30 Temmuz 2014 06:00

Ufukta parlayan bir güneş: Asiwa

Batman’dayız... 1992 yılında Diyarbakır’da öldürülen Kürt bilge Musa Anter’in oğlu Dicle Anter’in misafiriyiz. Batman’a girişimizde bizi Dicle Anter ve 4 yaşındaki kızı Asiwa karşılıyor.

Paylaş

Cumhur DAŞ/Mazlum YAN
Batman


Batman’dayız... 1992 yılında Diyarbakır’da öldürülen Kürt bilge Musa Anter’in oğlu Dicle Anter’in misafiriyiz. Batman’a girişimizde bizi Dicle Anter ve 4 yaşındaki kızı Asiwa karşılıyor. Birlikte Anter ailesinin evine doğru yol alıyoruz. Küçük yol arkadaşımız yol boyunca babasıyla ve bizimle Kürtçe konuşuyor. Anter ailesinin oturduğu binaya varınca birinci katın balkonuna asılan ‘Biz ülkemizde, evimizdeyiz. Yabancı değiliz. W Q Û X Î Ê’ yazılı pankartı görüyoruz. O sırada Asiwa yukarıya doğru “Yade” (Anne)  diye sesleniyor. Evin kapısı açılınca bizi Helin Anter ve yakınları Kader karşılıyor. Küçük ev sahibimiz Asiwa, evin içinde Kürtçe konuşarak neşeli bir şekilde koşturmaya başlıyor, kedisi Tewlo ile oynuyor, boyamalar yapıyor. Asiwa Kürtçede ‘ufuk’ anlamına geliyor. Anter ailesinin evinde Asiwa’nın hikayesini dinliyoruz. Aslında Asiwa’nın hikayesi ufku karartılmak istenen tüm Kürt çocuklarının hikayesi.

BATMAN’DA DOĞDU ‘YABANCI’ OLDU!

Dicle Anter ve eşi Helin Anter bir süre önce Batman’daki evlerini eylem yerine dönüştürmüşler. Eylem gerekçeleri ise kızları Asiwa’nın doğup büyüdüğü topraklarda yabancı statüsünde olması. Bu eylem yerinde hiç kuşkusuz Kürtçe savunuluyor. Durumun özetini Dicle Anter’den dinleyelim: “Benim kızım 2010 yılında Batman’da dünyaya geldi. Kızımıza Kürtçe Asiwa ismini verdik. Ama nüfus müdürlüğüne başvuru yaptığımız zaman ‘w’ harfinden dolayı bu isim kabul edilmedi. Bunun üzerine ben aynı zamanda İsveç vatandaşı olduğum için kızımı İsveç vatandaşlığına kaydettik. Kızıma pasaport çıkarttık. 3 yıl önce Güney Kürdistan’a giriş çıkış yaptık hiçbir sorun yaşamamıştık. Ancak bundan 15 gün önce Sarp sınır kapısından Türkiye’ye giriş yaparken polis memurları kızımın Türkiye’de yasa dışı kaldığını söyledi. Pasaportta vize olmadığını için para cezası kestiler. Parayı ödemeden kızımın Türkiye’ye giremeyeceğini belirttiler. Bize 10 gün içinde yabancılar şubeye gideceğimize dair bir taahhütname de imzalattılar. Batman’a geldikten sonra yabancılar şubeye gittik. Bu bizim için çok acı bir durumdu. Kızım Batman’da doğdu, biz burada yaşıyoruz. Kürtçe isminden dolayı yabancı olarak kabul ediliyor. Batman’da doğan çocuğumuzu yabancılar şubeye götürdük. Yabancılar şubesinde prosedürü öğrendik. Ama akşam eve gelince bu durumu kabul etmeyerek böyle bir eylem başlatmaya karar verdik. Kendi topraklarımızda yabancı olarak yaşamayı kabul etmedik. Onun için evimizin balkonuna ‘Biz ülkemizde, evimizdeyiz. Yabancı değiliz’ diye bir pankart astık. Eşim de ben de bu ülkenin vatandaşıyız. Ama kızım Kürtçe isminden dolayı yurt dışına çıkmakla karşı karşıya.”

‘KÜRTÇE HÂLÂ YOK SAYILIYOR’

Kürtçenin resmiyette kabul edilmediğini ve hâlâ yasaklı olduğunu ifade eden Anter, “Çözüm sürecinden bahsediliyor, çeşitli paketler hazırlanıyor. Bunların içeriğine bakıldığı zaman Kürtçenin serbest olacağı, yasaklı harflerin özgür olacağı söylendi. Ancak bunun resmiyette bir karşılığı yok. Meclise gidiyorsunuz Kürtçe ‘bilinmeyen bir dil’ olarak tutanaklara geçiyor, Artuklu Üniversitesinde ‘yaşayan diller’ olarak adlandırılıyor, okullarda ise ‘mahalli diller’ adı altında ders veriliyor. Yani bir türlü Kürtçe kabul edilmiyor” diyor.

‘BABAMIN KIMIL’I YASAKTI BENİM ASİWA’M’

Anter, yaşadıkları olayın sadece kendi ailelerini ilgilendiren, şahsi bir olay olmadığını dile getirerek, “Bu durumdan tüm kamuoyu etkileniyor. Kürtçe resmiyette kabul edilmedikçe Türkiye kısır tartışmalardan kurtulamayacak. Bizim yaptığımız eylem Kürt halkının en doğal hakkını kullanma talebidir. Her birey her kurum kim olursa olsun bu konu hakkında kendi duyarlılığını ortaya koymalı ki ileriye doğru bir adım atılsın” diyor.

Bu eylemi bir Kürt olarak, Kürt halkı için yaptığını belirten Anter şöyle devam ediyor sözlerine; “Geçmişten bize kalan bir miras var bu mirası devam ettirmek amacındayız. Çoğu insana babasından ev, araba miras olarak kalırken tabii bize de doğal olarak babamızdan yasaklar miras kalmış. Babamın da ‘Kımıl’ şiirinden dolayı yasağı vardı. İşte Musa Anter’in Kımıl’ı benim de Asiwa’m yasak. Aradan 60 yıl geçmiş. Demek ki zihniyet aynı. Biz bu zihniyetin kırılmasını, bozulmasını istiyoruz. Bütün çabamız bu.”
Ziyaretimizin ardından Anter ailesi bizi evlerinin balkonundan el sallayarak uğurluyor. Asiwa ufukta bir güneş gibi parlıyor...


ASİWA’YA 640 LİRA ‘İSİM CEZASI’

Bir JİTEM cinayetine kurban giden Yazar Musa Anter’in, Batman’da doğan 4 yaşındaki torunu Asiwa’nın adındaki ‘w’ harfi nedeniyle nüfusa kaydedilmemesinin ardından, geçtiğimiz günlerde, ‘Türkiye’de yasal kalış süresini ihlal ettiği’ gerekçesiyle 650 lira para cezası kesilmişti. Aynı zamanda İsveç vatandaşı olan Musa Anter’in oğlu Dicle Anter, kızı Asiwa Anter ile bir ziyaret için Azerbaycan’a gitmiş, Sarp sınır kapısından 12 Temmuz’da Türkiye’ye giriş yaparken, kızı Asiwa’nın ‘Türkiye’de yasal kalış süresini ihlal ettiği ve oturma izni için Yabancılar Şube Müdürlüğüne başvurmadığı’ gerekçesiyle 650 lira para cezası kesilmişti.

Gazetemize konuşan Asiwa’nın babası Dicle Anter, bu duruma isyan ediyor. Asiwa için başlattığı eylem, sadece kendi kızı için değil. Kendi dilinde bir isimle yaşaması bile çok görülen tüm Kürt çocukları için. Evine astığı, ‘Biz ülkemizde, evimizdeyiz. Yabancı değiliz’ yazılı pankartla sesleniyor şimdi, demokrasiye, insan haklarına, bir çocuğun kendi dili ve ismiyle yaşamasının anlamına yabancı olanlara....

ÖNCEKİ HABER

ABD ve AB Rusya\'ya yönelik yaptırımlarını genişletti

SONRAKİ HABER

Eski Yarbay Mehmet Alkan "FETÖ üyeliği" davasından beraat etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa