CANLI BLOG
16.06.2026 10:00
16.06.2026 19:45
Sayfa otomatik güncelleniyor

İBB davasında 51. gün: "İddianameye göre ihale yapmak da yapmamak da suç"

15.5 milyon yurttaşın oyuyla Cumhurbaşkanı adayı seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 68’i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davası 51’inci gününde devam ediyor.

Dün Fatoş Ayık'ın avukat savunması ve tutuklu sanıklar Serap Karay ile Taner Çetin'in savunmalarıyla noktalandı. Bugün, İstanbul Planlama Ajansı'nın tutuklu başkanı Buğra Gökce'nin savunması alındı.

19:40

Duruşma sona erdi

Avukat Engin Çakmak, "Siyasi bir davada hukuki savunma yapmanın zorluğunu yaşıyoruz" diyerek söze başladı. Geçmişte Danıştay'da çeşitli görevlerde bulunduğunu belirten Çakmak, siyasi davalarda hukuka uygun kararlar verdiklerini ve bu kararlara başlarının derde gireceğini bile bile imza attıklarını ifade etti.

Avukat Engin Çakmak, müvekkilinin evlilik fotoğrafıyla ilgili hassasiyetinin olduğunu belirtti ve "Ben fotoğrafı değil tahliye edilmesini istiyorum. 18 Haziran'daki tutukluluk incelemesinde Buğra'yı aramızda görmeyi ve hak ettiği şekilde eşine düğün yapmasını istiyorum. Fotoğraf kalsın burada, biz Buğra'yı istiyoruz" diyerek savunmasını noktaladı.

Mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi. Yarın, Buğra Gökce'nin üçüncü avukatı Aynur Tuncel Yazgan'ın savunmasıyla İBB Davası devam edecek.

19:00

“Hapse rüşvetten giriyorsun, iddianamede böyle bir suçlama yok”

Verilen ara sona erdikten sonra Buğra Gökce’nin ilk avukatı Afşin Hatipoğlu'nun savunması başladı. “Her bir cümlemizin, hak etmediği halde bu iddianameyi değerli kıldığının farkındayım” diyerek söze başlayan Hatipoğlu, “Hapse rüşvetten giriyorsun, iddianame çıkıyor, rüşvet suçlaması yok. Biz 15 aydır böyle tertemiz bir adamın hakkını savunabilmek için bugünü bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

“İddianamenin başı buysa, sonu nasıl olacak? 450'ye yakın sanık var bu iddianamenin içinde. Daha da gelecek yeni operasyonlarla” diyen Hatipoğlu, “Bana öğretilen ceza teorisinde delil, ispat ve maddi gerçeğin ortaya konulmasından söz ediliyordu. İddianamenin sayfa sayısının çoğaltılmasından bahsedilmiyordu” ifadelerini kullandı. Hatipoğlu, “Bu kadar operasyon yapılıyor, daha evinden 2 dolar çıkan insan görmedim” dedi.

“Esenler Belediyesi bu yargılamadaki eylemlerin aynısını yapmış, Trabzon yapmış, Çorum yapmış. Onlara nasıl soruşturma açmazsınız” diyen Hatipoğlu, Türkiye'de ecrimisilin suç olması halinde Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün 24 saat içinde kapatılması gerektiğini savundu.

17:10

“Suç örgütü böyle olmaz”

Gökce'nin savunması bitti, mahkeme başkanı tek soru sordu, duruşma savcısı ise soru yöneltmedi. Ardından tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, Gökce'ye nasıl işbaşı yaptığını sordu. Gökce, işe giriş sürecinden bahsetti. İmamoğlu, "Suç örgütü böyle olmaz, kamu örgütü böyle olur" dedi.

İmamoğlu, Gökce’ye İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı için yaptığı adaylık başvurusunu da sordu. “Git aday ol dedik mi?” diye soran İmamoğlu’na Gökce’nin yanıtı, “Bana güvenerek aday oluyorsan bu yanlış bir şey dediniz. Adaylık sürecinden sonra da memuriyete geri dönmek istemediğimi söyledim. Kendi siyasi mücadelemi yürüttüm. İzmir’e aday olamadıysam Ekrem İmamoğlu’nun yanında çalıştığım için olamadım” şeklinde oldu.

16:35

“Hemen tahliyemi talep ediyorum”

Savunmasında “Toplumun tüm unsurları arasında derin fay hatları oluşturmaya başlayan bu ağır dönemin, basiretle, ferasetle ve sağduyuyla atlatılması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullanan Gökce, mahkeme heyetine çağrı yaparak 15 aylık tutukluluğu sona erdirip toplumsal vicdanda eşsiz bir başlangıç yaratma imkanı olduğunu söyledi.

“Ben bu kürsüden bir hesaplaşma dili değil, bir iyileşme dili kurmak istiyorum. Çünkü inanıyorum ki bu ülkenin ihtiyacı rövanş değil, onarımdır, sertlik değil hakkaniyettir" diyen Gökce, aleyhine düzenlenmiş bir MASAK raporu olmadığını, usule aykırı tek kuruşluk bir para hareketinden söz edilemediğini, ne gizli tanıkların ne etkin pişmanlıktan yaralananların hakkında herhangi bir suç isnadı koyamadığını ifade etti.

