CANLI BLOG
16.04.2026 10:28
16.04.2026 18:13
Sayfa otomatik güncelleniyor

İBB davasında 6'ncı hafta sona erdi | 'İmamoğlu'nun korumasının sır kasası' dediler takipsizlik çıktı: 'İnsanların onuruyla oynamak bu kadar kolay mı?'

CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 435 kişinin yargılandığı İBB davasında 23'üncü gün sona erdi.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda görülen duruşmada, İmamoğlu’nun tutuklu yakın koruması Mustafa Akın’ın avukatlarının savunması alındı.

Avukat Rabia Berfin İstek, müvekkilinin Giresun'daki aile evindeki çelik kasaya dair iktidara yakın medya organlarında çıkan "İmamoğlu’nun yakın korumasının sır dolu kasası bulundu" haberlerini hatırlattı. Kasadan ruhsatlı antika av tüfeği çıktığını ve takipsizlik kararı verildiğini hatırlatan İstek, "İnsanların onurlarını alaşağı etmek bu kadar kolay mı?” diye sordu.

Duruşmada ayrıca İBB güvenlik görevlisi Çağlar Türkmen ve Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz savunma yaptı.

Dava 20 Nisan'da Ali Rıza Akyüz'ün sorgusu ve avukat savunmasıyla devam edecek.

18:02

Mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz'ün savunmasının sona ermesinin ardından mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi. İBB davası 20 Nisan'da Ali Rıza Akyüz'ün sorgusu ve avukat savunmasıyla devam edecek.

17:17

Ali Rıza Akyüz: Seyfi Beyaz bana hiçbir zaman gelmedi, görüşmedik

'İtirafçı' Seyfi Beyaz'ın tüm ifadelerini reddettiğini belirten Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz, "Bana geldiğini söylüyor. Bana hiçbir zaman gelmedi, görüşmedik. İmar Komisyonunun aldığı kararlar doğrultusunda ilerleme oldu. Bu kararlar da kişisel değil kurumsaldır. Bahsedilen işler benim irademle başlamamıştır" dedi.

Hakkındaki suçlamaların tamamen kurgu olduğunu ifade eden Akyüz, tutuksuz yargılanmayı talep etti.

16:20

"Kimseden rüşvet veya menfaat talep etmedim"

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz savunmasını sürdürürken, "Hakkımdaki iddiaların hiçbirinde somut delil yok" dedi.

Akyüz, "Hakkımda ifade verenlerin hepsi; idari ve ceza davalarında ifade veren bütün müştekiler ve Capacity AVM kapısında kim mülk sahibiyse... Bir alışkanlık olmuş gidiyor. İddiaların hiçbirinde somut delil yok. Hep kendi aralarında konuşmuşlar. İddialar yetmez. Somut veriler olmalı, ispatlanabilir olmalı" dedi.

Akyüz, "Açık ve net şekilde beyan ediyorum ki; ben kimseden rüşvet veya menfaat talep etmedim, bir beklenti içinde olmadım. Ne kendi adıma ne de üçüncü bir şahıs adına" ifadelerini kullandı.

16:10

"İfadelerimin hiçbirini ben iddianamede görmedim"

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz, "Örgüt üyeliği dışında, Eylem 21 ve Eylem 24'te 'rüşvete teşebbüs' suçlamalarıyla yargılanmaktayım. Ben kolluk kuvvetlerine ifade verdim, savcılıkta ifade verdim; bunlar ciddi ifadeler, yani uyarıcı ifadeler... Sulh Ceza Hakimliğinde de verdim. Bunların hiçbirini ben iddianamede görmedim" dedi. 

İddianamedeki eylemlere değinen Akyüz, "21 nolu eylemle ilgili verdiğim tek bir satır, tek bir kelime yok; ama eylem 24'te 3-4 satır var. Hatta geldim dedim ya; 'Bir vicdani sorumluluğum var.' Ben 30 Temmuz ve 30 Ekim'de Silivri Cezaevinden iki tane Cumhuriyet Başsavcılığına el yazımla dilekçe yazdım. Bir ön kapak da yaptım; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, soruşturmanın altına da konu yazdım: ‘Capacity AVM’nin betonarme projesi hakkında bilgilendirme' diye. Bu iki dilekçede de tahliye istemedim, tutukluluğumun kaldırılmasını istemedim, hiçbir talepte bulunmadım. Sadece vicdani sorumluluğumu yerine getirmek için iki dilekçe. Zannettim ki; beni çağıracaklar, 'Sen ne diyorsun, 192 diyorsun, 197 diyorsun, bu nedir' diye soracaklar dedim ama olmadı. Avukatım itiraz etti, orada da bir şey soran olmadı. Oysa benim bahsettiğim konular insanların can güvenliğiyle ilgili" şeklinde konuştu.

16:05

Ali Rıza Akyüz: İnsan olmanın gereğini yaptım

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz, Capacity AVM’ye zabıt tutulmasıyla ilgili iddialara dair, "Zabıt tutmasaydım ben bugün karşınızda yoktum. Ben insan olmanın gereğini yaptım" dedi.

Akyüz, "Bu deprem bir kere oluyor. Atlattın atlattın, atlatamadın gitti. Bu gibi yerlerde çok duyarlı davranmak lazım. O yüzden alnım açık başım dik" ifadelerini kullandı.

15:55

Ali Rıza Akyüz savunmasına başladı

Ekrem İmamoğlu’nun koruma ekibinin savunmalarının tamamlanmasının ardından, tutuklu Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz savunmasına başladı. 

Akyüz'e Bakırköy’deki Capacity AVM’ye yönelik (Eyleö 21 ve Eylem 24) suçlamalar yöneltiliyor. 

Akyüz, "Bana isnat edilen suçları işlemedim kabul etmiyorum. Örgüt üyeliği suçlamasını asla kabul etmiyorum" dedi.

15:45

"Yakında bütün görüşmelerini WhatsApp'tan yapmışsın suçlaması görebiliriz"

Çağlar Türkmen'in avukatı Canercan Kartal, "suç örgütü gizliliği" üzerine konuştu. Kartal, "Hepimizin mahremiyete ihtiyacı var. Kadim bir gelenek, Anadolu'da, tüm dünyada kapımızı örteriz, evde konuşulanlar evde kalır. Mahremiyet böyle bir şeydir. Yani şimdi tüm dünya suç mu işliyor? Mahremiyet ile suç örgütü için alınan gizliliği lütfen karıştırmayalım" şeklinde konuştu.

Av. Kartal, "Biz vatandaş olarak, işimizle ilgili bir şey olunca ya da mesela siyasilerle ilgili atıp tutunca biraz, WhatsApp'tan, FaceTime'dan konuşuruz telefonla. Eminim salonda herkes WhatsApp'tan, FaceTime'dan konuşuyordur. Niye? Suç saklamak için mi? Savcılık öyle bir kapı açıyor ki, yarın öbür gün iddianamede şöyle iddialar görebiliriz: 'Sen bütün görüşmelerini WhatsApp'tan yapmışsın, FaceTime'dan konuşmuşsun, suç gizliyorsun.' Savcılığın açtığı kapı bu. Devlet herkesi, her şeyi takip etmek istiyor. Yıllardır bu böyle, dünyada da bu böyle. Bu yanlış Sayın Başkan. Bu sınırsız izleme ve gözleme isteği antidemokratik ve hukuk dışı" dedi.

15:32

İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında 'bantlama' tartışması: 'Uganda'da bile yoktur'

Ekrem İmamoğlu, İBB güvenlik görevlisi Çağlar Türkmen'e sorular yöneltti.

İmamoğlu, "Bana göre Türkmen'in durumu bu dosyanın en absürt ve siyasi hasımlığın bir iftiraneme üzerinden organize bir şekilde bir düşmanlığa dönüştürüldüğünün en büyük örneği. Dünyada bir bantlama üzerinden 12 ay hapis yatan bir Allah'ın kulu var mı? Ben olmadığını düşünüyorum. Uganda'da bile olmadığını düşünüyorum" dedi.

"Avukatım da tutuklu" diyen İmamoğlu şunları söyledi: "Yani deniliyor ki; Ekrem, doğman yasak, diplomam yasak, korunman kollanman yasak, belediye başkanı olman yasak, arabanı kullanman yasak, Cumhurbaşkanı olman zaten yasak."

İmamoğlu, Türkmen'e, "Bantlamayı sağdan sola mı yaptınız, soldan sağa mı?" diye sordu.

Mahkeme Başkanı, "Bu sorunun nasıl bir katkısı olacak? İzin vermiyorum" dedi.

İmamoğlu, "Ne katkısı olacağını söyleyeceğim. Milyon kere TRT'de bu görüntüler yayımlanınca benim de bu soruyu sormam en doğal hakkım. Bu saçma suçlamadan bu arkadaşımın eve gönderilmesini istiyorum" dedi.

Ardından İmamoğlu, "Ben söyleyeyim Çağlar Bey, sağdan sola yapıştırmışsınız" diye ekledi. Bunun üzerine salonda gülüşmeler duyuldu.

Mahkeme Başkanı, "Onun değerlendirmesini ben yaparım" yanıtını verdi.

15:05

"Mahremiyet" ifadesini yineledi

Mahkeme başkanı ve savcı, İBB güvenlik görevlisi Çağlar Türkmen'in ifadesine dair sorular sordu. "Kamera bantlama uygulamasının rutin olup olmadığı" soruldu. Türkmen ise "Mahremiyetin olduğu durumlarda" diyerek ifadesini tekrar etti.

15:00

"Çocuğuma yalan söylemek zorunda kaldım"

İBB güvenlik görevlisi Çağlar Türkmen, 55 bin lirayla zar zor geçinen, hatta geçinemeyen bir koruma memuru olduğunu belirterek, "Örgüt falan bilmem ben" dedi.

Ardından gözaltına alındığı günü anlatan Türkmen, "Çocuğuma yalan söylemek zorunda kaldım. 'Başkanın programı var, arkadaşlar beni almaya gelmişler' dedim. 11 yaşındaki çocuğum, ardından burada ziyaretime geldi. 'Baba program bitmedi mi' dedi. Ben de kendisine 'Hayır oğlum, Başkan da burada, henüz devam ediyor' dedim. Oğlum bana 'Merak etme baba, ben her şeyin farkındayım' dedi. İki buçuk yaşındaki kızımın büyüdüğüne şahit olamadım" diye konuştu.

14:50

"Aynı eylemden ifade verenler tutuksuz yargılanıyor"

İBB güvenlik görevlisi Çağlar Türkmen, öncü koruma faaliyetlerini anlatarak, "Koruduğum kişinin itibarı kadar mahremiyetini de korudum" dedi.

Türkmen, "Aynı eylemden Emin Türe, tutuksuz yargılanıyor. Kamera kapatmaya dair ifade verilmiş ancak serbest kalmış, doğrusu da budur. Benim tutuklanmayan şüpheliden farkım nedir? Bir diğeri Emin. Ben neden buradayım? Kimsenin herhangi bir suçu yok. Suç olarak isnat edilen kamera bantlama işi suç değildir. Aksi görevli ihmal suçu olacaktır. İtibarını ve mahremiyetini korumaktan ibarettir" şeklinde konuştu.

14:40

Çağlar Türkmen: Bana verilecek ceza, oğluma söylenen sözlerden ağır olmayacak

Mustafa Akın'ın avukatı Cihat Ceylan'ın ardından İBB güvenlik görevlisi Çağlar Türkmen savunmasına başladı.

Türkmen, iddianameye yazılanlar ve basına yansıyanların aksine hayatıının "sıradan" ve "basit" olduğunu söyleyerek, "Ama sıradan olmak risksiz alnamına gelmiyor. Çocuklarımın yanında olamadım. Görüş kabininde bana bağlanmasınlar diye hep bir mesafede durdum" dedi.

