07 Ağustos 2014 23:51

Emperyalizme karşı gençler bir arada

Dünya gençleri gelecek ve barış için buluşuyor” sloganıyla İzmir Dikili’de gerçekleştirilen 24. Uluslararası Antifaşist, Antiemperyalist Gençlik Kampı altıncı günü de geride bıraktı. Kampta felsefeden, politik iktisada, heykelden tiyatroya, ritimden gazetecilik-televizyonluğa kadar birçok atölye çalışması yapılıyor. Gece etkinlikleri, tiyatrolar, konserlerle eğlenen gençler, forum, panel ve söyleşilerle yaşadığımız dünyayı, düzeni, sistemi ve neler yapılabileceğini tartışıyor. Tabi tüm bunlar; zeytin ağaçlarının yeşilliğiyle denizin mavisi arasında.

Paylaş

Eylem LODOS
Senem BAL
Dikili

“Dünya gençleri gelecek ve barış için buluşuyor” sloganıyla İzmir Dikili’de gerçekleştirilen 24. Uluslararası Antifaşist, Antiemperyalist Gençlik Kampı altıncı günü de geride bıraktı. Kampta felsefeden, politik iktisada, heykelden tiyatroya, ritimden gazetecilik-televizyonluğa kadar birçok atölye çalışması yapılıyor. Gece etkinlikleri, tiyatrolar, konserlerle eğlenen gençler, forum, panel ve söyleşilerle yaşadığımız dünyayı, düzeni, sistemi ve neler yapılabileceğini tartışıyor. Tabi tüm bunlar; zeytin ağaçlarının yeşilliğiyle denizin mavisi arasında.

FELSEFE VE EVRİM

Felsefe Atölyesi’nin yürütücülüğünü yapan Evrensel Kültür Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Aydın Çubukcu, atölyenin gençlerin felsefeye olan ilgisini göstermesi bakımından önemli olduğunu kaydetti. Felsefe hakkında zor, öğrenilmesi yorucu gören bir alışkanlığın olduğunu ifade eden Çubukcu, “Felsefenin gündelik hayatın içinde pratik devrimci faaliyetimiz bakımından ne kadar önemli olduğunu kavramış arkadaşlarla birlikte yapıyoruz” dedi. Atölyenin gün geçtikçe genişlediğini de belirten Çubukcu, sanat, din, edebiyat, felsefenin diğer kolları, diyalektik ve tarihsel materyalizm gibi konuları tartıştıklarını anlattı. Felsefe atölyesi ile evrim atölyesini birleştirdiklerini söyleyen Çubukcu, böylece evrimin hem biyolojik bakımdan taşıdığı önemi hem de felsefi olarak evrimle ilişkisini kurmuş olarak çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

EDEBİYATIN İŞLEVİ DE BU

Edebiyat Atölyesi’nin bu buluşmada bütün dünyanın dilini konuştuğunu belirten atölye yürütücülerinden Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) Genel Başkanı Mustafa Köz, yalnızlaşmanın, yabancılaşmanın bütün dünyayı sardığını söyledi. Kampa ise dünyanın her yerinden genç geldiğine dikkat çeken Köz, “Gençler edebiyatın, yazının sonsuz olduğunu gösterdiler bize” dedi. Atölyeyi Gülsüm Cengiz ile beraber yürüttüklerini anlatan Köz, dergilerin kitapların yeniden buluşmak için çok önemli bir araç olduğunu dile getirdi. “Gençler buradaki birikimi önceki yıllarda olduğu gibi gidecekleri yerlere taşıyacak. Edebiyatın işlevi de bu, çok anlamlı bir buluşma. Gençler kentlerde bir araya gelemiyorlar. Okul, hayat, sokaklar gençlerin bir araya gelmesine engel oluyor. Böyle bir buluşma bu değeri de bize taşımış oldu” dedi.

KAMPTA FİNK ATTI!

Almanya’dan Erasmus ile İstanbul’a gelen Anna Fink, Kadıköy’de kamp afişini gördükten sonra kampa gelmeye karar vermiş. “Afişi gördüm merak ettim, internetten baktıktan sonra da kampa gelmeye karar verdim” diyen Fink, kampın çok renkli ve eğlenceli olduğunu söyledi. Atölyelere ve forumlara katılan Fink, bir çok ulustan insanın bir arada olmasının önemli bir deneyim olduğunu kaydetti.

Kampta Emek Partili (EMEP) Kadınlar da gözleme atölyesi açtı. Gençler için gözlemeler yapan kadınlardan biri de Güldalı Aktaş, kampın gençlere kolektif yaşamı anlattığını, kendilerinin de buna katkı sağlamaktan mutlu olduklarını dile getirdi.


‘HER DİLDE ŞARKI SÖYLEYECEĞİZ’

Oktay YILMAZ

Kampa  Eskişehir’den katılan Baver Yücel, daha önce kampa katıldığını ancak uluslararası kampa ilk kez katılığını söyledi. Bir çok insanla tanışma fırsatı bulduğunu belirten Yücel, “Atölyelere katılarak kendimizi geliştirme fırsatı bulduk. Akşam da konserlere gidiyoruz” dedi.

Kampın çok eğlenceli olduğunu belirten Emrullah Kaymaz, İstanbul’dan katılanlardan Kaymaz, müzikle ilgilendiği için ritim atölyesine gitmiş. Kaymaz, “Kampa ilk gelişim, ama herkese tavsiye ederim. Bir çok arkadaşım oldu.” dedi. 

Kampa Aydın’dan katılan Nilüfer Kaya, kampın çok güzel geçtiğini söyledi. Kampın hem arkadaşlık hem de teorik olarak çok doyurucu olduğunu anlatan Kaya, gün boyunca forumlara, politik iktisat atölyesine gittiğini kaydetti. Kaya, “Aydın Çubukcu ile aynı yemek standında beklemek, Özcan Yaman’ın doldurduğu çayı içmek çok güzel bir his. Başka bir yerde bunu göremezsiniz.” diye konuştu.

Kampa Almanya’dan katılan Gülistan Kaymak, kampın çok renkli ve güzel geçtiğini anlattı. “Çok zengin bir ortam, gençler bunu hissettiriyor.” diyen Kaymak, atölyelerin de çok güzel geçtiğini ifade etti. Ritim atölyesine giden Kaymak, “Farklı ritimleri öğrendik. Farklı dillerde şarkılar seslendireceğiz. Buna çalışıyoruz atölyede de” diye konuştu. 

Ankara’dan kampa gelenlerden biri de Ali Altun. Gün içinde atölyelere, forumlara ve toplantılara katıldığını söyleyen Altun, “Kampın zevkli ve verimli geçtiğini düşünüyorum” dedi. Ritim atölyesini tercih edenlerden biri de Baran Bektaş. Kampa İngiltere’den katılan Bektaş, ilk kez kampa katıldığını belirtti. Yeteneklerini keşfettiğini anlatan Bektaş, “Davul, darbuka çalmazdım eskiden ama şimdi çalabiliyorum” dedi. Kampta her şeyin yolunda gittiğini belirten Bektaş, yeni arkadaşlar edindiğini ifade etti.

SAHNEDE LATİNLER VARDI

Kampın 3. gününde yapılan Latin Kültür Gecesi ile kamp katılımcıları Latin Amerika ülkelerini daha yakından tanıma ve kültürlerine tanık olma fırsatı yaşadı. Gençler, Makarina, Salsa ve Çaça ile eğlenceli anlar yaşadı.


ULUSLARARASI DELEGASYON:BİZ BİRİZ!

Hilmi MIYNAT
Umut Barış ILIK


Kampa  Ekvador’dan katılan Ricardo Naranjo, tüm dünya gençlerinin kendi ülkelerinde yaşanan sorunları anlattığını belirtti, bu paylaşımın kendileri için önemli bir deneyim olduğunun altını çizdi.

Fransa’dan gelen Artur, gençlik kampına daha önce de gelmiş. Artur, programın da çok iyi olduğunu söylemeden edemiyor. Kampta forumları izlediğini anlatan Artur, politik iktisat atölyesine de katıldığını kaydetti.

Yunanistan’dan gelen Leonardos Leonardos, “Aynı ideolojiyi paylaştığımız yoldaşlarımızla bir arada olmak hem çok ilginç hem de iyi bir deneyim.” dedi. Yunanistan’dan kampa katılan Papakwnstantinou Dimitris ise, kampı çok canlı bulduğunu anlattı.  Kamptaki gençlik hareketini, birlik ve beraberliği çok beğendiğini söyleyen Dimitris, “Beni en çok etkileyen farklı ülkelerden gençlerin birlikte emperyalizmi tartışması ve zaman geçirmesi oldu. Kampta geçirdiğim her an Türkler ile Yunanlar arasında fark olmadığını gördüm. Biz biriz.” dedi.

‘ÇOK İYİ BİR DENEYİM’
 

Oussema Chebbi (Tunus): Bu çok özel bir kamp ve çok ilgi çekici bir ortam. Ben ve Tunuslu arkadaşlarım çok fazla atölyeye katıldık. Büyük diktatörlere karşı Enternasyonal mücadelenin konuşulduğu atölye gibi. Gece programları da çok özel. Geçen gece, Latin Amerikan gecesi vardı. Latin Amerika’dan gelen Latinlerin dansları ve şarkıları çok özel. Biz buraya deneyimlerimizi farklı ülkelerdeki diğer insanlarla değiş tokuş etmek için geldik. Özellikle Fransa’dan Türkiye’den, Ekvator’dan, Meksika’dan, çünkü her yerde bir şeylere özellikle emperyalizme faşizme karşı ayaklanan insanlar var.

Padam Kuram (Hindistan): Burada kendimi çok iyi  hissediyorum. Eğleniyorum. Bazı atölyelere katıldım; politik iktisat gibi. Bu benim için iyi bir deneyimdi. Çok fazla toplantıya katıldım. Aynı zaman da üniversite formunda yer alıyorum. Ve üniversite formunun bütün toplantılarına katıldım. Burada toplantılar oldukça iyi. Toplantılar çok verimli.


ÖNCEKİ HABER

Yıldız Entegre işçilerinin eylemleri sürüyor

SONRAKİ HABER

Kaçak yurttaki cinsel istismarla suçlanan kurs hocası tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa