03 Ağustos 2014 07:54

Kahkahamın kahyası

İnternet sitemizden okuyorsanız ya da bilgisayar yakınlarınızdaysa hemen –Melihat Gülses’ten önereceğim ben- Benim Adı Çalıkuşu’nu verin alttan alttan. Girişi şarkıdan sonra yapalım. Hahahahahahahaaayt!

Paylaş

Özge KURU

YAZIYA HAZIRLIK
İnternet sitemizden okuyorsanız ya da bilgisayar yakınlarınızdaysa hemen –Melihat Gülses’ten önereceğim ben- Benim Adı Çalıkuşu’nu verin alttan alttan. Girişi şarkıdan sonra yapalım. Hahahahahahahaaayt!

YAZIYA GİRİŞ
Gülmek? Hiç gülmekten kaygılanılır mı? Gerçek gülüşten söz ediyorum, şakadan, alaydan, gülünçlükten öte gülüşten. Gülmek, tatlı ve sonsuz bir sevinçtir, baştan başa sevinçtir… Ah! Gülmek! Sevinç gülüşü, gülme sevinci; gülmek, derinlemesine yaşamaktır. (Milan Kundera eliyle, Kadın Sözü adlı kitaptan)

YAZI

Erkek, çok akıllıydı. İşi biliyor, işe gitmiyordu. İtaat etmenin faydalarından pek bir haberdar meyve bahçesinden uzak duruyordu. Dur demişlerdi. Kadın, tek kaşını kaldırıp ‘Neden’ diye sormuştu. Elini beline koyduğu da rivayet edilir bazı kitaplarda. Yaradan, yer çekimini de yaratmış, düşüvermiş elma kadının eline. Erkek itaat edecekti etmesine de elma çok kırmızı, kadın çok tahrikkardı. Ah, elma bu dalda durduğu gibi durmuyordu.
Hayır, sen yasaklıyorsun da anasına bak kızını al demişler. Havva Ana böyle yaparsa, kadın kahkaha atmaz mı? Atar. Hem öyle kuru kuruya yasaklama olmaz. Somut verin, bilimsel ölçütün filan olmalı ki kimse itiraz edemesin. Ellerinde desibel ölçerli, kahkaha önleme asayiş birimleri isterim ben.
Kahkahatörler! Gülmeyin, kahkaha ciddi bir iştir. Vatandaşım, üstüne üstelik kadınım, beşerim-kesin-şaşarım. Devletimin görevi beni hata yapmaktan alıkoymak değil mi? Detayları bir ölçüt tablosu da isterim. Herkesin içi derken? Tam olarak kaç kişiden bahsediyoruz. İki de herkes mi? Mesela cinlik yaptı, camdan mahalleye doğru attı kahkahasını n’apıcaz? Bak olmaz deme, kadın bu, her şey beklenir. Kaburgadan değil, cesaretten yaratılan Lilith’den evrilenleri var bunların hala. Hazırlıklı olmak lazım. Sal bu timleri kamusal alana… Bir boy göstersinler hiç olmadı füturbilmezgillere.

Ah o ispatlamaya çalıştığınız erkekliğiniz elinizde, nasıl da kalakalıyorsunuz değil mi kadın kahkaha attığında? Eliniz ayağınız penisinize dolaşıyor, tökezliyorsunuz. Hormonlarınızı baştan çıkaran kahkaha da sizin olsun istiyorsunuz, olmuyor. Bocalıyorsunuz, sayıklıyorsunuz: İffetnamusarhaysiyetyasak. Siz baştan aşağıya penise kesmiş dolaşırken ortalarda değil kahkaha atmak, kadın hapşırsa tıksırsa vajinaya çarparsınız. 
Fatmagül’ün suçu ne?
Kadın kahkaha atınca nasıl içinize kaçıyor di mi, böbürlendiğiniz fallik benliğiniz, “kuyruğunuzu” kıstırıp deliğinize kaçasınız geliyor da toplum buna hazır değil. Erkek ağlamaz, kadın gülmez. Çocuk eğlenmez. İnsan ne yapar Allah aşkına sizin memleketinizde? Ömrü 25 günlük tavuklar gibi olalım di mi? Üreyelim, tüyümüzü yolsunlar, yumurtamızı satsınlar, etimizi sunsunlar. Sokaklara devasa kafesler gibi diktiğiniz evlerimizden gagamızı çıkartıp gıdaklamaya cüret bile edemeyelim. Ben diyeyim fabrikasyon insan üretim tesisleri, Marx desin kapitalizm.

