CANLI BLOG
28.04.2026 09:11
28.04.2026 20:24
Sayfa otomatik güncelleniyor

İBB davasında 28'inci gün: İtirafçı sanık Adem Soytekin görmemiş, duymuş, örgütü de bilmiyormuş

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 92'si tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasında 28'inci gün sona erdi.

Duruşmada itirafçı sanık Adem Soytekin savunma yaptı. Soytekin, çelişkili ifadesinde sık sık "Görmedim, duydum", "Duyuma dayalı" ve "Bilmiyorum" dedi. Bir suç örgütü olup olmadığını ise bilmediğini söyledi ve "Trabzonspor haricinde hiçbir yere üye değilim" ifadelerini kullandı.

Duruşmada Ekrem İmamoğlu, masasındaki 'Beyaz Toros' maketiyle tanınan eski savcı ve yeni Adalet Bakanlığı Personel İşleri Genel Müdürü Cahit Cihad Sarı'nın Soytekin'e küfrettiğine şahit olduğunu anlattı.

Soytekin ise "Bana karşı böyle sinkaflı bir konuşma olmadı. Savcı her gittiğimde bana yemekler ısmarladı. İlk başta, benim için Ankara'dan, ismini vermek istemediğim bir siyasetçi arıyormuş; onunla yaşadığı bir tartışmadan, gerilimden söz etmişti. Onunla ilgili konuştuk yalnızca" dedi.

İmamoğlu duruşma sonrası salondan izleyicilere seslendi ve "Sadece şunu söyleyeyim: Çöktü, çöktü!" dedi.

Dün neler yaşandı?

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'de bulunan Marmara Cezaevi Yerleşkesinde görülen dünkü duruşmada, İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan savunmasını tamamlamıştı. Pehlivan, hakkındaki iddiaların "delil değil bahane" olduğunu belirterek, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ifade etmişti.

Bazı sanık avukatlarının mahkeme heyeti hakkındaki reddi hakim talebi, "duruşmayı uzatma amacı taşıdığı" gerekçesiyle oy birliğiyle reddedilmişti.

"Etkin pişmanlık" hükümlerinden yararlanan ve diğer sanıklarla yaşadığı gerginlik nedeniyle dilekçe veren itirafçı Adem Soytekin'in savunma sırasının öne alınması talebi mahkemece kabul edilmişti.

30 Nisan Perşembe günü sanıkların tutukluluk durumlarının değerlendirilmesi bekleniyor.

19:50

İmamoğlu: Çöktü, çöktü!

Adem Soytekin'in avukat sorgusu sonrası mahkeme heyeti duruşmayı bitirdi. Dava yarın Adem Soytekin'in avukatlarının savunmasıyla devam edecek.

Ekrem İmamoğlu, duruşma salonundan çıkarken izleyicilere seslendi ve "Hepinizi çok seviyorum. Sadece şunu söyleyeyim: Çöktü, çöktü!" dedi.

19:40

"İfadenin altında kaç imza var" sorusuna "Hatırlamıyorum" yanıtı

Fatih Keleş'in avukatı Nergis İnce, itirafçı Adem Soytekin'in 'etkin pişmanlık' ifadesi verdiği gün, ifadesinin suretinde kaç imza olduğunu sordu. Soytekin hatırlamadığını söyledi.

İnce, mahkeme başkanına "16 Haziran'daki ifadenin barkodlu, imzalı halini göremedim, mümkünse görmek isterim" dedi. Mahkeme başkanı kendisinde bulunan ifadeyi kontrol etti ve "Bendeki de şu an imzasız. Savcılıktan talep ederiz" yanıtını verdi.

Soytekin ayrıca, İnce'nin 'şablon' sorusunu da, "İfademdeki o kısmı soru olarak anlamıştım. Benim 2014'teki, 2019'daki seçimi, cumhurbaşkanlığı seçimini anlatmam hiçbir şeyle bağdaşmaz" diyerek yanıtladı.

Fatih Keleş'in bir diğer avukatı Baran Kaya, ilk etkin pişmanlık ifadesinde yer alan iki avukatın kendi müvekkiline de giderek "İtirafçı ol, suikast iddiaları geliyor" dediğini ve Sabah gazetesinde Aziz İhsan Aktaş'a suikast yapılacağı iddiasının haber yapıldığını hatırlattı.

Soytekin, "Bu konuda bilgim yok. Avukat Recep Seyhan'ı eski tanırım. Hamza Uçar'ı da tanıyorum. Bu olayı Recep bana söylemişti. Böyle bir şey olmayacağını, Fatih Keleş'in böyle bir şey yapmayacağını söylemiştim" ifadelerini kullandı.

19:25

Soytekin'e 120 milyon liralık harcama izni soruldu

Hasan İmamoğlu'nun avukatı Nusret Yılmaz, itirafçı Adem Soytekin'e yönelik, "Hakkınızda başlatılan icra takibiyle hesabınızdan 120 milyon liralık harcama yetkisi için savcılıktan izin verilmiş" dedi.

Soytekin, "Böyle bir çıkış yapılmadı. Bunun dosyayla ilgisi ne? Kayyım atandığından beri şirkete 2 defa gitmişimdir" ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine avukat Yılmaz, "Etkin pişmanlık kapsamında verdiğiniz ifadelerde belge sunduk dediniz. Şirkete gidemiyorsanız belgelere nasıl ulaştınız" diye sordu. Soytekin, "Getir götür şeklinde bana ulaştı" dedi.

Avukat Yılmaz'ın, "Evinizde yapılan aramalarda, uyuşturucu, ruhsatsız tüfek ve uyuşturucudan kaynaklı para elde edildiği söylenmiş. Cezaevinde de kriz geçirdiğiniz söyleniyor. Bu bilgiler yanlış mı" sorusuna Soytekin, "Ben evi aranarak gözaltına alınmadım. Bahsettiğiniz şeyler bana ters. Benim sigara haricinde o tarz şeylerle ilgim olmamıştır" yanıtını verdi.

19:10

"Nereden biliyorsunuz" sorusuna "Duyuma dayalı" yanıtı

Murat Gülibrahimoğlu'nun avukatı Murat Kaya, itirafçı Adem Soytekin'e "Müvekkilimin paraları Londra'ya kaçırdığını söylemişsiniz. Nereden biliyorsunuz" diye sordu.

Soytekin'in yanıtı, "Duyuma dayalı" şeklinde oldu.

19:05

Soytekin: Trabzonspor haricinde hiçbir yere üye değilim

Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, itirafçı Adem Soytekin'e "Savcılıktaki sorgunuz neden bu kadar uzun sürdü? Önce konuşup sonra ifade mi verdiniz" diye sordu.

Soytekin, "Önce olay üzerine konuştuk, sonra tutanağa geçti" dedi ve savcının odasında 14 saat geçirdiğini belirtti.

Demir ayrıca, "Sorgu süreçlerinizde tutuklanan bir yakınınız oldu mu" diye sordu. Soytekin kardeşinin tutuklandığını ve 1 ay tutuklu kaldığını ifade etti.

İmamoğlu'nun avukatı Demir, Soytekin'e "Olduğu iddia edilen bir örgütün yöneticisi misiniz" diye sordu. Soytekin, "Hayır kesinlikle kabul etmiyorum" dedi.

Demir ayrıca, "Üyeliğiniz veya yardımınız var mıdır" sorusunu yöneltti. Adem Soytekin, "Trabzonspor haricinde hiçbir yere üye değilim. Yardımım yoktur" ifadelerini kullandı.

18:55

Soytekin: Görmedim, duydum

Makyol İnşaat'ın sahibi Adnan Çebi'nin avukatı Fatih Erdöl, itirafçı Adem Soytekin'e, "Makyol ile ilişkiniz nedir" diye sordu. Soytekin, Esenyurt'taki kreşi Makyol'un bağışıyla yaptığını ve parayı Çebi'den tahsil ettiğini ifade etti.

Avukat Erdöl daha sonra, Soytekin'in 16 Haziran 2025 tarihli etkin pişmanlık ifadesine değinerek, "İmamoğlu ile Adnan Çebi'nin arası kötüydü sonradan iyileşti, dediniz. Bu görgü mü duyum mu" diye sordu.

Soytekin, "Bu benim duyumum, ben öyle bir şey görmedim" dedi.

18:45

Soytekin: Suç örgütü olup olmadığını bilmiyorum

Avukat Seçkin Akbaşak, itirafçı Adem Soytekin'e "Bugün verdiğiniz ifadeyi özgür iradenizle mi veriyorsunuz? Tamamen metne bağlı kalarak okudunuz" dedi.

Mahkeme başkanı, "Bu soru bizi zan altında bırakıyor" diyerek avukat Akbaşak'a müdahale etti.

Avukat Akbaşak, Soytekin'e "Örgütsel yapı içinde olduğum iddialarını reddediyorum, dediniz. Çıkar amaçlı bir suç örgütü olup olmadığını biliyor musunuz" diye sordu. "Örgüt yöneticisi" olarak yargılanan Soytekin, "Bilmiyorum" yanıtını verdi.

Avukat Akbaşak, '500 bin dolar rüşvet' iddiasına ilişkin, "Ortağınız 2021, siz 2022'de verildi dediniz. Neden böyle söylediniz" sorusunu yöneltti.

Soytekin bu soruya yanıt verirken, "Bu para verildi mi, verildi. Ben tutukluyken Erdal Tokmakçı dosyaya dekont sunmuş. O da gelip kendisi anlatacaktır" ifadelerini kullandı.

18:15

Soytekin'den 'ihbarcı' ifadesine itiraz

Ara sonrası Ali Kurt'un avukatlarından Mustafa Bağarkası, Adem Soytekin'in itirafçı olduğunu, çelişkiye düşmemek için savunmasını okuduğunu söyledi.

Soytekin'in avukat Şeref Dede'nin sorularına yanıt vermemesine değinen Bağarkası, "İhbarcının sorulara yanıt vermeme gibi bir durumu yok" dedi.

Bunun üzerine Adem Soytekin'in avukatları 'ihbarcı' ibaresine itiraz etti.

16:45

Avukat sordu, Soytekin sustu

Ali Kurt'un ardından avukatı söz aldı ve itirafçı Adem Soytekin'e sorular yöneltti.

Soytekin, avukat Şeref Dede'ye, "Benim soyadımı öğrendiniz mi? Sizin hiçbir sorunuza cevap vermiyorum. Susma hakkımı kullanıyorum" dedi.

Avukat Dede'nin ısrarla yönelttiği sorulara karşılık Soytekin, "Cevap vermek istemiyorum" dedi.

Soytekin'in sorulara ısrarla aynı cevabı vermesi üzerine mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

16:30

Ali Kurt'tan Soytekin'e: "Ortağınız farklı beyanda bulunuyor"

Murat Ongun'un ardından KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt, itirafçı Adem Soytekin'e sorular yöneltti.

70 dairenin CHP'lilere verildiği iddiasına yönelik, "Satış listesi sizde yok mu" diye soran Kurt, ayrıca "CHP'lilere 70 daire diye bir olay yoktur. Satış yetkisi kendisinde" dedi.

Ali Kurt, Soytekin’in etkin pişmanlık ifadesinde verdiğini söylediği 500 bin dolarla ilgili bugün tarihi 2022 olarak değiştirdiğini ifade etti ve “Şoförünüz de 2023’te parayı getirdiğini söylüyor” dedi.

Kurt ayrıca, “Ortağınız Erdal Tokmakçı farklı bir beyanda bulunuyor” ifadelerini kullandı. Bunun üzerine mahkeme başkanı araya girdi, “Onu Erdal’a sorarız” dedi. Ali Kurt ise, “Adem’e soruyorum, siz cevap veriyorsunuz başkan bey” diyerek sorusunu yineledi.

Soytekin bunun üzerine, “Ortak yalan söylüyorsa ben ne yapayım” diye konuştu.

16:15

Ongun sordu, Soytekin beyan değiştirip "Emrah Bağdatlı'ya" dedi

Ekrem İmamoğlu'nun sorularının ardından Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun, itirafçı Adem Soytekin'e sorularını yöneltti.

Ongun, "Araç satışlarından bahsedildi. Özneyi karıştırmış olabilir mi acaba? Bana mı satacaktı" diye sordu. Soytekin, "Emrah Bağdatlı'ya" dedi. 

16:05

İmamoğlu'ndan Soytekin'e: Savcı benim karşımda sana küfretti

Hakim ve savcı sorgusunun ardından Ekrem İmamoğlu'nun itirafçı Adem Soytekin'e soruları başladı.

İmamoğlu, Soytekin'e sorularını yöneltmeden önce, Ankara'da günlerdir hak mücadelesi veren Doruk Madencilik işçilerini selamladı.

İmamoğlu, Soytekin'e "İmamoğlu İnşaat ile ilgili yaptığınız ticaretin karşılığında bir kuruş alamadığınız oldu mu" diye sordu. Soytekin, "Hayır, karşılığını aldım" dedi.

İmamoğlu, soruşturma savcılarından birinin kendisine bir ses kaydından bahsettiğini, sinkaflı ifadeler kullandığını ve bunların Adem Soytekin'e yönelik olduğunu söyledi. "Savcı sizinle sinkaflı konuştu mu" diye sordu.

Soytekin, savcının kendisine her gittiğinde yemek ısmarladığını söyledi ve "Hatta Ankara'dan bir siyasi aramış. Şimdi adından bahsetmek istemiyorum" dedi.

İmamoğlu bunun üzerine, "O zaman benim karşımda sana küfretmiş" ifadelerini kullandı.

İşte o diyalog:

Ekrem İmamoğlu: Savcı bir ses kaydından söz etti, sinkaflı ifadeler kullandı. Şaşırarak avukatlarıma döndüm, "Kime söylüyor" dedim, "Bizden önce ifade veren Adem Bey'e söylüyor" dediler. "Bunları bana niye söylüyorsunuz" dedim. "Ses kaydı var, milyon dolarlar verilmiş" gibi ifadeler kullandı. İfademi verdikten sonra bana şöyle dedi; "Sayın Başkan, sizi bugün biz yargılıyoruz, yarın siz Cumhurbaşkanı olursunuz, siz bizi yargılarsınız." Bu ifadeleri kullanan Cahit Cihad Sarı, şu anda Adalet Bakanlığı Personel İşleri Genel Müdürü yapılmıştır. Bu savcı size de bu şekilde sinkaflı konuştu mu? Ya da size bu ses kaydından bahsetti mi?

Adem Soytekin: Ben hiçbir bant kaydı duymadım. Bana karşı böyle sinkaflı bir konuşma da olmadı. Savcı her gittiğimde bana yemekler ısmarladı. İlk başta, benim için Ankara'dan, ismini vermek istemediğim bir siyasetçi arıyormuş; onunla yaşadığı bir tartışmadan, gerilimden söz etmişti. Onunla ilgili konuştuk yalnızca. Bana bir tapeden bahsetmedi.

Ekrem İmamoğlu: O hâlde savcı benim huzurumda size küfretmiş oldu ve avukatlarımın huzurunda gerçekleşti bu durum. Başka bir sorum yok, teşekkür ederim.

15:40

İmamoğlu'nun avukatından savcıya tepki: "Bu yasak sorgu yöntemidir"

Mahkeme başkanının itirafçı Adem Soytekin'e sorularının ardından duruşma savcısı sorguya başladı.

Savcının "Neden Mehmet Pehlivan'ı aradınız" sorusuna Soytekin, "Bu operasyonu Mehmet Pehlivan takip ediyordu. Daha iyi bilgisi var diye onu aradım" yanıtını verdi.

Savcının, "Toplantıda gizlilik için telefonları kapattınız mı? Gizlilik kaygısı neden" sorusuna ise Soytekin'in yanıtı, "Telefonu yan odaya koymuştuk. Kaygı herkeste var" şeklinde oldu.

Duruşma savcısı, "Etkin pişmanlık aşamasında hür iradenizle mi konuştunuz? Avukatlar tarafından şahsınıza baskı yapıldığını, 'Adem dik dur' notu gönderildiğini söylediniz. Başka baskılara maruz kaldınız mı" diye sordu. Soytekin bu soruya, "Ekrem Bey'den geldiği söylenen notlar" yanıtını verdi.

Duruşma savcısı, sorularını sorarken Soytekin'in ifadelerini tek tek okuması üzerine Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir müdahale etti ve "Bu yasak sorgu yöntemidir" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "O kısımların içeriğini anlatmadığı için müdahale etmedim" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, savcının sorularında sık sık "Sistem" demesine ilişkin, "Varlığı kanıtlanmamış bir örgütü varmış gibi sanığa söyletmeye çalışıyor" dedi.

Duruşma savcısının soruları devam ederken mahkeme başkanı, Soytekin'e Ali Kurt'la ilgili iddiaları sordu ve "Sistem kelimesi kullanılıyor muydu" dedi. Soytekin'in yanıtı, "Kullanıyordu sistem kelimesini" şeklinde oldu.

Savcının 'Cumhurbaşkanlığı' ile ilgili sorusu üzerine Soytekin, "Ben şablon bir soru gibi algıladım. Ben nereden bileyim 2014'ten beri örgüt olacağını" dedi.

Savcının "Alınan verilen dairelerden bahsettiniz. Hasan İmamoğlu'yla ilgili beyanınız var" sözleri üzerine Soytekin, "Satış ofisinde duyduklarımı söyledim ben" dedi. "Duyumu nereden aldınız" sorusuna ise "Personellerden duymuştum. Ortaklar yoktu. Satış müdürüyle konuştuğumu hatırlıyorum" şeklinde karşılık verdi.

15:15

Mahkeme başkanından Soytekin'e tepki: "Adem sende yanıtta zorlanıyoruz"

Ara sonraso 'itirafçı' Adem Soytekin'in sorgusu başladı. Mahkeme başkanı, Soytekin'in "Rüşvet vermedim, kendi rızamla verdim" dediği deprem bölgesindeki konteynerleri de kapsayan rüşvet iddiasını sordu. Soytekin, bu soruyu "Rüşvet mi irtikap mı tanımı çok bilmiyorum. Bunların hepsi rüşvetmiş" diyerek yanıtladı.

Soytekin, örgüt yapılanmasına ilişkin soruya, "O günkü konuşmayı net olarak hatırlamıyorum. Farklı bir şey söylersem, farklı bir yere gider" yanıtını verdi.

Mahkeme başkanının "1,5 milyon olayı nedir" sorusuna Soytekin "Ali Kurt'a verilen para" diye yanıt verince, mahkeme başkanı "Ne parası, Adem sende yanıtta zorlanıyoruz" dedi. Soytekin bunun üzerine, "Rüşvet. Bir kelime bile hatalı söylesem, bu böyledir öyle değil denilecek" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı, "Bunun kararını verecek olan biziz. Sen doğrusunu anlat" dedi.

12:45

Röportajda ocak, ifadede şubat

'İtirafçı' Adem Soytekin, 6 Şubat depremi sonrasında belediyenin düzenlediği bir toplantıda kendisinden 100 adet konteyner istendiğini, 30 tanede anlaştıklarını söyledi. Soytekin, "Konteyner için üretici firmaya yaptığım ödemeler rüşvet midir, irtikap mıdır? Elbette değildir. Çünkü bunları rızamla yaptım. Üstelik neyi, ne zaman, ne kadar ve hangi yöntemle bağış olarak vereceğime ben karar verdim" dedi.

Tahliye olduktan sonra bazı evrakları dosyaya sunamadığını söyleyen Soytekin, "Şirketimde kayyım vardı. Gerçekleri gizlemek gibi bir niyetim olmadı" dedi. Soytekin, tanımadığı kişilerin belediye ile arasında nasıl anlaşma yapıldığını bilmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

Hakkındaki tehdit suçlamasına ilişkin de konuşan Soytekin, "Bahattin Uçar ile Florya'da bir balıkçıda bir araya gelmiştik. Bir ortaklık tehditle başlamaz. Bu iddia tamamen gerçekdışıdır. Yemekteki diğer arkadaşımız da durumun şahididir. Çağrılması durumunda kendisi de konuşacaktır" dedi.