Gökce, 23 Mart'ta gerçek dışı gerekçelerle tutuklandığını, yıllardır belediyelerde yapılan işlemlerin ihaleye fesat olarak yorumlandığını belirtti. Gökce, "Yuvama, aileme, evlilik yıldönümünü de cezaevinde yaşamak zorunda kaldığım eşime kavuşabilmeyi diliyorum. Hemen şimdi tahliyemi talep ediyorum” dedi ve savunmasını noktaladı.

16:05

“Namusumun ağza alınmasına müsaade etmem”

Gökce, “Bildiğim tek örgüt, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun bir parçası olarak kurulmuş İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı'nun kurumsal örgütüdür” dedi ve hiçbir yapının parçası olmadığını belirtti. “Yöneticiliğimi beğenen olur, beğenmeyen olur, tartışırız” diyen Gökce, “Ama namusumu tek bir kişinin bile ağzına almasına müsaade etmem. O yüzden rüşvet suçlamasıyla tutuklanmam ve on beş aylık mahpusluğumun özellikle ilk 8 ayında yine aynı suçlama ile hapis yatmam çok kanıma dokundu” ifadelerini kullandı.

15:55

“Hukuk uygulamada da eşit olmalı”

Gökce, tutuklandığı süreçten bu yana yaklaşık 12 bin saat hapiste olduğunu, bunun yalnızca 24 saatinde ailesiyle birlikte olabildiğini, cezaevinde evlendiğini belirtti. Kendisi gibi meslektaşı Gürkan Akgün'ün de cezaevinde evlendiğine değinen Gökce, “Bu teknoloji çağında, nikah fotoğrafı olmayan iki çift varsa o biziz. Fotoğraflar çekildi ancak 13 aydır verilmedi” dedi.

“Aynı cezaevinde başka dosyalardan yargılananlara fotoğraflar teslim edilirken, bize verilmemesi ister istemez şu soruyu sorduruyor: Uygulamada bize farklı bir hukuk mu uygulanıyor?” diyen Gökce, “Mesele fotoğraf değildir. Mesele, eşit muamele ilkesidir. Hukuk yalnızca kanun metinlerinde değil, uygulamada da eşit olmalıdır” ifadelerini kullandı.

15:30

“AKP’li iseniz bakan oluyorsunuz, CHP’li iseniz tutuklanıyorsunuz”

“İştiraklerden işleri alan firmalarla bir irtibatım, tanışıklığım ya da menfaatim olmadığına göre onların ihale alması için attığım imzalarla onlar için tüm kariyerimi de çöpe atacak risklere girmem eşyanın tabiatına külliyen aykırıdır” diyen Gökce, “Nitelikli dolandırıcılık ile kamuyu zarara uğrattığım iddialarını da kararlılıkla ve tüm varlığımla reddediyorum" ifadelerini kullandı.

Gökce, iddianamede Murat Ongun'un emrinde olduğunun iddia edildiğini ve bunun tamamen gerçek dışı olduğunu ifade etti. “İdari açıdan hiçbir temasım olmadığı gibi hiçbir surette kendisinden talimat almam da söz konusu değildir” diyen Gökce, attığı ve suçlandığı imzalarla ilgili, “Aynı imzayı ben atınca suç, benden öncekiler atınca her biri için ikbal gerekçesi mi? AKP'li iseniz milletvekili, bakan oluyorsunuz, CHP'li belediyede atınca niye Silivri'de yıllarca tutuklu halde bırakılıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.

14:50

“İddianameye göre ihale yapsan suç yapmasan suç”

İBB davasında ara sona erdi. Savunmasına devam eden tutuklu Buğra Gökce, iştiraklerin kendi tüzel kişilikleri ve Sayıştay denetimine tabi olduğunu belirtti. Gökce, “İddianamede karar verilsin. İhale yapsan suç, yapmasan suç. İmza atsan suç atmasan suç” dedi.

Gökce, “Kimi ihaleyi parçaladığımız için kiminde de parçalamadığımız için suçlama yapılıyor. 'Biz seni kafaya taktık, senin her adımın suç' demeye getiriyor bu iddianame” ifadelerini de kullandı. İBB'nin ecrimisil ve kira gelirlerinin 2014 - 2019 arasında 468 milyon lira olduğunu, 2020 ve 2025 arasında bu rakamın 4.5 milyar liraya çıktığını söyledi ve “Gelirleri 9 kat arttırmışız” dedi.

