İBB davasında Ekrem İmamoğlu 19 ay sonra ilk kez savunma yapıyor
İBB davasında Ekrem İmamoğlu’nun daha önce yaptırılmayan savunmasına bugün başladı. İmamoğlu'nun savunmasını içeren kitabı da yasaklanmış ve matbaa basılarak toplatılmıştı. Savunmanın dört gün sürmesi öngörülüyor.
Dilan Temiz
[email protected]
Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 kişinin yargılandığı İBB davasında ikinci celsenin 34’üncü günü. Bugünkü duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun daha önce yaptırılmayan savunmasına başladı. Öte yandan İmamoğlu'nun savunmasına başlayacağı günün sabahında HalkTV'ye şafak baskınıyla kayyım atandı.
Görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları eşliğinde kürsüye geldi. Saat 11:55 itibariyle 19 ay sonra ilk kez savunmasına başlayan İmamoğlu, kimlik tespitinde "Mesleğiniz nedir?" sorusuna "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı" yanıtını verdi; adli sicil kaydı için ise "Yok Allah’a şükür" yanıtını verdi.
İmamoğlu, "Öncelikle bugün burada, Silivri'de, hiç de arzu etmediğimiz bir ortamda, ülkemizin de asla ve asla hak etmediği bir pozisyonda ve insanlarımızın yüzde 75'inin, 80'inin şiddetle reddettiği bir yargılamanın içerisinde ve yine bir yargılamanın adil bir ortamda olması gerekirken, Silivri'de bir kampüste, “Avrupa’nın en büyük salonu” diye lanse edilen duruşma salonundayız" diyerek sözlerine başladı.
Ekrana yakından yansıtılmak istedi
İmamoğlu, ekrana yansıtılan görüntüsünün, yakınlaştırımasını ve kendini görüntüsünün ekranda yer almasını istedi: "Ben bu arada kendimi ekranda, Sayın Başkan, bu şekilde olmasını çok doğru buluyorum. Eğer uygun görürseniz, kameradan da orada ifade ederken yansıtılması, burda sonuçta 100 metreden bakıyor insanlar, uygun görürseniz o şekilde yansıtılması... "
Hakim ise "Yansıtma imkanınız varsa yansıtın" yanıtını verdi.
İmamoğlu ise "Yok, oluyor çünkü ara sıra" dedi.
"Silivri'ye geliş gidişleri dünyanın etrafında bir turu yakalamış olabilir"
"Burada bulunan ve çok yakın zamanda aramızdan ayrılan arkadaşlarımız oldu" diyen İmamoğlu, "Her birisinin yaşamı bir kitaptır. Her birisinin yaşamı gerçekten bir zulmün, zalimliğin, aileleri başta olmak üzere insanlara yaşatılanların tarifsiz duygularla kaleme alınması gereken ve geleceğe aktarılması gereken hikayeler barındırmaktadır. Bu manada her birisiyle gurur duyduğumu… Her bir arkadaşın buradaki büyük bir kısmıyla da burada tanıştım. Elbet aralarında çok özel yoldaşlık yaptığım, İstanbul'a, Beylikdüzü'ne hizmet ettiğim yol arkadaşlarım da var. Onları da diğerlerini de kucaklıyorum. Burada her gün kapıda hasretle, umutla bekleyen insanlar var. Ve bu insanlar kilometreler yaptılar, belki her birinin Silivri'ye geliş gidişleri dünyanın etrafında bir turu yakalamış olabilir. Çünkü sadece duruşma dönemlerinde değil, duruşmanın dışında da buradaki insanlar aileleri, ziyaretlere geldiler. Tarihi bir mücadele hattı kurdular, Aile Dayanışma Ağı. ADA diye tariflediler. Orada o umutla bekleyen güzel aileler, eşler, çocuklar, anneler, babalar var. Bazen fotoğraflarını gördüm, bazen izleyebildiğim televizyonlarda görüntülerini gördüm, minicik çocuklar niçin bu durumda olduğunu bilmediği annelerini, babalarını ziyaret ettiler" ifadelerini kullandı.
Halk TV'ye kayyım haberini nasıl aldığını anlattı
İmamoğlu Halk TV'ye atanan kayyım haberini nasıl aldığını anlattı:
"Dün akşamüstü itibariyle ben televizyon izleyemedim. Çünkü bulunduğum cezaevinin benim olduğum 5. koridorda yayınlar kesilmişti. Yağmurdan dolayı arıza olduğu söylendi. Sabahleyin kalktım, hazırlıklarımı yaptım. Bugün benim telefon günüm. Ben, haftada 10 dakika telefonla bir kişiyi arayabiliyorum. Haftada 10 dakika. O görüşmelerimden bir tanesini ben bugün annemi, babamı arayarak gerçekleştirdim. Hasret giderdik. Çünkü Cuma aile görüşüm var. Sayın mahkeme heyeti 4 günlük bir söz hakkı tanıdıktan sonra, Cuma günü olamama duygumdan ötürü annemi, babamı aradım ve selamladık birbirimizi sıcak sesimizle. Selamladıktan sonra anneciğim, "Şu an Halk TV'yi kapattılar," dedi. "Niye kapattılar?" dedi. Ben de anlamadım önce. Sonra babam dedi ki, "Kayyım atamışlar Ekrem," dedi. Aşağıda anlattım, biraz garipsedik ama, "Ne diyeyim oğlum," dedi, "Yakında da kulağımızı keserler herhalde" dedi. Şimdi bunu niye anlattım? Bu ülkede ve bu memlekette çok enteresan şeyler oluyor."
İmamoğlu, "Herhalde Ferhan Şensoy'undu galiba: “Tesadüfün iğne deliği” gibi bir lafı var. Bu da herhalde tesadüfün iğne deliği. Bugüne Halk TV. Tesadüf! Öyle yorumladım. Lütfen Halk TV'yi yalnız bırakmayın. Size haber ulaştıran gazetecileri yalnız bırakmayın. Kurum ve kuruluşları yalnız bırakmayın. Özgür karakterinin mesleğini yapan bu insanları yalnız bırakmayın. Haklılığını halktan alan bu kanala her alanda destek olun" dedi.
"İBB operasyonlarıyla Türkiye başka bir faza çekildi"
Bugün İBB soruşturmasının başlanmasının hemen hemen ikinci yıl dönümü olduğunu hatırlatan İmamoğlu, "Hemen hemen bu günlerde bugün de hatta bundan bir hafta 10 gün öncesinde görülmemiş bir biçimde kurumumuzun birimlerine baskın yapar casusuna polis evrak almaya başladı. Daha sonra değineceğim. Yine bu ayın 30'unda ilk operasyonu Ahmet Özer Başkanımıza Esenyurt'ta yaptılar. Hem de 29 Ekim'den bir gün sonra. Evet 2 yıldır süren hukuksuz, vicdansız zulümle devam eden bir süreç demiştim az önce. Esasında İmamoğlu soruşturması ve İBB operasyonlarıyla Türkiye başka bir faza çekildi. 87 milyon yurttaş, 2 yıldır, her sabah bir şafak operasyonuna uyanır oldu. Türkiye Cumhuriyeti, bir operasyon cumhuriyetine döndü. Ve hiçbir şey yokmuş gibi bunu izleyenler var. Başta bu ülkenin yönettiğini zanneden hükümeti ve ortakları: hiçbir şey olmuyormuş gibi. Çıldıracağım, aklımı alıyor yani. Bu nasıl olur? Nasıl bir kişisel menfaat de böyle bir şey düşünülebilir? Her şeyin önündedir memleket yahu. Her şeyin önünde makamın mevkinin ister cumhurbaşkanı ol, ister partinin genel başkanı ol, ister vekil ol, ister bakan ol, ne olursan ol" şeklinde konuştu.
"Son dakikalar peş peşe düşüyor"
İmamoğlu yaşanan operasyonlara tepki göstererek, "87 milyon yurttaşımız, her sabah bir şafak operasyonu. Televizyonu açıyorsunuz son dakika. Bazen son dakikalar peş peşe düşüyor, aklınız karışıyor. Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye Operasyon Cumhuriyetine döndü. İş dünyası, belediyeler, sanatçılar, siyasi partiler, medya daha neler sıralarız yani hedef alınmış. Fon vurgunu ile zirve yapan ve de sosyal medya yasakları, gazetecilere olan baskı, hani bilgi ulaşmasın bunu nasıl engelleriz bakışı enteresan bir seviyeye çıktı. Neredeyse Kuzey Kore'ye rahmet okuyacak seviyeye çıktı. Bilim insanları, sanatçılar, ekonomistler, gazeteciler..." dedi.
Tutuklanan gazetecileri saydı
İmamoğlu son 20-25 günde tutuklanan gazetecileri ve hukuksuzlukları şöyle sıraladı: "Lale Özan Arslan tutuklu, Fatih Ergin tutuklu, Tuğba Tekerek tutuklu, Mustafa Balcı, Sözcü Gazetesi'nde bir fotoğraf yayınladı diye tutuklu, Şaban Sevinç tutuklu, Selahattin Günday tutuklu, Ali Tarakçı "Bu hafta bir önemli bakan istifa edebilir" dedi diye tutuklu! Şaşılacak bir durum ya! Tutuklu, tutuklu, tutuklu... Tutukluk nedir ben biliyorum. Bu tutuklama kararını veren hâkim bilmiyor ama ben biliyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin cumhurbaşkanı adayı olarak ben biliyorum. İsmail Saymaz ev hapsinde, Murat Ağırel ev hapsinde. Niye? Millet hiçbir şey duymasın! Millet hiçbir şey okumasın! Akıl alır gibi değil."
İmamoğlu, "Herkes sosyal medya hesaplarını kaybediyor; yasaklar, ben kaç tane geldi hatırlamıyorum artık, 20 mi, 25 mi... Yani tutuklandığımın haftasında benim 9-10 milyon takipçili sayfamı kapattılar. Habire bir şeyler açıyoruz, onlarla da uğraşıyorlar. Shadowban mi diyorlar, öyle bir şey diyorlar; yani engelleyen, gölge bir engelleme sistemine tabi tutuluyoruz yani. Uluslararası da bir iş birliği var. Nasıl beceriyorsa bunu, İletişim Başkanlığına sormak lazım.
"Biz vurgun ülkesi olduk"
Flash TV ile başlayan medya operasyonları, TELE1, Merdan Yanardağ özelinde ne yazık ki ilerledi. Merdan Yanardağ konusuna gireceğim biraz sonra. Daha geçen hafta T24'ün sesini kestiler. Ve bu sabah son medya vurgunu... Biz vurgun ülkesi olduk. Zam vurgunu, milli irade vurgunu, asrın soygunu, fon vurgunu... Vurguncuların vurgunlarla yaptığı bir ülkeye dönüştü bu ülke. Ve son medya vurgunu, Halk TV operasyonu. Güzelim ülkemizi operasyon sahasına çeviren akıl, Halk TV'ye el koyup, yayınlarını kesti. Neymiş? İhaleye fesatmış, aklamaymış, falan filan... Boy boy yalanlar! Boy boy yalanlar, boy boy iftiralar! Akılları sıra milleti kandıracaklar. Operasyon bağımlısı bakan ne yazık ki bu iktidarı da bağımlı hâle getirdi. Operasyon bağımlılığı başladı. Yalancılar girdabına tüm AK Parti'yi sürüklemiştir. Yalancılar girdabın içine sokmuştur. Türbülansa sokmuştur. Herkesi uyarıyorum. AK Parti'yi baştan aşağıya uyarıyorum. Sizi bir operasyon girdabına sokan bir süreçle iç içesiniz" dedi.
Ayrıntılar geliyor...
Halk TV'ye kayyım atanması protesto edildi: "Özgür basın susturulamaz"
İmamoğlu'nun savunmasını Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel de Silivri Cezaevi kampüsündeki duruşma salonundan takip etmek üzere salona geldi.
Özel, salona "Özgür Türkiye, özgür İstanbul", "Özgür başkan, özgür Türkiye" sloganları eşliğinde girdi. Salonda Halk TV'ye kayyım atanması da protesto edildi. Aileler, tutuklu yakınları ve izleyiceler "Halk TV'ye özgürlük", "Özgür basın susturulamaz" sloganlarıyla karara tepki gösterdi.
Özel'in yanı sıra Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Seçilmiş Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Yeni Parti Milletvekili Bülent Tezcan, Dilek Kaya İmamoğlu, İmamoğlu'nun annesi Havva İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu, Emek Partisi Genel Başkan Yardmcısı Levent Tüzel, Şair Yazar Sunay Akın, Orhan Kemal'in oğlu yazar Işık Öğütçü, Sanatçı İlyas Salman ve daha pek çok siyasi, sanatçı ve gazeteci salonda yerini aldı.
Fotoğraf: Evrensel
Özel dün Meclis grup toplantısında duruşmaya çağrı yapmış ve "Demokrasiye ve adalete inanan herkesi, tarafsız bir gözle adil yargılanma hakkını savunmak için, İmamoğlu davasına gelebiliyorsa gelmeye, gelemeyenleri dinlemeye davet ediyorum. Ak Toroslar çetesinin talimatı ne olursa olsun, mahkemeyi yönetecek hakimin, heyetin kararı ne olursa olsun İmamoğlu'nun ihtiyacı olan şey milletin vicdanında yargılanıp milletin vicdanında aklanmaktır" demişti.
Halk TV muhabiri Gamze Altunay için dayanışma
Halk TV'ye kayyım atanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasını her gün Silivri'de takip eden Halk TV muhabiri Gamze Altunay için dayanışma mesajı verildi. Davayı takip edemeyen Altunay'ın boş kalan masasına duruşmayı yerinde takip eden gazeteci meslektaşları, Halk TV logosu açık olan bir cep telefonu yerleştirdi.

4 gün sürmesi bekleniyor
Mahkeme Başkanı, önceki duruşmada Ekrem İmamoğlu’na çarşamba günü söz verileceğini açıklamıştı. Dün ise İmamoğlu ve avukatlarının, çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi günleri boyunca savunma yapabileceği açıklandı. Ara kararın açıklanacağı gün, Ekrem İmamoğlu ve avukatlarının savunmalarını ne zaman tamamlayacağına göre belirlenecek.
İlk celsede temmuz ayındaki son duruşmada, İmamoğlu'na kısıtlı süre tanınmış ve savunma hakkını engellemişti. Bunun üzerine İmamoğlu ile mahkeme başkanı tartışmış ve zapta "Susma hakkını kullandı" yazılmıştı.
İmamoğlu, ikinci celse başlarken 18 Ağustos oturumunda mahkeme başkanına "Ben susma hakkımı kullanmadım. 'Susma hakkını kullandı' kavramı tamamen uydurma bir kavramdır. Feragat diye bir kelimeyi de kabul etmiyorum" demişti.
İmamoğlu'nun savunmasını içeren kitabı da yasaklanmış ve matbaa basılarak toplatılmıştı.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et