YAZININ DİREĞİ
Ocağımıza striptiz direği diktin Sayın Arınç. Bizde direk dendi mi Kemal Sunal’ın ortadireği gelir akla, gramla alınan kıyma filan. Eskiden de evimin direği, ocağımın ateşi ikilemesi vardı. Hadi bilemedin, topu tutamayan kalecilere kıyak geçen direğin kaleci tarafından samimiyetle öpülmesi konu olur televizyon izleyip, meyve soyarken. Sen nerden biliyorsun direkli mirekli tweetleri? Hadi tamam, niyetin var biliyorsun, twitter’ın var takip ediyorsun. Bizden ne istiyorsun? Sanki dünyanın bütün kadınları direği görmeden paçaları sıvamış gibi atıp tutmak niye? O sizinle direkli tweetin sahibi hanım arasında bir mesele. O vuruşunu yapar, gözünü direğe diken sen de golü yersin, eyvallah. Peki direkten kahkahaya geçip, yüzlerce kadının kanını eline bulaştırmak, malumun ilanı bir itiraf mıdır Sayın Arınç?

YAZIDAN SONA GELİŞ

Efendim biraz da semantik yapalım. Kahkaha, yüksek sesle gülmek diye tanımlanıp geçilebilir ama eksik kalır. Kibar kibar kırıtmalara, terbiyeli gülümsemelere ve el ağızda kikirdemelere ciddi bir fark atar kahkaha. Hesapsız, kitapsız ortaya çıkan (kahkaha atmak/koparmak/koyuvermek), kıyısında yüzdüğümüz değil derinlere daldığımız (kahkahaya boğulmak) bir eylemdir. Gülümsemenizi evde aynanın karşısında deneyip ortalıkta pazarlayabilirsiniz, kahkaha atarken ise yüzünüz gözünüz birbirine karışır, ağzınız burnunuz buruşur. En önemlisi siz aldırmazsınız bile. Bazen de ayaklarını yaşamın neşesine sallamış bir adam/kadın oturur, kadının kahkahasının kıyısında. Sevdiceğine cilveli bir kahkaha atmak kadınlığın şanındandır. Ama hep sizin dayattıklarınıza aldırmıyorum demektir kadının elini dizine vura vura attığı kahkahası, pasif başkaldırıların en mutlusudur. Sizin yaşam adına kurduğunuz ne varsa reddediyorum ve buna rağmen mutluyum tehdididir. Ondan hep edeple ya da iffetle sınırları çizilir ya...
Çişi geldiğinde tutamayacağından korkarak tuvaletlere koşan çocuklar gibi kahkahamız geldiğinde azcık sıkıp dişimizi uygun bir yer bulmamızı istiyorlar bizden. Çünkü kahkaha bulaşıcıdır, yayılır. Kendiliğinden örgütlenir. “Dünyanın bütün kahkaha atan kadınları birleşin” demeden birleşiverirler. Hem öyle yüksek sesle de atılmaz her kahkaha. Kadın bu kazandığı irisiyle ufağıyla her bir zafer, sessiz kahkahasıdır. Dışarı çıkma iznini bir türlü koparamadığı kocası, büyük görümceden azarı yiyince sus pus mu oldu? Gelin görümce bakışıp kaş göz bile etmeden atıverirler kahkahalarını. Bazen de kadından önce mekana çın çın kahkahası gelir. Hoş gelir, hoş bulur. Dinleyin bak o kahkahayı. Bilememiş ilk filozoflar, kürekler hep boşa. Hayatın özü-tözü su, toprak, ateş filan değil kahkahadır. Atıyorum, öyleyse varım.

YAZI SONU
Hahahahahahahayyyyyttttt!!!!

 

ÖNCEKİ HABER

O asker kaçırılmamış, çatışmada öldürülmüş

SONRAKİ HABER

Arkeolog Sinan Sertel'i öldüren sanık "beni şikayet etmesin" mesajı atmış

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa