06 Ağustos 2014 16:22

‘Din ve bilim karşı karşıya’

İzmir Dikili’de gerçekleştirilen 24. Uluslararası Antifaşist ve Antiemperyalist Gençlik Yaz Kampı’nda yapılan panelde, Evrensel Kültür Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Aydın Çubukçu ve Prof. Dr. Adnan Gümüş konuştu.

Paylaş

Hilal TOK
Yıldıray COŞKUN
Dikili


“Tarih boyunca bilim ve din çatışması” konulu panelde konuşan Aydın Çubukçu, “Egemenler her zaman dini, ezilenleri yönetme aracı olarak kullanmıştır. Dini kullanarak egemenlik kurmak daha kolaydır.” dedi.

İzmir Dikili’de gerçekleştirilen 24. Uluslararası Antifaşist ve Antiemperyalist Gençlik Yaz Kampı’nda yapılan panelde, Evrensel Kültür Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Aydın Çubukçu ve Prof. Dr. Adnan Gümüş konuştu.

Tarih boyunca din ve bilimin birbiriyle çeliştiğini ifade eden Aydın Çubukçu, Ortaçağ Avrupa’sında bilim insanlarıyla kilise insanlarının karşı karşıya geldiğini vurguladı. Ortaçağ’da birçok filozofun yakıldığını ve öldürüldüğünü belirten Çubukçu, “O dönemde hastalıklar tanrının takdiri veya şeytanın şerri şeklinde yorumlanıyordu ve hekimliğe karşı bir tutum sergileniyordu. Hastanın kurtarılması için dua edilmesi gerektiğine inanılıyordu, bu durum bilim ile dinin karşı karşıya gelmesine neden oluyordu. Sonrasında ise özgür ve hümanist savunuşla inanç engeline takılmadan dine karşı tutum sergilendi” diye konuştu.

‘EGEMENLİK İÇİN DİN KULLANILDI’

Çubukçu, konuşmasında ayrıca şunları ifade etti: “Din, yönetmenin amacı haline geldiğinde diğer kurumlarla çatışmaya başlar. Egemenlik ve siyasal yönetim söz konusu olduğunda din araç olarak kullanılır. Şiddet ve ideolojik etkinliğini sağlamak isteyen devletlerinin temel dayanağı din olmuştur. İdeoloji tanrıdan gücünü alıyorsa yönetmenin sağlam temele oturduğu düşünülürdü. Kapitalizmde de dine ihtiyaç vardır. Dini kullanarak egemenlik kurmak daha kolaydır. Dinsel baskı ve şiddetle filozoflar yakıldı, şairler öldürüldü. Ama bu dinin doğrudan bir etkisi değildi, siyasal bir etkiydi. Burada dinin siyasetin bir aracı olduğunu görüyoruz.”

DÜŞÜNCEYE SINIR KOYARSAK...

Paneldeki diğer konuşmacı Prof. Dr. Adnan Gümüş de şunları söyledi: “İnsan kendisinden büyüsel olarak etkilenince, yaşananları, doğa üstü olaylarla kontrol etme amacıyla mitolojiye yöneldi. Teoloji tek tanrılı dinlerle ortaya çıktı. İnsanın kendi kontrolü ile ortaya çıktı ama kontrolden çıkıp karşımızda durdu. Teoloji, köleciliği ve insanın insanı kontrol etmesini beraberinde getirmiştir. Ama her şeyden önce insan, aklını kullanmaya cesaret etmeli. Sınırlı düşünürsek, düşüncelerimize sınır koyarsak düşünceyi ortadan kaldırırsak özgürlüğümüzü de ortadan kaldırırız.”

ÖNCEKİ HABER

İstanbul\'da hortum uyarısı

SONRAKİ HABER

Örgütsüz ve kuralsız çalışma işyerinde taciz ve şiddeti artırıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa