08 Kasım 2013 13:33

KESK’in kadının gücüne ihtiyacı var

KESK Kadın Meclisi 5-6 Ekim’de konfederasyonun kadın politikalarına yön vermek ve önceki toplantıdan bu yana geçen süreci değerlendirmek üzere toplandı. Hem katılımcıları hem de düzenleyicileri hayal kırıklığına uğratan toplantıya 221 kadının katılması gerekirken, katılım 60 civarında kaldı.Peki katılımın –aslında ilginin- bu kadar az olması neyi gösteriyor?

KESK’in kadının gücüne ihtiyacı var
Paylaş

Özgül KAHRAMAN
Eğitim Sen Sakarya Kadın Sekreteri

KESK Kadın Meclisi 5-6 Ekim’de konfederasyonun kadın politikalarına yön vermek ve önceki toplantıdan bu yana geçen süreci değerlendirmek üzere toplandı. Hem katılımcıları hem de düzenleyicileri hayal kırıklığına uğratan toplantıya 221 kadının katılması gerekirken, katılım 60 civarında kaldı.
Peki katılımın –aslında ilginin- bu kadar az olması neyi gösteriyor?
Genel olarak baktığımızda işyerlerinden kopuk bir şekilde alınan kararların, yapılan toplantıların bu önemli tartışma süreçlerine ilgiyi azalttığı ortada. Ne kadar iyi niyetle hazırlanmış olursa olsun işyerlerindeki kadınların günlük sorunlarına değmeyen hiçbir çalışma maalesef hayatta karşılık bulamıyor.
Sendikal örgütlenmenin ilk yıllarında kurulan işyeri kadın komisyonlarının, delegelerinin oluşturduğu şube kadın komisyonları aracılığıyla kararlar tabanda alınarak merkezileşirdi. Şimdi ise merkezin karar alıp tabana dayattığı bir hal aldı. Giderek yönetimlerin kitle bağı koptu, bu da mücadeleye katılımı zayıflattı.
KESK Kadın Meclisi’nin bu toplantısına iki ana gündem damgasını vurdu. Bölgede yaşanan sorunlar ve buna bağlı olarak Rojova özelinde Kürt sorunu ile AKP’nin içi boş demokratikleşme paketine pek çok konuşmacı değindi. Gezi olaylarının ortaya çıkardığı olumlu enerji ile Kürt sorununun çözümünde batı ile doğu arasındaki kopukluğun bir nebze giderildiğine inanç yoğun bir şekilde dile getirildi. Şu açıkça görüldü ki AKP’nin demokratikleşme paketinden umudu olan kesimler büyük hayal kırıklığına uğramış.
Türban tartışması üzerinden AKP’nin toplumu muhafazakarlaştırma politikaları ve buna karşı alınacak önlemler de toplantının sık dile getirilen konuları oldu. Türbanın bir özgürlük meselesi olup olmadığı tartışılırken kadın bedeni üzerinden yürütülen neoliberal politikaların etkisine dikkat çekildi. Bu arada türban konusunda farklı görüşlerin olduğu da ortaya çıktı.
Sendikalar üyelerinin farklı görüşlere rağmen ortak mücadeleyi örgütleyebilmeli. Toplumun kendisine dayattığı rolleri özümsemiş olan  kadınlarımızın kabuklarını kırmaları için mutlaka etkili yöntemler geliştirilmeli. Kadınların sendika binalarında kendilerini rahat hissedebileceği alanların yokluğu, sendikaların öz yapılarından uzaklaşması ve bunun sendika binalarının dizaynında görülen etkisi kadınların bu mekanlardan uzak durmasına sebep oluyor. Kadın çalışanlar işten çıkar çıkmaz çocuk bakımı, yaşlı bakımı ve ev işlerini düzenlemek için evlerine koşuyor. Önümüzde bu kadar engel varken onları aşmak için kadın örgütlenmesine özel bir önem vermeliyiz. Bu yüzden bizim sendika çalışmalarını mesai saatleri içinde ve işyerlerinde sürdürmemiz gerekli.
Kongre süreçlerinde kadınların işyeri temsilcisi, delege hatta yönetici olmaları için özel bir çaba sarf etmeliyiz. Kadınların örgütlü gücüyle KESK’in içinde bulunduğu durumu da, kadın hareketinin durumunu da değiştirebiliriz.
 

ÖNCEKİ HABER

Pembeyle mavi aslında...

SONRAKİ HABER

8 Aralık mitingine çağrı: Taleplerimizle alanda olalım

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa