CANLI BLOG
10.06.2026 10:00
10.06.2026 19:27
Sayfa otomatik güncelleniyor

İBB davasında 48. gün

15.5 milyon yurttaşın oyuyla Cumhurbaşkanı adayı seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 68’i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davası 48’inci gününde devam ediyor.

Dün Medya AŞ’nin eski genel müdürleri İpek Elif Atayman ve Pınar Türker savunma yapmıştı. Bugün Nihat Sütlaş savunma yapıyor.

18:45

Duruşma sona erdi

Müvekkilinin tahliyesini talep eden Baş’ın ardından Atalan'ın son avukatı Orçun Mert Balıkçı savunmasına başladı. Avukat Balıkçı, unsuru oluşmayan bir suçtan bahsetmenin ve tutukluluğa devam etmenin hukuka aykırı olduğunu belirterek, müvekkilinin tahliyesini talep etti. Mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi.

Tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, duruşma salonundan ayrılırken “Sevgi kazanacak, kötülük kaybedecek" diyerek seyircilere seslendi.

18:20

“Çalışmadığı dönemdeki eylemle sorumlu tutuluyor”

Atalan’ın bir diğer avukatı Faruk Baş'ın savunması başladı. Avukat Baş, Halil Burak Atalan’ın isminin 8 eylemde geçtiğini ifade etti ve “Sadece ismi geçiyor. Dosyanın ilk tanıkları isim zikretmemiş. Raporlarla eşleştirebileceğimiz bir iddia yok. Ama 15 aydır tutuklu” dedi. Müvekkilinin çalışmadığı dönemdeki eylemle sorumlu tutulduğunu ifade eden Baş, "Bunu söylemek için 15 aydır sıra bekliyoruz" diye konuştu.

Müvekkilinin herhangi bir siyasi bağlantısı bulunmadığını, hiçbir siyasi kurumda çalışmadığını ifade eden avukat Baş, Atalan'ın makam arzusunun da olmadığını söyledi. Baş, “Beklentisi olan insan EYT ile emekli olmaz, insanlarla bağlantısını kopartmaz” ifadelerini kullandı.

18:10

“810 TL'lik transfer soruldu”

Atalan’ın avukatı Mehmet Can Sezgin savunmasına başladı. İddianamede eylem ile fail eşleşmesini görmenin mümkün olmadığını belirten avukat Sezgin, “Yokun yokluğunu anlatmak çok zor” dedi. İtirafçı Gökhan Köseoğlu'nun verdiği ifadede 2019'daki görüşmelerden bahsettiğini, iddianamede hem şüpheli hem tanık olarak geçen Selman Narman'ın da 2019'dan bahsettiğini ifade eden Sezgin, müvekkilinin 2020'de göreve başladığını söyledi.

Avukat Sezgin, müvekkilinin sorgusu sırasında tutuksuz sanıklardan Hilal Önver'le arasında geçen 810 TL'lik transferin sorulduğunu belirtti ve "Polisler de 'Biz şu an gerçekten 810 TL'yi mi soruyoruz' diye tereddüt yaşadılar" dedi. Sezgin, "Şu geride bıraktığımız 15 ay benim şahsen şuna inanmama sebep oldu. Biz arasak, Halit Burak Atalan kadar temiz, boğazından haram lokma geçmemiş insan zor buluruz" ifadelerini kullandı.

Müvekkilinin kendisi için kederlenmediğini ama bakmakla yükümlü olduğu bir ailesinin bulunduğunu söyleyen avukat Sezgin, “Delilsizlik ve 15 aylık tutukluluk döneminde müvekkilim aileme de yük oldum diyerek kendi kendini yemeye başladı” dedi. Sezgin, Halil Burak Atalan'ın tahliyesini talep etti.

17:30

“15 aydır ‘Sesimizi duyan var mı?’ diye bağırıyorum”

Sütlaş'ın avukatlarının ardından tutuklu sanık Halit Burak Atalan'ın savunması başladı. Atalan, 2020 yılında Kültür AŞ'de çalışmaya başladığını, AKP döneminden kalan personelle çalışmaya devam ettiğini belirtti ve “Arkadaşlarım çok deneyimli ve liyakatliydi. Üst yönetime bildirip onlarla çalışmaya devam ettim” dedi. Emekli olmadan 2 yıl önce Kültür AŞ’den ayrıldığını söyleyen Atalan, “Dosyadaki delillerin çok büyük bir kısmı, tanık, gizli tanık ve etkin pişmanlık beyanlarından oluşuyor” diye konuştu.

Atalan, MASAK raporunda aleyhine hiçbir tespit olmadığını, telefonunu şifresiyle birlikte savcılığa teslim ettiğini, 2020 ila 2022 arasındaki dönemin Sayıştay tarafından denetlendiğini ve bir bulguya rastlamadığını ifade etti.

“15 aydır sanki deprem enkazının altında gibi 'Sesimizi duyan var mı?' diye bağırıyorum ama kimseye duyuramıyorum" diyen Atalan, "Çocuklarıma kavuşmak için tahliyemi talep ediyorum. Ben masumum" diyerek savunmasını noktaladı.

16:20

“Zarar iddiası boşa düşüyor”

Avukat Arık'ın ardından Sütlaş'ın bir diğer avukatı Şakir Gürkan, müvekkilinin savunması için söz aldı.

Gürkan, iddianamede yer alan “İBB'nin kasası boşaltıldı” suçlamasına yönelik, “Reklamist firması Medya AŞ’ye para ödedi. İBB'nin kasası boşalmıyor, müvekkilin kasası boşalıyor. Dolayısıyla zarar iddiası boşa düşüyor” ifadelerini kullandı.

Avukat Gürkan, müvekkilinin tapularına ilişkin savunmasında, kayıtların 2022'de yenilendiğini belirtti ve “2015’ten beri olan tapuların kaydı parsel değişikliğinden dolayı yenileniyor. İhaleyle zenginleşme algısını bazı basın medya yoluyla köpürtüyor, haysiyet cellatlığı yapıyorlar. Masumiyet karinesi önemsenmeden itibar suikastı yapılıyor” dedi. Gürkan, Nihat Sütlaş'ın tahliyesini talep etti.

15:40

“İfadeler kopyala yapıştır”

Sütlaş’ın sorgusunun ardından avukatı Cihan Arık savunmasına başladı. Avukat Arık, diğer avukatların gördüğü belgeleri göremediğini belirtti ve mahkeme başkanına “Hakkımda kısıtlama kararı var mı?” diye sordu. Mahkeme başkanı, “Neden size kısıtlama uygulayalım? Herhangi bir avukata yönelik kısıtlamamız olamaz” dedi.

Cihan Arık, etkin pişmanlık ifadesi veren Eyüp Subaşı'nın 6 Mart'ta ifade vermediğini, tanık Selman Narman’ın ifadesinin kopyalayıp yapıştırıldığını belirtti. 6 Mart ifadelerinde Selman Narman'ın tanık yazıldığını söyleyen avukat Arık, 15 Nisan’daki ifadede şüpheli yazdığını ifade etti. İddianamede şüpheli Selman Narman 42 defa geçtiğini vurgulayan Arık, “42 defa sehven yazılmaz. Kopyala yapıştır diye boşuna demiyoruz” dedi.

14:50

Sorguya geçildi

Ara sonrası mahkeme başkanı Sütlaş’a “Murat Ongun’la tanışıklığınız nedir?” diye sordu. Sütlaş, “Kendisini 30-40 yıldır tanırım. Kendisini fikir adamı olarak bilirim. Bir yarışmanın sonunda hayırlı olsuna gittim. Yıllar sonra o zaman görüştüm, iş ile ilgili kendisiyle münasebetim yoktur” dedi.

Mahkeme başkanı Sütlaş'a "Emrah Bağdatlı'yla tanışıklığınız var mı?" sorusunu yöneltti. "Murat Ongun'un yanında tanıştım. Ticaretimiz olmadı" dedi. Mahkeme başkanının ardından duruşma savcısı, "Reklamist'i ne zaman kurdunuz?" diye sordu. Sütlaş, şirketi 2019'da kurduğunu söyledi. Savcının “2019'dan önce şirketiniz var mıydı? Mali durumu nasıl?” sorusuna Sütlaş’ın yanıtı, “Şirketim vardı, borcu harcı yoktur. Kendi ticaretimizi döndürür” şeklinde oldu.

12:45

Duruşmaya ara verildi

Sütlaş, “Benim işim ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık olsa, bugüne kadar iş yapamazdım. Selam dahi vermezlerdi” dedi ve savcının kendisine kaynağı belirsiz zenginleşmesi olduğunu söylediğini belirtti. Sütlaş, 2019 öncesindeki mal varlıklarının miras yoluyla geldiğini, 2019'dan sonra sadece bir ofis aldığını onun da inşaat halinde olduğunu ifade etti.

Sütlaş, Murat Ongun'un ortağı olmadığını söyledi. Sütlaş, “Bütün raporlara bakılmış. Hatta kendisiyle banka hesaplarımıza bakılmış. Bir tek kuruş para trafiğimiz yok. Kendisiyle ortaklığım yoktur şirketimin tamamı benimdir. İşlerimle ilgili kendisiyle konuşmamışımdır” dedi. Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

12:10

"Medya AŞ’den ihale almak suçmuş gibi gösteriliyor"

Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. Nihat Sütlaş'ın savunması başladı. İBB'yle 5 yıllık sözleşme yaptığını ve ticari dengenin İBB lehine olduğunu belirten Sütlaş, “Ben hiçbir örgüte para aktarmıyorum. Hesaplarım şeffaf, faturalarım doğru. Hiçbir şekilde gizli muhasebem yok” dedi.

“Medya AŞ’den ihale almak suçmuş gibi gösteriliyor” diyen Sütlaş, “Televizyonda yatlar katlar anlatılıyor. 2019'dan sonra 16 tane tapusu olmuş yazıyorlar. Öyle değil, çoğu 2019'dan önce miras yoluyla edindiğim tapulardır” ifadelerini kullandı.

“Gidiyorum, şuradan bir ihale ver bana diyorum. Sonra kamyonum var, vezneye çekiyorum, parayı dolduruyorlar” diyerek hakkında yazılanları, yapılan yayınları eleştiren Sütlaş, ATM kabinlerini yüzde 16, Şehir Hatları’nı yüzde 29, başka bir alanı da yüzde 26 kârla aldıklarını belirtti.

Evrensel'i Takip Et