“Delil mi arıyoruz, his mi arıyoruz?”
Ongun savunmasında, kendisiyle birlikte tutuklanan ancak daha sonra tahliye edilen ve İBB dosyasından çıkartılan Murat İlbak'a da değindi. Ongun, “Cezaevinde TRT’den Avrupa Basketbol Şampiyonası’nı izlerken kamera tribüne döndü. Bir anda Murat İlbak’ı Riga’da görünce çayımı püskürttüm. Böylece tahliye edildiğini ve yurt dışı yasağının da kalktığını canlı yayında öğrenmiş oldum” ifadelerini kullandı.
“Bazı reklamcıların idari yaptırımdan korkup şikayetçi olamadığı beyanlarını ne yazık ki iddianame makbul kabul etmiş, çünkü aleyhimize. Tepeden tırnağa yalan” diyen Ongun, İBB'nin en çok müfettiş taramasını kendi dönemlerinde yaşadığını, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun özel ilgisine mahzar olduğunu ifade etti. Soylu'nun İBB'yi zorlamak için her gün televizyonlara beyan verdiğini hatırlatan Ongun, “Anadolu insanı tavuğu kaybolunca CİMER'e yazmış, bunlar bunu bile yapmamış” dedi.
Ongun, sahte fatura konusunda Yunus Emre Vakfı'yla ilgili yazılan iki iddianameyi de okuduğunu, iddianameleri hazırlayan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının usulde yer alan tüm kuralları uyguladığını, dosyada delillerin olduğunu ifade etti. Ongun, İBB dosyasında ise kendilerinin nasıl suçlandığını şöyle anlattı: “Söyledi burada Elif Güven. Ne demiş savcı bey ona? 'Bir şey hissettin mi?' Hissettin mi demiş ya! Yani delil mi arıyoruz, his mi arıyoruz?”
Evrensel'i Takip Et