29 Eylül 2014 06:00

‘Savaşın sonunu yalnızca ölüler görür’

Çanakkale’de 2006’dan beri yapılan ve bu yıl savaşa ve sonuçlarına odaklanan bianelin resmi açılışı önceki gün yapıldı. 1. Dünya Savaşı’nın 100. yılında bu savaşa katılmış ya da sonuçlarından etkilenmiş ülkelerde çeşitli etkinlikler düzenleniyor

Paylaş

Fatih POLAT
Çanakkale


Çanakkale’de 2006’dan beri yapılan ve bu yıl savaşa ve sonuçlarına odaklanan bianelin resmi açılışı önceki gün yapıldı. 1. Dünya Savaşı’nın 100. yılında bu savaşa katılmış ya da sonuçlarından etkilenmiş ülkelerde çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Uluslararası Çanakkale Bianeli, bu konuyu ele alarak kültürel ve sanatsal açıdan bu gündeme de katılmış oluyor.
Yaklaşık 20 ülkeden sanatçıların katıldığı bianelde çağdaş sanatın çeşitli örnekleri sergileniyor, savaşın farklı coğrafyalardaki etkilerini soyutlayarak ele alan ürünler öne çıkıyor.

PLATON’UN SÖZÜYLE

Türkiye Kobanê’de yaşanan çatışmaya tanıklık ederken ve binlerce kişinin IŞİD’e karşı tepkisini dile getirmek üzere sınıra gittiği günlerde gerçekleşen Uluslararası Çanakkale Bianeli’nin sloganını Platon’un ünlü sözü oluşturuyor: “Savaşın sonunu yalnızca ölüler görür.”

27 Kasım’a kadar sürecek bianelin önceki günkü açılışının ardından ilk etkinliğini ışık ile şiirin birleşiminden oluşan bir yorum oluşturdu. Eva Beierheimer ile Miriam Laussegger’ın ışık ve harflerle enstalasyonu ve Joseph Semah’ın bir dizi grafik baskılarının sergilendiği etkinlikle ilgili etkinliğin küratörü A.S. Bruckstein Çoruh ile konuştuk. Savaşa dair aralarında Türkçe’nin de bulunduğu 11 dilde savaşa dair dizelerin yer aldığı “Sen de konuş, Gölge” isimli etkinlik için A.S. Bruckstein Çoruh, etkinlikte şiirlerin çok dilli yazımının amaçlandığını ve ışık yoluyla şiir bulutları oluşturulduğunu söyledi.

HRANT DİNK DE BURADA

Örneğin Yahudilerin soykırıma uğratıldığı 2. Dünya Savaşının ardından, bunun etkilerini şiirlerinde konu alan Alman Şair Paul Celan’ın dizeleri de burada yer alıyor. Onun en önemli şiirlerinden biri olan Ölüm Fügü şiiri bu sergi için seçilmiş. “Bir şiiri başka bir şiir ile birleştirerek onlardan şiir bulutları oluşturduk” diyor A.S. Bruckstein Çoruh. Bu etkinliğe Hrant Dink’in yazısından bir alıntı alındığını anlatan A.S. Bruckstein Çoruh, “Orada Hrant Dink çocukluğundaki bir ilahiden bahseder, aynı ilahi Yahudilerde de var. Ve o ilahinin şiirinin metniyle birlikte gösteriliyor Hrant Dink’in metni” diye devam ediyor.

A.S. Bruckstein Çoruh bu etkinlikteki şiir seçkilerinin hangi kriterlerle yapıldığı sorumuzu yanıtlarken de, “Şiddet, yas, ölüm, yerinden edilme, vatan hasreti, sürgün” kavramlarına dikkat çekiyor. Bu etkinlikte Türkiye’den şiirleri uzun yıllardır severek okunan Konstantin Kavafis’in de dizeleri yer alıyor. Uzunca bir dönemdir savaşın odak noktası olan coğrafyanın dile Arapça da burada şiirleri sergilenen diller arasında.

Bu etkinliğin ardından Korfmann Kütüphanesi’nde ‘Akram Zaatari’nin “Reddeden Pilota Mektup” adlı sunumu izlendi. Ardından da bianelin ana mekanı olan Doğtaş Sergi Salonu’nda çok sayıda sanatçının eserleri sergilendi. Eserleri sergilenen sanatçılar şöyle: Gülçin Aksoy, Maja Bajevic, Nigol Bezjiyan, Bashir Borlakov, Songül Boyraz, Harold De Bree, Klaus vom Bruch, Ergin Çavuşoğlu, Ersan Deveci, Nezaket Ekici, Ayşe Erkmen, Alaaddin Garunov, Douglas Gordon, Murat Gök, T. Melih Görgün, Güven İncirlioğlu, Khaled Jarrar, Grigor Khachatryan, Sıtkı Kösemen, Raziye Kubat, Radenko Milak, Pınar Öğretici, Ahmet Öktem, Marilea Preda Sanc, Antonio Riello, Anri Sala, Hans Schabus, Erdal Sezer, Tunca Subaşı, Panos Tsagaris, Astrid Walsh, Viron Erol Vert.

ÖNCEKİ HABER

Bayramda beslenmeye dikkat

SONRAKİ HABER

Uluslararası İstanbul Opera Festivali 2 Temmuz’da başlıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa