Karayolları işçilerinden Yol-İş\

Karayolları işçilerinden Yol-İş'e tepki

Yargıtayın, karayollarında çalışan taşeron işçilerin Karayollarının asli işçisi olduğu yönünde karar vermesine rağmen halen taşeron işçi olarak çalıştırılmalarına tepki gösteren işçiler, Yol-İş Sendikasını da duruma tepkisiz kalmakla suçladı.

Kemal Özer

Yargıtayın, karayollarında çalışan taşeron işçilerin Karayollarının asli işçisi olduğu yönünde karar vermesine rağmen halen taşeron işçi olarak çalıştırılmalarına tepki gösteren işçiler, Yol-İş Sendikasını da duruma tepkisiz kalmakla suçladı.

Dersim  86. Şube Şefliği önünde bir araya gelen işçiler Yargıtay kararının hayata geçirilmesi istemi ile bir basın açıklaması düzenledi. İşçiler adına açıklama yapan Ender Cevahir, Yol-İş Sendikasının yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen herhangi bir tepki vermemesinin düşündürücü olduğunu söyleyerek, “Yol-İş Sendikası 8 bin taşeron işçisi adına dava açmış, Mahkeme, karayollarında çalışan taşeron  işçilerinin karayollarının asli işçisi olduğu hükmüne varmıştır. Yargıtay da bu kararı onamıştır” dedi.

Ellerindeki mahkeme kararına rağmen davayı kazanan işçilerin karayollarında halen taşeron işçi olarak çalıştırıldığını ifade eden Cevahir, “Davayı kazanmış işçilerin kara yolları işlerinde taşeron işçisi olarak çalıştırılmaları anayasal olarak suçtur. Mahkeme kararına rağmen kara yollarının işlerini ihaleye açanlar, ihale sözleşmesine uyulup uyulmadığını dahi kontrol etmeyerek, hatta zaman zaman karayollarının asli çalışanlarını ve kamuya ait olan karayollarının iş makinelerini taşeron firmanın zamanında yetiştiremediği işlere göndererek  suç işlemektedir” diye konuştu.

‘SENDİKANIN TEPKİ VERMEMESİ UTANÇ VERİCİ’

Yol-İş Sendikası yöneticilerinin bütün kirlilikleri, çarpıklıkları, ihalelerdeki usulsüzlükleri biliyor olmalarına rağmen herhangi bir tepki vermemesinin utanç verici olduğunu ifade eden Cevahir; “Geçtiğimiz günlerde sendika merkezinden şube temsilciliklerine bir faks geldi. Bu faksta bizden talep edilen şey, gelen faksı fotokopiyle çoğaltıp sayfalarını her birinin altına adımızı soyadımızı yazarak Başbakanlığa fakslamamızdı. Yazı özet olarak kadro karşılığında geçmiş haklarımızdan vazgeçeceğimiz yönündeydi. Bu durum yıllarca sendikal mücadele vermiş, hatta bu mücadelede hayatını kaybetmiş işçilerin kimliklerini yaşayanların ise vicdanlarını sızlatır niteliktedir. Biz Dersimli taşeron işçiler olarak örgütlenip kenetlenmek ve birlikte hareket etmekten başka çaremiz olmadığın farkındayız. Ancak tabi olduğumuz sendikal yapının yöneticilerinin, yaşamsal hak ve taleplerimizi ortaya koyarken, yalvaran, onursuzlaştıran cümlelerini, biz tabandaki işçilere reva görmüş olmasını utanç verici buluyoruz” dedi. (Dersim/EVRENSEL)

www.evrensel.net