13:10

Duruşmaya ara verildi

Buğra Gökce, 2019 öncesi dönemde hukuka uygun kabul edilen uygulamaların, bugün farklı bir değerlendirmeye tabi tutulduğunu söyledi. 2018'deki ihaleleri yapan kişinin İller Bankası müdürü olduğunu ifade eden Gökce, “2019 sonrası dönemde benzer imzaları atan bazı kişilerin yaklaşık 15 aydır Silivri’de, ağır ve ölçüsüz bir özgürlük kısıtlamasına maruz bırakılması hukuki ilke ile izah edilemez" dedi. Gökce, "En az AK Partiliyseniz iller bankası müdürü oluyorsunuz, bakan oluyorsunuz ama benim gibi CHP’liyseniz Silivri’de yatan oluyorsunuz" ifadelerine yer verdi. Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

13:00

“Suç tarihi denilen aylarda İstanbul’da değildim”

Buğra Gökce, iddianamede, rüşvete dair herhangi bir kanıt ya da iddia bulunamayınca, bu kez kamu görevlisi olarak attığı bazı imzalar nedeniyle ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçu ile suçlandığını söyledi. Gökce, “Suç tarihi diye ifade edilen 2020 yılının haziran ve temmuz aylarında, ben İBB'de çalışmıyorum. İstanbul kentinde ikamet de etmiyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin genel sekreteri olarak kamu görevi icra etmekteydim” dedi.

Gökce, cezaevindeyken kendisinin de içinde olduğu bir heyetin mülkiye müfettişine ifade verdiğini söyledi. İstanbul Valisi Davut Gül imzalı bir karar olduğunu belirten Gökce, sorumluluğu bulunmadığından hakkında soruşturma izni verilmediğini belirtti. Gökce, “Soruşturma izni alınmayacak bir konudan 15 aydır hapis yatıyorum” dedi.

Gökce, soruşturma evresinde sorulmayan sorular ve incelenmeyen hususlar üzerinden örgüt yaratılmaya çalışıldığını söyledi. “Bu sipariş belgeleri hazırlayan da ne hikmetse terfi etmiştir” diyen Gökce, "Davaya konu edilen ihaleler, tamamen yasal süreci içinde işlem gören, daha önce çalıştığım kurumlardakinin bir benzeri olan, kendi rutini içinde yürüyen özellik taşımaktadır” dedi.

12:10

“Emniyet girişi kurgulandı”

Buğra Gökce, kendi iradesiyle Vatan Emniyet’e giderek teslim olduğunu söyledi. Sağlık kontrolü sonrası emniyete girişinin tekraren kurgulandığını vurgulayan Gökce, “Bir memur tarafından 'abi kusura bakma, bir daha giriş yapacağız' denilerek dışarı çıkarıldım; ardından bir başka memur tarafından kolumdan tutularak emniyete girişim cep telefonu ile kayda alındı” dedi. Gökce, söz konusu görüntülerin daha sonra yandaş yayın organlarında 'yakalandı' şeklinde servis edildiğini belirtti.

Buğra Gökce, tutuklanmasının kendisine hakimlikçe bildirilmeden önce bazı basın-yayın organlarınca önceden duyurulduğunu söyledi. Hakkında ne tür isnatlar üretildiğini 8 ay boyunca kısıtlılık gerekçesiyle öğrenemediğini belirten Gökce, “8 ay boyunca 8 ayrı hâkime, 'dosyada rüşvete dair ne olduğunu bana söylemeseniz de siz kontrol edin' diyerek, adeta yalvardım. 'Sizler olmadığını göreceksiniz' desem de dinletemedim. Sekiz kez rüşvet almaktan ve suç örgütüne üye olmaktan tutukluluğumun devamına karar verildi” dedi.

11:45

“Görevimle ilgili tek bir suçlama yok”

Buğra Gökce, 2008 yılında İzmir 2 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na şehir plancısı üyesi olarak dönemin Kültür Bakanı Ertuğrul Günay tarafından atandığını söyledi. Gökçe, "Allianoi Antik Kenti’nin sular altında kalması yönündeki kurul kararına kurul başkanı olarak şerh düştüğüm için görev yerim değiştirildi; adeta sürüldüm, Konya’ya görevlendirildim" dedi.

Buğra Gökce, göreve geldiklerinde kıyıların ticari işletmeler tarafından işgal edildiğini söyledi. Bu mekanları işgalden arındıran ekibin bu salonda olduğunu belirten Gökce, "Bizlere kamusal mekanları işgal edenler silah çekti, geri çekilmedik. Kıyıları talan edenler yumruk salladı vazgeçmedik. Bu kamu yararını savunan kıymetli arkadaşlarım burada benimle kamuyu dolandırmakla suçlanıyor” dedi.

Gökce, 19 Mart 2025’deki operasyon sonrası siyasi spekülasyon ile tutuklanma gerekçesi olarak bir kısım medya tarafından mesnetsiz iddialar ileri sürülüp itibar suikastına kurban edilmek istendiğini söyledi. Gökce, “İddianamede, İPA Başkanı olarak yürüttüm bu görevimle ilgili tek bir suçlama dahi bulunmamaktadır” dedi.

11:10

Duruşma başladı

Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler yerini aldı, duruşma başladı. Duruşmada savunması için söz alan İPA tutuklu Başkanı Buğra Gökce, “1996’dan bu yana sürdürdüğüm otuz yıllık kamu görevim boyunca, millete hizmetkar olma bilinci ile çalışmış vatan evladı olarak, görevimden dolayı soruşturulmayı millete hesap vermek biçiminde yorumlarım” dedi.

Evrensel'i Takip Et