Banvit için sabır gerekiyor

Banvit için sabır gerekiyor

Yıllardır Avrupa kupalarında bir üst seviyeye çıkmak için yüzüp yüzüp kuyruğuna getiren ancak son noktayı bir türlü koyamayan Banvit, Euroleague elemelerinde de ayni senaryoyu yasayıp bileti finalde kaybetti. Ancak alışık olduğu Eurocup’da, şansı hiç de az değil. Kim bilir, belki kaçan fırsat, Banvit’i şimdilik hazır olmadığı ve kendisini aşırı yıpratacak bir maceradan korumuştur.

Uygar Karaca

Yıllardır Avrupa kupalarında bir üst seviyeye çıkmak için yüzüp yüzüp kuyruğuna getiren ancak son noktayı bir türlü koyamayan Banvit, Euroleague elemelerinde de ayni senaryoyu yasayıp bileti finalde kaybetti. Ancak alışık olduğu Eurocup’da, şansı hiç de az değil. Kim bilir, belki kaçan fırsat, Banvit’i şimdilik hazır olmadığı ve kendisini aşırı yıpratacak bir maceradan korumuştur.

ISTİKRARIN ONEMİ

Euroleague elemeleri baslarken 3 favori takım vardı: Khimki, Rytas ve Banvit. Bunların arasında, Khimki bütçe sınırlamasına gittiğinden, ilk maçta Oostende gibi Avrupa’da isminden pek de korkulmayan  rakibe karşı yenilgi alması şaşırtsa da, normal karşılanabilirdi. Banvit ve Rytas’sa ilk turu etkileyici biçimde geçmişlerdi, ikilinin final oynama sansı çok yüksek gözüküyordu. Euroleague elemeleri, zamanlaması itibariyle çok tehlikelidir. Vakti zamanında esasında normal sezonda Euroleague’de rahatlıkla oynayabileceği ortaya çıkan pek çok ekip, sezon basında bir kaç küçük ayrıntı yüzünden bu şansı yitirir. Bir dönem Intertoto Kupası’nı hatırlayacak olursak, orada da pek çok defalar ismi, kadrosu ve bütçesiyle Avrupa’yı hak eden takımların değil de, sürpriz yapan bazı küçük ekiplerin UEFA Kupası biletini kaptığını görüyorduk. Bu tarz eleme maçlarında çoğu zaman ayakta kalan takım, koçu ve kadrosuyla oturmuş sisteme sahip olanlardır. Banvit gibi, yeni bir koçla ve yeni bir mantaliteyle sezona giren ekipler icin üst üste oynanan üç maçı kazanıp Euroleague’e çıkmak, göründüğü kadar da kolay değildir.  Örneğin geçen sene İtalya’da büyük çıkış yakalayan Vareste, yeni yapılanmanın sancılarını çektiğinden ilk turda elendi. Diğer taraftan, Eurochallenge Final Four’una kalan hocasıyla yola devam eden Oldenburg, favori olmamasına rağmen ilk turu geçti. Hiçbir zaman çok büyük bütçelere kavuşamayan  Oostende de koç Dantel Gjorgja son bir kaç yıldır takıma istikrarlı ve mücadeleci bir basketbol oynatıyordu.

ITOUDİS’İN SINAVI

Hep tekrarladığımız gibi Banvit, bu sene kulüp tarihinde radikal bir değişim yaşadı. Genellikle ligde ve Avrupa’da üst sıraları zorlayacak kadar güçlü ancak kontrollü harcamalar yaparak kadro kurarlar, takımdan beklentileri de buna göre planlarlardı. Bu yılsa hem Sammy Meija, Chuck Davis, Erkan Veyseloğlu gibi kritik oyuncuların kalması, hem de Kremen Pilepic, Earl Rowland, Drew Gordon gibi süre alacak ve  katkı verecek transferin yapılmasıyla potansiyeli yüksek bir kadro oluştu. Üstelik Banvit, markayı dünyaya tanıtma vizyonunu biraz daha gelistererek NBA Global ağına katıldı. Hedef artık büyüdü; beklentiler Eurolegue’den aşağısını kurtarmıyordu. İste böyle bir ortamda, koç Dimitris Itoudis’in işi gerçekten zordu. Kendisi, yıllarca önemli takımlarda bir çok kariyerli koçun yardımcılığını yapmış bir hoca; ne var ki baş antrenörlük farklıdır. Bazı zorluklarla nasıl başa çıkacağınızı, baş antrenör olmadan ve sorunlarla doğrudan yüzleşmeden öğrenemezsiniz. Üstelik yıllar sonra ilk kez ülkeniz dışında çalışmaya başlamışsanız, işiniz birçok yönden zordur. Açıkçası Itoudis’in ne yapacağını, hangi senaryolara nasıl reaksiyonlar göstereceğini, nasıl bir takım yapısı inşa edeceğini ve neticede Banvit’i hangi noktaya getireceğini  çok merak ediyorum. Fakat bunu öğrenmek icin henüz çok erken. Bana kalırsa takımın kazandığı o ilk maç, CEZ Nymburk maçından sonra oluşan olumlu hava, gereğinden fazla iyimserdi. Böylesine yeni kurulmuş takımları, sadece bir maçla anlamak ve ona göre beklenti inşa etmek çok mantıklı değildi; nitekim Oostende ikinci sürprizi Banvit’e karşı yaptı.

EUROCUP’DA ŞANSLAR YÜKSEK

Elbette Banvit’in yeni hedefi Eurocup olacak. Burası, kulübün çok aşina olduğu bir arena. Henüz grupları belli değil ancak bu seneki yeni genişlemeyle, önceki sezonlardan farklı bir lig yapısı var. Takım sayısının artırılması, genellikle bir yarışmanın kalitesini düşürür; bununla birlikte ligin Batı ve Doğu konferansı olarak ayrılması, bölgede istikrarlı kulüp sayısının az olması yüzünden Banvit’e yarar. Takımdaki birçok oyuncunun, önceki senelerde Son 8’in kapısını çalıp, son bir kaç topta elenmenin üzüntücüden çıkardığı dersleri de hesaba katarsak,  grubunda kim yer alırsa alsın, ilk turu geçmeye yakındır diyebiliriz. Hedef, eğer bir önceki seneye göre bir gelişim bekleniyorsa,  Hedef Valencia, Bilbao, Khımkı ve UNICS gibi olağan favorilerin arasında, bu kez son sekize kalmak olmalı. Özetlersek, Banvit değişime gitti ve bunun sancılarını bir süre çekecek. Takım iyi isler başarabileceğinin sinyallerini verdi ama yakın gelecekte bazı küçük başarısızlıklarla da karsılaşabilir. Önemli olan verilen kararın doğrultusunda, sıkıntı anında panik yapmadan adımları atmaya devam etmek. Bandırmalı izleyicilere düsen görev de her zaman olduğu gibi takımın iç saha maçlarında salonu doldurmak ve iyi sonuçlar için çok acele etmemek olacaktır. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER banviteuroleague