30 Mart 2014 06:00

Televizyon tarihinin ‘Utanmaz’ ailesi: Gallagher’lar

4. sezonunu bitirmek üzere olan bir dizi, Shameless. Bu dizide kendinizi özdeşleştirebileceğiniz karakterlere, ya da kahramanlara yer yok. Çünkü bu dizideki herkes utanmaz. Alkolik, işsiz bir baba, 6 kardeş ve çocuklarını bir kadınla beraber yaşamak için terk eden lezbiyen anne.

Paylaş

Ekinsu Devrim DANIŞ
Ankara


4. SEZONUNU bitirmek üzere olan bir dizi, Shameless.  Bu dizide kendinizi özdeşleştirebileceğiniz karakterlere, ya da kahramanlara yer yok. Çünkü bu dizideki herkes utanmaz. Alkolik, işsiz bir baba, 6 kardeş ve çocuklarını bir kadınla beraber yaşamak için terk eden lezbiyen anne.

DAHASI DA VAR

Ortanca çocuk Lan ise gey ve kız kardeşinin sevgilisinin babasıyla birlikte. Ha belki Lip’i seversiniz diğer Gallagher’ların aksine lise diploması bile var. Carl’ı unutmayalım. Arkadaşlarına ölümcül şakalar yapan, hatta 15’inde banka soyan suça eğilimli bir çocuk. En büyük ablaları olan ve sarhoş babaları Frank’e dahi annelik yapan Fiona’ya sabır dilemek elbette yazının amacı değil.

İlk bakışta serbest cinsellik, uyuşturucu, fuhuş, aşırı alkol kullanımı hatta ahlaki yozlaşma gibi noktaların ön plana çıkması Shameless’a haksızlık etmek olacaktır. Öyle çerezlik, alışılagelmiş gerçeküstü (hyperreality) bir dram değildir Shameless.

ŞİKAGO VAROŞLARINDA BİR AİLE

Gallagher’lar ABD’nin Şikago eyaletinde bir varoşta yaşıyor. İlk bölümünden beri bizi hayrete düşürecek olan bu dizi tam da güvencesiz işlerde çalışan, toplumdan dışlanan, “seks işçiliği”ne mecbur bırakılan “ötekileri” anlatıyor aslında. Dizideki karakterlerimizin ezilmişliği farklı bir etnik kökene ait olmalarından, farklı inançlara sahip olmalarından gelmiyor. Burjuvazinin bir yalanı olan refah içerisinde yaşayan küçük burjuvazi söylemini yerle bir ediyor bu aile. Shameless, aslında işçi sınıfına mensup bir ailenin yaşamını anlatıyor.

VEFAKAR FIONA

Emlak vergisi, beslenme, eğitim gibi giderleri olan Gallagher’ların evde tek çalışanı en büyük kardeş Fiona. Fiona liseyi bitiremeden yaşam mücadelesine atılır. Atık arıtma tesislerinden daha birçok tanımı olmayan işe kadar çalışmışlığı vardır. Sağlık sigortası ve işsizlik sigortasının olmadığını belirtmeme gerek bile yok sanırım. Emlak vergisini toplamak için kazandıkları ve biriktirdiklerini kuruşu kuruşuna kumbaraya atan Gallagher’ların ipad, yeni bir ceket gibi meraklarının dahi olmaması tüketimci orta sınıf iddiasının o kadar da gerçek olmadığını gözler önüne seriyor.

ZEKİ ÇOCUK AMA ‘SERSERİ’ İŞTE

4. sezonda ailenin sınıfsal karakterinin günlük, sosyal yaşamlarına etkisi daha keskin bir şekilde gözler önüne serilir. Lip üniversiteyi burslu kazanan Şikago varoşlarındaki iki kişiden biridir. Fakat onun için işler üniversiteli olmakla daha da kolaylaşmamıştır. Yarı zamanlı bir restorantta çalışırken bir yandan 15 dakika sonraki felsefe sınavına çalışması gerekmektedir. Üniversite partileri, boş vakit eğlenceleri pek ona göre değildir. Bir yandan yaşadığı kültürel çatışma da cabası olur üniversite yaşamının. Alışageldiği kültürel birikimle, üniversitedeki arkadaşlık ilişkilerinde bocalama yaşar.

GENİŞ ORTA SINIF DEĞİL, GENİŞ İŞÇİ SINIFI

Elbette, 1861’de Baltimore’da 8 saatlik iş günü talebinden, 1999 Seattle ayaklanmalarına ve son olarak Wall Street’e kadar uzanan bir direniş tarihi olan ABD’de işçi sınıfı devasa bir çoğunluktur. Yutturulmaya çalışılan “geniş orta sınıf” yalanına karşı sendikal hareketin güçsüz olmasının emekçiler açısından birçok olumsuz sonucu var. Burjuvaziye yakınlaşmaya çalışan, sınıf atlama imkanı olan “küçük burjuvazi”için bile bireysel kurtuluş, daha fazla kendini, yeteneklerini geliştirme argümanları gerçekçiliğini yitirirken, varoşlarda yaşam mücadelesi veren emekçiler için bireysel kurtuluş vaatleri gerçekçiliğini tamamen yitirmiştir. Artık bireysel çabayla kurtuluş yalanlarının devri bitti. “Çalışırsan kazanırsın, yükselirsin” söylemleri Amerikan emekçileri için emek gücünün en kötü koşullarda sömürülmesine izin verme anlamına gelmekten çok da uzak değil.

YOZLAŞMA MI, ÖRGÜTLENME Mİ?

Kapitalizmin ideal sistem, kendilerininse yetersiz olduğu düşüncesi, sınıfı ümitsizliğe itmiş, böylece sınıf karşısına kapitalist sistemi almaz ve örgütlenme ihtiyacı duymaz olmuştur. Sendikal hareketin de yetersizliğiyle beraber örgütlenemeyen emekçiler kendi kültürlerini oluşturmuştur. Kendinden menkul hayatta kalma çabaları ve yeniden üretim için ihtiyaçları olan motivasyonu tam da bu yoz kültürle harmanlarlar. Ve Gallagher ailesi bu milyonların en tipik örneğidir.
Amerikan işçi sınıfının kültürel değerlerini, varoş mahalleleri, Shameless’ı bir de bu gözle izleyin öyleyse.
Gallagherler’a konuk olmak için çok da geç kalmadınız!

ÖNCEKİ HABER

Kar yolları kapattı

SONRAKİ HABER

Seçime günler kala Devlet Bahçeli: Kürt kökenli kardeşlerimiz canımızdır

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa