CANLI BLOG
15.06.2026 11:03
15.06.2026 20:19
Sayfa otomatik güncelleniyor

İBB davasında 50. gün | “Savcı ‘Senin Ekrem'in bile diploması yok’ dedi”

15.5 milyon yurttaşın oyuyla Cumhurbaşkanı adayı seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 68’i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davası 50’nci gününde devam ediyor.

Geçen hafta Medya AŞ’nin eski genel müdürleri Elif İpek Atayman ve Fatoş Pınar Türker gibi isimlerin de aralarında olduğu tutuklu sanıkların savunmaları ve sorgularıyla tamamlanmıştı. Yeni hafta ise, Fatoş Ayık’ın yarım kalan sorgusuyla devam edecek. Daha sonra Serap Karay ve Taner Çetin’in savunmasına geçilmesi bekleniyor.

19:50

“Sadece beyanlarla 1 yılı aşkın süredir tutuklular”

Avukat Çengel, “Bu ihale modeli Taner Çetin ile başlamadı. 2012'de ne yapılıyorsa, müvekkilin döneminde de aynısı yapılmıştır” dedi ve dosyada ne kaçma, ne delil karartma şüphesi ne de tutukluluğu gerektirecek somut bir delil olduğunu belirtti. Çengel'in ardından Taner Çetin'in bir diğer avukatı Turgut Hökenek'in savunması başladı.

Avukat Hökenek, mahkeme heyetine seslenerek, “Haklı olarak 'Her beyana inanalım mı?' diyeceksiniz. Fakat biz bu dosyada sadece beyanlara bakılarak aylarca hatta 1 yılı aşkın süredir tutuklu kaldığına şahit oluyoruz" ifadelerini kullandı.

Taner Çetin'in 14 milyonluk villanın sahibi olduğuna ilişkin iddiaya yanıt veren avukat Hökenek, “İstanbul'da 14 milyona villa var mı bilmiyorum ama kiracı olduğuna dair ödemelerini ve kira kontratını sunacağız. Şu an orada 90 yaşındaki annesi oturuyor ve çıkartılması yönünde bir ihtar da var. Bu belgelerin, villanın müvekkilime ait olmadığı konusunda yeterli olacağını düşünüyorum" dedi.

Taner Çetin'in attığı tüm imzaların hukuka uygun olduğunu söyleyen avukat Hökenek, "Bu, Sayıştay raporlarıyla da sabittir. Müvekkilim hileli davranışlarla kimin ihaleye girmesini engellemiş, bir tane ihaleye giremedim diyen var mı?” ifadelerini de kullandı.

18:50

“Toplum önünde peşinen bir yalan söyleniyor”

Medya AŞ’nin tutuklu yönetim kurulu başkanı Murat Ongun'un avukatı Rahşan Daniş, “Daire başkanlarının başkan danışmanlarıyla nasıl bir ilişkisi var? Size bir talimat oldu mu?" diye sordu. Çetin, “Hayır olmadı. Murat Bey'i Başkan Bey dışında çok nadiren görürüm. Dairemize de belki bir defa gelmiştir" yanıtını verdi.

Çetin'in savunması ve sorgusundan sonra avukatı Pınar Çengel söz aldı. Çengel, savunmasına, “Devlet vatandaşını rehin almaz” diyerek başladı ve "Toplum önünde peşinen bir yalan söyleniyor. Bir insan örgüt üyesiyse hayatın olağan akışında bir bağı olur. En küçük bir somut bağ ortaya çıkmamıştır” dedi. "Müvekkil neden aylardır anlatılan hikayenin içinde yok?" diye soran Çengel, "Bugün ortaya çıkan şey, müvekkilin suçluluğu değil, isnadın çöp olduğudur" ifadelerini kullandı.

18:30

“Göğsünde tesbih sallayan, bir iddia makamından utanç duyuyorum”

Ara sona erdi, duruşma başladı. Mahkeme başkanı, Taner Çetin’e “Özer Yıldız’ı tanıyor musunuz?” diye sordu. Çetin, “Tanıyorum. Hak edişlerinin ödenmesi için market kartı aldığını söylüyor. Biz hak ediş raporu hazırlarız. Mali İşler Başkanlığı ne zaman ödeyecekse öder” yanıtını verdi.

Duruşma savcısı, "Uzun yıllardır belediyede çalıştığınızı görüyorum. Maaş harici geliriniz var mı?" sorusunu yöneltti. Çetin, "İştiraklerden huzur hakkımız var" dedi.

Ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı, “Beylikdüzü'nü de katarak sorayım. Size direkt ya da dolaylı talimatım oldu mu?" diye sordu. Çetin, "Hayır bu şekilde bir talimatınız olmadı" yanıtını verdi.

İmamoğlu Çetin'e, "Anladığım kadarıyla beni de içine alacak şekilde hakaret eden bir savcılık sorgusuna maruz kaldınız, doğru mu?" diye sordu. Çetin, "Evet, özellikle diploma üzerinden" diye yanıtladı. Bunun üzerine İmamoğlu, "Göğsünde tesbih sallayan, bir iddia makamından utanç duyuyorum. Yetkili mercii HSK'dır. Bu savcının tespit edilmesini talep ediyorum hem de kınıyorum" dedi.

17:10

Duruşmaya ara verildi

Örgüt iddiasının gerçeklikle örtüşmediğini, yıllardır belediyede kamu görevi yürüttüğünü ifade eden Çetin, örgüt hiyerarşisinde Fatih Keleş'in altında konumlandırıldığını belirterek, “Orada bir kontenjan vardı sanırım, o yüzden oraya koydular. Hiçbir ortak görevimiz yok. Kendisiyle hiç görüşmedim. Bir arada olabileceğimiz hiçbir konumuz, ortak yönümüz yok. Birbirimize talimat verecek konumda değiliz” dedi. Çetin, savunmasını tahliyesini talep ederek noktaladı. Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

16:45

“2019 öncesi yasal, sonrası neden suç kabul ediliyor?”

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen ve “İdari tercihlerin ceza dosyasına dönüştürülmesine itiraz ediyorum” sözleriyle savunmasını sürdüren Çetin, “35 yıldır attığım tüm imzaların arkasındayım” dedi. Çetin, “Bunlar ağır ceza mahkemesinin konusu değil. Tamamen sizin vaktinizi boşa harcadıklarını düşünüyorum. Bunlar idare mahkemesinin konusudur” ifadelerini kullandı.

Çetin, savunmasında “Anayasamızın önünde eşitlik ilkesine ithafen soruyorum. 2019 öncesindeki işlemler yasal kabul edilirken, 2021 sonrasında bizim dönemimizdeki aynı işlemler neden suç sayılıyor? Vicdanınıza bırakıyorum” ifadelerini kullandı.

16:45

“Savcı ‘Senin Ekrem'in bile diploması yok’ dedi”

Taner Çetin’in savunmasına geçildi. “Kendimi saçma sapan haberlerin içinde bulduğumda çok canım sıkıldı” diyen Çetin, gözaltına alındıktan sonra savcının karşısına çıkartıldığını söyledi ve savcının kendisine “64 yaşına gelmişsin, buradan çıkamazsın, gel etkin pişmanlıktan yararlan. Senin Ekrem'in bile diploması yok, senin gibileri dolduruyor oraya, dolgun maaş veriyor, gel sen itirafçı ol” dediğini ifade etti.

Mahkemede hakimin yüzüne bile bakmadan kendisini tutukladığını, Silivri Cezaevine girdikten 15 gün sonra hiçbir bilgi verilmeden İzmir'e sevk edildiğini söyleyen Çetin, “12 ihaleden sorumluyum. Bu 12 ihalede 60 komisyon üyesi var. Ama burada 2 kişi var. Geri kalan 58 kişi nerede? Doğru olan zaten burada olmamaları” ifadelerini kullandı. Çetin, savunmasında kendisini “Ben biraz kıl bir daire başkanıyım. Her sene Sayıştay'a hazır olmak için denetim isterim” diyerek tanıttı.

15:30

“Birçok iddiayla basın yoluyla karşılaştık”

Ara sona erdi. Duruşma Serap Karay’ın avukatı Kerem Donat’ın savunmasıyla başladı. Donat, soruşturma makamına da katibine de ulaşamadıklarını, dosya kapsamında olmayan birçok iddiayla basın yoluyla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.

Müvekkiline yöneltilen suçlamalarla ilgili mahkeme başkanına seslenen avukat Donat, "Biraz fazla kopyala yapıştır olmuş" dedi ve Serap Karay'ın bu kadar eylemin içinde bulunmasının nedenini personel eksikliğiyle açıkladı. Donat, “Birçok ihalede görev alması olağandışı ya da suç değil. Personel eksikliğinden kaynaklanıyor" ifadelerini kullandı.

Müvekkilinin hükümlü koğuşunda kaldığını ifade eden Donat, “Serap Hanım 392 gündür tutuklu. Kendisini 60 dakika savundu. Koğuşa döndüğünde korktuğunu söylüyor” dedi. Donat, Serap Karay'ın el konulan materyallerini geri verilmesini ve tahliye edilmesini talep etti.

13:00

Duruşmaya ara verildi

Serap Karay savunmasına başladı. 20 yıldır yerel yönetimlerde çalıştığını, 17 yıllık devlet memuru olduğunu ifade eden Karay, “Basılı materyallerin temini hizmet alım işinden cezalandırılmam isteniyor. Bizim yaptığımız ihaleler zorunlu ve makul gerekçelere dayanmaktadır” dedi.

Karay, 13 ayın uzun bir süre olduğunu ifade etti ve “İnsan 13 ayda çok şey öğreniyor. Ben de cezaevinin ne olduğunu öğrendim. 20 yılı aşkın kamu hizmetimin sonunda suçsuzluğumu anlatacağım aklıma gelmezdi. İnsanın özgürlüğünü kaybetmesi çok ağır. Özgürlüğümü yalnızca kendim için değil aynı zamanda birlikte daha ne kadar vakit geçireceğimi bilmediğim ailem için de istiyorum” dedi. Karay'ın sorgusunun ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

12:10

“Vicdanınızın olduğuna inanmak istiyoruz”

Ayık’ın avukatı Uğur Güner, savunmasına başladı. “15 aydır tutukluyuz, bundan önce sadece 15 dakika konuştuk” diyen avukat Güner, “İnsan haklarına, insan onuruna aykırı şeyler oldu. İfademizi alan savcı, soruşturma savcısı değildi. Tutuklandıktan sonra önce Silivri'ye konuldu sonra Gebze'ye gönderildi. Avukatlarına bile haber verilmedi” ifadelerini kullandı.

Avukat Güner, “Bu hukuksuzluğu bitirecek vicdanınızın olduğuna inanmak istiyoruz. Tahliyesine karar verilmesini talep ediyorum” dedi ve savunmasını noktaladı.

11:35

“Buradaki ifadeleriyle kendilerini tanıma fırsatı buluyorum”

İmamoğlu’nun ardından Medya AŞ’nin yönetim kurulu başkanı Murat Ongun Fatoş Ayık’a “Ben ya da Emrah Bağdatlı’nın bir baskı yaptığına şahit oldunuz mu, sizi kuruma ben mi yerleştirdim?” diye sordu. Ayık, “Hayır” yanıtını verdi.

Ongun'dan sonra Ekrem İmamoğlu da, “Bir suç örgütü iddiası ortaya atılıyor. Kendimi eleştiriyorum, buradaki ifadeleriyle kendilerini tanıma fırsatı buluyorum, örgüt üyesi olduklarını öğreniyorum. Daha önce tanışmış mıydık?” diye sordu. Ayık bu soruyu da "Hayır" diyerek yanıtladı. Bunun üzerine İmamoğlu, “Bu ülkenin hazinesini teslim edeceğimiz kadınları dinliyorsunuz” dedi.

11:20

“Hasta ve kadın tutuklular için hassasiyet gösterilmeli”

Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler yerini aldı, duruşma başladı. Fatoş Ayık’ın sorgusuna geçilmeden önce Ekrem İmamoğlu söz aldı. “Asrın yolsuzluğu denilen davada neler yaşadığımız kamuoyunun gözü önünde oluyor” diyen İmamoğlu, bu hafta yapılacak tutukluluk incelemesinde mahkeme heyetine vicdanlı karar vermesi için çağrı yaptı. Özellikle hasta ve kadın tutuklular için hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirten İmamoğlu, “Savunmasını yapan arkadaşlarımızın bir fırsat elde etmesini talep ediyorum” dedi.

İmamoğlu ayrıca, Pınar Türker’in geçen hafta sözünü ettiği çıplak arama ve savcı baskısı konularına ilişkin, “AK Parti Grup Başkanvekili’nin duyarlılığını, İçişleri Bakanı’nın hassas bir şekilde ele almasını önemsiyorum. Aynı hassasiyeti Adalet Bakanı’ndan da bekliyorum. Bir savcı bir anneyi çocuğuyla tehdit etti. SEGBİS kaydı ile bu iddia ortaya çıkabilir. Üstü örtülecek bir şey değil, işlem başlatılmasını bekliyorum” dedi.

Evrensel'i Takip Et