Gelecekten 4 gün

Gelecekten 4 gün

Emek Gençliği’nin öncülüğünde bu yıl 11.’si İzmir’in Dikili ilçesinde düzenlenen Yaz Gençlik Kampı’na, gençlerle birlikte Kürt Dili ve Edebiyatı Atölyesini yürütmek üzere katıldım. Emek Gençliği’nin düzenlediği yaz gençlik kampları dizisine ilk kez katıldı

Fehim Işık

GEZİ DİRENİŞİ RUHU KÜRDİSTAN ÖZGÜVENİ

Katıldığım ilk festivaldeki kadar profesyonel olmasa da aradan 24 yıl geçtikten sonra ilk kez çok sayıda gencin bir arada olduğu bir kampta bulunuyordum. Bu, benim için de önemli bir deneyimdi. En önemlisi de, gençlerin dünyasını ancak onlarla bir arada bulunarak, onları dinleyerek anlayabileceğimi bir kez daha test etme olanağına kavuştum.

Öncelikle belirtmemde yarar var ki Türkiye ve Kürdistan’ın 50’yi aşkın şehrinden 1200’ün üstünde gencin katıldığı bir kampın en önemli özelliği, kampa katılanların renkliliğiydi. Önemli bir çoğunluğu lise öğrencisi olan gençler, sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar bir yandan dost ve yoldaş sıcaklığı içinde eğlenirken, diğer yandan bir atölyeden diğerine, bir forumdan bir başka panele koşacasına yetişmeye çalışıyordu. İşlerin nöbetleşe yapıldığı, konumuna bakılmaksızın herkesin imecenin bir köşesinden yakaladığı kampta, her zaman olması muhtemel ufak tefek aksaklıkların dışında görünen tek şey, dost ve yoldaşların kendilerini ortamın sıcaklığının büyüsünden kurtaramamalarıydı. Kürdistan’dan gelenlerin beraberlerinde getirdikleri özgüven ve inanç, Türkiye’nin değişik kentlerinden gelenlerin beraberlerinde getirdikleri Gezi Direnişi ruhu ile birleşmiş ve ortaya müthiş bir ahenk çıkarmıştı. Her katılımcı, her genç bu ahengin tadını çıkarmanın, buradan dönerken de dağarcığına yeni şeyler katmanın heyecanı içindeydi.

FİLİZLENEN TOHUMUN GÖSTERGESİ

10 gün süren kampın ne yazık ki ancak 4 gününe katılabildim. Bu 4 gün bile birçok şeyi anlamama yetmişti.

Neler konuşmuyorduk ki gençlerle...

Rojava’daki gelişmelerden Güney Kürdistan’da yaşananlara, Sêmalka sınır kapısının durumundan önümüzdeki yıl yapılacak yerel seçimlere, Kürdistan Ulusal Kongresi’nden Ortadoğu’daki gelişmelerin olası sonuçlarına, Kürt siyasetinin Gezi Direnişindeki tutumundan Kürt ulusal sorunu ile sosyalizm arasındaki ilişkiye birçok konuyu gençlerle birlikte geniş bir biçimde konuşma olanağı bulduk.

Gençler sorarken, aslında birçok şeyi de biz onlardan öğreniyorduk.

Yüz yıla yakındır süren Türk eğitim sisteminin depolitizasyon cenderesinden ve akabinde bu politikaları perçinleştiren 12 Eylül uygulamalarından direkt nasiplenen gençleri, bizim kuşak da çoğu kez görmezden geliyor, “Bunlardan bir şey çıkmaz, kaybedilmiş kuşaktır,” diye küçümsüyorlardı. Oysa her biri çakmak gibi çakan gözlerden fışkıran zekice sorular ve bir o kadar da bizim kuşağın pek nasiplenemediği espritüel bakış açıları, küçümseyenlere inat yeniden filizlenen tohumların en canlı göstergeleriydi...

Ne yazık ki her güzel şey gibi bu güzel günlerde çabuk geçti.

Her şey gönlünüzce olsun gençler...

Gelecek sizsiniz. Sizlerin, özgür, mutlu ve eşit geleceğin mimarları olacağına inanıyoruz...


GELECEK YIL DA BURADAYIZ

AMA kararlıyım, gelecek yıl 12.’si uluslar arası katılımla yine aynı yerde düzenlenecek olan gençlik kampına çocuklarımı mutlaka katacağım. Eğer kabul ederlerse, ben de ‘veli kontenjanından’ gelme kararındayım. ‘Veli kontenjanı’ girişimimim tutmazsa, “çaycılıktan bekçiliğe kadar birçok işi yapabilirim ağabeyler ablalar,” deyip mutlaka katılmanın yollarını zorlayacağım.

www.evrensel.net