Türkiye’de Engelli Yaşam

Türkiye’de Engelli Yaşam

Türkiye bir seçimden daha alnının akıyla çıktı(!). Bağımsız adayların müşahitleri çeşitli bahanelerle sandıklardan uzaklaştırıldı. Seçmen kağıdı olmasına ve YSK genelgesine rağmen TC kimlik numarası olmadığı için bazı yurttaşlar oy kullanamadı vs. Ama galiba en büyük engelle yine engelli yurttaşlarımız karşı

Müge Özçelik

Türkiye bir seçimden daha alnının akıyla çıktı(!). Bağımsız adayların müşahitleri çeşitli bahanelerle sandıklardan uzaklaştırıldı. Seçmen kağıdı olmasına ve YSK genelgesine rağmen TC kimlik numarası olmadığı için bazı yurttaşlar oy kullanamadı vs. Ama galiba en büyük engelle yine engelli yurttaşlarımız karşılaştı. Hiçbir okulda akla gelmemişlerdi, sanki bu ülkede hiç engelli yoktu. Türkiye seçimlerde engellilere de ileri demokrasisini konuşturdu.

Görme Engelliye İş de Yok, Seçebilme Hakkı da

Yaklaşık olarak 8,5 milyon engelli yurttaşın olduğu bu ülkede yine onlar düşünülmemişti. Sağlık Bakanı Recep Akdağ Batman’da bir hastaneyi ziyareti sırasında, Nurullah Mehmetoğlu isimli bir görme engelli yurttaşımızın çalışma şartlarını şikâyet etmesi üzerine, “Gözlerin görmediği halde sana iş vermişiz, daha ne yapalım” diye cevap verirken ne gerek vardı onlar için kabartmalı oy pusulası yapmaya. Devletin bir bakanının bile engellilere iş vermeyi lütuf etmek gibi gördüğü bu ülkede, fazlasını da beklemek gereksiz iyimserlik olurdu.

İradeleri Yok Sayılan Konuşma Engelli Yurttaşlar

Yine Aydın’da Sedat Tilki isimli bir konuşma engelli yurttaş da, hür iradesi yok, oy kullanamaz, gerekçesiyle sandık başından uzaklaştırıldı. Ailenin tepki göstermesi üzerine, hemen polis çağırarak dışarı çıkartıldılar. Önce ‘kime oy vereceksin’ sorusuyla karşılaşan yurttaşımızın bağımsız blok adayını işaret etmesi üzerine oy kullanmasına izin verilmedi.

Engelli Rampası Olmadığı İçin Karga Tulumba Taşındılar

Engelli yurttaşlarımızın seçim döneminde de düşünülmemiş olması pek rastlantı sayılmaz. Yürüme engelliler için engelli rampasının olmadığı birçok okulda yurttaşlar oy kullanamadılar. Kullanabilenler ise ya bir yakınlarının yardımıyla ya da çevredeki insanların insafıyla taşınarak oylarını kullandılar.

8,5 milyon engelli yurttaşımızın yok sayılarak yapıldığı bu uygulamalar, insan hakları ihlallerine bir yenisini daha ekledi. Yine her zamanki gibi engelli yurttaşlarımızın hakları seçim vaatleriyle sınırlı kaldı. Seçim dönemine yaklaşılırken verilen vaatler, 12 Haziran seçim günü bile gerçekleştirilmedi.

Düzen Partilerinden Engellilere Seçim Vaatleri

AKP’nin seçim vaatleri arasına alma gereği bile duymadığı, ancak torba yasayla mağduriyetleri arttırılan engelli yurttaşlarımız, CHP tarafından düşünülmüştü. Tüm dünyadaki sol partilerin ezilenlere karşı sürdürdüğü mücadeleden pay alma amacıyla söylemlerini değiştirdiği ve vaatlerinde de yapılanma başlattığı Kılıçdaroğlu, Atatürkçülük ve laiklik vizyonunu genişleterek seçim pastasındaki payını arttırma derdine düştü.

- Engellilerin, yaşlıların, şehit ve gazilerin ve bunların ailelerinin ihtiyaçlarının izlenip destek sağlanması.

- Engellilerin kent içindeki ulaşımına yardımcı olunması.

- İstihdamlarının arttırılması

- Ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanmalarının sağlanması.

- Bakıma muhtaç olanlara yardım edilmesi vs.

Bütün bunlar vaat edilirken torba yasayla sosyal yaşama uyum hakları ellerinden alınan engelli yurttaşlarımızı, CHP tabi ki düşünmemişti.

Engellilere Torba Yasa Mağduriyeti

Vaadi bol, icraatı az yurdum vekilleri bu seçim döneminde de bol keseden dağıttı umutlarını. 2011 yılında oy çoğunluğuyla kabul edilen torba yasada onlarda düşünülmüştü. Bir dizi umut vaat edilirken, torba yasanın onlara koyduğu engeller hiç etkilememişti Cumhuriyet Halk Partisini. Torba yasada hoşuna gitmeyen ve iptalini istediği bazı maddeler vardı bu partinin, ancak bunlar bolca umut vaat ettiği engellilerle ilgili değildi. Nitekim engellilerle ilgili mağdur edici torba yasa maddelerine hiçbir itirazları yoktu.

İşverenlerin keyfi uygulamalarına imkân tanıyan torba yasa ve bunlara maruz bırakılan engelli yurttaşlarımız için bu seçim döneminden sonrada AKP, seçim vaatlerinde yer vermediği engelli yurttaşlarımızı düşünmüştür elbette.

