Herkesin tanıdığı adam

Herkesin tanıdığı adam

1980 yapımı bir film Zübük.Başrolünü komedi üstadı Kemal Sunal’ın üstlendiği film, halkı çeşitli ali cengiz oyunlarıyla, boş vaadlerle kandırarak başa gelen bir kişinin hikayesini anlatıyor. Film, konusu itibariyle kimseye yabancı gelmeyecektir. Bir devlet dairesinde katiplik yaparken rüşvet aldığı için işinden olan

Osman Düzeyli

Başrolünü komedi üstadı Kemal Sunal’ın üstlendiği film, halkı çeşitli ali cengiz oyunlarıyla, boş vaadlerle kandırarak başa gelen bir kişinin hikayesini anlatıyor. Film, konusu itibariyle kimseye yabancı gelmeyecektir. Bir devlet dairesinde katiplik yaparken rüşvet aldığı için işinden olan Zübükzade İbrahim Efendi, filmdeki şu replikle olacakları filmin başında bizlere sunar. “Oğlum Zübük, dürüst adamlarla çalışmayacağını anladın demek ki sahtekarlarla birlikte olmalısın...”

YALANDAN KİM ÖLMÜŞ

Bulduğu fırsatları değerlendiren Zübük, kasabada hemen bir partinin il başkanı olur ve sonrasında gelişen olaylar sayesinde bakanlığa kadar yükselir. Kasabanın türlü gereksinimleri varken bir cami inşaatına girişilmesi için türlü oyunlar çeviren Zübük, ezeli rakibini de saf dışı bırakır. Kasabalıyı su olmayan yere baraj yapma vaadiyle yanına çekmeye çalışması ise seyircinin yüzünde tebessüm oluşturur. Film o günkü şartlara göre gerçekten iyi bir yapım. Yeşilçam’ın usta oyuncularının yer aldığı filmde büyük üstatların hünerleri açıkça görülüyor.

HERKESİN İÇİNDE BİR ZÜBÜK VAR

Filmin finalinde gazeteci Yaşar’a söylediği şu sözler dikkat çeker. “Herkesin içinde bir Zübük vardır. Zübükler’den kurtulmak istiyorsak eğer öncelikle kendimizden başlamalıyız.” der. Aslında kasabalı onun ne mal olduğunu bilmektedir ancak ipliğini pazara çıkarmayı istemezler çünkü çıkarlarına tersdir. Kareli ceketiyle verdiği yalan vaadlere inanmışlardır.

Yaparım, hallederim diyerek halkı kandıran Zübük, aslında hepimizin tanıdığı klasik politikacı tavrına uymaktadır. Okulun olmadığı yere cami, sanayinin olmaması gereken yere fabrika vaadleri, yeni düzen içerisinde aşırı politize olmuş Anadolu halkının kandırılmaya ne kadar yatkın oluşunun bir göstergesidir. Zübük bir komedi olarak yazılmıştır. Zira Aziz Nesin eseridir. Eser baştan sona hiciv yani eleştirilerle yüklüdür. Anadolu halkının saflığını ranta çevirir, halkın dini duygularını suistimal etmekten çekinmez. Kitap filmin aksine Ankara’ya kadar uzanmaz kasabadaki almanca öğretmeni üzerinden okuyucuya sunulur.

Ben yaparım kimse bana karışamaz edasıyla iktidar olanlar yani Zübükler, halen içimizde yaşamaktadırlar. Ancak son günlerde onlar da anladılar ki her şey öyle kolay değil. Artık onların su olmayan yere baraj yapacağız vaadleri safsatadan öteye gidemez. Çünkü halk artık Zübükler’in tüm baskılarına ve şiddetine karşı dimdik duruyor.

Nazım Hikmet’in de söylediği gibi; “Bir ağaç öldü bir millet uyandı.”


BANA HER ŞEY SENİ HATIRLATIYOR!

Filminin ve kitabının yanı sıra tiyatro olarak da sergilenen Zübük, o günlerden bugünlere ışık tutuyor. Sadece giyilen kareli ceketle değil elbette ki. Verilen boş vaadler, nabza göre şerbet vermeler, öldürseniz partimi bırakmam denilip çıkarı uğruna hemen karun gibi gidecek olanların yanına geçmeler. İnsanların ikiyüzlülükleri, rüşvetin, yolsuzluğun doğal sayılması, bugün de olan şatafatlı ancak içi boş olan balkon konuşmaları. Bunların hepsi şimdiki Zübükler’i gözünüzün önüne getiriyordur sanırım.

www.evrensel.net