EMEP’li Bayhan Gençlik Bakanlığı Sayıştay raporunu Meclis’e taşıdı: Raporlar yolsuzluk çarkını deşifre etti
Sayıştayın Gençlik ve Spor Bakanlığı raporunu Meclis gündemine taşıyan EMEP’li İskender Bayhan, “Bakanlığın öğrencileri ve afetzedeleri yangın güvenliği dahi olmayan ‘tabutluklara’ yerleştirdiği ortaya çıktı” dedi.
Eylem Nazlıer
[email protected]
Sayıştay’ın Gençlik ve Spor Bakanlığı raporunu Meclis gündemine taşıyan Emek Partisi (EMEP) Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı İskender Bayhan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Önergesinde, Türkiye’de milyonlarca gencin ağırlaşan ekonomik koşullar, geleceksizlik, işsizlik ve güvencesizlik sarmalında hayatta kalma mücadelesi verdiğini vurgulayan Bayhan, “İktidarın bilinçli politikalarıyla yurtsuz bırakılan gençler, fahiş kiralar ve kapasitesi yetersiz devlet yurtları arasına sıkıştırılarak tarikat ve cemaat yurtlarına mahkûm edilmektedir. Bu koşullarda çoğu zaman eğitimden uzaklaşarak çalışmak zorunda kalan öğrenciler ucuz emek sömürüsünün çarkları arasında ezilmekte, eğitim hakkı fiilen gasp edilmektedir” dedi.
“Öğrenciler iskanı olmayan binalara yerleştirilmiş”
Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesinin gençlerin refahı ve güvenliği için değil; rant, denetimsizlik ve sermayeye peşkeş için kullanıldığının Sayıştay’ın 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu ile bir kez daha tescillendiğine dikkat çeken Bayhan, “Rapordaki en vahim bulgu, öğrencilerin iskânı (yapı kullanma izin belgesi) olmayan ve yangın güvenliği (itfaiye raporu) bulunmayan binalara yerleştirilmesidir. Geçtiğimiz dönemlerde orman yangınlarından etkilenen yurttaşlar için ‘yurtlarımızın kapılarını açtık’ diyerek övünen, daha birkaç hafta önce valilerle kameralar karşısında sözde ‘Yurt Güvenliği’ toplantıları yapan Bakanlığınızın; aslında öğrencileri ve afetzedeleri yangın güvenliği dahi olmayan ‘tabutluklara’ yerleştirdiği ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı.
“Düşen asansörler, toplu gıda zehirlenmeleri…”
Bayhan önergesinde, “Bugün KYK yurtları; düşen asansörleri, kitlesel gıda zehirlenmeleri ve insan onuruna yaraşır barınmadan uzak koşullarıyla öğrencilerin can güvenliğini doğrudan tehdit etmektedir. Aladağ’daki tarikat yurdunda çıkan yangında yaşanan kayıpların, KYK yurtlarındaki asansör cinayetlerinin ve 6 Şubat depremlerinde İskenderun'da hakkında 'kapatma kararı' bulunmasına rağmen faaliyetine göz yumulan özel yurdun öğrencilere mezar olmasının siyasi sorumluluğu bizzat iktidarınızın üzerindedir. Bakanlığınızın denetimsizliği ve ihmalleri neticesinde yaşanan bu facialar ortadayken; Sayıştay raporuyla da belgelendiği üzere öğrencilerin göz göre göre yangın güvenliği bulunmayan, iskânsız binalara yerleştirilmesi açıkça yaşam hakkının ihlal edilmesi ve devlet eliyle yeni felaketlere zemin hazırlanmasıdır” şeklinde konuştu.
“Yandaşların yarım kalmış binaları tamamlanmış bina gibi satın alındı”
Sayıştay raporunun, bu iskânsız binaların nasıl elde edildiğine dair büyük bir yolsuzluk çarkını da deşifre ettiğini vurgulayan Bayhan, “Kamulaştırma Kanunu'na açıkça aykırı olmasına rağmen, henüz inşaatı tamamlanmamış binaların ‘acil yurt ihtiyacı’ bahanesiyle sanki ‘bitmiş gibi’ tam bedel üzerinden kamulaştırıldığı tespit edilmiştir. Bakanlık; TFF'nin (Türkiye Futbol Federasyonu) 4,75 milyon liralık borcunu sümen altı ederken, binlerce spor kulübünü ‘personel yetersizliği’ bahanesiyle denetlemeyip ceza kesmezken; iş yandaş müteahhitlerin yarım kalmış binalarını ‘tam fiyatına’ satın almaya gelince büyük bir ‘aciliyet’ sergilemiştir” dedi.
“Bakanlığınız sorumluluk üstlenecek mi?”
EMEP’li Bayhan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a şu soruları yöneltti:
- Yaz aylarında yaşanan afetlerde "Yangın mağduru yurttaşlarımıza kapılarımızı açtık" diyerek PR çalışması yaptığınız yurtların kaçı, Sayıştay raporunda belirtilen "itfaiye raporu ve iskânı olmayan, yangın felaketi riski taşıyan" yurtlardır? Afetzedeleri, yangın güvenliği dahi olmayan binalara mı yerleştirdiniz?
- Geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanlığı ve valilerle düzenlediğiniz "Yurt Güvenliği" toplantılarının gündemi; öğrencilerin olası yangın ve depremlerde can güvenliğinin sağlanması mıdır, yoksa barınamayan ve niteliksiz yemeklere karşı demokratik haklarını kullanarak tepki gösteren öğrencilerin demokratik protestolarını anti-demokratik yollarla nasıl bastıracağınız mıdır?
- Sayıştay raporunda tespit edilen; inşaatı henüz tamamlanmamış binaların "acil yurt ihtiyacı" bahanesiyle bitmiş gibi tam bedel üzerinden kamulaştırılması talimatını kim vermiştir? Tamamlanmamış binaları devlete tam fiyatından satarak zengin edilen bu şahıs ve müteahhitler kimlerdir? Bu usulsüz kamulaştırmalar nedeniyle oluşan kamu zararı ne kadardır?
- "Acil yurt ihtiyacı" bahanesiyle yandaşların yarım kalmış inşaatlarına milyonlar akıtırken, Türkiye Futbol Federasyonu'ndan (TFF) alınması gereken 4,75 milyon liralık alacağın tahsil edilmemesinin gerekçesi nedir? Spor sermayesine bağışladığınız bu tutarlar, kaç bin öğrencinin barınma ve beslenme sorununu çözebilirdi?
- Yaşadıkları yurtlardaki koşulların gelişmesi için demokratik protesto hakkını kullanan öğrencilerin karşısına anında binlerce kolluk kuvveti yığan Bakanlığınızın, mevzuata uymayan binlerce spor kulübünü denetlemeye ve idari para cezası kesmeye gelince "personel yetersizliği" bahanesine sığınması tesadüf müdür, yoksa rantı koruyan siyasi bir tercih midir?
- Bakanlığın kullandığı Spor Bilgi Sistemi, Genç Bilgi Sistemi ve Yurt Eğitim Sistemi'nde "bir aya kadar geriye dönük yoklama ve kayıt" girilebilmesi açık bir yolsuzluk kapısı değil midir? Bu sistem açığı kullanılarak; hiç derse girmeyen antrenörlere, yandaş vakıf üyelerine veya "hayalet" isimlere "ek ders, hakem ücreti, personel ödemesi" adı altında ne kadar haksız ödeme aktarılmıştır?
- Yurt-Time Sport Projesi kapsamında, Aralık 2025 döneminde parmak izi kaydı olmayan ve izinli olan öğrencilere yapıldığı tespit edilen 5 bin 318 saatlik usulsüz ödeme kimlerin cebine girmiştir?
- Kredi ve yurt kapasitelerini bilerek yetersiz tutup gençleri tarikat yurtlarına mahkûm eden, devlet yurtlarını ise iskânsız, onaysız birer "tabutluk" olarak işleten Bakanlığınız; öğrencilerin en temel barınma, güvenlik ve yaşam hakkını tehlikeye atan bu Sayıştay tablosu karşısında siyasi sorumluluk üstlenerek istifa etmeyi düşünmekte midir?
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et