Ergenekon’un öteki yüzü hâlâ karanlıkta!

Fotoğraf: AA

Ergenekon’un öteki yüzü hâlâ karanlıkta!

Ergenekon savcılarının, Kürt illerinde gerçekleşen faili meçhullerle ilgili açılan birçok davaya, Ergenekon örgütü ile faili meçhul cinayetlerin bağlantısını ortaya koyan deliller gönderdiği ortaya çıktı. Yargılama süreci boyunca Ergenekon örgütünün halka karşı işlediği suçlar görmezden gelindi.

Eda Yıldırım
İstanbul

Ergenekon savcılarının, Kürt illerinde gerçekleşen faili meçhullerle ilgili açılan birçok davaya, Ergenekon örgütü ile faili meçhul cinayetlerin bağlantısını ortaya koyan deliller gönderdiği ortaya çıktı. Ergenekon iddianamelerinde de yer alan bu delillere rağmen, beş yıl süren yargılama süreci boyunca Ergenekon örgütünün halka karşı işlediği suçlar görmezden gelindi. Yargılama sadece AKP iktidarına yönelik darbe girişiminde bulunma, devletin varlığını ve birliğini bozma suçlaması ekseninde yürütüldü, sanıklara da sadece bu suçlar nedeniyle ceza verildi.

Avukat Gülçin Avşar’ın geçtiğimiz günlerde TESEV tarafından yayınlanan “Ergenekon’un Öteki Yüzü: Faili Meçhuller ve Kayıplar” başlıklı raporunda Fırat’ın doğusunda kalan, ama hem yargı hem de iktidar tarafından yok sayılan Ergenekon’u bir kez daha gözler önüne serdi.
Raporla birlikte, Ergenekon ile 1990’lı yıllarda Kürt illerinde gerçekleşen faili meçhul olayların sorumlusu JİTEM, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Susurluk ve Yüksekova Çetesi gibi örgütlerle arasındaki ilişki tekrar gündeme taşındı. Raporda dikkat çeken en önemli nokta Ergenekon iddianamelerini hazırlayan Savcı Zekeriya Öz’le yapılan görüşme oldu. Bu görüşmeye göre, Ergenekon hakimlerinin yargılamaya dahil etmekten ısrarla kaçındığı Ergenekon örgütü ile faili meçhul cinayetlerin bağlantısını ortaya çıkaran deliller, faili meçhullerle ilgili açılan soruşturmalarda kullanılmak üzere Malatya, Diyarbakır, Van, Erzurum ve Adana Özel Yetkili Mahkemelerine gönderildi.

BAĞLANTI KURULUYOR CEZA VERİLMİYOR

Ergenekon’un birinci iddianamesinin 98. sayfasında, Ergenekon ve faili meçhul olayların bağlantısı şu şekilde belirtiliyor: “PKK, DHKPC, HİZBULLAH terör örgütleriyle alakalı olarak birçok istihbari raporun bulunması, geçmiş dönemde öldürülen birçok faili meçhul olayın maktulleriyle alakalı bilgi ve istihbarat notlarının yine Veli Küçük’te bulunmasının dikkat çekici olduğu. Yine öldürülen bazı şahıslarla alakalı olarak Veli Küçük’ün ajandalarında ayrıntılı bilgilerin bulunduğu...”

Ergenekon davasında iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 117 yıl hapis cezasına çarptırılan Emekli Tuğgeneral Veli Küçük hakkında, birinci iddianamede, 1990’lı yıllardaki faili meçhul olayın sorumlusu JİTEM’in de kurucusu olduğu ve iki yıl başkanlık yaptığı yer alıyor. Yine Küçük’ün ve davanın diğer sanıkları olan Muzaffer Tekin ve Zekeriya Öztürk’ün evinden çıktığı iddia edilen “Ergenekon Analiz, Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi 29 Ekim 1999” isimli belgede Ergenekon’un belli dairelerden oluşan sivil, asker karışık bir yapılanma olduğu, örgütün JİTEM’in deneyimlerinden de yararlandığı belirtiliyor. Ayrıca davada tanık olarak ifade veren Devrimci Karargah davasından hüküm giyen Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı da, verdiği ifadede Küçük’ün JİTEM’in kurucusu olduğunu söyledi.

Yine Ergenekon birinci iddianamesinde yer alan MİT raporuyla Eski Başbakan Tansu Çiller’in de sorumlusu olduğu JİTEM cinayetlerine yer veriliyor. MİT’in raporunda eski PKK itirafçısı ve adı Hakkı Kaya, Abdülkerim Zoğurlu, Zana Zoğurlu gibi isimlerin infazında geçen Muhsin Gül de ifadesinde, Kürt Siyasetçisi Vedat Aydın, Kürt Aydını Musa Anter, Kürt İş Adamları Behçet Cantürk ve Savaş Buldan, DEP Mardin Milletvekili Mehmet Sincar’ın öldürülmesi, Özgür Gündem gazetesinin bombalaması gibi pek çok olayın failinin “Yeşil” kod adlı JİTEM Çalışanı Mahmut Yıldırım olduğunu belirtiyor.

DİNK VE SANTORO CİNAYETLERİNDEKİ ÖRGÜT BAĞLANTISI

Ergenekon örgütünün sadece Kürtlere yönelik değil, Zirve Yayınevi saldırısı, Hrant Dink ve Rahip Santoro cinayetleriyle de bağlantısı olduğu sıkça dile getirildi. Zirve Yayınevi cinayeti kapsamında gizli tanık olarak dinlenen bir JİTEM çalışanı ifadesinde, Ergenekon sanıklarından Hurşit Tolon’un TSK bünyesi içinde Türkiye’deki farklı etnik kimlik ve inançlarla ilgilenmek üzere Türkiye Ulusal Stratejiler ve Harekât Dairesi (TUSHAD) adında bir birim kurduğunu, TUSHAD’ın Ergenekon faaliyetlerinin bir yansıması olduğunu, Beyaz Kuvvetler, Siyah Kuvvetler ve JİTEM’in de Ergenekon içerisinde yer aldığını ve tamamen bu örgüte bağlı olarak faaliyet gösterdiğini söyledi. Yine Zirve Yayınevi saldırısı, Hrant Dink ve Rahip Santoro cinayetlerinin Ergenekon tarafından işlendiğini ifade etti.

FAİLİ MEÇHULLERİN ERGENEKON’LU SANIKLARI

Ergenekon sanıklarından ismi faili meçhul olaylarda geçen ve bu olaylarla ilgili yargılananlar şöyle:

* Ergenekon davasında müebbet hapis cezasına çarptırılan Hurşit Tolon, aynı zamanda Zirve Yayınevine yönelik saldırının şüphelileri arasında yer alıyor. Yine bu davada Ergenekon’da müebbet hapis cezası alan Eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur ve Eski 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız da davada şüpheli olarak ifade verdi.

* Ergenekon davası sanıklarından Albay Cemal Temizöz ve 6 kişi, Şırnak’ta 20 kişinin ölümünden sorumlu oldukları gerekçesiyle müebbet hapis cezası istemiyle yargılanıyor.
* Şırnak Görümlü köyünde 20 yıl önce 6 kişinin kurşuna dizilmesi olayında dönemin tabur komutanı Ergenekon hükümlüsü Mehmet Zekeriya Öztürk idi. Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada dönemin 23. Jandarma Tümen Komutanı Mete Sayar, Görümlü 1. Mekanize Piyade Tabur Komutanı Emekli Albay Hasan Basri Vural, 3. Bölüm Tim Komutanı Üsteğmen İbrahim Kıraç, Yüzbaşı Murat Ali Yıldız, Teğmen Serdar Tekin ve 2. Komando Tabur Komutanlığından Tansel Erok ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanıyor.
* Ergenekon davasında 22 yıl 6 ay hapis cezası alan Tuğgeneral Levent Ersöz’ün adı da 1990’lı yıllarda Şırnak Silopi’deki kayıplarla anılıyor. Bunun yanı sıra 2001 yılında Silopi HADEP İlçe Başkanı Serdar Tanış ve HADEP Üyesi Ebubekir Deniz, Ersöz’ün komutanı olduğu Alay Komutanlığına girdikten sonra bir daha kendilerinden haber alınamadı.
* Ergenekon davasında 29 yıl 3 ay hapis cezası alan Emekli Albay Hasan Atilla Uğur hakkında da Mardin Kızıltepe Savcılığı tarafından Uğur yönetimindeki JİTEM ekibinin işlediği 12 faili meçhule ilişkin fezleke hazırlandı. Ayrıca yapılan kazılarda Uğur’un sorumlu olduğu düşünülen faili meçhul cinayetlere ait başka kemiklere de ulaşılmıştır.
* Musa Anter davasında mahkeme heyeti, JİTEM’in kurucusu olduğuna dair beyanları bulunan Ergenekon Davası sanıklarından Emekli Albay Arif Doğan’ın evinde bulunan JİTEM belgelerini talep etti.

www.evrensel.net