Türkmen, mahkeme başkanına çocuklarının fotoğraflarını göstererek, "Bunlar benim çocuklarım Sayın Başkan" dedi.

Türkmen, "Zorlama iddialarla 355 gündür tutukluyum. Masumiyet karinesi zedenlenerek, görüntülerim boy boy medyaya servis edildi, 11 yaşındaki oğlum okulda akran zorbalığına uğradı. 'Senin baban bu mu' diye sordular. Oğluma söylenen bu sözler. Bu davanın sonucu ne olursa olsun zaten bana verilecek ceza, bu sözlerden ağır olmayacak" dedi. 

"Suç örgütü üyeliği" suçuna değinen Türkmen, "Ortada bir suç örgütü yok. Ortada bir başkan var ve biz de sadece onu korumakla görevli güvenliğim" dedi.

14:30

"Akın'ın şoförü denilmiş ancak şoförü yok"

Mustafa Akın'ın avukatı Cihat Ceylan, "rüşvet" suçuna dair, "Absürt bir kurgu" dedi.

Ceylan, "Burada cezalandırma talebini okuyacağım: 'Örgüt yöneticisi şüpheliler Fatih Keleş, Murat Ongun, Kadriye Kasapoğlu, Mustafa Akın ve Ertan Yıldız'ın eylemlerine uyan rüşvet alınması için şoför olarak görev yapan şüphelilere talimat verdiklerinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ilgili maddeleri...' cezalandırma talebi bu şekilde. Yukarıda isimler sayılıyor Sayın Başkan, fark ettiniz mi bilmiyorum; onun şoförü, bunun şoförü şeklinde. Burada bir kişinin şoförünün ismi geçmiyor; Mustafa Akın'ın şoförü yok çünkü. Fakat ifadede diyor ki 'Mustafa Akın'ın şoförü aracılığıyla'… Bayram Yıldırım bunu bu şekilde iddia etse de iddia makamının hukuk bilgisine güvenerek, en azından yukarıda yer almayan bir ifadeyi 'Şoför olarak görev yapan şüphelilere talimat verdiklerinden' şeklinde izah edilmesini ben mantıklı bulamıyorum. Bu şekilde cezalandırma talep edilmiş. Mustafa Bey'in herhangi bir şoförü yok. Mustafa Bey zaten tüm çalışma hayatı boyunca özel şoför kullanmaktan imtina etmeye gayret sarf etmiş" diye konuştu.

Ceylan müvekkilinin beraatini istedi.

14:15

Duruşma başladı: "Naim Özgür Erol'un söylediklerine dair somut delil yok"

Aranın ardından Mustafa Akın'ın avukatı Cihat Ceylan savunmasına devam etti. 'İtirafçı' Naim Özgür Erol'un verdiği ifadeye dair konuşan Ceylan, "Söylediklerine dair somut herhangi bir delili yok. Böyle bir şey gerçekleşmedi, söylenmedi" ifadelerini kullandı.

12:50

Ara verildi

Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

12:45

"Gizlilik kararına rağmen savunması emniyetteyken medyaya düştü"

Avukat Rabia Berfin İstek'in arından Mustafa Akın'ın diğer avukatı Cihat Ceylan söz aldı. Ceylan, müvekkili gözaltına alındığında gizlilik kararı olduğunu hatırlattı. Müvekkilinin ifadesinde yanında olduğunu belirten Ceylan, savunmasının emniyetteyken sosyal medyaya düştüğünü söyledi.

Avukat Ceylan, savcılık aşamasında müvekkili hakkında tutuklama talep edilip edilmediğini ise kendisine duyurulmadan basından öğrendiğini belirtti.

12:40

"Mustafa Akın, eline kelepçe vurdurmamak için tedaviye gitmiyor"

Mustafa Akın’ın avukatı Rabia Berfin İstek, müvekkilinin sağlık durumuna değinerek rapor iletti ve bugüne kadar bu sağlık sorunu kapsamında hastaneye gitmek istemediğini aktardı.

İstek, "Müvekkilim dedi ki; 'Beni fizik tedaviye götürürken kurumdan çıkarıyorlar ve elime kelepçe vurmak zorundalar'… Eline kelepçe vurdurmamak için fizik tedaviye gitmiyor. Böyle bir adamdan bahsediyoruz Sayın Başkan. Örgüt suçlamasıyla 11 aydır tutuklu. Yani müvekkil, eline kelepçe vurulmasındansa acılar içinde hücresinde o ağrının geçmesi için ilaç alıp dua ediyor" dedi.

12:35

"Suç yok, ihbar yok, şikayet yok…"

Mustafa Akın’ın avukatı Rabia Berfin İstek, "Müvekkilimin verdiği iddia edilen talimatla, 'toplantı içeriği olan suçu gizleme amacı güttüğü' söyleniyor iddianamede" hatırlatmasında bulundu ve bu suçun ne olduğunun bilinmediğini söyledi.

İstek, şöyle devam etti: "Müvekkil hangi suçu gizlediğini bilmiyor. Çünkü iddia makamı gizlenilen suçun ne olduğunu söylemiyor. Çünkü ortada bir suç yok. Bir ihbar yok, bir şikayet yok, bir tanık beyanı yok o toplantının içeriğinin gayriresmi olduğuna dair. Zaten yapmış olduğu görev gereği toplantı içeriğini bilmesinin imkanı yok, bu özel kalemin işi. Müvekkilim yakın koruma, gidip 'Bugün nasıl bir toplantı düzenlediniz acaba? Neye ilişkin' mi diyecek?"

12:30

"Polis memurları da mı örgütü saklayacak?"

Mustafa Akın’ın avukatı Rabia Berfin İstek, 'gizli örgüt' iddiasına karşı çıktı. İstek, "Özel koruma kararıyla dört polis var, toplantı yapılıyor, toplantı kapısında bekliyorlar, odasının kapısında bekliyorlar. Devletin polisinin olduğu bir yerde gizli örgütün olması mümkün mü? Üstlerine bildirmekle yükümlüler. Var mı böyle bir şey? Polis memurları da mı örgütü saklayacak? Tüm devlet erkanının tercih ettiği bir otel mi tercih edilirdi? Bu otelde MİT mesnuplarıyla karşılaşıyorlar. Burayı mı tercih ederler?" diye sordu.

12:20

"Toplantı alanındaki kameralar açık ancak bu görüntüler iddianamede yer almıyor"

Mustafa Akın’ın avukatı Rabia Berfin İstek, 2022 yılında Ekrem İmamoğlu'nun MOBESE görüntülerinin servis edildiğini hatırlattı ve şunları söyledi:

"Bu olayda Sayın Ekrem İmamoğlu, İngiltere Büyükelçisi ile yaklaşık 1 ay önceden organize edilen bir yemekte bulunduğu esnada, İstanbul'da aniden olumsuz hava koşulları meydana gelmiştir. Sonrasında Sayın Başkan, kriz anını yönetmek adına afet koordinasyonu için sahaya inmiştir. Bahsettiğim restoranın bulunduğu Rumeli Kavağı mevkiindeki MOBESE görüntülerinden bu yemeğe ait kesitler, yandaş medyaya ve onların sosyal medya kanallarına servis edilmiştir. Kendilerine basın mensubu demekten imtina edeceğimiz sözde haberciler, bu görüntüleri çarpıtarak kamuoyuna aksettirmiş; bu da geniş çaplı bir siyasi tartışma başlatmıştır. Bu sebeple bir daha böyle bir itibar sukistana uğramaması için yaptıklarını kendileri zaten belirttti. Herhangi bir talimat almadan rutin olduğunu anlattılar."

Ekrem İmamoğlu'nun tehditler alan bir isim olduğunu hatırlatan İstek, "Dün zaten burada büyük ekranlara yansıtarak bunları gösterdik. Kendisi, İstanbul Valiliği tarafından tanzim edilmiş 'Özel Güvenlik Belgesi' ile korunmaktadır" dedi ve belgeyi sundu.