KİPTAŞ'ın zarar ettirildiği iddiasına yönelik de konuşan Soytekin, "Kamuyu zarara uğrattığımız iddiasını kabul etmiyorum. KİPTAŞ'ı bu kadar kâr ettiren bir ihalesi olduğunu zannetmiyorum. Ortada kamu zararı değil, kamu kârı mevcuttur" ifadelerini kullandı.

Tarafına ihalesiz ve bağış yöntemiyle işler yaptırıldığı iddiasına yönelik de Soytekin, "Biz işi teslim ettikten aylar sonra bağışçı bulunuyor. Paramızı işe başladıktan 8-10 ay sonra alabilmişiz" dedi.

Soytekin, Saraçhane'ye 6 yıllık süreçte en fazla 2 defa gittiğini, menfaat elde edecek bir şeyin içinde olmadığını söyledi. Soytekin ayrıca, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'a iftira atmadığını öne sürdü.

Yeni Şafak'a verdiği röportajda İBB soruşturmasını ocak ayında öğrendiğini söyleyen Soytekin, ifadesinde ise öğrenme tarihine yönelik "5 Şubat'ta Mehmet Şahin'den öğrendim" demişti. Soytekin, duruşmada bunun başka bir dosyayla ilgili olduğunu öne sürdü.

Soytekin, savunmasını sonlandırırken, mahkeme heyeti duruşmaya öğle arası verdi. Aradan sonra Soytekin'in sorgusu başlayacak.

12:18

Şantajla tahsilat iddialarını reddetti

İtirafçı Adem Soytekin, aleyhinde tanıklık yapan Dursun Keleş'i tanımadığını ve kendisiyle hiç görüşmediğini savundu. Keleş’in ifadeleriyle kendisini "Ekrem Bey adına şantajla tahsilat yapan bir yönetici" gibi gösterdiğini iddia ederek suçlamaları reddetti. Kanıt olarak 2020 yılına ait HTS kayıtlarını sunarak ve İmamoğlu'yla hiçbir irtibatının bulunmadığını, bu kayıtların lehine değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Soytekin'in ifadeleri şu şekilde:

"Hakkımda ifade veren Dursun Keleş'i tanımıyorum, kendisiyle hiçbir zaman görüşmedim. Yalan ifadesi sebebiyle beni sanki Ekrem Bey adına baskı ve şantajla tahsilat yapan birisi gibi göstererek, iddianamede yönetici olarak yazılmama sebebiyet vermiştir. Keleş'in iddia ettiği 2020 dönemindeki HTS kayıtlarına bakıldığında, Ekrem İmamoğlu'yla tek bir irtibatım dahi yoktur. Tutuklamaya gerekçe gösterilen HTS ve baz analizleri benim lehime yorumlanması gerekirken hiç dikkate alınmamıştır."

"Westside projesinde suçlandığım mahpuslaşma işinde, Beylikdüzü Belediyesi ile anlaşma AKP döneminde sağlandı. Ödemeyi de Ekrem İmamoğlu yaptı."

Soytekin, Ali Kurt'un kendisinden 500 bin dolar talep ettiğini iddia ederek şunları şöyledi:

"Ali Kurt bizden 500 bin dolar para istemiştir. Murat Erenler aracılığıyla Ali Kurt'a ulaştırdım. İstedikleri parayı vermeseydim hak edişlerimi alamayacaktım. Bu sebeple Ali Kurt'un dediğini yapmaya mecbur kaldık. Durum 16.06.2025'te verdiğim ifadede belirttiğim gibidir. Erdal Tokmakçı 500 bin doların tamamını vermiş gibi söylüyor. Uydurma belge yapmış olsam kendi şirketimden kasa makbuzu yapardım, ne olur, yalan olurdu. Beni iyi tanıyanlar yalan söylemediğimi bilirler."

"Bize ait olan 100 dairenin satılması bize açıkça zarar ettiriyordu. KİPTAŞ 100 dairenin 70'ini kime satılacağını bize söyledi."

Ali Kurt savunmasında Adem Soytekin'in firmasının 100 daireye karşılık 107 satış yaptığını ve bu satışın mükerrer olduğunu söylemişti.

11:55

Rüşvet değil, "gönüllü katkı" iddiası

Belediyeyle olan mali ilişkilerin bir tür takas usulüyle yürüdüğünü, yapılan ödemelerin rüşvet değil, "kamuya katkı" (cami yapımı vs) amaçlı olduğunu ve belediye tarafından desteklenmediği için konuşmaya karar verdiğini iddia eden itirafçı Adem Soytekin, "etkin pişmanlık" hükümlerinden faydalanma nedenini de "yalnız bırakılmak" olarak açıkladı.

Soytekin'in konuşması şu şekilde:

"Bizim belediyede cari bir havuz var. Benim hak edişler birikir, beni yönlendirdiği kişilerden de çek, daire, dükkân, nakit şeklinde alır ve carimi düşerim. Zaman zaman da mahsuplaşırız. Sistem böyledir. Bağış adı altında belediyeye bunları veren iş insanlarının olduğunu bilmekteyim. Herhangi bir zorlama olmaksızın gönüllü olarak vermediklerinde, meslek erbabı olmamdan dolayı da tahmin edecek durumdayım. İddialar, kamu yararı olan işlerim karşılığında alacaklarımı tahsil etme usulüne ilişkin iddialar. Tüm suçlamalar bunun üzerine kurulmuş ama ben bunları gizlemedim. Delil saklamak gibi bir niyetim olsaydı, dosyada delil olarak sunulan çok husus benim sunduğum bilgi ve belgeler olmazdı."

"Şirketlerime kayyım atanmış, emekli maaşıma kadar tedbir uygulanmıştır. Ticari faaliyetlerimin yüzde 5'ini geçmez iddia edilen meblağlar ama büyük zarara uğratıldım. Yargılanmakta olduğum davada bana örgüt yöneticiliği isnat edilmekte, bazı iş insanları işleri benim çözdüğümü iddia etmekte ama Ekrem Bey de belki bunu ilk kez duyacak, benim İmamoğlu Beylikdüzü belediye başkanıyken tarafıma açtığı bir dava var, buradan mahkumiyet aldım. Belediyede kendi işini dahi çözemeyecek bir müteahhitin iş çözen olduğunu iddia etmek kendi içinde çelişir."

"Ben etkin pişman olmasaydım ne olurdu? Zaman zaman bu soruyu ben de kendime sordum. Etkin pişmanlık sürecimi anlatmak istiyorum; benim açımdan bu sürecin gelişim şekli çok önemli. Polis şafak baskınıyla beni evimden alamadı. Tuzla şantiyesindeydim, beni arayan polislerle bir saat sonra buluştuk ve gözaltına alındım. Nisan sonu mayıs başı gibiydi, müteahhitlerin ifadeleri basında yer almaya başladı; Adem Soytekin adı geçiyordu. Vekâletimin olduğu avukatım Onur Büyükhatip'ten bunu izah etmesini bekledim. Rüşvet iddiasının beni rahatsız ettiğini, bunu en iyi belediyenin bildiğini ve gerekirse belgeleri kendilerine gönderip bunu açıklamaları gerektiğini söyledim. Bu açıklama benim için önemliydi. Ancak Onur bey belediye tarafıyla görüştü ve böyle bir açıklama olmayacağını söyledi. Madem öyle, ben kendim açıklarım dedim. 'Etkin pişmanlık yapacaksan savunmanı ben üstlenmem' dedi ve işte benim etkin pişmanlığım böyle başladı. Belediye tarafından yalnız bırakılmam üzerine kendimi anlatma motivasyonuyla etkin pişmanlık sürecine başladım."

"Rüşvet vermedim, aracılık etmedim. Ben İstanbul'un farklı ilçelerinde iş yapmış bir müteahhidim. Bunu iki kısa örnekle açıklamak istiyorum. İlk olarak, 2020 yılında tamamladığım bir projede iskan almak için ilgili belediye yetkilisiyle görüştüm. Görüşme sırasında bana bölgeye katkı sağlamak isteyip istemediğim soruldu. Ne tür bir katkı olacağını sorduğumda, bölgede yapımı devam eden bir caminin eksiklerinden bahsedildi. Hatta istersem kendi ekibimle bu eksikleri tamamlayabileceğim söylendi. Ben ise bunun doğru bir yöntem olmadığını, bir yapının farklı ekipler tarafından tamamlanmasının ileride ciddi teknik ve hukuki sorunlar doğurabileceğini ifade ettim. Bunun yerine mevcut müteahhitle anlaşabileceğimi söyledim. Sonrasında ilgili müteahhitle anlaşarak ödemeleri yaptım ve süreci de kendi personelim aracılığıyla takip ettirdim. İkinci örnek ise 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra yaşandı. Faaliyet gösterdiğim bölgedeki bir ilçe belediyesinin düzenlediği toplantıda benden 100 adet konteyner talep edildi. Ben önce 10, sonra 20, sonra 30 adet gibi daha düşük sayılar önerdim. Ancak afet sonrası yoğun talep nedeniyle konteyner temini zorlaşınca, belediyenin yönlendirdiği bir firmayla anlaştık. Ödemesini yaptık ve firma konteynerleri Adıyaman'a teslim etti. Şimdi sormak istiyorum: Bu iki olayda yaptığım ödemeler rüşvet midir? Elbette değildir. İrtikap mıdır? O da değildir. Çünkü bu ödemeleri kendi rızamla, ne zaman ve ne şekilde yapacağıma kendim karar vererek gerçekleştirdim. Ancak bugün bu ödemeler rüşvet gibi gösterilmek istenmektedir. Eğer ben çıkıp bu ödemeleri 'rüşvet' olarak nitelendirirsem, bu durumda karşı taraf da rüşvet almış mı olacaktır? Elbette böyle bir sonuç doğmaz."

"İşte dosyada yer alan gayrimenkul devirleri ve diğer ödemeler de tam olarak bu niteliktedir. Benim pozisyonum da bu örneklerdeki müteahhit ve tedarikçi ile aynıdır. Az önce genel savunmamda da ifade ettiğim üzere, o dönemde belediyelerle yoğun şekilde çalışıyor; huzurevi, okul, cami gibi birçok yapının inşasını üstleniyordum. Bu nedenle belediyelerle aramızda sürekli bir ticari ilişki bulunmaktaydı. Bu ilişkiler kapsamında yapılan ödemeler ise çoğu zaman belediyenin yönlendirdiği üçüncü kişiler aracılığıyla, çek veya taşınmaz devri şeklinde gerçekleştiriliyordu. Ancak bu ödemelerin, belediye tarafından yönlendirilen kişiler eliyle yapılmış olması; bunların bağış mı, hak ediş karşılığı mı yoksa başka bir borcun ifası mı olduğu hususunda benim her zaman tüm detaylara vakıf olduğum anlamına gelmez. Bu ayırımların tamamını bilmem mümkün değildir."

"Suçlandığım Kubist projesine ilişkin, iskanıyla aradaki anlaşma arasında 18 ay vardır. İskandan 1,5 yıl sonra alındığı söylenen dairelerin, iskan karşılığında alındığı hayatın olağan akışına aykırıdır. Ben rüşvet organizasyonu içinde değilim."

"Metin Gül'ün tamamen kendi kurgusuna dayanan, gerçekten uzak, hiçbir somut delille desteklenmeyen beyanlarını kesin olarak reddediyorum."

"Eylem 1- 11. Mahalle Projesi: Bu projeden aldığım 13 dairenin dokuz tanesi, belediyeden olan cari alacağıma -Kuvay-i Milliye Camisi inşaatı hak edişine- mahsuben verilmiştir. Kalan dört daire ise Ali Gül'le olan eski bir ortaklık alacağıma karşılık verilmiştir; bu işlemler resmi ve belgelidir. Hiçbir imar sürecine dahil olmadım, Beylikdüzü'nde şahsım veya şirketim adına imarsız arsa alımı yapmadım."

11:11

İtirafçı Soytekin'den çelişkili beyanlar

Toplam 21 eylemden suçlanan Soytekin; rüşvet pazarlığı yapmadığını, "işini düzgün yapan bir müteahhit" olduğunu ve hakkındaki "belediye ile ilişkileri düzenleyen kişi" iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu.

Soytekin, savunmasında cezaevinde bulunduğu sırada avukatının Onur Büyükhatipoğlu olduğunu söyledi. Oysa etkin pişmanlık ifadesinde Avukat Onur Büyükhatipoğlu'nun Mehmet Pehlivan tarafından kendisine atandığını iddia etmişti.

Soytekin'in kürsüde okuduğu metni şu şekilde:

"Çocukluğumdan beri inşaat işi yapıyorum, aldığım hiçbir işi yarım bırakmadım. Rüşvet organizasyonu içerisinde değilim. Bahsettiğim işleri yaptım fakat tek başıma yapmadım. Belediye bizi işi verir, kreş, yurt vesaire yapacaksın der. Ben yaptığım işlerin karşılığını alırım."

"Beylikdüzü Belediyesi ile yaptığım projelerde bağışların gönüllü bağış olmadığını tahmin edecek durumdayım. Benim tavrım bir suç örgütü üyesi tavrı değil, sorumlu bir Türk vatandaşının tavrıdır. Tehdit veya baskı ile iş aldığım iddialarını açık bir dille reddediyorum, kapasitem ortadadır."

"Ekrem Bey ilk kez duyacak belki: İmamoğlu'nun belediye başkanı olduğu dönemde Beylikdüzü Belediyesinin tarafıma açmış olduğu davayı kaybetmiş durumdayım. Ben sadece bildiğim işi yaptım, inşaat işi yaptım ve hak edişlerimi aldım. Ekrem İmamoğlu'nun başkanlığında Beylikdüzü Belediyesi tarafından dava açılmış da birisiyim. Örgüt üyesi olmak bir çelişki değil mi?"

"Etkin pişmanlık yapan yalancıdır sözünü kendi adıma kesin bir dille reddediyorum. Ben etkin pişmanlık ifadesini baskı altında vermedim. Etkin pişmanlık ifadesi verenlere itirafçı denilmesini kabul etmiyorum."

"Şimdi gelelim 'Ben de etkin pişmanlık yaptım' sorusuna. Bu, sanki bir suç işlediğimi kabul ediyormuşum gibi anlatılmak isteniyor. Oysa eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa böyle bir yapının içinde bulunmuşsam, etkin pişmanlıktan yararlanmak için bu yola başvurmuş olmam doğal değil midir? Suç işlemediğimi anlatabilmek, eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa bu örgütün içindeysem 'pişmanım' demek için etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım."

"Peki, ben etkin pişmanlık yapmasaydım ne olacaktı? İşte bunu ben de kendime sordum ve cevabını savunmamın sonunda vereceğim. Biz belediyeyle çalışmaktaydık. Belediye bize işi verirdi, hak edişlerimiz de kimi zaman daire, çek olarak ödenirdi. Ben işimi yaparım. Aldığım daire, çek vs. bunları veren kişilerin belediye karşılığı olmak zorunda değil. Ödemeleri gizlemedim. Suç örgütü üyesi değil, sorumlu bir Türk vatandaşı olarak davrandım. Ben inşaat işi yaptım, bir suç örgütünün parçası olmadım. Yurt dışında dahi yapı marketi olan bir şirketiz. İş yapmak için nüfuz ticaretine ihtiyacım olmadığı, bugüne kadar yaptığım işlerle ortadadır. Ben bildiğim işi yaptım, inşaat yaptım, karşılığında sadece hak edişlerimi aldım, rüşvet pazarlığı içerisinde olmadım. İstanbul'un farklı belediyelerine bağış yapmış birisiyim."

"Ben savcılık ifademde baskıya uğramadım. Peki neden etkin pişmanlık yaptım? Beylikdüzü müteahhitlerinin ifadeleri basına yansımaya başladı. Rüşvet verdiklerini, daire ve dükkânları Adem Soytekin'e verdiklerini belirttiler. Bu haberler beni çok rahatsız etti. Beylikdüzü'ndeki müteahhitlerin ifadelerini basında görmeye başlayınca daha önceden vekalet verdiğim Onur Büyükhatipoğlu'na durumu ilettim."

"Bazı iş insanları hakkımda beyanlar vermiş, belediye ile aralarındaki ilişkiyi düzenleyen kişi olduğumu söylemişler. Ancak, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye başkanlığı döneminde kendisi tarafından dava edilmiş ve ceza almış biriyim. Hepimizin bildiği gibi bu tesisleri kendi kaynaklarıyla yapmazlar. Tesisler genellikle bağışlarla yapılır. Bu işlerin yürüyüşü böyledir."

11:05

Duruşma Soytekin'in savunmasıyla başladı

Adem Soytekin, İmamoğlu'ndan sonra salona alındı.

Adem Soytekin, dört jandarma nezaretinde sanık kürsüsüne çıktı. Bugün dinlenecek Soytekin en son salona gelmişti; izleyici sıralarında destekçileri alkış ve sloganla karşıladı.

Adem Soytekin, ilkokul mezunu olduğunu ve aylık gelirinin 1 milyon TL olduğunu beyan etti.

11:04

Sanıklar salona girdi

İBB davasının sekizinci haftası, 28'inci duruşma günü başlıyor. Tutuklu sanıklar alkışlarla salona giriyor.

10:48

İlyas Salman Silivri'de

Sanatçı İlyas Salman, İBB davasına katılmak için Silivri'ye geldi.

 

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Fatoş Erdoğan

 

10:39

İtirafçı Soytekin savunma yapacak

Savcılığın "Gerçeğe aykırı beyanları tespit edildi" dediği Adem Soytekin bugün savunma yapacak.

414 sanıklı, 92'si tutuklu davada Soytekin savunma sırasında 105. isimdi; "Baskı görüyorum" dilekçesi sonrası savunması öne alındı. Sıvacılıkla kariyerine başlayan, sonrasında müteahhit olan Soytekin, İBB soruşturması kapsamında "etkin pişmanlık" beyanları verdi; tahliye olduktan sonra 21 Ekim 2025'te yeniden tutuklandı.

Savcılık 21 Ekim'deki tutuklama talebinde Soytekin için şu tespitlerde bulunmuştu:

"Şüphelinin ifadelerinden sonra yapılan kolluk ve emniyet araştırmalarında şüphelinin bir takım beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunun somut delillerle tespit edildiği…", "Vermiş olduğu etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerinde şüphelinin kendisini ve eylemlerdeki rolünü dosyadan ari tutarak anlattığının yine yapılan tespitlerle sabit olduğu…"

Savcılık, Soytekin'in kendisini dosyadan 'ayırmaya' çalıştığını söyleyerek tutuklanmasını istemişti:

"Her ne kadar bir takım bilgi ve belgeyi savcılık makamına sunarak soruşturma dosyasına katkı sağlamış ise de, kimi beyan ve belgelerin tutarsızlık içerdiği, kendisini örgütten soyutlama gayreti içerisinde bulunduğu, eylemlerden ve eylemlerdeki rüşvetin teminine aracılık ettiği suçlamalarını kendisinin haberi yokmuş gibi anlatıp kendisine suça ve eylemlere konu bir takım dairelerin devredileceği söylenmesi üzerine devralmış gibi göstermeye çalıştığı, yine suç gelirlerini ve mal varlığı kaynağını gizleme içerisinde bulunduğu, bu nedenle şüphelinin etkin pişmanlık müessesesine yarar nitelikte samimi beyanlarda bulunmadığı anlaşılmakla…"

Soytekin'in beyanları salonda hem KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt hem de İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan tarafından 'çelişkili' bulunmuştu.

10:39

28'inci duruşma günü başlıyor

Bir önceki günde Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın savunması ve sorgusu yapıldı.

İtirafçının tutukluluk incelemesinden hemen önce yaptığı başvuru kabul edildi.

Bugün, etkin pişmanlıktan yararlandıktan sonra yeniden tutuklanan itirafçı sanık Adem Soytekin'in savunma yapması bekleniyor.

Evrensel'i Takip Et