İzBB’nin modüler tuvaletlerinde çalışan taşeron işçiler: 'Belediye verilen sözü tutsun'
İzBB’nin halka açık tuvaletlerinde çalışan işçiler, taşeron çalışmanın sonlandırılması talebiyle 30 gündür eylemde. İşçiler, 1,5 yıldır aidat ödedikleri DİSK/Genel-İş’i de eylemlerinde kurumsal olarak yanlarında olmamakla eleştirdi.
İzmir — İzmir Büyükşehir Belediyesinin (İzBB) kent genelindeki halka açık modüler tuvaletlerinde çalışan taşeron işçiler, belediye bürokratlarının geçen yıl kendilerine verdiğini belirttikleri kadro sözünün tutulması talebiyle eylemlerini sürdürüyor. 17 Ağustos’tan bu yana mesai saatleri dışında eylem yapan işçiler, taşeron çalışmanın sona erdirilmesini ve belediye şirketlerinden birinde istihdam edilmeyi istiyor. İşçiler, üyesi oldukları DİSK/Genel-İş’i de eylemlerinde yanlarında olmamakla eleştirdi.
İşçiler, İzmir’in meydanları, sahilleri, metro ve otobüs durakları ile terminallerde bulunan belediyeye ait tuvaletlerde 6 yıldır taşeron olarak çalıştıklarını belirtti. İlk 5 yıl 10-11 aylık hizmet alım ihaleleriyle asgari ücret karşılığında çalıştırıldıklarını söyleyen bir işçi, geçen yıl taşeron çalışmaya karşı 1 Ocak ile 1 Mart arasında 60 gün boyunca eylem yaptıklarını anlattı.
‘Gelecek dönem belediye şirketine aktarılacağımız söylendi’
Geçen yılki eylemlerin ardından belediye bürokratlarıyla bir görüşme yaptıklarını söyleyen işçi, görüşmede kendi avukatları, Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı temsilcileri ve DİSK/Genel-İş şube başkanlarının da bulunduğunu belirtti.
Görüşmede kendilerine taşeronda sendikalaşmanın önünün açılacağı ve toplu iş sözleşmesi yapılacağı yönünde bir teklif sunulduğunu anlatan işçi, “O dönem 20 arkadaş eylem yapıyorduk, yaklaşık 70 arkadaşımız ise çalışmaya devam ediyordu. Bize, ‘Hepinizi kapsayan bir şey yapalım’ dediler. Taşeronda sendikalaşmanın önünü açacaklarını, toplu iş sözleşmesi yapılmasını sağlayacaklarını, gelecek dönemde de ihale bittiğinde bizi belediye şirketlerinden birine aktaracaklarını söylediler. Biz de bütün arkadaşlarımızın birlikte geçmesi için bunu kabul ettik” dedi.
Bunun üzerine DİSK/Genel-İş’te örgütlendiklerini ve toplu iş sözleşmesi (TİS) imzaladıklarını belirten işçi, yaklaşık bir buçuk yılın ardından mevcut ihale ve TİS’in sona ermek üzere olduğunu söyledi. Yeni döneme ilişkin sendika şube yönetiminden kendilerine belediyenin taşeronla çalışmayı sürdüreceği bilgisinin verildiğini aktaran işçi, “Sendika şube başkanlığı bize, ‘Belediyeyle görüştük, taşeronla devam edeceklerini ve verdikleri sözü tutmayacaklarını söylediler. Siz eyleminize nasıl devam etmek istiyorsanız başlayabilirsiniz’ dedi” ifadelerini kullandı.
‘Bir buçuk yıldır aidat ödüyoruz, DİSK’in bayrağını burada istiyoruz’
DİSK/Genel-İş üyesi olduklarını hatırlatan işçi, sendikanın eyleme kurumsal olarak katılmamasını eleştirdi. Sendika yöneticilerinin bireysel olarak alana geldiğini ancak bunun yeterli olmadığını belirten işçi, “DİSK bayrağının olmasını biz de istiyoruz. Bireysel olarak sendikacıların alana katılımı oluyor ama biz burada toplu iş sözleşmemiz varken, sendikaya bir buçuk yıldır aidat ödüyorken DİSK’in bayrağını bu alanda istiyoruz. Bireysel katılımlar kıymetlidir, destekleyicidir ama biz bir buçuk yıldır aidat ödediğimiz DİSK’in bu alanda olmasını istiyoruz” dedi.
TİS’ten doğan haklar da ödenmedi
İşçiler yaptıkları açıklamada, imzalanan TİS’ten doğan haklarının ücretlerine yansıtılmadığını, 1 Temmuz itibarıyla uygulanması gereken enflasyon zammının da ödenmediğini belirtti. Taşeron firmanın ödeme yapılmamasına gerekçe olarak belediyeden ödeme alamadığını söylediğini aktaran işçiler, “Kimin kime ne kadar ödeme yaptığı bizim sorunumuz değil. Biz işimizi yapıyor, karşılığında toplu iş sözleşmemizle güvence altına alınan haklarımızı istiyoruz” dedi.
İşçiler, belediyenin asli ve sürekli hizmetlerinden birini yerine getirdiklerini belirterek, “Emeğimizi belediye için veriyor, belediyenin hizmetini üretiyoruz ancak hakkımızı talep ettiğimizde karşımıza aracı firma çıkarılıyor. Bizim muhatabımız neden aracı bir şirket olsun?” diye sordu.
‘Taşeronun kaldırılmasını istiyoruz’
Belediye yönetiminin taşeron sisteminin sürmesini firmada çalışan 20 emeklinin işsiz kalacağı gerekçesiyle savunduğunu aktaran işçiler, buna da tepki gösterdi: “Bir işçinin hakkını başka bir işçinin işsizliğiyle karşı karşıya getiremezsiniz. İşçileri birbirine karşı konumlandırarak taşeron düzenini savunamazsınız. Emeklinin çalışmak zorunda bırakılması da taşeron işçisinin güvencesiz çalıştırılması da çözüm değildir.”
17 Ağustos’ta yaptıkları basın açıklamasının ardından yaklaşık 30 gündür eylemlerini sürdürdüklerini belirten işçiler, eylemlerin çalışma saatleri dışında gerçekleştirildiğini vurguladı. İşlerini bırakmadıklarını söyleyen işçiler, taleplerinin taşeron çalışmanın sona erdirilmesi, yaptıkları hizmetin belediye tarafından kendi işçileriyle yürütülmesi ve TİS’ten doğan haklarının ödenmesi olduğunu ifade etti.
(Evrensel)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et