CANLI BLOG
23.06.2026 10:00
23.06.2026 15:55
Sayfa otomatik güncelleniyor

İBB davasında 55. gün | Ekrem İmamoğlu: "Bizim ne ayakkabı kutularımız ne kasalarımız var"

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59’u tutuklu, 414 sanıklı İBB davasının duruşması, 55’inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam ediyor.

Bugün, eski Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer, yarım kalan savunmasına devam ediyor.

15:50

“Tutuklama bilinçli bir tercih haline gelmiştir”

Doğan Hamit Doğruer’in avukatı Bürgehan Emrağ’ın savunması başladı. Emrağ, müvekkilinin 19 Mart'ta adli kontrolle serbest bırakıldığını, mahkemenin o aşamada “Tutuklama gerekli değil” dediğini ifade etti. Daha sonra müvekkilinin tutuklandığını hatırlatan Emrağ, Doğruer'in tutuklanmasını zorunlu kılan herhangi bir somut olgunun bulunmadığını belirtti ve “Tutuklama bir zorunluluk değil, bilinçli bir tercih haline gelmiştir” dedi.

Avukat Emrağ, müvekkili Doğan Hamit Doğruer'in 26 eylemle suçlanmasını eleştirerek, "Vallahi ben merak ediyorum, savcılığı kim durdurdu, hangi motivasyonla durdurdu? Daha çok eylemle suçlanabilirdi aslında" dedi.

14:50

"IŞİD'li beni tehdit etmiş, siz jammeri soruyorsunuz"

Doğruer’in savunmasının ardından mahkeme başkanı ve duruşma savcısı soru sormadı. Ekrem İmamoğlu söz aldı ve para dolu olduğu iddia edilen ancak içinden jammer yani sinyal kesici cihaz çıkan valizlere atıf yaptı. İmamoğlu, yakalanan bir IŞİD'li teröristin ifadesindeki “İmamoğlu'na suikast planlıyorduk” sözlerine değindi ve “IŞİD'li biri beni tehdit etmiş ama siz hâlâ benim koruma müdürüme 'Neden jammer kullanıyorsun' diyorsunuz” diye konuştu.

14:35

“Tutuklandığım için anjiyo olamadım”

Geçmişte bir bankada 7 yıl boyunca müfettişlik yaptığını, yaptığı bir teftişin sonunda çok yüksek miktarda, yolsuzluk denebilecek bir işlem tespit ettiğini söyleyen Doğruer, rapor yazdıktan sonra Malatya'ya sürüldüğünü belirtti. Doğruer, bankanın genel müdür yardımcısının kendisine “Adamı böyle Malatya'ya sürerler” dediğini ifade etti ve “Burada da haksız bir şekilde suçlamalarla karşınızdayım. Bu dava benim hayatımda ilk haksızlığa uğradığım an değil” ifadelerini kullandı.

Ailesinde 4 kadına bakmakla yükümlü olduğunu, cilt kanseri atlattığını, nüksetme olasılığının ortaya çıktığını, anjiyo olması gerektiğini ancak tutuklandığı için yapılamadığını belirten Doğruer, “Buradan ne zaman ve nasıl çıkacağımı bilmiyorum ama buradan çıktığımda betonun içinde yaşadıklarımı dışarıda telafi etmeye çalışacağım” dedi. Doğruer, mahkemeden hakkındaki iddiaların somut delillerle değerlendirilmesini talep etti.

14:15

“İftiracılar hakkında davacı olacağım”

Ara sona erdi, Kültür AŞ’nin tutuklu genel müdür yardımcısı Doğan Hamit Doğruer savunmasına devam etti.

Dijital Deneyim Müzesi’nin yapım sürecinde Murat Abbas'ın izne çıktığını, ihalenin yapılacağı zaman imza yetkisinin kendisinde olduğunu ifade eden Doğruer, “Yetki devri değil, imza devri yapıldı” dedi. Bir iş için 20 ihaleyi davet ettiklerini söyleyen Doğruer, Murat Ongun'un talimatı ile alt ihaleleri dağıttığı iddiasına yönelik “Bunu yapsaydım Murat Ongun ile ikiden fazla telefon görüşmem olmaz mıydı?” ifadelerini kullandı.

“Ben genel müdürün ve yönetim kurulunun çizdiği çerçevede hareket ederim. Tek başıma şartnameleri, davet edilen firmaları nasıl ayarlayabilirim?” diyen Doğruer, iftiracı olarak nitelediği itirafçıların kendilerini kurtarmak için ifade verdiklerini ancak hiçbir delil sunamadıklarını vurguladı. Doğruer, “Burada karşınızda dimdik duruyorum. Bana iftira atanlar hakkında iki cihanda da davacı olacağım” dedi.

12:20

Duruşmaya ara verildi

İhalelerde muhammen bedel ve firmaların belirlenmesinde hiçbir sorumluluğu olmadığına değinen Doğruer, “Aile olarak bir ev ve bir araba sahibiyiz. Bu da bir suç olmasa gerek. Hep maaşlı çalışan bir insan oldum, MASAK raporlarında ismim dahi geçmemektedir. Olağan dışı para hareketi yoktur” dedi.

Murat Abbas'ın etkin pişmanlıktan yararlanmak için verdiği ifadede sanki Kültür AŞ’nin genel müdürü gibi değil de şirketin çaycısı veya arada ziyaret eden biriymiş gibi konuştuğuna değinen Doğruer, “Kendisini kurtarmak için benim adımı ortaya atmış, benim üzerimden tüm değerli arkadaşlarıma iftirada bulunmuş” dedi.

Doğruer, Kültür AŞ’de işten çıkarılan Selman Narman’ın, İlbak Holdinge kıyak yapıldığını iddia ettiğine değindi ve “Kıyak yaptıysak İlbaklar bu iddianamede neden yok?” diye sordu. Doğruer savunmasına devam ederken duruşma salonunda yangın alarmı çaldı. Alarm kapatılamayınca mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi.

11:45

“Dosyayı Abbas'ın onayına sunarız”

İmamoğlu'nun ardından dün savunması yarım kalan Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer kürsüye çıktı. Savunmasına başlayan Doğruer, kaçırılıp işkence edilen Erhan Karaal'ı çok yakından tanıdığını, yaşadıklarına çok üzüldüğünü ifade etti. Doğruer, Kültür AŞ’de 2019 yılından bu yana her sene Sayıştay denetimi yapıldığını, düzenledikleri istisna ihaleleri için herhangi bir eleştiri dahi almadıklarını belirtti.

İtirafçı olan eski Kültür AŞ Genel Müdürü Murat Abbas’ın iftiracı olduğunu belirten Doğruer, “Kültür AŞ’yi ihalelere sokan bizzat kendisidir. Buna rağmen ihaleleri 'Doğan düzenlerdi' demektedir. İhale komisyonunda yer aldığım için en avantajlı teklif veren firmayı belirledikten sonra komisyon olarak onay veririz ve dosyayı Abbas'ın onayına sunarız” dedi. Doğruer, “Benim görevim şirketleri belirlemek değil, süreçlerin şirket yönergelerine uygun yürütülüp yürütülmediğini kontrol etmektir” ifadelerini kullandı.

11:25

Duruşma başladı

Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu söz aldı ve Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin konuştu. İmamoğlu, "Ağır işkenceye maruz kalmış, 36 saat susuz bırakılmış, tırnakları çekilmiş. Burada bulunan insanların aileleri hedef olmuştur, zan altındadır. Hiçbir suç duyurusu karşılık bulmadı" dedi.

"Herkesi uyarıyorum, bu mesele çok mühimdir" diyen İmamoğlu, "Can tehdidini, işkenceden cinayete varana kadar ileri götüren, harekete geçiren iftiracıların, pişmancıkların hakkında gerekenin yapılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. İmamoğlu ayrıca, "Bizim ne ayakkabı kutularımız ne kasalarımız vardır" dedi.

Evrensel'i Takip Et