18 Mayıs 2014 11:53

Ateş ve kömür

Uygarlık neyle başladı? İlk aklınıza gelen yazı mı oldu? Hayır, yazıyla başlayan tarihtir. Uygarlık çok daha önce taşların medeniyeti şekillendirdiği dönemlerde -nasıl olduğu konusunda farklı teoriler mevcut- bulundu.

Paylaş

Özge KURU

Uygarlık neyle başladı? İlk aklınıza gelen yazı mı oldu? Hayır, yazıyla başlayan tarihtir. Uygarlık çok daha önce taşların medeniyeti şekillendirdiği dönemlerde -nasıl olduğu konusunda farklı teoriler mevcut- bulundu. Çok sonra Prometheus, her nasılsa tanrıların eline geçen ateşi asıl sahiplerine iade etti. Bu aynı zamanda iade-i itibar, iade-i iktidardı. Çok çok daha sonra insanoğulları ve nispeten az da olsa insankızları bu ateşi canlı tutabilmek için yerin metrelerce altına inecekti. Ve çıkamayacaktı.

SİYAH YAKALI İŞÇİLER
Yalnız çömezinin, işçisinin değil mühendisinin bile beyaz yakalı olamadığı, kömür karasının yakasına yapıştığı bu işin emekçisine saygı büyüktür. Hani kömür ekmek gibi yenmez, süt gibi bebenin ağlamasını kesip karnını doyurmaz ama karda kışta, ayazda yokluğunu da çeken bilir. Kara yüzlü adam, hayranlığı asıl başka bir nedenden kazanmıştır yine de. Siz evden çıkarken eşinize, çocuğunuza, her kiminiz varsa yanınızda “akşama görüşürüz” derken madenci “hakkını helal et” der. Gidip de dönmemek vardır zira. Hele de iş güvenliği, sağlıklı çalışma koşulları ve hatta yaşama hakkının suya yazılı olduğu bu memlekette...  Bir torba kömüre canını verenlerin memleketinde... Bir torba kömüre oyunu verenlerin memleketinde…

KÖMÜR SINIFLARI
AKP’nin siyasi ahlakının kevgire döndüğü gerçeği, artık iktidar partisini eleştirilerin nesnesi olmaktan çıkarır oldu, bir kesim için. Kömür dağıtan AKP değil de kömürü alıp oyunu veren suçlandı yine. Meseleyi kömür-makarna siyasetine indirgeyip kömürü kabul edenleri anlamaktan uzak olanlar tarafından. Madendeki ölümlerin faturası hani neredeyse onlara kesildi. Bedava kömürün ağır ederi! Vatandaşın oyunu teslim ettiği partiden hesap sorma sorumluluğunu saklı tutarak söylüyorum aslında bu fatura Soma Holding’in çok övündüğü devletten ucuz kömür üretmesinin faturasıdır. Tonu 140 dolardan çıkarılan kömürü 23.80’e düşüren hesapta aradaki farkı yüzü kara adama ödetmektir. O kömürün dumanında halk düşmanı politikalarını gizlemek için torba torba dağıtmanın faturasıdır. Kömürü çıkarırken ölenlerin karşısında kömürü bedava alanlar değil, ocaktan sağ çıkan madencilere sarılmayı filan bırakın elini sıkamayan hatta suratlarında en ufak bir sevinç kıpırtısı belirmeyip yaklaşmayan lacililer vardır. Yani işi kitabına göre söyleyecek olursak Marksist teoriye göre toplum sınıflardan oluşur: Kömüre can ve oy verenler, kömürle can ve oy alanlar.   

ATEŞİ BESLEYEN KÖMÜR

Ellerin, enerji kaynağı olarak kömürden vazgeçtiği dönemde benim ülkemde kömür diye babalarımızı, kardeşlerimizi, ağabeylerimizi kaybetmenin acısıyla canımızı yakıyorlarsa asıl buna itiraz ederim ben. Teselli ederken “sene bin dokuz yüz çift sıfır” diye başlıyorlarsa söze duble yolları, akıllı tahtaları, tabletleri, çılgın projeleri, ileri demokrasileri nerde kaldı, sorarım haklı olarak. Lacileri kirlenmesin diye emeğin karasından tiksinenler, dostlara alışverişte görünen sendikalar, ocaktan cansız çıkanların yaşarken de insan olduğunu hiç anlamamış “Gezi komplosu” imacıları, siz hepiniz demedi demeyin! O madencilerin çıkardığı kömür de bizim yanan canlarımız da tek bir ateşi besler: Prometheus’un tanrılardan çalıp halka iade ettiği o ateşi… Maden emekçisini kara kömür uğruna kara toprağa gönderenlere karşı yanan.

ÖNCEKİ HABER

Kimlik...

SONRAKİ HABER

Odatv yazarı Sabahattin Önkibar saldırıya uğradı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa