Balbay, 4 yıl 9 ay sonra evinde...

Fotoğraf: AA

Balbay, 4 yıl 9 ay sonra evinde...

Sincan Cezaevi'nden tahliye olan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, evine ulaştı. Balbay'ın parti otobüsüyle gelişini gören kızı Yağmur, babasının gelmesini bekleyemeyerek otobüse doğru koşup, babasına sarıldı.

Anayasa Mahkemesi'nin hakkında verdiği karar sonrası yapılan başvuru üzerine İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hakkında verdiği tahliye kararıyla CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, kaldığı Sincan Cezaevi'nden serbest bırakıldı.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve CHP'li vekiller de Balbay'ı karşılamak için Sincan Cezaevi'ne geldi. Balbay, cezaevi kampüsünde ilk olarak eşine sarıldı, ardından da CHP'li vekillerle kucaklaştı. Balbay'ın cezaevinin kapısından çıkışı sırasında Zülfü Livaneli'nin "Hey Özgürlük" şarkısı çalındı. Çıkışta bir konuşma yapan Balbay şunları söyledi:

"Şu anda yarın öğleden sonra büyük bir olasılıkla mecliste yemin edeceğim. İlk yeminimi meslektaşlarımın aracılığıyla halka yapmak istiyorum; Ben haksızlıklara hukuksuzluklara karşı bundan sonraki hayatımda mücadele edeceğim. İçinden geçtiğimiz süreç, bir sünger çekelim her şeyi unutalım denecek bir süreç değildir. Ama kin güdülecek bir süreç de değil."

TÜRKİYE'YE TESLİM OLACAĞIM

Balbay, "Bütün bu hak gasplarının giderilmesi için bir başlangıç olmasını diliyorum. Her şeyi ailemle yaşadık. Büyük aileme Türkiye'ye teslim olacağım. Gazetem Cumhuriyet'e, Cumhuriyet Halk Partisi'ne teslim olacağım" dedi.

CEZAEVİNDE ÇÜRÜYECEĞİMİZE HİÇ İNANMAMIŞTIK

"5 yıllık tutukluluk süresince, en çok gelecek biriktirdim, bitiremediler" diyen Mustafa Balbay, konuşmasında şunları söyledi: "Biz cezaevinde çürümeyeceğiz. Çürüyeceğimize zaten hiç inanmamıştık. Bu aşamadan sonra artık Türkiye'de, içimdeki duyguyu belki en açık şekliyle anlatmak gerekirse, içeride hapis yatanlara karşı sanki kapıyı ben kapatmış kadar sorumlu hissediyorum. Diyorum ki; açın artık bu kapıları. Türkiye'de artık ne yapacaksak hukuk zemininde yapmak zorundayız. Hukuk zemininde yapacaksak da belki de can güvenliğinden önce Türkiye'de bir hukuk güvenliği sorunu vardır."

BİR GİRDİM BİN ÇIKIYORUM

10 Aralık İnsan Hakları Gününü hatırlatan Balbay, "Dilerim bugün, Türkiye'de maalesef çok uzun zamandır İnsan Hakları Günü olarak kutlanıyordu, ama Türkiye'de neredeyse her gün insan haklamaları günü haline geldi. Türkiye'de bu haksızlıklar giderilmeli. En kötü Meclis bile kapalı bir Meclisten iyidir. Bu Meclisi her şeyin üzerinde tutuyorsak, yarın İnsan Hakları Günü'nde, önümüzdeki dönem için haddimi biliyorum. Her şeyi yapacağım, her şeyin üzerine gideceğim gibi duygular içinde değilim. Ama bir ucundan tutacağım. Halka verdiğim ilk yemin budur. Bir girdim bin çıkıyorum. Bu topluma hep inandım. Toplumdan umudumu hiç kesmedim. Onların bir parçası olacağım. Hukuksuzlukların giderilmesi için ilk yapılması gereken kapıların açılmasıdır."

CEZAEVLERİNDE PİLSEL HABERLEŞME YÖNTEMİ VAR

Cezaevlerinde haberleşme yöntemi olduğunu söyleyen Mustafa Balbay, "Cezaevlerinde haberleşme yöntemi var pilsel diye. Bir koğuştan ötekine pile sarıp mesajınızı tel örgülerin üzerinden atarsınız. Bu mesajlardan birinde 'iki yıldır tutukluyum hala mahkemem sonuçlanmadı' diyordu. Hukuku aramaya halkın da katılması en büyük dileğim. Mahkemeler halk adına karar veriyorsa, o zaman halkın vicdanına, özlemine de karşılık vermek zorundadırlar. 3 bin saat mahkeme karşısında kaldım; Merhaba özgürlük, merhaba Türkiye" diye konuştu.


BALBAY'IN KIZI BABASINA KOŞARAK ÖZLEM GİDERDİ

Sincan Cezaevi'nden tahliye olan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, evine ulaştı. Balbay'ın parti otobüsüyle gelişini gören kızı Yağmur, babasının gelmesini bekleyemeyerek otobüse doğru koşup, babasına sarıldı. Balbay, kendisine doğru koşan kızına sarılarak özlem giderdi.

Kalabalık bir grup Mustafa Balbay'ın evine gelişini bekledi. Balbay evinin bulunduğu sokakta alkışlarla ve sloganlarla karşılandı. Çok sayıda partili ve vatandaş Balbay'ı karşıladı. Mustafa Balbay'ın kızı Yağmur Balbay babasının tahliye olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Cezaevinde olan veya babasından uzak olan kız çocuklarına, bütün çocuklara darısı onların başına diyorum. Umarım onlar da en yakın zamanda babalarına kavuşurlar. Şu anda mutluyum, sevinçliyim, ama bir yandan diğerleri için de üzlüyorum. Onların da çabucak özgürlüklerine kavuşmalarını istiyorum" dedi.

BAĞIRA BAĞIRA SÖYLEDİM BABAM TAHLİYE OLUYOR DİYE

Yağmur Balbay, babasını evde büyük bir heyecanla beklediğini belirterek şunları söyledi: "Cezaevinde babamı karşılamaya gidecektim, ama babamın en büyük isteği, bir gün kapıyı çalması ve benim o kapıyı açmamdı. Ben de onun bu hayalini gerçekleştirmek için burada bekliyorum. Bu tarifsiz bir duygu.  Ben onu heyecanla bekliyorum. Kardeşim çok yorgun, heyecanlandı babam hakkında bir şey duydukça. Kardeşim uyuya kaldı. İlk ben öğrendim tahliye olmasını. Hemen anneannem ile dedemin yanına  koştum. Bağıra bağıra söyledim babam tahliye oluyor diye."


ARINÇ: MAHKEME İSABETLİ BİR KARAR VERDİ

Başbakan Yardımcısı Arınç, NTV’de CHP’li Balbay’ın tahliye kararını değerlendirdi. Başbakan Yardımcısı Arınç, “Öncelikle geçmiş olsun Sayın Milletvekiline, ailesine, çocuklarına, CHP camiasına. Bir milletvekilinin tahliye edilmiş olması memnuniyet sebebi olur" dedi.
2,5 yıl önce uzun tutukluluk sürelerinin hukuka aykırı olduğu yönünde açıklamalarının olduğunu anımsatan Arınç, “Daha sonra milletvekillerimiz için de 'Bunlar milli iradenin sonucu olarak parlamentoya seçildiler, onların yeri Meclis'tir’ diye söylemiştim. Tabii 2-2,5 sene geçti, bu sözleri ben 8-10 yerde tekrarladım. Ama hiçbir kıymeti olmadı” dedi.
Batman'da yapılan bir toplantıda Anayasa Mahkemesi kararına süratle uyulması ve bunun gereğinin yapılması gerektiğini söylediğini anımsatan Arınç, “Bugün mahkeme bence çok isabetli bir karar verdi. Bu kararla da sadece Balbay için değil hem tutuklu milletvekilleri açısından hem de uzun süredir tutuklu bulunan diğer sivil şahıslar bakımından Anayasa Mahkemesi’nin bağlayıcı kararının uygulanabileceğini gösterdi” ifadelerini kullandı.
Hukuk adına kendisinin sevindiğini belirten Arınç, bu konuda “siyasi parti rekabeti” içinde olmamak gerektiğini aktardı. Arınç, “Hukuk herkese lazım, adalet herkes için yol gösterici. Bence gecikmiş de olsa verilen karar kamu vicdanlarını da sevindirmiştir. Bu ve bundan sonrakiler için de hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.


CUMHURİYET YARIN BÖYLE ÇIKACAK:

Mustafa Balbay'ın  tahliye kararının ardından, çalıştığı Cumhuriyet Gazetesi'nde büyük sevinç yaşandı. Gazetenin yazı işlerinde hummalı bir çalışma gözlenirken, Cumhuriyet Gazetesi'in birinci sayfasının mizanpaj çalışmaları devam ediyor. Gazete yarın "Merhaba Özgürlük" manşetiyle bayilerde yer alacak.


