21 Eylül 2014 08:01

Korku projesi ve İskoç oylaması

Orange Lodge’lardan (Protestan/milliyetçi kesim) Torie’lere (Muhafazakarlar) ve İşçi Partililere kadar herkes İskoç seçim sonuçlarından hoşnut. Birleşik Krallık kurtarıldı. Seçimi 400 bin oyla kazandılar. Bu çok büyük bir zafer değil ama sonuçta zafer; bağımsızlık hareketi için bir yenilgi.

Paylaş

Tarık ALİ

Orange Lodge’lardan (Protestan/milliyetçi kesim) Torie’lere (Muhafazakarlar) ve İşçi Partililere kadar herkes İskoç seçim sonuçlarından hoşnut. Birleşik Krallık kurtarıldı. Seçimi 400 bin oyla kazandılar. Bu çok büyük bir zafer değil ama sonuçta zafer; bağımsızlık hareketi için bir yenilgi.

Ben, bunlar üzerine bir yorum yapmadan önce oylamanın yaş, cinsiyet, sınıf açısından ayrıntılı dökümünü bekleyeceğim. Öykü henüz bitmedi.  Zafer, Göbels’in bile hayranlık duyacağı türden  azgın bir medya kampanyasına gereksinim duyan bir korku projesi sayesinde mümkün kılındı. Bu her ne kadar  Güney Amerika’daki son saldırılara benzese de orada % 99 medya muhalefetine rağmen bizim taraf kazandı. Burada da medya, yırtıcı ve kurumsal bir kampanya -bankerlerin önderliğinde- ve tüm ana akım siyasi partiler tarafından desteklendi. Buna rağmen bağımsızlık yanlısı oylar  yaklaşık % 45’di. Glasgow ve Dundee’de seçmenlerin çoğunluğu  bağımsızlıktan yana oy kullandı.
Gordon Brown’ın Birliğin kurtarıcısı olarak yükselişi hafızaların ne kadar zayıf olduğunu ortaya koydu. Brown, özelleştirmesini kendisinin ve Blair’in başlattığı, netameli özel finans inisiyatiflerince zayıflatılan Ulusal Sağlık Hizmeti için timsah gözyaşları dökerek iyi bir performans sergiledi. Yeni İş Sağlığı Sekreteri Alan Milburn şu anda, hükümetin bir bakanı olarak yardımcı olduğu bir şirkette, özel sağlık için çalışmaktadır.

Şimdi ne olacak? Cameron, bu zaferi,  bazı aklamalar ile birlikte kendini birliği kurtaran adam olarak göstermek için kullanacak. Korku Projesi, Nick Clegg ve Ed Moribund’un da hizmetkar olarak kullanıldığı başbakanlık konutunda başlatıldı. Eş zamanlı olarak, Cameron, İngiliz sorunları üzerine yapılacak oylamada İskoç milletvekillerinin oy kullanmasını men eden bir tasarıyı kabul ettirecek (devo max –maksimum özerklik devri tedbirleri ile). Bu, Torie’lerin (muhafazakarlar) birliğini güçlendirecek, UKIP’i (Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi-Muhafazakar) mutlu edecek ve İşçi Partisi’ne soluk aldıracaktır. Artık, ölüme giden asker konumundaki İskoçlar, İngiltere parlamento merkezi Westminster sarayında bütçe oylamasına katılamayacak.

İskoçya’da İskoç Milliyetçi Partisi içinde yoğun bir iç hesaplaşma olacaktır. Bazı kalelerinde nasıl kaybettiler? Yeterince sıkı çalıştılar mı?  Alex Salmond gitmeli ve yerine Nicola Sturgeon mi gelmeli? Ve daha başka sorgulamalar...

Solda canlı ve sekter olmayan Radikal Bağımsızlık Kampanyası iyi çalıştı. Bu, İskoç siyasetindeki bu hareketi bir arada tutmak, bu dinamiği korumak ve genişletmek farklı bir İskoçya davası lehine tartışmak açısından önemlidir.

ÜZÜNTÜ UZUN SÜRMEYECEK

Radikal İskoçya kaybolmayacak ve buradaki model, sosyalist solun herhangi denenmiş ve sınanmış yetmezliklerine dönüş yapmamalı, daha çok İspanya’daki Podemos’un (İspanya’da yeni ortaya çıkmış sol bir hareket) bir benzeri olmalıdır.  Üzüntü ve moral bozukluğu olabilir. Bu çok anlaşılır bir durumdur; ancak bu çok uzun sürmeyecektir. İngiliz siyaseti iyiye değil kötüye gitmektedir.

Korku edilgenliğe götürür ve birlik yanlıları sandığa korku salmayı bu kez başarmış olsalar da bunu bir daha asla yapamayacaklar. Umut, etkin olmaya yol açar ve bağımsızlık kampanyasının temsil ettiği şey de budur. Bir dahaki sefere kazanan biz olacağız.

Counterpunch.org’dan çeviren: Hilal Ünlü

ÖNCEKİ HABER

Anlamadığım bir dilde sevildim

SONRAKİ HABER

Fenerbahçe Üniversitesinde akademisyenler "bölüm kapanacak" diye işten çıkarıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa