CANLI BLOG
30.06.2026 10:00
30.06.2026 17:03
Sayfa otomatik güncelleniyor

İBB davasında 59’uncu gün | Murat Ongun: İddianamede bağıra bağıra siyaset yapılıyor

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu 414 sanıklı İBB davasının duruşması, 59’uncu gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu duruşma salonunda devam ediyor.

17:00

“Delil mi arıyoruz, his mi arıyoruz?”

Ongun savunmasında, kendisiyle birlikte tutuklanan ancak daha sonra tahliye edilen ve İBB dosyasından çıkartılan Murat İlbak'a da değindi. Ongun, “Cezaevinde TRT’den Avrupa Basketbol Şampiyonası’nı izlerken kamera tribüne döndü. Bir anda Murat İlbak’ı Riga’da görünce çayımı püskürttüm. Böylece tahliye edildiğini ve yurt dışı yasağının da kalktığını canlı yayında öğrenmiş oldum” ifadelerini kullandı.

“Bazı reklamcıların idari yaptırımdan korkup şikayetçi olamadığı beyanlarını ne yazık ki iddianame makbul kabul etmiş, çünkü aleyhimize. Tepeden tırnağa yalan” diyen Ongun, İBB'nin en çok müfettiş taramasını kendi dönemlerinde yaşadığını, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun özel ilgisine mahzar olduğunu ifade etti. Soylu'nun İBB'yi zorlamak için her gün televizyonlara beyan verdiğini hatırlatan Ongun, “Anadolu insanı tavuğu kaybolunca CİMER'e yazmış, bunlar bunu bile yapmamış” dedi.

Ongun, sahte fatura konusunda Yunus Emre Vakfı'yla ilgili yazılan iki iddianameyi de okuduğunu, iddianameleri hazırlayan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının usulde yer alan tüm kuralları uyguladığını, dosyada delillerin olduğunu ifade etti. Ongun, İBB dosyasında ise kendilerinin nasıl suçlandığını şöyle anlattı: “Söyledi burada Elif Güven. Ne demiş savcı bey ona? 'Bir şey hissettin mi?' Hissettin mi demiş ya! Yani delil mi arıyoruz, his mi arıyoruz?”

16:25

“Yolsuzluk yapacaksam suç ortakları bulurdum”

Ongun, Celal Çakmak adında bir kişinin hem şüpheli hem müşteki hem de gizli tanık olduğunu, ifadelerinin gizli tanık Kayın'la aynı olduğunu belirtti. Çakmak'ın gazi olduğunu iddia ettiğine de değinen Ongun, “Kendisini TSK gazisi olarak tanıtan bu dolandırıcı için, Genelkurmay’a yazı yazdım. Hemen yanıt geldi. Gazi değilmiş. Kusursuz dolandırıcı ama serbest” diye konuştu.

Ongun, örgüt diye bir şeyin var olmadığını, rüşvetin, kamu zararının söz konusu edilemeyeceğini belirtti ve “Dosyada ne var? 30-40 yıllık alın teriyle kurulmuş şirketlere kayyum atanması var. Yılların birikimi mallara sanki suçtan kazanılmış gibi el koyma var. Cezaevine atılan insanlar var. Bu zorlamalarla, itirafçı olanların beyanları var. İşkence, sadece fiziksel şiddet değildir” dedi.

Ongun, Türkiye gibi siyasi kutuplaşmanın zirvede olduğu bir ülkede, aklı başında bir CHP'li yöneticinin hiç tanımadığı AKP belediyeciliğinde uzun yıllar hizmet vermiş insanlarla bir yapı kurmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtti. Ongun, AKP döneminden bu yana İBB'de görev yapan Kağan Sürmegöz'ün CHP döneminde de görevine devam ettiği örneğini verdi ve “Yolsuzluk yapacaksam Kağan Bey'i başka daireye sevk ettirir, yerine önceden tanıyıp güvendiğim 'suç ortakları' bulurdum kendime” dedi.

15:55

"Adil yargılanmamız mümkün mü?"

"Lekelenmeme hakkımız korundu mu? Hayır! Lehe delil toplandı mı? Hayır! Doğal olarak soruşturma adil değilse, adil yargılanmamız mümkün mü?" diye soran Ongun, "Kaynağınız iddianame olunca adaletin terazisinin kefeleri eşik olamıyor" ifadelerini kullandı.

Ongun, polisin, jandarmanın, istihbarat kurumlarının son 10 yılda yüzlerce suç işlenirken kendilerini izlediğini, 2024'teki İstanbul Başsavcılığında yaşanan değişimden sonra 'uyku halinin' sona erdiğini ifade etti ve "Devletimiz gözünü açmış ve biz ‘azılı suçluları’ kıskıvrak enselemiş. Buna mı inanalım?" dedi.

15:45

“Ne demokratik bir örgütüz”

Kültür AŞ’nin eski genel müdürü itirafçı Murat Abbas’ın ifadesinde yer alan “Göreve başladığım ilk 5 ay içinde talimatları Murat Ongun veriyordu, ben bu talimatların birçoğunu yerine getirmedim” sözlerine değinen Ongun, “Şahıs sözde örgüt yöneticisi olduğum halde talimatlarımı yerine getirmiyor ve gözaltına alındığı ana kadar, yani tam 50 aydır görevinin başındaydı. Ne demokratik bir örgütüz” diye konuştu.

Medya AŞ ve Kültür AŞ’nin yıllık bütçesinin İBB ve iştiraklerinin yüzde 1’i bile etmediğini vurgulayan Ongun, “Çok iddialı bir ismi olan ‘Yüzyılın Soruşturması’ İBB okyanusunun sadece yüzde 1’lik bir alanına odaklanmışsa, adı yüzyılın değil ancak yılın soruşturması olabilir. Ya da özel hedef seçilmem söz konusudur. Ki bu gerçektir” dedi.

15:25

“Yıllardır aşırı demokrasi ve katılımcılığa maruz kaldık”

Murat Ongun, örgütün gizliliği iddiasına ilişkin, “Başkan danışmanı, pişmanlar kralı Ertan Yıldız’ın dahi gizlilikle ilgili ifadesi yok ama alt taşeronun ortağının şoförü Servet Yıldırım’ın bilgisi var. Buna gülelim mi ağlayalım mı?” dedi. Ongun ayrıca, itirafçılardan Umut Şenol'un SİSTEM adı verilen yapılanmaya ilişkin söylediği sözlere atıf yaptı ve “Umut Şenol, Kurtlar Vadisi dizisindeki repliklerden fırlar şekilde, dizideki Konsey anlatısı yerine, Sistem demiş ve şu deli saçması ifadeyle cezaevinden tahliye olmuş” ifadelerini kullandı.

İddianamenin 717. sayfasında Ekrem İmamoğlu'nun tartışılmaz ve karşı konulmaz liderliği vurgusu yapıldığına dikkat çeken Ongun, bu tanımlamaya itiraz etti. Ongun, “Buradaki tüm İBB yöneticileri şahittir ki bizim kendisinden en çok duyduğumuz cümle şu: ‘Masa kurun.’ Sayın Başkan biz mağduruz. Yıllardır aşırı demokrasi ve katılımcılığa maruz kaldık. Vallahi bezdik. Ne tek söz sahibi ne karşı konulmaz lideri. Demokratlıktan yorulduk biz” dedi.

15:00

“Bir suç makinesinin ifadesi neredeyse delil diye yazılmış”

Murat Ongun, savcılığın örgütün deşifre olmasına kanıt olarak CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının alımı sürecinde yaşananları gösterdiğini, bu iddiayı da Hasan Hüseyin Şenyurt ismindeki bir suç makinesinin anlatımlarıyla desteklediğini söyledi. Ongun, “Aralarında cinsel saldırının da dahil olduğu iki ayrı cinsel suç dahil, hırsızlık, zorla el koyma, kamu görevlisine hakaret suçlarından mahkemede ceza almış bir suç makinesinin ifadesi neredeyse delil diye yazılmış” dedi.

İddianamede yer alan örgüt üyelerinin gizlilik prensibiyle hareket ettiği suçlamasına değinen Ongun, “Böyle davranan örgüt üyeleri güvenlik kameralarının olduğu binada toplanır mı hiç? Gizli görüşme yapacak yer kalmadı da halka açık, yüzlerce güvenlik kamerası olan otelde mi gizli görüşme planlamış bu tuhaf örgüt” dedi.

Ongun ayrıca, “İBB’nin gözlerden ırak kimsenin bilmediği onlarca güvenli ve konforlu mekanı varken gizli toplantıları halka açık bir otelde ve AK Merkez’de kayıt altında olduğunu bilmeden yapanlara örgüt değil, Avanaklar Takımı denir” ifadelerini kullandı.

14:50

“Hırsızlık yapmak için seçimle işbaşına gelmeyi hedeflemişiz”

Ara sona erdi, duruşma başladı. Murat Ongun, 51 yaşında olduğunu ve daha önce hiç sanık olarak mahkemeye çıkmadığını ifade etti. Ongun, “Adli sicil kaydı dahi bulunmayan biri, iddia makamına göre bir anda suç makinasına dönmüş” dedi. Ongun, “İddianameye göre biz, hırsızlık yapmak için seçimle işbaşına gelmeyi hedeflemiş enteresan bir kafası olan insanlarız. Yolsuzluk yapmak için olabilecek en meşakkatli ve çok denklemli bir metodoloji tercih etmişiz” ifadelerini kullandı.

Ongun, sözde örgütün birinci amacının kişisel zenginleşme olduğunun iddia edildiğini ancak kişisel malvarlığının dahi iddianameye yanlış yazıldığını ifade etti ve “Ekonomik suçlarla itham edilen birine bu kadar iddialı ve bir o kadar da yanlış mal beyanı yazmak aynı zamanda iddianamenin, özenine dair eksikliği ve kurgusunun sınırsızlığını sergilemektedir” dedi.

13:15

Duruşmaya ara verildi

Ongun, savunmasında "Benim kimseden vicdani bir beklentim yok. Hele hele şunca masum aylarca boş yere hapis yatmışken, birileri hala vicdanım rahat diyebiliyorsa, hiç yok" ifadelerini kullandı.

Mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi.

13:05

“Bir avukat gelip 1 milyon dolar istedi”

İBB dosyasının şüphelilerinden Cüneyt Yakut'un 19 Mart'tan çok önce, 18 Kasım 2024'te kendisini aradığını belirterek, “Savcı Aykut Çelik sizi ifade için çağırmış” dediğini söyleyen Ongun, o dönemki avukatı aracılığıyla adliyede sorgulama yaptırdığını ancak ifadeye çağrıldığı bilgisinin doğru olmadığı sonucuna ulaştığını vurguladı. Ongun, daha sonra Yakut'u aradığını, Yakut'un da kendisine savcı olan yeğeni K.A.Y. aracılığıyla eriştiği soruşturma evraklarını gösterdiğini belirtti.

Ongun, 2025 yılının nisan ayında yapılan 2. dalga operasyonda eşinin de gözaltına alındığını hatırlattı. O sırada cezaevine yanına Beliz Özkan adında bir avukatın geldiğini ifade eden Ongun, avukatın kendisine “Beni Cüneyt Yakut gönderdi. 1 milyon dolar verirseniz eşinin tutuklanmamasını sağlarım” dediğini aktardı. Avukat hakkında şikayetçi de olduğunu ifade eden Ongun, yanıt olarak, “Benim eşim suçsuz ayrıca böyle bir param da yok” dediğini ve görüşmeyi bitirdiğini ifade etti.

12:45

“Koltuğu kaldırmayı beceremeyince şahsı ortadan kaldırdılar”

Ongun, dönemin Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Başkanının daha sonra görevden alındığını ama yeni iş bulduğunu ifade ederek, “Çocuklar üzerinden algı yaratmaya çalışan bu zatın, kendisini en son Akın bakanımızın devir teslim töreninde alçak koltuğunu kaldırmaya çalışırken gördük. Kaldıramadı da. Kaldırmayı beceremeyince şahsı ortadan kaldırdılar. Sonra bunu yapanı Mehmet Akif iddianamesinde gördük ismi geçiyor diye iddianame iade edildi” dedi.

12:35

"Kızımın küpeleri bile soruşturmaya dahil edildi"

Murat Ongun, itirafçı olup tahliye edilenlerin avukatlarının da birdenbire gözde isim haline geldiğine değindi, “Bu dosyada 5 itirafçı sanığın, sonradan aynı avukata sahip olmasını, tesadüf olarak niteleyemeyiz” dedi.

“Türkiye'yi hiçbir şeyin gerçek olmadığı, her şeyin mümkün olduğu bir ülkeye çevirdiler” diyen Ongun, evine yapılan baskında kızının küpelerinin, oğlunun başucundaki harçlığının bile soruşturmaya dahil edildiğini, bu ortaya çıkınca da İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin bu konuda yalanlama yaptığına değindi. Ongun, “Ama Allah büyük. Benim evlatlarıma yapılanları hafife alıp yalanlayan o birimin başkanının adı her türlü rezilliğe karıştı ve görevden alındı. Tabii ki tutuklanmadı” dedi.

12:05

“Huylarımı gazetelerden öğreniyordum”

“Bizim mesleği bilmiyor bu iddianameyi yazanlar. Belli ki havuz medyasındaki gazetecileri, aldıkları gazeteci sanıyorlar” diyen Ongun, gazetecilere talimat verdiği iddiasına ilişkin şunları söyledi: “Benim meslek büyüğüm olan Soner Yalçın'a, Ruşen Çakır'a, Şaban Sevinç'e, Yavuz Oğhan’a talimat veremeyeceğimi öğrenirlerdi. Ancak onların benim kulağımı çekme, bana fırça atma, bana talimat verme hakları olduğunu da bilirlerdi.”

Ongun, 19 Mart'tan sonra özellikle nisan ayının sonunda başlayan bir itirafçı furyası olduğuna değindi ve “Art arda benzer cümleler kuranlar, art arda tahliye olmaya başladı. Her çıkan, geride yeni bir yalancı tanığın daha doğmasına yol açıyordu. Hayatımda adını ilk kez duyduğum itirafçılar, daha doğrusu iftiracılar kendimin dahi bilmediği yönlerimi anlatıyor, ben de bu huylarımı gazetelerden okuyarak öğreniyordum” dedi.

11:40

“Yani bakan sadece bir günde AK Parti'yi bu kadar içselleştirdi”

Tutuklu Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun, savunmasına başladı. Ongun, “Ülkemize örtülü bir kast sistemi gelmiş ama henüz haberimiz yok” dedi. “İddianamede bağıra bağıra siyaset yapılıyor” diyen Ongun, “Şubat ayının 11'ine kadar, Sayın Bakan Başsavcıyken, bağımsız, siyasete mesafeli, önyargısız bir hukukçuydu ve bize de önyargısız yaklaştı. Bu samimiyetine inanacağım belki. Yani sadece bir günde AK Parti'yi bu kadar içselleştirdi, bu kadar siyasi oldu diye mi düşüneceğim? Hayatın olağan akışına uyuyor mu bu?” diye sordu.

Ongun, davanın isminin İBB davası olmadığını, İmamoğlu davası olarak anılması gerektiğini ifade etti ve “Bu dava A'dan Z'ye siyasidir. Bunu siz de cümle alem de biliyor. Ben de burada bir prosedürü tamamlamak için ifade verdiğimin bilincindeyim” dedi.

11:20

"Duruşma günleri ayarlanacak"

Ekrem İmamoğlu söz aldı. Mahkeme başkanının cuma günleri de duruşma yapmak istemesi üzerine İmamoğlu, dört duruşması daha olduğunu belirtti. Bunun üzerine mahkeme başkanı, diğer duruşmaları ilişkin ayarlama yapacağını ve cuma günleri duruşma olmayacağını söyledi. Ayrıca mahkeme başkanı, İmamoğlu'nun talebi üzerine savunmasının Murat Ongun, Tuncay Yılmaz, İnan Güney ve Fatih Keleş'ten sonra alınacağını belirtti.

11:00

Oturum başladı

Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. Duruşmanın başlaması beklenirken, mahkemenin görevlileri davayı takip etmek için Silivri’ye gelen gazeteci Barış Pehlivan’ı duruşma salonundan çıkardı. Tutuklu Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, seyircilere seslenerek “Bugün çok güzel bir gün olacak” dedi.

Evrensel'i Takip Et