Polatlı’da yurttaşlar geçim sıkıntısını anlattı: 'Asgari ücreti veren pazara çıkıp alışveriş yapsın'
Ankara’nın Polatlı ilçesinde pazar esnafı artan mazot ve işçilik maliyetlerinden, yurttaşlar ise kira ve mutfak masraflarını karşılayamamaktan yakındı. Türkan Bayrak, “Dört kişi evde iki kişi çalışıyoruz ama evin pazarını yapamıyoruz” dedi.
Fotoğraf: ANKA
Ankara’nın Polatlı ilçesinde pazar esnafı ve alışveriş yapan yurttaşlar, artan maliyetler ve hayat pahalılığından yakındı. İki kişinin çalıştığı bir evde bile pazar alışverişini karşılamakta zorlandıklarını söyleyen Türkan Bayrak, “Asgari ücreti ayarlayan kişi pazara çıkıp kendi alışverişi yapsa ne demek istediğimizi gayet net anlayacak” dedi. Esnaf ise mazot ve işçilik maliyetleri nedeniyle satış gelirlerinin giderlerini karşılamadığını belirtti.
Ankara’nın Polatlı ilçesinde semt pazarında tezgâh açan esnaf ve alışveriş yapan yurttaşlar, ekonomik sıkıntılarını anlattı. Esnaf, artan mazot, işçilik ve diğer giderler nedeniyle kazanç sağlayamadıklarını belirtirken yurttaşlar da asgari ücretin kira, faturalar ve mutfak masraflarını karşılamaya yetmediğini ifade etti.
“Dört kilo mandalina satarsak bir litre mazot alabiliyoruz”
Pazarda mandalina satan Çağrı Karaoğlu, hem üreticinin hem de pazar esnafının artan maliyetler karşısında zorlandığını söyledi. Mazot ve işçilik giderlerinin yükseldiğini belirten Karaoğlu, ürünlerin satılamadığı zaman çöpe gittiğini anlattı.
Karaoğlu, “İnsanların aldığı paralar, kazandığı paralar geçimlerini sağlamaya yetmiyor. Gelirler giderleri şu an karşılamıyor. Karşıdaki insanlar da kan ağlıyor, çiftçi de kan ağlıyor şu an. Mazot masrafları çok yüksek. İşçi masrafları, giderler... Karşılayamıyoruz şu an hiç” dedi.
Mandalinanın kilosunu 25 liradan sattığını belirten Karaoğlu, “Şu gördüğün mandalina 25 lira. Dört kilo satarsak bir litre mazot alabiliyorum. Benim arabam şu an Antalya’ya gidip geldiği zaman veya Mersin’e veya İzmir’e 25-30 bin lira mazot alıyorum” diye konuştu.
Üreticinin de ürününü maliyetini karşılayacak fiyattan satamadığını söyleyen Karaoğlu, “Hem orası zararlı hem burası zararlı. İnsanlar da 25-30 bin lira maaş alıyorlar. 25 bin lira kira veriyorlar. 5 bin lirayla geçinmeye çalışıyorlar. Geçinemiyorlar” ifadelerini kullandı.
Satışların maliyetleri karşılamadığını dile getiren Karaoğlu, “Sattığımız aldığımızı karşılamıyor. Bugün gelen mal bugün satılmıyor. En sonunda günün sonunda mal çöpe gitti” dedi.
“Aylığımla iki torun okutuyorum”
Pazarda esnaflık yapan bir yurttaş, aldığı aylıkla iki torununun eğitim masraflarını karşılamaya çalıştığını söyledi. Torunlarından birinin diş hekimliği, diğerinin mühendislik eğitimi aldığını belirten esnaf, “Vallahi aldığımız aylıkla ben iki torun okutuyorum. Biri diş hekimliği, biri mühendislik. Onar bin lira gönderdiğimiz zaman gitti” diye konuştu.
Günlük yaşamın da giderek pahalılaştığını anlatan esnaf, torunlarının dışarıdaki harcamalarına ilişkin şunları söyledi:
“Torunlar ‘Bir kahve 150 lira’ diyor. ‘Bir çorba içiyoruz 200 lira’ diyorlar. Ben domates ekmek yerim, torunlarımı okuturum.”
“Asgari ücreti veren pazara çıkıp alışveriş yapsın”
Pazara alışveriş yapmak için gelen Türkan Bayrak, eşiyle birlikte çalıştıklarını ancak buna rağmen evin ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını söyledi.
“Asgari ücreti ayarlayan kişi pazara çıkıp kendi alışverişi yapsa bizim ne demek istediğimizi gayet net anlayacaklar” diyen Bayrak, “Dört kişi evde iki kişi çalışıyoruz. Çocuklarımı Allah’a emanet edip çıkıyorum. Ama evin pazarını yapamıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kira, faturalar ve çocuklarının eğitim masraflarına dikkat çeken Bayrak, şöyle konuştu:
“20 bin lirayı kiraya veriyorsun. Evin faturaları, evin geçimini nasıl, neyle yapıyorsun? Hani biz delisiz akıllı olduk. Bir şey söylemesine gerek yok. Onlardan istediğimiz tek şey, yapabiliyorlarsa verdiği asgari ücreti kendi pazara çıksın. 20 bin lirayı kiraya veriyor. Geri kalanla da kendi alışverişi yapabiliyorsa yapsın.”
İki çocuğunu okuttuğunu belirten Bayrak, dershane, kurs ve servis masraflarının da bütçelerini zorladığını söyledi. Bayrak, “İki tane çocuk okutuyorum, dershane var, kurs var, servis var. Geri kalanla evin pazarı var. Ekmek olmuş ki ne kadar? Hani kuru ekmek yesen oradan hesapla. Hiçbir şey bilmezsen kuru ekmeği hesapla diyorum” dedi.
“Satıcı var, alıcı yok”
Pazarda meyve satan Ahmet Ünal da satışların düşmesinden yakındı. Tezgâha ürün getirmek için yaptığı harcamaların karşılığını alamadığını söyleyen Ünal, yurttaşların alım gücünün düştüğünü belirtti.
Ünal, “İşler bozuk göründüğü gibi işte. Alıcı yok. Satıcı var. Millette para yok. Para olmayınca bu hayat böyle işte. Vatandaşın hali perişan” dedi.
Tezgâhtaki ürünlerin satılamaması halinde zarar ettiklerini ifade eden Ünal, “Şu tezgâh en az 30 bin. Bunun karşılığında sattığımız 5 bin. İşler bu şekilde devam edip gidiyor işte. Allah sonumuzu hayır etsin. Diyecek başka bir şey yok” diye konuştu.
(ANKA)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et