Duruşmaya yarın devam edilecek
Mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi. Tutuklu Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun avukatı Nevzat Kaan Karcılıoğlu'nun müvekkilinin savunması yarın kaldığı yerden devam edecek.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 92’si tutuklu toplam 414 ismin yargılandığı İBB davası, 25. gününde.
Dün davanın görüldüğü 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve eniştesi İsmail Akkaya ile Beyoğlu Belediyesi Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan'ın da salonda hazır bulundurulmalarını isterken bugün İnan Güney'in savunma yapması bekleniyor.
Mahkeme 7 Nisan’da İnan Güney’in de aralarında olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın İBB davasıyla birleştirilmesine karar verilmişti.
Mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi. Tutuklu Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun avukatı Nevzat Kaan Karcılıoğlu'nun müvekkilinin savunması yarın kaldığı yerden devam edecek.
Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun sorgusu tamamlandı. Karaoğlu'nun avukatı Nevzat Kaan Karcılıoğlu, müvekkilinin savunmasına başladı. Avukat Karcılıoğlu, “Müvekkilin adı yazıldığında her eylemde otomatik yazılan bir ifade var. İmar konusundaki talepleri Yakup Öner’e yönlendirmesi iddiası. Bunun bir delil olmasını beklersiniz hiçbir delili yok” dedi.
Karcılıoğlu, lehe olan ifadelerin iddianameye alınmadığını belirtti. 'Rüşvet' iddialarını reddeden tanık Ayşegül Kayabay'ın ifadesine değinen Karcılıoğlu, "Eylemin sanıkları arasında. Cumhuriyet savcıları taraf değildir. Lehe aleyhe delil toplar. Kendi talimatıyla ifadeyi almış ama iddianamede yok" dedi.
Karcılıoğlu, müvekkilinin göreve gelmeden önce rüşvet almakla suçlandığını söyledi. Karcılıoğlu, "Müvekkilin adı yok, tarih olarak da uymuyor. Olayların büyük bir kısmı 2019 öncesi yaşanmış" dedi.
Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun sorgusu sırasında söz alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, iddianameye değindi. İmamoğlu, “Gerçeklere, hakikatlere ve delile dayanmayan bir iddianame uydurulur ve devamında bu şekilde yürütülürse Türkiye'de görevinin başında ne bir belediye başkanı kalır, ne bir bürokrat kalır, ne bir meclis üyesi kalır" dedi.
İmamoğlu, “Bu davanın tek amacı vardır; siyasi bir davadır. Kendileri yazmıştır iddianameye siyasi olduğunu. Sayın Cumhurbaşkanının 'Ahtapotun kolları' diye ilan ettiği davanın başlangıç cümlesidir 'Ahtapotun kolları' bu iddianamede. 2019 öncesine elini değdirmeyen, hiçbir iş yapmayan bir iddia makamı vardır. Bu iddiayı hazırlayan Başsavcı da şu an Adalet Bakanıdır” dedi.
Ara sona erdi. İBB Davası'nda ara sona erdi. Tutuklu Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun sorgusuna geçildi. Savcı, Karaoğlu'na Mehmet Torun’a ait bir inşaatla ilgili isim değişikliğinin "Kanuni bir boşluktan dolayı mı yaşanıyor?" diye sordu. "Ben anlam veremedim" diyen Karaoğlu'na savcının yanıtı "Ben de veremedim" oldu.
Karaoğlu'nun savunmasının bitmesiyle birlikte mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Ara sona erince Karaoğlu'nun sorgusu başlayacak.
Baştürk'ün almayı düşündüğü otelde 2012 yılında kaçak inşa edilen ve daha sonra yıkılan yeri açmaya uğraştığını ifade eden Karaoğlu, “Biz buna müdahale edip, haksız inşaatı mühürledik diye hapse girmiş oluyoruz” dedi. Konuyla ilgili yargı mercilerinin verdiği kararlara da değinen Karaoğlu, "Tesis ettiğimiz işlemlerin hukuka uygun olduğu teyit edildi. Yapmam gerekenleri tam olarak yapmışım" ifadelerini kullandı.
"Haksız bir kazanç elde etmediğim gibi kimsenin etmesine de yardım etmedim" diyen Karaoğlu, "Hiçbir eksiğimiz, hiçbir ihmalimiz, başımızı öne eğebilecek hiçbir kusurumuz yok çok şükür" ifadelerini kullandı. Hakkındaki suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini, 26 yıllık meslek hayatında suç teşkil edecek bir şeyin içinde olmadığını söyleyen Karaoğlu, "Ne yazık ki 1 yıldır özgürlüğümdür mahrumum. Yaşadığımız süreç her şeyden önce, benden de önce ailemi sevdiklerimi mağdur eden bir sürece döndü" dedi.
Karaoğlu aile üyelerinin ve kendisinin sağlık durumlarından bahsetti, “Ben bunları hak edecek bir şey yapmadım, tutukluluk sürecimin bir an evvel son bulmasını talep ediyorum” dedi.
Emirgan'da bulunan bir yapıya güçlendirme ruhsatı istendiği ve talep sahibini Yakup Öner'e yönlendirdiği iddiasına yönelik savunmasını yapan Karaoğlu, “Ben de bu güçlendirme ruhsatını, bu talebi Yakup Öner’e yönlendirmekle suçlanıyorum. Fakat bakıyoruz iddianameye, Yakup Öner şüpheliler arasında yine yok” dedi. Karaoğlu, bazı taleplerde yapı sahiplerinin isim değişikliğine gidip peşi sıra başvurular yaptığını anlattı ve “Esas motivasyon inşaat alanını arttırmak ve iptal edilen yerleri satılabilir ya da kiralanabilir hale getirmek” ifadelerini kullandı.
Şikayetçi Mehmet Torun'un ifadesinde talebini Ekrem İmamoğlu'na ilettiğini daha sonra Yakup Öner'le görüştüğünü söylediğini ifade eden Karaoğlu, Yakup Öner'in ise itirafçı olduğu ifadede Ekrem İmamoğlu’nun bu konuyu kendisine sorduğunu, sonra kendisinin Mehmet Torun ile görüştüğünü söylediğini belirtti. Karaoğlu, olayın taraflarının açık beyanlarına rağmen savcılığın konuyu Ekrem İmamoğlu'na kendisinin ilettiğine kanaat getirdiğini dikkat çekti.
Feshane'de Mehmet Torun'un şirketi tarafından yapılan restorasyonun rüşvet ödemesi olmadığını belirten Elçin Karaoğlu, "Mehmet Torun, Feshane’nin restorasyonu için şartlı bağışı biz memlekete kalıcı bir eser mahiyetinde faydamız olsun diye yaptık, herhangi bir rüşvet ödemesi değildi diye açıkça söylüyor" dedi. İddianamede şartlı bağış iddiasını yalanlayan Karaoğlu, "Böyle bir şeyi benim bilmem, haberimin olması söz konusu değil" ifadelerini kullandı.
Uskumru adlı yerdeki kaçak yapıya karşılık rüşvet alındığı iddiasına yönelik de savunmasını yapan Karaoğlu, "Rüşvet olduğu iddia edilen kartların fatura tarihi 22 Mart 2024. Ben ne ile suçlanıyorum, imara aykırılıklara göz yumma ile. Ama biz kurum olarak kartların alındığı iddia edilen tarihten 7 gün sonra yıkıma gitmişiz" dedi. Karaoğlu, "Rüşvet anlaşması yapmış olsak yıkıma mı gideriz?" diye sordu. Mahkeme başkanına seslenen Karaoğlu, "Haklarında yıkım kararı çıkartılan ve yıkıma gittiğimiz yerlerle ilgili ben daha ne yapabilirdim?" ifadelerini kullandı.
Karaoğlu savunmasının son kısmında, Mehmet Faruk Baştürk'ün verdiği rüşvete aracılık ettiği iddiasına yönelik konuştu. Baştürk'ün "Hatırladığım kadarıyla Elçin Karaoğlu beni Yakup Öner'e yönlendirdi" ifadesine değinen Karaoğlu, bahsi geçen kişiyle bir kez görüştüğünü söyledi ve "O görüşme dışında hiçbir ifadede ve değerlendirmede benimle ilgili bir husus yok" dedi. Kamu idarecisi olarak bir çok kişiyle görüşmek durumdan olduğunu ifade eden Karaoğlu, "Bir oteli satın alacağını, problem olup olmadığını sordu. Ben de dosyayı bilmeden yorum yapmayacağımı, henüz malik olmadığı için bilgi veremeyeceğimizi söyledim" dedi.
İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, Torun Center’ın sahipleriyle ilgili suçlamaya ilişkin, “Savcılığın değerlendirmesi, içinde olmadığım, bilgimin bulunmadığı hatta gerçekleşip gerçekleşmediğini de bilmediğim birtakım görüşmelerden ibaret” dedi.
Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Öğle arası sona erince Karaoğlu'nun savunması devam edecek.
İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu yarım kalan savunmasına devam etti. Mehtabiye Köşkü'yle ilgili suçlamada Murat Özyeğin'i itirafçı Yakup Öner'e yönlendirdiği iddia edilen Karaoğlu, “Murat Özyeğin'in yanlış bilgilendirildiğini düşünüyorum. Mevzuata göre ilerlenmiş, iddianamenin aksine ruhsata ilişkin hiçbir yavaşlama söz konusu değil” ifadelerini kullandı.
Köşkle ilgili mayıs ayında İBB'nin izin verdiğini ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının haziran ayında yapılan başvuruyu eylül ayında onayladığını ifade eden Karaoğlu, itirafçı Yakup Öner'in sözlerinin tutarsız olduğunu belirtti. Karaoğlu, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'nun da mayıs ayında izin verdiğini ancak bakanlık izni nedeniyle sürecin uzadığını söyledi.
Kendisine yöneltilen “İzni bekletip Yakup Öner'e yönlendirdi" suçlamasının asılsız olduğuna vurgu yapan Karaoğlu, "Bakanlığın iznine odaklandık ama 20 tane evrak eksik. Yönlendirme iddiası tamamıyla gerçek dışı” dedi. Karaoğlu, Yakup Öner'i arayanın Murat Özyeğin olduğunu, Öner'in de konuyu kendisine aktardığını ifade etti. Edip Bey Köşkü'ne yönelik suçlamada ise “Ne eylemde ne de eylem değerlendirilmesinde benim adım geçmiyor. Hiçbir ilgimin olmadığı bu suçlamayla ilgili nasıl savunma yapacağımı bilmiyorum” dedi.
Edip Bey Köşkü'yle ilgili Yakup Öner'i SİNPAŞ'ın sahibi Avni Çelik'e yönlendirmekle suçlandığını söyleyen Karaoğlu, "Yakup Öner'le Avni Çelik arasındaki görüşmelerde benim adım yok" dedi.
Galataport'taki bir güçlendirme talebiyle ilgili suçlandığını da ifade eden Karaoğlu, "İddianameye göre Ekrem İmamoğlu'na gidip 'Burada güçlendirme talebi var' diyorum. 'Bunu bana niye söylüyorsun' der. Rutin bir güçlendirme işlemini Ekrem İmamoğlu'na mı soracağım" ifadelerini kullandı. İmara aykırılıklara göz yumduğu iddiasını yönelik "Bu nereden çıkıyor, hangi delile göre?" dedi.
Karaoğlu, güçlendirme ruhsatı talebiyle ilgili suçlandığı Galataport'un sahibi Doğuş Holding'in merkezinin Maslak'ta olduğunu ifade etti. İBB Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün de aynı güzergahta olduğuna değinerek, "Aynı bölge olduğu için aynı baz mı olur bilmiyorum, irdelesem de işin içinden çıkamam. Bu nedenle baz vermiş olabilirim" dedi.
Sanıklar, avukatları, gazeteciler ve izleyiciler yerini aldı. Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu salona girince “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı atıldı. İzleyiciler tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’e de “Beyoğlu burada başkanının yanında” sloganıyla destek verdi. Mahkeme heyeti geldi ve duruşma başladı.
Dün savunmasına başlayan İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu’nın savunması bugün de devam edecek. Karaoğlu savunmasını bitirince sorgusu yapılacak. Daha sonra da avukatlarının beyanları alınacak.
Evrensel'i Takip Et