etmeyeceğini düşündüm, kocamın beni söylemeye zorladığı şeyleri söyledim. Bu beni çok üzdü. Uzun bir süre yemeden içmeden kesildim, sürekli ağladım.

ÇOCUĞUM HASTA OLDUĞU İÇİN GİDEMEDİM
Bebeğim 4.5 aylıkken cinsiyetini öğrenmek için ultrasona girdiğimde bebeğin kız olduğunu, kalbinin kenarında su toplandığını, benim bir kardiyoloji uzmanına gitmem gerektiği söylendi. Doktorlar bebeğimin ölebileceğini, yaşarsa da bir dizi ameliyata gireceğini ve yaşama olasılığının çok düşük olduğunu söyledi. Eşim “ben bu sakat çocuğu istemiyorum, bu sakat çocukla uğraşamam” deyip bebeği aldırmak istedi. Ben bu bebeği aldırmamak için korkup ailemi aramış ve ölebileceğimi, gelmeleri gerektiğini söylemiş. Taburcu olacağım gün babam eşime, Aysel’i bir hafta bize götüreyim, kız iyileşsin, sonra getireyim, kızına daha iyi bakabilsin demiş. Eşim buna izin vermeyip üstüne babama saldırınca kavga çıkmış. Hastane polisi bana “babanla mı yoksa kocanla mı gitmek istersin” diye sordu, babamla gitmek isteyince eşim beni oradan zorla çıkararak üzerime baskı kurdu. Bana “seni öldüresiye döverim, gidersen seni boşarım, oraya gidersen namussuz olursun” dedi. Babamlara gittiğim günün sabahı beni aradı. Bana kızıma süt annesi bulduğunu ve benden boşanmak istediğini söyledi. Ben de sırf babamın evine gittiğim için benimle boşanmak isteyen bir adamla evli kalmak istemediğimi söyledim ve boşanmayı kabul ettim. Sonra boşanmaktan vazgeçti, araya aile büyüklerini koydu ve benden af diledi. Ben de kızım kalp hastası olduğu için geri döndüm eşime.

HER GÜNÜ REZALETE ÇEVİREN BİR ADAM
Eve döndüğüm ilk günler iyi davrandı, sonra daha önce yaşattığı zulmün iki katını yaşattı. Hastanenin tüm personeline, benim kızımı öleceği için terk edip gittiğimi söylemiş. Beni gören insanlar “çocuğu öleceği için kocasını terk eden kadın sensin değil mi?” diyorlardı. Bebeğim doğumundan sonra uzun süre sürekli hasta oldu. Eşim sürekli bana “sana sakat çocuk istemiyorum dedim beni dinlemedin” diyordu ve bana insanların içinde bağıra çağıra küfür ediyordu. Bebeğim uzun süreler hastanede kalmak zorunda kalmıştı, bu süre içinde eşimin zulümleri, küfürleri, ahlaksızlıkları bitmek bilmiyordu. Her günüm her anım rezillik ve utanç içinde geçiyordu. Bu adam çocuğu ameliyata giderken bile benden birlikte olmamızı istedi, ters ilişkiye girmek istediğini söyledi. Beni bebeğimi terk etmekle, eniştemle ve başka adamlarla ters ilişkiye girmekle suçluyordu. Bebek hastaneye yatmadan önce tam bir gün boyunca bebeğimi kucağıma almama, emzirmeme izin vermedi. Bebeğimin hastaneye yatmasını beklerken eşimin de tecavüzlerine maruz kalıyordum sürekli.

KATLANARAK ARTAN ŞİDDET
Bebeğimi 5 aylıkken kaybettik yoğun bakımda enfeksiyon kaptığı için. Bebeğim öldükten 1 hafta sonra yine hamile olduğumu öğrendim. Bütün bu şiddet, hakaret, rezillik bu hamileliğimde de devam etti. Bebeğim doğduğundan hemen sonra, daha lohusayken benimle zorla ilişkiye girdi ve bunu defalarca yaptı. Bebeğimi de emzirmeme izin vermiyordu, sürekli cinsel sapkınlık içindeydi, benden de ona uymamı istiyordu. Kızıma bakamıyordum, kızım ağladıkça eşim ilk kızımı benim öldürdüğümü ve bunu da öldüreceğimi söyleyip duruyordu. Eşimle her kavga ettiğimizde çocuğa “o senin annen değil, ona orospu de, senin ablanı annen öldürdü” diyordu. Şiddetin dozunu artırdı. Üstelik kızıma da bu şiddeti yöneltiyordu. Daha 1.5 aylıkken başladı kızım babasından şiddet görmeye. Kızımın yanında benimle ters ilişkiye girmeye çalışıyordu. İğrenç işlerine kızımı da alet ediyordu.

SABIR TAŞI ÇATLAYINCA...
Ben bu adam düzelsin diye elimden gelen her şeyi yaptım. Artık sabır taşım çatladı. Babamın evine geldim. Kızımı da kaçıracaktım ama kapıya kamera koyduğu için alamadım, görürse daha kötü şeyler yapar diye. Babamlar beni görünce çok şaşırdılar. Kocam benim gelmediğimi anlayınca çocuğu annesine bırakıp karakola gitmiş. “Karım ilk çocuğumu öldürdü, evden para ve altınları çaldı ve kaçtı” diye şikayet etmiş. Bu iftirayı hala sürdürüyor. Davalık olduk, sonundan mahkeme kararı çıktı ve artık iki haftada bir kızımı görebiliyorum ama eşim hala iftiralara devam ediyor bu sefer de dedesinin kızımı dövdüğünü söylüyor.
Evet bu yaşadıklarım hiç kolay değil ama biliyorum ki bu kötü hayatı yaşamak zorunda değiliz hiç birimiz. Hepimiz güçlü bireyleriz, hepimizin gururu, haysiyeti, onuru, kadınlık duygusu var. Bizler hayvan ya da kırılıp atılacak eşya da değiliz. Gücümüz var ve bu gücü kullanalım. Ben 8 sene bu eziyetlere kızım için katlandım. Belki düzelir diye bekledim, ama düzelmedi. Ben bir adım attım, boşanma davası açtım ve şimdi bunun  mücadelesini veriyorum. Kocalarınızın sizi öldürmesinden korkmayın, çünkü ömür boyu bu eziyeti çekmektense bir kere boşanmak daha iyi. Sakın unutmayın, sizler güçlü kadınlarsınız! Ben Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğiyle yeni tanıştım. Bunları söyleme gücünü onlardan aldım ve bu dernekle daha güçlü olacağıma inanıyorum.
* Esenyalı’dan bir kadın- İstanbul

ÖNCEKİ HABER

\'Bu zavallıyı kınıyorum\'

SONRAKİ HABER

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov: Adana Mutabakatı’nın uygulanması için çalışıyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa