CANLI BLOG
29.04.2026 09:40
29.04.2026 23:01
Sayfa otomatik güncelleniyor

İBB davasında 29'uncu gün | Adem Soytekin'in sözlerine İmamoğlu'ndan tepki: Çok ayıp

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 92'si tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasında 29'uncu gün sonra erdi.

Dünkü duruşmada itirafçı sanık Adem Soytekin savunmasını yapmış; çelişkiler olan beyanlarında sık sık "Görmedim, duydum" ve "Bilmiyorum" demişti. Ekrem İmamoğlu da duruşma sonrası salondan izleyicilere seslenerek "Sadece şunu söyleyeyim: Çöktü, çöktü!" demişti.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'de bulunan Marmara Cezaevi Yerleşkesinde görülen duruşmada, Adem Soytekin'in avukatları Ahmet Burak Bilgin ve Simge Büyük ile tutuklu sanık Adem Başer savunma yaptı.

Adem Soytekin'in "Murat Kapki bana 'Film çekeceğiz, rolünü oynar mısın' dedi. Buğra Gökçe de 'O rolü oynayacak bilmem ne çocuğu buluruz' dedi" sözlerinden sonra salonda tansiyon yükseldi. İmamoğlu, "Çok ayıp biz zan altında kalıyoruz" dedi.

Gerginliğe neden olan olay hakkında dün akşam jandarma tarafından tutanak tutulduğu öğrenildi. Tutanağa göre tutukluların cezaevine tesliminde ring aracı seyir halindeyken araç içerisinde tartışma çıktı. Soytekin, diyaloglar üzerine kendisinin de araçta olduğunu söyledi. Diğer tutuklular ise Soytekin'e kendi aralarında şakalaştıklarını, kendisi ile alakalı bir durum olmadığını söyledi. Soytekin kendisine küfür edildiğini öne sürdü. Araçtaki bu gerilimin ardından Soytekin güvenlik önlemleri alınarak indirildi. Bu sırada Murat Kapki'nin Soytekin'e yanlış anladığı yönünde cümle kurduğu tutanağa geçirildi.

Yarın Adem Başer'in avukatı savunma yapacak. Akşam saatlerinde ise tutukluluk incelemesiyle ilgili kararın çıkması bekleniyor.

19:40

Duruşma sona erdi

Tutuklu sanık Yener Torunler'in avukatı Ahmet Keskin, müvekkilinin maden sahasında bir sorumluluğu olup olmadığını sordu. Tutuklu sanık Adem Başer, "Yoktu" yanıtını verdi ve Torunler'in Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmasına rağmen bir görev verilmediğini ifade etti. Başer ayrıca, "Murat Gülibrahimoğlu, Yener Bey'i yanında bir yere götürmezdi" dedi.

Keskin'in sorularının ardından mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi. Yarın Adem Başer'in avukatı savunma yapacak. Akşam saatlerinde ise tutukluluk incelemesiyle ilgili kararın çıkması bekleniyor.

19:20

"Bir örgüte üye değilim"

Savcının sorgusunun ardından Murat Gülibrahimoğlu'nun avukatı Abdullah Kaya söz aldı.

Kaya, tutuklu sanık Adem Başer'e, "Döküm bedelleri doğrudan şirket hesabına mı gönderiliyordu" diye sordu. Başer, "Hafriyatçıların gönderdiği bedeller şirket hesabına gidiyordu" yanıtını verdi.

Avukat Kaya, Cebeci'yle ilgili toplantılara kimin katıldığını sordu. Başer, toplantıların İstanbul Valisi başkanlığında yapıldığını, şirketi temsilen katılan ismin ise Murat Gülibrahimoğlu olduğunu belirtti.

Sanıklardan Volkan Ateş'in avukatı Oğuzcan Bahar, "Müvekkilimi tanıyor musunuz? Bir örgüte üye misiniz, müvekkim üye midir" diye sordu. Başer, "Ayrı birimlerde çalışıyoruz. Ben bir örgüte üye değilim, Volkan Bey'in de olduğunu sanmıyorum" dedi.

Fatih Keleş'in avukatı Nergis İnce, kendisine yönlendirilen avukatın kim olduğunu sordu. "TMSF tarafından atanmış olabilir" diyen Başer'e, "İsmi Berfin Çelik olarak görüyorum" diyen avukat İnce, Murat Gülibrahimoğlu'nun itirafçı olan mali müşaviri Cem Çelik'le Berfin Çelik'in ilişkisini sordu. Başer, "Cem Çelik'in yeğeni" dedi.

18:40

Başer, ifadesini düzeltmek istedi

Mahkeme başkanı, tutuklu sanık Adem Başer'in savcılıkta verdiği ifadenin değiştirildiğini belirtmesi nedeniyle "İfadenizde düzelteceğiniz bir şey var mı" diye sordu.

Başer, ifadesinin üçüncü sayfasında düzeltme yapmak istediğini, bununla ilgili notu daha sonra mahkemeye ileteceğini ifade etti.

Duruşma savcısı ise İbrahim Bülbüllü, Fatih Keleş ve Murat Gülibrahimoğlu arasındaki yakınlığı sordu. Başer, "Sürecin başında Keleş yoktu. Sonra gidip gelmeye başladı. Bir süre sonra İbrahim Bülbüllü yerine Fatih Keleş ve Murat Gülibrahimoğlu toplantılara katılmaya başladı" dedi.

18:15

Adem Beşer: İşten atıldım, kayyım tazminatımı ödemedi, 7 yaşındaki oğlumun masraflarını karşılayamıyorum

Tutuklu sanık Adem Başer, Cebeci'deki işin bir devlet projesi olduğunu ve maden bölgesinde bir komisyon kurulduğunu söyledi. Başer, "Komisyonun başkanı İstanbul Valisi'dir. İbrahim Bülbüllü de İBB'yi temsilen komisyona üyedir" dedi. İSTAÇ'ın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, Emniyetin sık sık denetim yaptığını ifade eden Başer, sahadaki çalışmaları denetleyecek bir uzmanlığı olmadığını da sözlerine ekledi.

7,5 yaşında bir oğlu olduğunu ve 7 aydır onu göremediğini, eşinin bu dava nedeniyle çalıştığı üniversiteden kovulduğunu, tutuklandığı için şirkete atanan kayyım tarafından iş akdinin feshedildiğini söyleyen Başer, "Tazminatım kayyım tarafından ödenmedi. Kendilerinin benimle ilgili olumlu raporu olduğunu biliyorum. Şu anda ben çocuğumun eğitim masraflarını karşılayamıyorum. Hatta sağlık masraflarını da karşılayamaz durumdayım" ifadelerini kullandı.

19 Mart operasyonundan sonra şirkete atanan kayyımla 4 ay çalıştığını ifade eden Başer, istenen bilgileri paylaştığını, savcılığa verdiği ifadenin ise kendi söylediğinden farklı olduğunu belirtti.

Başer, "Edindiğim bilgiyi savcıyla paylaştım. Ancak ifade tutanağına sanki en başından beri böyle bir kanaatim varmış gibi geçirilmiş. 'Sahadaki yetkilileri arayıp görüştük, kimsenin bilgisi yoktu' diye bir ifadem var. Kayyıma da bu şekilde bilgi verdim. Ama ifadenin öncesi benim bildiğim algısı oluşturulmuş" dedi.

Avukatının mahkemeye sunduğu dilekçeyi kabul etmediğini, onu azlettiğini ifade eden Başer, "Ben maaşlı bir çalışanım ve görevimi yerine getirdim. Belediyeden, valilikten, bakanlıktan teşekkür yazısı, plaket bekliyordum. İşimi iyi yaptım. Oğlumu çok özledim, tahliyemi talep ediyorum" dedi. Başer'in savunmasının ardından hakim ve savcı sorgusu başladı.

17:50

Soytekin salondan ayrıldı

Tutuklu sanık Adem Başer’in savunması başlamadan önce, savunması ve sorgusu biten Adem Soytekin, duruşma salonundan ayrıldı. Cebeci maden sahasıyla ilgili suçlamalar nedeniyle cezaevinde olan Başer, savunmasına şirketteki mali sorumluluğun kendisinde olmadığını söyleyerek başladı.

Güney Cebeci şirketinde Genel Müdür olarak görev aldığını söyleyen Başer, Murat Gülibrahimoğlu'un sahayı kendisinin yönettiğini, personelleriyle mesafeli bir patron olduğunu, 12 yıldır çalışmalarına rağmen aralarındaki iş ilişkisinin hiç değişmediğini ifade etti. Gülibrahimoğlu'nun siyasiler ve bürokrasiyle arasının iyi olduğunu ifade eden Başer, Cebeci'deki hisselerin toplanmasının Enerji Bakanlığı, İBB ve İstanbul Valiliği tarafından uygun görüldüğünü ifade etti.

Fatih Keleş ve Murat Gülibrahimoğlu'yla birlikte girdiği toplantıların örgüt toplantısı olarak nitelendirildiğini ancak o toplantılara çalışan olarak katıldığını ifade eden Başer, “Benim izinli olduğum zamanlarda da yerime başkaları katılmıştır” dedi. Başer, iddia edildiği gibi bir kaçak döküm sisteminin kurulmadığını, sistemde herhangi bir faturalı, faturasız, barkodlu, barkodsuz ayrımını gösteren yazılım bulunmadığını da sözlerine ekledi.

15:45

Soytekin’in tahliyesi talep edildi

Aradan sonra Adem Soytekin’e küfür ettiği iddia edilen Buğra Gökçe’nin avukatı söz istedi. Mahkeme başkanı bu talebi reddetti. Soytekin’in avukatı Simge Büyük’ün savunmasıyla duruşma devam ediyor.

Müvekkilinin etkin pişmanlıktan yararlanıp, belge sunduğunu söyleyen Büyük, suçtan elde edilen gelirin aklanması iddiasını kesin bir dille reddettiklerini ifade etti. Avukat Büyük, müvekkilinin hiçbir belgeyi gizlemediğini de söyledi.

Müvekkili aleyhine ifade veren Metin Gül'e ilişkin konuşan avukat Büyük, “Adem Soytekin, Gül ailesiyle ciddi bir husumet yaşadı. Aleyhteki beyanların bu husumet gölgesinde verildiğinin değerlendirilmesi zorunludur" ifadelerini kullandı. Avukat Gül ayrıca, Ekrem İmamoğlu'nun Seyfi Beyaz'a Adem Soytekin aracılığıyla talimat verdiği iddiasını reddetti ve İmamoğlu ile Beyaz'ın ortak olduğuna vurgu yaparak "Ekrem İmamoğlu’nun kendi projesine zarar verecek şekilde ortağına aracı üzerinden talimat vermesi hayatın olağan akışına aykırıdır" dedi.

Müvekkilinin Bahattin Uçar'ı tehdit ettiği iddiasını reddeden avukat Büyük, “Masada, kamu görevi yapmış bir arkadaş da tehdit olmadığına şahittir” dedi. Büyük ayrıca, KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt'a rüşvet verildiği iddiasına da değindi. Adem Soytekin'in ifadesinde “2021” mahkemede “2022'de verdiğim” dediği rüşvetle ilgili, şoförü de 2023 tarihini işaret etmişti. Avukat Büyük, verildiği iddia edilen rüşvetin, hak ediş alacağının zamanında ödenmesi için olduğunu ifade etti.

Avukat Simge Büyük müvekkilinin tahliyesini talep etti ve Soytekin’in diğer avukatı Salim Baki söz aldı. Müvekkilinin kimseyi suçlamak için bir şey söylemediğini, amacının gerçeği ortaya çıkartmak olduğunu öne süren avukat Baki, Soytekin’in tahliyesini ve beraatini talep etti. Soytekin’in avukatlarının savunmaları bitti, mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

13:20

Tartışma sonrası ara verildi

İmamoğlu'nun sözlerinin ardından mahkeme heyeti başkanı bir şey söylemeden salondan ayrılarak duruşmaya ara verdi.

13:13

"Film çekeceğiz" sözü mahkemeyi karıştırdı: İmamoğlu ve Kapki arasında söz düellosu

Araya gidilmeden önce Adem Soytekin'e söz veren mahkeme heyeti başkanı, "Dosyada dilekçen var olayı anlat" dedi.

Soytekin, "Murat Kapki bana 'Film çekeceğiz, rolünü oynar mısın?' dedi. Buğra Gökçe de "O rolü oynayacak bilmem ne çocuğu buluruz' dedi" ifadelerini kullandı.

Bu sözler üzerine Ekrem İmamoğlu, "Çok ayıp, zan altında kalıyoruz. Kime ne saygısızlık yapmışız" diyerek tepki gösterdi.

Murat Kapki ise "Adem yalan konuşuyor, siz de kabul ediyorsunuz" diyerek bağırdı.

12:57

"Üyesinden talimat alan yönetici olmaz"

Avukat Bilgin, Soytekin'in "örgüt yöneticisi" olarak sınıflandırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak şunları söyledi:

"Bir örgüt yöneticisinin, 'üye' olarak sınıflandırılan kişilerden (Mehmet Muratçalı ve Ali Kurt gibi) emir ve direktif aldığı iddia edilmektedir. Üyesinden talimat alan bir kişi yönetici olamaz."

"Soytekin'in, hak edişlerini alabilmek için KİPTAŞ yöneticisine rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Yöneticinin üyeye rüşvet verdiği gibi mantık dışı bir tablo ortaya çıkmaktadır."

"İddianame, müvekkilimin altına 'üye' olarak 6 kişi yerleştirmiştir. Bu 6 kişiden 4'ü zaten Soytekin'in resmi SGK'lı çalışanı, biri ise kardeşidir. Soytekin'in yönetici olduğu iddia edilen dönemdeki 9 eylemin hiçbirinde, altına yazılan 6 üyeden 5'i yer almamaktadır. Örgüt yöneticisi olduğu dönemde işlediği 9 eylemi sadece tek bir personelle icra eden bir yönetici olmak mümkün mü?"

"Müvekkil, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak pek çok belge ve bilgi sunmuştur. Savcılık bu samimiyeti ödüllendirmek yerine müvekkili hiyerarşinin en tepesine yerleştirerek cezalandırmıştır. Müvekkil sürecin mağduruyken bir anda örgüt yöneticisi sıfatıyla üst düzey bir fail konumuna getirilmiştir."

"MASAK raporlarındaki teknik hatalar ve mülkiyet hakkı ihlali söz konusudur. Müvekkil suçlandığı tüm eylemlerden suçlu bulunsa dahi, söz konusu meblağ müvekkilin toplam mal varlığının yüzde 5'ini bile geçmemektedir. Buna rağmen tüm mal varlığına ve şirketlerine kayyım atanması ölçüsüz ve orantısız bir cezadır."

"Müvekkilim, 220/5 maddesi delaletiyle sorumlu tutulduğu eylemler hariç tutulduğunda, toplam 21 eylemle suçlanmaktadır. Bu 21 eylemin 7 tanesinde, iddia makamı tarafından müvekkilin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılması talep edilmiştir. Söz konusu 7 eylem özelinde, müvekkil hakkında 'ceza verilmesine yer olmadığı kararı' verilmesi istenmiştir. Bu tabii takdirinize bağlı bir durumdur."

Avukat Büyük ise "Geçen hafta müvekkilimin cezaevi aracında sözlü tacize uğradığına yönelik iddiası için tutanaklara eksik geçirilen kısımlar var" dedi.

12:11

"Örgüt üyesiyse işletmesini belediye neden mühürledi?"

Söz alan Adem Soytekin'in müdafii avukatı Simge Büyük, iddia edilen örgüt yöneticiliği suçlamasının mantıksal bir çelişki barındırdığını savundu. Büyük, müvekkilinin işletmecisi olduğu restoranın bizzat "üyesi olduğu iddia edilen" belediye tarafından mühürlendiğini ve hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu; bir kişinin, kendisine dava açan ve mahkum ettirmeye çalışan bir yapının yöneticisi olamayacağını ifade etti. Büyük'ün savunması şöyle:

"Müvekkilim, Mado isimli kafe restoranının işletmecisidir. Beylikdüzü Belediyesi bir denetim yapıyor ve birtakım usulsüzlükler bularak burayı mühürlüyor. Akabinde, 2014 ve 2016 yıllarında faaliyete devam edildiği gerekçesiyle kaymakamlık suç duyurusunda bulunuyor. Ekrem Bey bizzat süreci başlatmamış olabilir."

"Ancak müvekkile karşı açılan ikinci dava 2016 yılında, yani müvekkilin o örgütün yöneticisi olduğu iddia edilen dönemde açılıyor. Üstelik Beylikdüzü Belediyesi bu davada müşteki, katılan olarak bulunmaya devam etti. Nasıl bir örgüt yöneticisidir ki; üyesi olduğu iddia edilen belediye tarafından mahkumiyet alabileceği bir süreçle muhatap ediliyor?"

"Soytekin dışında örgüte rüşvet vermekten yargılanan başka bir kişi yok. Üye yöneticiye, yönetici üyeye rüşvet mi verir?"

"Soytekin sürecin en başında örgütsel hiyerarşide değildi. Üyeliği ve özel vasıf gerektiren üye statüsünü doğrudan atlayarak, onu örgütün altı yöneticisinden biri haline getiriyorsunuz. Bu, etkin pişmanlığın cezalandırılmasıdır."

"Müvekkilim, belediye tarafından yönlendirilerek cari alacağına karşılık daireleri almıştır. İddia edilen menfaat pazarlığının taraflarının kimler olduğu tartışmalıdır. Taraflar arasında müvekkilim yoktur. Tarafı olmadığı bir pazarlığın aracısı olması da mantıken mümkün değildir."

11:32

Finansman iddialarına karşı savunma: Yöneticilerin bile haberi yok

Avukat Ahmet Burak Bilgin'in savunması sürüyor:

"Müvekkilimin, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'yla ilgili tek bir beyanı veya iddiası yoktur."

"Savcılığın liderden alınan bir talimat olduğuna dair bir iddiası veya delili de yoktur."

"Savcılık, Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için 'gerekli finansın' sağlanması iddiasında bulunmuştur."

"Örgütün iddia edilen amacından müvekkilim ve örgütün yöneticileri dahi habersizdir."

11:31

İtirafçı Soytekin'in avukatı savunma yapıyor

Adem Soytekin'in avukatı Ahmet Burak Bilgin şunları söyledi:

"Müvekkilim, Ekrem İmamoğlu belediye başkanı olduktan sonra KİPTAŞ'ın düzenlediği 43 ihaleden 2 tanesine girdi. Bu ihalelerin birini tek başına, birini ortaklı aldı."

"İddia makamının müvekkili konumlandırdığı pozisyonu kabul etmiyoruz. Bu durum, etkin pişmanlığın cezalandırılmasıdır."

10:56

İtirafçı sanığa ek savunma hakkı verildi

Tutuklu sanıklar, avukatlar, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. Duruşma açıldı.

İtirafçı sanık Adem Soytekin, ek savunma hakkı talep etti. Mahkeme başkanı, Soytekin'e ek savunma hakkı verildiğini belirtti.

Duruşma, Adem Soytekin'in avukatı Ahmet Burak Bilgin'in savunmasıyla başladı.

10:53

İmamoğlu ve diğer sanıklar salona girdi

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve tutuklu sanıklar alkışlarla salona girdi. Tutuklu sanıkların yakınları salondan seslendi.

10:52

İBB davasının 29'uncu günü başladı

İtirafçı sanık Adem Soytekin'in savunması ve sorgusu önceki günlerde tamamlanmıştı. Bugün Soytekin'in avukatı savunma yapacak.

Evrensel'i Takip Et