ANAYASA MAHKEMESİ KARARI GEREKÇE GÖSTERİLDİ

Ergenekon Davası'na bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu sanık CHP İzmi Milletvekili Gazeteci Mustafa Balbay'ın tahliyesi'ne karar verdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin oybirliğiyle aldığı kararda Balbay'ın avukatlarının 4 Aralık 2013 tarihinde Anayasa Mahkemesi'nin kararının ardından tahliye dilekçesi sunduğu hatırlatıldı. Kararda şu ifadelere yer verildi: "6216 sayılı Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanun Kanunun 'Bireysel Başvuru başlıklı 4ç Bölümünde yer alan 50/2 maddesi uyarınca talep ve dosya ele alınarak duruşma savcılığının talep konusundaki görüşleri alındıktan sonra dava dosyası, talep dilekçesi ve karar sureti incelendi."  Mahkeme Kararında, Anayasa Mahkemesi'nin Balbay ile ilgili verdiği kararıda ayrıntılı olarak yer vererek, "Tutuklanmayı haklı gösterecek somut olay ve bilgi mevcut olmadığı halde tutuklandığı iddiası yönünden açıkca dayanaktan yoksun olması, Adil yargılanma hakkı ile ifade hürriyetinin ihlal edildiği iddiaları yönünden Başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna, seçilme hakkının ihlal edildiği ile tutukluluğun makul süreyi aştığı iddiaları yönünden kabul edilebilir olduğu, tutukluluğunun makul süreyi aştığı iddiasıyla ilgili olarak Anayasa'nın 67. maddesinin 1. fıkrasıyla bağlantılı olarak 19. maddesinin 7 fıkrasının ihlal edildiğine, seçilme hakkının ihlal edildiği iddiasıyla ilgili olarak Anayasa'nın 19 maddesi'nin 7 fıkrasıyla bağlantılı olark 67. maddesi 1. fıkrasının ihlal edildiğine, Başvurucuya 5.000.00 TL manevi tazminat ödenmesine... şeklinde karar verilmiştir" denildi.

4 YIL 9 AY 15 GÜN YARGILAMA KESİNTİSİZ OLARAK SÜRMÜŞ

Yargılamanın ve tutukluluğun uzun sürüp sürmediğinin tespit etmek için yargılamanın adil ve makul sürede bitirilmesi hususunda mahkemenin ve tarafların gerekli özeni gösterip göstermediklerini dikkate almak gerektiği ifade edilen kararda, Ergenekon Davası'nın ilk duruşmasının 20 Ekim 2008'de başladığı, 21 davanın birleştirildiği, 5 Ağustos 2013 tarihinde kararın açıklandığı ve arada geçen sürenin 4 yıl 9 ay 15 gün olduğu belirtildi. 268 sanığın savunmalarının alındığı 151 tanığın dinlendiği ifade edilen kararda, "4 yıl 9 ay 15 günlük yargılama aşaması kesintisiz olarak sürdürülmüştür. Toplam celse sayısı 620'dır. Duruşma tutanaklarının sayısı ise 40 bin sayfadan fazladır. Yargılama sırasında bir kısım sanıklar ve müdafileri yargılamayı aksatacak söz ve davranışlarda bulundukları gibi yargılamayı durduracak şekilde 13 Aralık 2012 , 11 MArt 2013 , 6 Nisan 2013 tarihlerinde olaylar cereyan etmiştir. 8 Nisan 2013 tarihinde duruşma salonunda cereyan eden olaylar haricinde duruşma salonu dışında da olaylar meydana gelince duruşmanın 11 Nisan 2013 gününe ertelenmesine karar vermek gerekmiştir. Hükmen tutuklu sanık Mustafa Balbay'ında içinde bulunduğu pek çok sanık gerek bu olaylar sırasında ve gerekse yargılama boyunca duruşma disiplinini bozucu hareket etmek suretiyle yargılamanın uzamasına neden olmuşlardır" ifadelerine yer verildi.

DAVA EN KISA SÜREDE BİTİRİLMİŞ

Kararda, "Dosyadaki sanık , tanık ve birleşen dosya sayısının fazlalığına, dosyanın karmakarışıklığına, dosyada birçok iddiaların bulunmasına, davanın önemine, yargılama sırasında yargılamayı aksatacak ve durduracak duruşma disiplinine ve düzenine aykırı söz ve davranışların ve olayların çokluğuna rağmen dava olabilecek en kısa sürede bitirilmiştir. CMK'nın 102/2 maddesinde TMK kapsamı dışında kalan suçlara bakmakla görevli Ağır Ceza Mahkemelerinde tutuklu sanıklar için ön görülen azami 5 yıllık tutukluluk süresi dahi geçirilmeden sonuçlandırılmıştır. Nitekim bizzat Anayasa Mahkemesi'ne itirazda bulunan hükmen tutuklu Mustafa Ali Balbay mahkememizin 17 Aralık 2012 tarihli duruşmadaki beyanında; ' Şimdi siz bizi ikinci davanın sanıkları olarak 272 celsedir yargılamaktasınız. Birinci iddianamenin sanıklarını a 250 celse yargıladınız. İnternet Andıcı, Islak İmza ve Aydınlık Gazetesi sanıklarını da 50 celse yargıladınız. Bunların toplamı 600 celse ediyor. Türkiye'de bir ağır ceza mahkemesinin yılda 4 kez duruşma yapıldığı dikkate alırsanız siz 150 yıldır yargılama yapmaktasınız" şeklinde beyanda bulunmuştur.

BALBAY'DA DEVLET SIRRI MAHİYETİNDE 435 BELGE BULUNDUĞU TESPİT EDİLMİŞ

Mustafa Balbay'ın Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmek, devlet sırrı mahiyetindeki belgeleri temin etmek, yasaklanan bilgileri temin etmek suçlarından toplam 34 yıl 8 ay hapis cezasına çarpırıldığı hatırlatılan kararda şu ifadelere yer verildi: "Mustafa Balbay'a ait bilgisayar hard diskinin içerisinde Devletin güvenliği, iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibari ile gizli kalması gereken bilgileri içeren devlet sırrı mahiyetindeki 435 belge bulunduğu tespit edilmiştir. Yine yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklamasını yasakladığı belgeler ve niteliği bakımından gizli kalması gereken 16 adet belge bulunduğu anlaşılmıştır" denildi.

Kararda, "Hükmen tutuklu sanık Mustafa Balbay'ın Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğu 26 Aralık 2012 tarihi itibariyle 3 yıl 9 ay 20 gün, Anayasa Mahkemesinin kararını açıkladığı 4 Aralık 2013 tarihi itibariyle 4 yıl 8 ay 28 gün tutuklu bulunduğu anlaşılmaktadır. Yani kanunda ön görülen 5 yıllık azami süre her iki durumda da dolmamıştır. Anayasa Mahkemesi, Devlet Aleyhine işlenen cürümler kapsamında suç işlemiş olduğuna dair karar verilmiş olsa ve bu sanıklar tutuklandıkları tarihte milletvekili olmasalar dahi seçilmiş milletvekilli sanıkların tutuklu bulundulmasını makul sürenin aşılmış olduğu şeklinde yorumlanmıştır. Kanunun bu açık hükmü karşısında Anayasa Mahkemesi'nin tutuklulukta makul sürenin aşıldığı yönündeki kararının seçilmiş milletvekillerine özgü olara ve seçilme hakkı dikkate alınarak verilmiş bir içtihat özelliği taşıdığı anlaşılmaktadır. Anayasamızın 153/ son maddesine göre Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete'de hemen yayınlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını gerçek ve tüzel kişileri bağlar. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki Kanunun 66/1 maddesine göre 'mahkeme kararları kesindir. Mahkeme kararları devletin yasama ,yürütme, yargı organlarını, idare makamlarını gerçek ve tüzel kişileri bağlar.

Her ne kadar gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları ve gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları gereği, mahkemenin hüküm verdikten sonra hükmen tutukluluğuna karar verdiği sanıklarla ilgili herhangi bir tasarrafu söz konusu değilse de; Anayasa mahkemesinin bu kararının şekil olarak ifade ettiği öncelik ve bağlayıcılığı dikkate alınarak hükmen tutuklu sanık Mustafa Balbay'ın tahliyesine,  kısa kararımızda hakkında tahliye kararı verilen diğer sanıklar gibi verilen ceza miktarı dikkate alınarak yurt dışına çıkış yasağı şeklinde hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına mütaalaya uygundur olarak karar verilmiştir. "denildi.

YURTDIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI VAR

Mustafa Ali Balbay tahliyesine karar vererek, Balbay hakkında yurtdışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi. 3 sayfalık karar oy birliğiyle alındı. Balbay'ın avukatları Anayasa Mahkemesi'nin aldığı karar üzerine tahliye dilekçesini mahkemeye sunmuştu. Avukat Oktay Yılmaz mahkemenin kararını duruşma salonu önünde açıkladı. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net