Doğalgazı bu sene hiç açamayız

Doğalgazı bu sene hiç açamayız

Ev işleri, çocuk, torun, yaşlı bakımı tek başına yetmez ya, evin geçim derdi de kadının üzerinde. Üstelik kış geldi çattı. Faturalar, masraflar artacak. Biz de Yenibosna’da kadınlarla bir araya gelip, konuşalım dedik. Biz daha bir şey soramadan, ilk konu doğalgaz oldu. Şimdiden tasarruf başlamış. E mecbur... Geçim sıkıntısı kışı beklemiyor ya, hep var. Kışın da hesap kitap daha da artıyor tabi.

Hilal YAĞIZ
Ev işleri, çocuk, torun, yaşlı bakımı tek başına yetmez ya, evin geçim derdi de kadının üzerinde. Üstelik kış geldi çattı. Faturalar, masraflar artacak. Biz de Yenibosna’da kadınlarla bir araya gelip, konuşalım dedik. Biz daha bir şey soramadan, ilk konu doğalgaz oldu. Şimdiden tasarruf başlamış. E mecbur... Geçim sıkıntısı kışı beklemiyor ya, hep var. Kışın da hesap kitap daha da artıyor tabi.
Havalar soğumaya başlasa da, kombiler daha açılmamış. Yine de evlerde yaşadığına şükreder  hale gelmiş kadınlar. Çünkü Suriye’deki savaşın savurduğu insanların en fazla bulunduğu, çadırlarda yaşadıkları ilçe burası. Mahalledeki kadınlarla kış şartlarını konuşurken, bir noktada “biz Suriyeliler’ den de beteriz” sözünün söylenmesi de bu yüzden.
Kezban Yıldırım, bir emekli maaşı ile geçinmenin zorluklarını anlatırken, “aç kalmıyoruz, ama tok da değiliz” diyor. Herkesin durumu da az çok böyle aslında. Zeliha ablanın evinde misafiriz, o da kombiyi açtığı gibi kapatıyor. Daha kış gelmeden, başka bir arkadaşın evine 80 lira doğalgaz faturası gelmiş. Kezban abla da, bu sene doğalgaz yakamayacaklarını söylüyor: “kat kat giyinir otururuz, ama asla doğalgazı açmayacağız”.

‘BİR ŞEKİLDE İDARE EDECEĞİZ’ AMA NASIL?
“Bir şekilde idare edeceğiz” sözü hep söylenir ya, buralar için yaz- kış geçerli bir söz. Bazı yerler ucuz, bazı yerler ise daha pahalı... Bu yüzden ev alışverişi de bir çok markete girip çıkarak, uzak yerlerden ağır alışveriş poşetleri taşınarak yapılıyor. Markette 5 liralık domates olduğu gibi kalıyor. Sofralarda en çok kullanılan sebzeden vazgeçiliyor mecburen.
Aliye Türk, 3 erkek çocuğu büyütmüş bir kadın. Eşi öğretmen. 3 çocuğu ve eşinin tüm temizlik ve yemek ihtiyaçlarını hep kendisi üstlenmek zorunda kalmış. Tüm kadınların görevi ya bu işler... Yemeği yap, bulaşığı yıka, ortalık temiz olacak. “Anne bir bardak su getir”... “Aliye abla, kış olunca geçim şartları zorlaşınca sana ne yapıyorsun?” diye soruyoruz, “kışın daha zaruri ihtiyaçları gidermeye çalışıyorum” diyor. “Nasıl mesela” diyoruz ve kendi ihtiyaçlarından tamamen vazgeçtiğini anlatıyor tabii ki: “Mesela krem kullanmak istesem alamıyorum. ‘Kıyafet de başka bir zamana alırım, o kadar önemli değil’ diyorum”. Ardından ekliyor: “Bunları düşünmek zorundasın, yürümüyor başka türlü”.  

NEDEN BUNLARI KADINLARLA KONUŞUYORUZ?
Farklı kültürlerden olan tüm kadınlar yaşamışlar aynı şeyleri, “ama ben sevmiyorum yani” diyerek tepki gösteriyorlar hizmet etmeye. Hesaplar yaparak, kıt kanaat geçinerek süren ömürler... Hemen başlıyor hesaplar tabii ki. 180 lira doğalgaz, 80 lira elektrik, 60 lira su... Kış ayının ortalama faturaları bunlar. Alt alta koyup topluyoruz hemen, etti mi 320 lira. Ne kaldı geriye? Bir de kira varsa hele ki...
Evin harcamaları, kesintileri, tasarruflarını neden hep kadınlara soruyoruz peki? Çünkü ev işleri kadar geçim derdi de, kadının üzerine yük. Çalışsa da çalışmasa da evin geçim derdini de en çok kadın çekiyor. Bu yüzden de kış şartları sohbetimiz, geçim derdi ile sınırlı kalıyor.

www.evrensel.net