03 Aralık 2013 07:16

Kadınlar deneyimlerini tartıştı

HDK Kadın Meclisinin düzenlediği “Cinsiyetçilik, Şiddet, Savaş ve Rojava Deneyimi” başlıklı panelde kadınlar, şiddetin bütün biçimlerini ve buna karşın mücadeleyi tartıştı.

Kadınlar deneyimlerini tartıştı
Paylaş

Duygu AYBER
İstanbul


HDK Kadın Meclisinin düzenlediği “Cinsiyetçilik, Şiddet, Savaş ve Rojava Deneyimi” başlıklı panelde kadınlar, şiddetin bütün biçimlerini ve buna karşın mücadeleyi tartıştı.

HDK Kadın Meclisinin Şişli Kent Kültür Merkezinde düzenlediği panelde açılış konuşmasını HDP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel yaptı. Tuncel, “Kadınlar olarak ideolojik saldırıya karşı ideolojik savaşmalıyız. Bugün parlamentoda kadın milletvekili sayısı artmışsa, kadınların mücadelesi ile ilgili bir durumdur” dedi. Panelin “Kadına Yönelik Şiddet, Cinsiyetçilik, Muhafazakarlık” adlı ilk oturumunda konuşan Avukat Hülya Gülbahar, hizmet ve itaat etmek anlayışının bir sonucu olarak kadına şiddetin ortaya çıktığını belirtti. Gülbahar, kadına karşı şiddetin temelinde toplumsal eşitsizliğin olduğunu ve eşitsizlik ortadan kaldırıldığı sürece kadına yönelik şiddetin azaltılabileceğini ifade etti. Devletin açıkladığı şiddet rakamlarının gerçeği yansıtmadığına dikkat çeken Gülbahar, “Şimdi ise toplumsal cinsiyet kelimesinin bütün devlet politikalarından çıkarıldığı günler yaşıyoruz” dedi. Yazar Ayşe Düzkan da muhafazakar devlet anlayışının kadınları esnek çalışma biçimleri ile hem eve bağımlı hem de ucuz iş gücü olmaya zorladığını ifade etti. Avukat Sevda Bayramoğlu ise, “mobbingin temel amacı kişiyi sindirmek ve özgüvenini ortadan kaldırmaktır. O kadar sinsi bir şiddet ki, dayak, taciz, tecavüz gibi bilinen ve görünür şiddet değildir” dedi.

‘BEDENLERİMİZDEN ELİNİZİ ÇEKİN’

Panelin ikinci oturumunda Tiyatro Oyuncusu, Transeksüel Esmeray nefret suçları, homofobi, transfobi ve cinsiyetçilik üzerine sunum yaptı. Esmeray, transeksüel cinayetlerde katil kadar yargının da suçlu olduğunu ifade etti. Eğitim sistemi asker yetirdiğini belirten Esmeray, “Herkesin cinsel organı ne kadar mahremse, benimki de o kadar mahrem. Elinizi çekin bedenlerimizden” dedi.

Doç. Dr. Nazan Üstündağ, savaş ve militarizmin erkekliği kışkırttığını, kadınları da eve kapattığını belirterek, “Kadınların şiddete maruz kalmasının meşrulaştığı bir durum oluşuyor” dedi. Üstündağ, müzakere süreçlerinde kadınların eşit temsilinin sağlanması gerektiğine vurgu yaptı. “ Avukat Meriç Eyüboğlu ise, işkence ve tecavüzün devlet eliyle yapıldığı dönemlerden Gezi süresine geçildiğini söyledi. Eyüpoğlu, Gezi’de de en yaygın olarak kullanılan metodun gözaltında çıplak arama olduğunu hatırlattı.

KADINLAR BİRLİKTE MÜCADELE EDİYOR

Suriye’de süren savaşın kadınlar üzerindeki etkisi ve Rojava’da kadınların öncülük ettiği devrim ile mücadele deneyimlerini Yekitiya Star Sözcüsü Helime Yusif, anlattı. Devrimden öncesinde dayanan bir hazırlık çalışmalarının olduğunu hatırlatan Yusif, “Devrimde de Kürt ve Arap kadını birlikte mücadele edebiliyor” dedi. Rojavalı kadınların bir inisiyatif oluşturduğunu ve bu inisiyatifin Anayasa niteliği taşıyan bir metin çıkardığını anlatan Yusif, 24 madden oluşan metninde Arap ve Süryanileri de kapsadığını belirtti.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Ukrayna’da yeniden bir ‘Turuncu Devrim’ olur mu?

SONRAKİ HABER

Faiz için Merkez Bankası her ay toplanacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa