Batsın bu dünya!

Batsın bu dünya!

Cübbeli Ahmet Hoca ismini bilmeyeniz yoktur. Önce youtuba "komik" başlıklı videolarla tanıdık onu. İçinde kadınları anlatan vaazları ile dikkatleri çekmeyi başardı. Kanal kanal gezdi kadınların nesi "haram" nesi "makbul" anlattı. Hatta öyle bir performans çıkarttı ki Cübbeli, ekranların aranan şovmeni oldu...

Serpil SAVUMLU
Cübbeli Ahmet Hoca ismini bilmeyeniz yoktur. Önce youtuba "komik" başlıklı videolarla tanıdık onu. İçinde kadınları anlatan vaazları ile dikkatleri çekmeyi başardı. Kanal kanal gezdi kadınların nesi "haram" nesi "makbul" anlattı. Hatta öyle bir performans çıkarttı ki Cübbeli, ekranların aranan şovmeni oldu.
Ekranlardan vazgeçmedi
Tutuklanması ile birlikte "aaaa bak, konuşuyo ama kadınlarla birlikteymiş" haberleri yapılan Cübbeli Hoca'nın adının da esasen Ahmet Mahmut Ünlü olduğunu öğreniverdik. Kimisi "iftira" dedi kimisi Cübbeli'nin kendisine fuhuş sektörü yarattığını yazdı. Cübbeli'de ifadelerinde bir komploya gittğini söyledi. Gün geçti cezaevi önünden karşılanan Ahmet Hoca, cezaevi zamanlarından bugüne yine ekranlardaki koltuğundan vazgeçmedi. Gazetecilik başarısı ile kesilip biçilen Cübbeli'nin söylemleri haber sitelerindeki yerini almaya devam ediyor.
Neden?
Şimdi neden böyle bir yazı? Neden Cübbeli? diye soranları da merakta bırakmak istemeyiz... Çünkü kadınlar üzerinden konuşmayı seven ve her cümlesini de neredeyse kadınlarla "süsleyen" Hoca'nın izleyicilerinin büyük bir kısımının kadınlar olduğunu öğrendik. Hatta öyle ki kadınlar programlardan sonuçlar çıkarıp kendi aralarında tartışıyorlar. Demek ki gerçekten hedeflenen yerini buluyor.
Kadınlarla çalışma reddedilmeli
Örneğin AKP Hükümeti'nin teşvik paketinin sıkça tartışıldığı şu günlerde Cübbeli Hoca "kadınların çalışması caiz midir?" sorusuna yanıt veriyor. Üstelik programın sunucusu bu soruyu yöneltirken "çokça gelen sorulardan biri de" demeyi unutmuyor. Elbette soruya verilen cevap bizi yanıltmıyor. Çünkü zaten İslam dayanak yapılarak kadınlar üzerinden farklı bir pratik geliştirilmeye çalışıldığına herkes aşikar. "Kadın evde çalışır, kadınlar arasında çalışır, erkeğin bulunduğu yerlerde sorunlar var" diye yanıtı yapıştıran Cübbeli Hocamız, bakın yeni üretilen sisteme ne kadar yakın: Bir erkekle kadının yanyana durması "halvete" neden olabileceğinden kadının evde olması gerekli. Sadece elleri görünecek kadının açık  da olsa kapalı da olsa şehvetle dolu olduğunu söyleyen Cübbeli Ahmet, esasen erkeklerin "günaha" girmesini istemiyor. Eee ne de olsa kadın bedeni "haram" ve her duruşuyla davetkar... Zira kadının böyle çalışması da haram kazanç. Erkeklerin de dolayısıyla kazancının harama girmemesi ve günaha girmemeleri için kadınlarla çalışmayı reddetmesi gerekiyor.
Neler olur neler olmaz?
Araya sıkıştırılan fıkralar taaaa Osmanlı'dan günümüze aktarılan "büyüklerin" yaşanmışlıkları. Ekranlarda soru soranların salyaları saça saça kahkaha atmaları bir yana, 70 yaşındaki kadının cinsel arzu duymasını anlayamamaları, bunu hayret içinde dinlemeleri, ilgiyle dalga geçmeleri de bir yana Cübbeli, kadınların telefonda hangi tonda konuşabileceğini bile öğretiyor: "Sesiniz nameli olmamalı, eğer şehvetten kesildiyseniz tokalaşabilirsiniz, kadının bütün bedeni tesettürlü olmalı" diye nelerin olur nelerin olmazını anlatan Hocaya çok mühim soruların da ardı arkası kesilmiyor. "hocam kadının şehvetinin kesildiğini nasıl anlayacağız" diye soran erkek sunucu, çoğu kadının gözünde nasıl bir resim içinde yer aldığının farkında bile değil.
Hassasiyetler makuldur
Bir kaç ay öncesinde Vardar Ovası şarkısının söylenmesini istemeyen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın tavrını yorumlayan Cübbeli Ahmet Hoca, "hassasiyetler makuldur" diyor. Yani cübbeli de iktidarın sesinden konuşuyor. Ona göre bu hassasiyetler lazım. Kadının nameli sesi haram. Çarşaflı da olsa haram. Velev ki kadınlar arasında söylüyor. Ama şarkının sözlerinde isyan varsa, kadere karşı koymak varsa bu büyük haram. Kadınların dekoltelerine de söyleyecek sözü olan Cübbeli'ye göre dekolte sadece vurgulanan gibi ellerde olmalı.
Kadınların sözü var
Kadınları sadece seks üzerinden yorumlayan ve bugün kapanmalarını yarın cennete istedikleri gibi sonsuzluğa gideceklerini anlatan Cübbeli Ahmet Hoca'ya televizyon ekranlarını yeniden açmasının elbette bir nedeni olmalı. Kadınlığın her fırsatta yeniden tarif edildiği Türkiye'de isyan etmeyen, biat eden, konuşmayan, mırıldanmayan, namelenmeyen, çalışmayan, erkeklerle bir araya gelmeyen, her daim suçlu, her daim suça teşvik eden kadınlar yaratmaya çalışan bu figürlere ve elbette bunu dizayn etmeye çalışanlara dair kadınların bir sözü var. Bu ülkede cinayetlerle, baskılarla, “sus, otur”larla cehennem yaşatılmaya çalışılan kadınlar sonsuzluktaki "o" yeri değil şimdi cenneti istiyorlar. Bedenleri üzerinden tartışılan konuşulan kadınlar, eğer günahsa özgürlükleri için en büyük günahı istiyorlar ve isyan ediyorlar. Ben de isyanımı izin verirseniz en namelisinden Orhan babayla tamamlamak istiyorum..."batsın bu dünya..."
 

www.evrensel.net