Engellileri Sosyal Yaşamdan Dışlayan Madde

Torba yasada geçen bir maddeye göre, işin niteliğindeki güçlük nedeniyle işyerlerinde engelli çalıştırmada zorluk çeken işverenler, başka işverenlere ait işletmelerde, maaşlarını kendileri ödeyerek engelli işçi çalıştırabilecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işverenin başvurusu üzerine, işyerinde engelli çalıştırma konusunda güçlük yaşanıp yaşanmayacağını karara bağlar. Bu keyfi uygulama engelli vatandaşlarımızı sosyal yaşamdan koparacak, onları toplumdan tecrit edecektir. Ayrıca bütün işverenlerin uygulayabildiği bu maddeyle engelliler bir araya toplanarak ötekileştirilecektir. Ve işverenler bu keyfi uygulamayla engelli istihdamından kaçınabilecek, istihdam edilen engelliler için tek ücret biçimi olan ‘asgari ücret’ sabitlenecektir. 

Ayrıca engelli yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenlerden kesilen ceza paralarıyla mesleki eğitim veren engelli derneklerinin bu faaliyetlerine artık kaynak ayrılmayacak, kesilen ceza paraları yine işverenlere kaynak olarak aktarılacak.

Yaşlı ve Engellilerin Her şeye Rağmen Mücadelesi

Bu tarz keyfi uygulamalarla yaşamdan koparılan engelliler, en doğal hakları olan oy kullanma haklarını bile ancak kendi imkanlarıyla gerçekleştirebildiler, tabi yalnızca bir kısmı. Samsun’da yürümekte zorluk çeken Saliha Ocak yürüme aparatı yardımıyla geldiği sandık başında oyunu kullandı. 85 yaşındaki Mehmet Yanmış ve 81 yaşındaki Sabri Günal da baston değnekleri ve yakınlarının yardımıyla oyunu verdi. İnşaattan düşmesi sonucu belden aşağısı felç olan Ali Bektaş (51) ise sandığının 2. katta olması sebebiyle yakınlarının ve vatandaşların yardımıyla taşınarak oyunu kullanabildi ve bu duruma ‘Sandık başkanı inisiyatifini kullanarak oyumu aşağıda kullandırtabilirdi’ diyerek tepki gösterdi. Mardin’in Kızıltepe ilçesine bağlı Yenimahalle’de zor yürüyebilen 95 yaşındaki Mihdiye Aslanın ise duvarlara tutunarak çıktığı okuldaki oy kullanma azmiyse görenleri şaşırttı. ‘Neden bu halde oy kullanmaya geldin nine?’ diye soranları tersleyerek ‘Torunlarımın geleceği için, Kürtlerin özgürlüğüne inandığım için, barışa inandığım için namusum olan oyumu kullanmaya geldim’ dedi. Bursa’da bir kalp hastası ambulansla oyunu kullanacağı yere getirilirken, birçok ildeki engelli yurttaşlarımız oy kullanmaya tekerlekli sandalyeleriyle geldi. Ya imkanları olmayan, devletin düşünmek zorunda olup da düşünmediği, çevrelerinde yardımsever kimseleri bulunmayan, en doğal hakları olan, vatandaşlık görevleri olan oy kullanma haklarını yerine getiremeyen engelli yurttaşlarımız. Onların hakları da yine sadece vaatlerde kaldı.

Engellerin Kaldırılması İçin Son 1 Yıl    

1 Temmuz 2005 itibariyle yayımlanan Özürlüler kanunu ile Belediyelere engelleri ortadan kaldırması için 7 yıl verilmişti, bu sürenin 6 yılı gitti. 1 Temmuz 2012 tarihine kadar engellilerin rahat yaşamaları için bazı düzenlemeler yapılmak zorunda. Yapılacak olanlar ucuz ve maliyeti dahi olmayan düzenlemeler. Bunlar kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmi yapılar (okul, banka, kamu binaları vs.), yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları vb. yerleri içerir. Yapılacak olanlar her kurumda klozet, WC, bina rampaları, gişelere engelli butonları, kaldırım rampaları, engelsiz parklar, apartmanlara asansör, rampa, sesli sinyalizasyon ve yine kara yollarındaki ışıklara sesli sinyalizasyon gibi bazı düzenlemelerdir. Tüm Engelliler ve Aileleri Yardımlaşma Derneği (TEDAY) Genel Başkanı İlimdar Boztaş, tanınan sürenin sonunda düzenleme yapmayan kurumlar saptanarak, 5378 sayılı Özürlüler Kanunu gereği gönüllü avukatlar ile dava açacaklarını duyurdu. Kanuna muhalefet eden kurumlara ayrıca siyah çelenk götüreceklerini ve bunların tespit edilip kamuoyuna duyurularak kınanacağını belirtti.

Türkiye’deki engelli yurttaşlara dönük vaatler ve bunun sonucunda yapılan uygulamalar böyle. Yeni yasalarla, düzenlemelerle yaşama hakları ellerinden alınan, işyerlerine istihdam edilmeleri engellenen, emekleri sömürülen, vatandaşlık hakları olan oy kullanma hakları bile yok sayılarak, bu haklarını yalnızca bir kısmının kendi çabalarıyla gerçekleştirebildiği engelli yurttaşlarımız yine düşünülmedi. Bu seçim döneminden sonrada hayatları yine işverenlerin, sandık başkanlarının, yardımsever vatandaşların, hayır kurumlarının insafına ve kendi imkânlarına kaldı. Çevremizden herhangi biri olan, arkadaşlarımızın arasından, ailemizden, dostlarımızdan biri olan engellilere daha duyarlı olmalı, toplumsal kaygı taşıyarak bu düzenlemelerin yapılması için kamuoyunda baskı oluşturmalıyız. Daha fazla destek olmalı, daha fazla gündeme getirmeli, şu son 1 yıllık sürecin takipçisi olmalıyız. Engelli olmak insanca yaşamaya, mutlu olmaya bir engel olmamalı.

www.evrensel.net