Kadın istihdam paketi: Güvencesizlik ve geleceksizlik

Fotoğraf: Evrensel

Kadın istihdam paketi: Güvencesizlik ve geleceksizlik

Güvenli iş ve güvenli bir gelecek; özlemimiz, mücadelemiz, umudumuz ve insanca yaşam hakkımızın bir gereği bu.Oysa güvenli bir işe ve geleceğe açılan kapılar nicedir kadınlara kapalı tutuluyor. Ülkemizde kadınların yarısından fazlası zaten kayıt dışı, düşük ücretli, güvencesiz ve kuralsız çalışıyor. Daha doğrusu bu çalışma ve sömürü koşullarına boyun eğmek zorunda kalıyor.

Güvenli iş ve güvenli bir gelecek; özlemimiz, mücadelemiz, umudumuz ve insanca yaşam hakkımızın bir gereği bu.
Oysa güvenli bir işe ve geleceğe açılan kapılar nicedir kadınlara kapalı tutuluyor. Ülkemizde kadınların yarısından fazlası zaten kayıt dışı, düşük ücretli, güvencesiz ve kuralsız çalışıyor. Daha doğrusu bu çalışma ve sömürü koşullarına boyun eğmek zorunda kalıyor.
Bugün AKP hükümetinin meclise getirmeye hazırlandığı kadın istihdamı yasa taslağı, işte kadınların çoğuna zaten kapatılmış bu kapıyı iyice geçilmez bir hale sokan düzenlemeler öngörüyor.
Kadınlar için uygulamada süregelen kuralsız çalışma koşullarını tüm çalışanlar için “yasalaştırmayı” hedefleyen bir kadın istihdam paketi ile karşı karşıyayız.
Elbette bu bize böyle sunulmuyor. Her kadının ihtiyacına uygun çeşitli çalışma biçimlerinden birini seçebileceğinden, doğum izinlerinin arttırılacağından, kreş yardımlarından, kısmi SGK primi ödemelerinden vb. söz ediliyor bolca. Oysa bunlar, ya hiçbir yaptırımı olmadığından kâğıt üzerinde bırakılacak ya da bir gecede geri alınıverecek pamuk ipliğine bağlı düzenlemeler sadece.
Şu an yasada var olan kreş zorunluluğu gibi mesela. Yasal zorunluluğu olmasına karşın yüzlerce kadın çalıştıran fabrikalarda işverenler kreş açmıyor. Denetim var mı? Yok. İşverene herhangi bir yaptırım var mı? Yok. Kreş isteyen, sendikalaşan kadına ne oluyor? Kapı dışarı ediliyor!
Nasıl süslerlerse süslesinler bu paketin kadınlara vaat ettiği tek şey var: Güvencesizlik, yani geleceksizlik! Bu paketin çelik çekirdeği, esnek, kuralsız ve örgütsüz çalışmayı yasalaştırmaktır.

KADIN EMEKLİ OLAMAYACAK
Bu paket ile kadınlara sunulan tek seçenek, daha çok çocuk doğurarak ülkenin gelecekteki ucuz işgücünü yaratmak. Bunun için de kamu olsun, özel sektör olsun çalışma hayatındaki varlığının ancak geçici sürelerle, kısmi süreli ve düşük ücretli, düşük kariyerli bir çalışma olmasını kabullenerek, emeklilik hakkı dâhil her türlü kazanılmış hakkından vazgeçmektir.
Bunun diğer bir sonucu da, kadınların aileye mahkûm edilerek, iş yaşamındaki ve evdeki cinsiyetçi iş bölümünün derinleştirilmesidir.
Paket, evden ya da uzaktan çalışmaya olanak tanıyacak. Bugün uygulamada var olan ev eksenli çalışma, çağrıya bağlı çalışma, evden yürütülen büro işleri vb. gibi çalışma biçimleri çok düşük ücretli, emekliliği hayal olmaktan çıkaran, sendikalaşmanın önüne de geçen işlerdir.
Pakette öngörülen bir diğer düzenleme kısmi zamanlı çalışma. Çocuklu kadınlara öncelikle kamuda (yoğunlukla), sonra özel sektörde (zamanla) part-time/kısmi çalışma getiriliyor. Kamuda çalışan kadınlara her bir doğum için tam 69 ay (5,75 yıl!) boyunca, günde 4 saat kısmi zamanlı çalışma öngörülüyor.
Özel sektörde (şimdilik!) ilk çocuğunu yapan kadın için 2 ay ile sınırlı olarak; ikinci çocuk için 4 ay ve üçüncüsü için 6 ay süreyle “part-time işçilik” statüsü getiriliyor. Bu sürelerde işveren yarım maaş, devlet de geri kalanını ödüyor. Peki bu paraların kaynağı ne olacak? İşsizlik Sigortası Fonu. Yani doğrudan bizim cebimizden karşılanacak.
Bu arada, kadının kaç saat çalıştırıldığını, ücret kaybını vb. denetleyecek bir mekanizma da yok! Bu da, uygulamanın özel sektörde işverenlerin keyfi tutumlarına bırakılacağı anlamına geliyor.
Kadınların büyük bir bölümü böyle çalışırsa emekli olamayacak. Çalışsalar bile kocalarının sağlık sigortasına, emekli maaşlarına mecbur kalacaklar. Bu aynı zamanda kadınların ev içindeki konumunu daha da ikincilleştirecek, cinsiyetler arası uçurumu körükleyecek.
Kadın istihdamı paketi diye sunulan ama kadın emeği sömürüsüne dayanan;  kadını düzenli, güvenceli işler yerine, anneliğe ve ev kadınlığına hapseden; kısmi zamanlı düşük ücretli sermaye çalışanı yapan bu pakete kadınların esastan itirazı var.

Özel istihdam büroları
Esnek çalışma biçimleri genel olarak emeğin; özel olarak da kadın emeğinin sömürü alanının genişletilmesine yol açacak olan “özel istihdam büroları” üzerinden uygulamaya sokulacak. İşverenler, bu bürolar aracılığıyla doğum iznine giden kadının yerine (en fazla 6 ay süreyle) geçici işçi bulabilecek, yani işçi kiralayacak. Bu “geçici işçilerin” büyük çoğunluğunun yine kadınlardan oluşacağını tahmin etmek zor değil.
Tüm işçi ve emekçilere daha fazla kölelik koşullarını dayatacak olan bu sistem, İş Yasası’na göre işçiden bile sayılmayan ev işçisi kadınların üzerinden meşrulaştırılmak isteniyor. Kadınlar için kısmi zamanlı çalışmayı özel istihdam bürolarına bağlayan bu yasa, bizlere kölelik koşullarında çalışmayı vaat ediyor; başka bir şey değil.

Kadın işine geri dönecekmiş
İşveren doğum iznini ücretli veya ücretsiz olarak tamamlayan işçiyi en geç iki ay içinde eski konumunda veya benzeri yerde derhal istihdam edecekmiş!
Doğum izninden dönen kadın için işe alınma zorunluluğu, (bunca annelik propagandalarına rağmen) Türkiye’nin (nedense hala!) imzalamadığı İLO 183’de (Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Annelik Koruması Sözleşmesi) zaten var. Peki pakette, bu sözleşmede öngörülen, işverenin kadını işe alıp almadığını denetleyecek bir mekanizma var mı? İşte o da yok!..
Ayrıca pakette, doğum yapıp yasal izin süresinden sonra işe dönen kadın işçiler için, başka bir kötü sürpriz var, bu izinler nedeniyle, emzirme izinleri kaldırılıyor!

KADINLAR EMEKLERİ İÇİN BİRARADA!
Kadın İstihdamı Paketi’ne karşı, kadınların eylem ve söz birliğini oluşturmak üzere Kadın Emeği Platformu kuruldu. İstanbul’da DİSK, KESK ve TTB’nin çağrısıyla yapılan toplantılarda kurulan platformda sendikaların yanı sıra kadın örgütleri, siyasi partiler, feministler, bağımsız kadınlar ve akademisyenler de var. Platform, 2 Kasım’da İstanbul’da bir forum düzenleyecek.

www.evrensel.net