İstek, "Zaten burada bantlanan kameranın, yalnızca Sayın Ekrem İmamoğlu’nun üzerini değiştirdiği alanı ya da üzerini değiştirip toplantı alanına geçtiği ara alanı gören kamera olduğu ifadelerde defaten belirtilmiştir. Görüntüleri detaylıca incelerseniz; koruma ekibinden bir kişinin elinde takım elbise ve kıyafetlerle o alandan geçtiği görülmektedir. Bu sırada toplantı alanındaki kameralar ise açıktır. Ancak bu görüntüler nedense iddianamede yer almıyor. Çünkü yer alırsa Eylem 15 çökecek. Gizli bir toplantı olsaydı bahsedilen otelin giriş çıkışları gösteren kameralar da bantlammaz mıydı" dedi.

 

12:00

Kamera bantlama: "Daha önce özel görüntüleri servis edildiği için…"

Mustafa Akın’ın avukatı Rabia Berfin İstek, dosyadaki Eylem 15'e (jammer iddiası ve kamera bantlama) yönelik savunma yaptı, "Altı boş iddialarla olmayan suçlar istinat edilmeye çalışılıyor"dedi.

Av. İstek, "Kamera görüntülerinden talimat verildiğine ilişkin tanık beyanı yok. Bu talimat nerden geliyor? Hiçbir somut delil, yazışma yok. Bunun cevabını bulamadık" dedi.

Dosyadaki diğer isimlerin söylemlerini aktaran İstek şunları kaydetti:

Çağlar Türkmen: "Kamerayı bantlamamı bana kimse söylemedi."

Özgür Türkmen: "Çalıştığımız süreç boyunca Başkan'ın daha önce özel görüntüleri servis edildiği için. İstirahat edeceği, üstünü değiştireceği ve yemek yiyeceği için. Otelin diğer kameralarından görülebilir. Herhangi olumsuz bir görüntü verilmemesi için."

Emin Türe: "Çalışanlardan gördüğümü uygulamaktayım. Talimat almaksızın İBB Başkanı ile alakalı basına herhangi yanlış görüntü alınmasına engel olmak sebebiyle yaptım."

İstek, "Sayın mahkeme heyeti, görüldüğü üzere dosyada bu kadar tutarlı ifadeler varken yapılan açık. İtibar koruması için, güvenlik tedbiri olarak yapılan eylem. Nasıl oluyor da iddia makamı, talimat aldığına dair emin oluyor somut bir delil yokken?" diye konuştu.

11:45

'Kasa yalanı'

Duruşmada savunma yapan Mustafa Akın’ın avukatı Rabia Berfin İstek, 'çelik kasa' konusunda dair şunları söyledi: 

“Müvekkilimin Giresun'daki aile evinde bir çelik kasa bulunuyor. Rüşvet eylemine delil diye yediririz isteği var. Bir anda yandaş medyada 'İmamoğlu'nun yakın korumasının sır dolu kasası bulundu' haberleri verildi. Jandarma tarafından güya açılmak üzere kasa İstanbul'a getirilmiş, bu da yalan. Kasadan ne çıktı biliyor musunuz? 48 adet mermi, 4 tane de vida çıktı ve av tüfeği antika. Müvekkilim kendi de aktardı, üzerine ruhsatlı silahın olduğunu ve yıllık olarak belirli sayıda mermi alma hakkının olduğunu. Sonuç ne? Takipsizlik kararı… Savcı tüm mermilerin iadesine karar verdi. İnsanların onurlarını alaşağı etmek bu kadar kolay mı? Ve o mermilerin kasada olmasının sebebini bugün Maraş'ta yaşanan olay da ortaya koyuyor. Güvenlik sebebiyle."

11:30

"Nereden görüntü alacaksınız, kelepçe takalım mı?"

Duruşma Mustafa Akın'ın avukatı Rabia Berfin İstek'in savunması ile sürüyor.

İstek, müvekkilinin gözaltı sürecinde polis memurunun telefonla birilerini arayıp "Çok önemli kişiyi aldık. Nereden görüntü alacaksınız? Sağdan mı soldan mı? Eline kelepçe takalım mı?" diye sorduğunu söyledi. 

İstek, "Müvekkilim araçta bunları duyuyor, bunlara şahit oluyor. Üç kere Vatan Emniyet önünde yürütmüşler görüntü almak için. Bu da ortaya koyuyor ki bir algı yaratılmak isteniyor. Bunlar halkı manipülasyon uğratmak için" dedi.

11:00

İmamoğlu: Öyle siyasi değil falan olmaz, içimiz yanıyor

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu salona girdi. Maraş'taki okulda yaşanan katliama dair mesaj verdi: "Bugün yas günü başımız sağ olsun evlatlarımızı, öğretmenlerimizi kaybettik. Bunlar siyasi değildirle olmaz. Bu mücadelenin zaten bir zemini de budur. Adı eğitim alanıdır, adı adalettir, adı ekonomidir. Dünden beri içim yanıyor, akşam detayları öğrendim. Bunların hepsi fetret devrinin izleridir. Hepimizin başı sağolsun."

10:31

22. günde neler oldu?

22. günde KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt’un savunmasının alınmasına devam edildi. Duruşmaya verilen aradan önce avukatlarıyla konuşurken jandarmanın kendisine müdahale etmesine tepki gösteren Ekrem İmamoğlu, “Herkes gelip görmeli hatta iktidar temsilcileri de gelip görmeli. Cesaretleri yok, seçime gidemedikleri gibi benim karşıma da gelemezler” dedi. Aranın ardından İmamoğlu'nun yakın koruması Mustafa Akın'ın savunması alındı. Akın hakkında iddianamede birden fazla eylem kapsamında çeşitli suçlamalar yöneltildi.

Mahkeme başkanı savunma yapan Akın'a kameraların bantla kapatılması olayını sordu: “Bantlama tedbirini her yerde uyguluyor musunuz?” Akın, “Üzerini değiştirecekse, yemek yiyecekse, toplantı yapacaksa yapıyoruz” dedi. Duruşma savcısı, jammer kullanımıyla ilgili bir tebligat olup olmadığını sordu. Akın, "Biz jammerlerı sadece taşıdık, kullanmadık" dedi.

Akın, "Hiçbir gizli toplantıya şahit olmadım. Yanımızda her zaman devletimizin gönderdiği iki polis memuru mevcuttu" dedi.

İmamoğlu'ndan 'MOBESE' hatırlatması

Buna tepki gösteren İmamoğlu, 'MOBESE' olayını hatırlatarak, "Ben MOBESE kameralarıyla takip edilip, İçişleri Bakanlığı talimatıyla görüntülerin basına sızdırıldığı dönemde hizmet ettim. Erzurum'da bizi 50 kişi taşladı, 200 polis seyretti. Mustafa Bey 1,5 ay tedavi gördü bu olay yüzünden. Mustafa Akın kamera bantladı diye hapis yatıyor, bu vicdana sığar mı?" ifadelerini kullandı.

'Bunu ben alsaydım idamla yargılandı iddia makamı beni'

Kadir Topbaş döneminde satın alınan, İBB envanterinde bulunan ve piyasa değeri 150 milyon lira olan iki zırhlı araçla ilgili de konuşan İmamoğlu, "Bunu ben alsaydım idamla yargılardı beni bu iddia makamı" dedi.

İmmaoğlu Akın'a, "12 yıl boyunca birlikte çalıştık. Bu süreçte benim gayrimeşru talimat verdiğim bir ana şahitlik ettiniz mi?" sorusunu yöneltti Akın, "Kesinlikle etmedim. Zırhlı araç kullanırken bile söylemezdik, tedbir alırdık tehditlere karşı" yanıtını verdi. Ardından Akın'ın avukatları savunma yaptı.

Dava hakkında

Yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamenin kabul edilmesinin ardından ilk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 29 kişinin savunması alındı. Cuma günleri duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam ediliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik “yolsuzluk” ve “rüşvet” iddialarıyla açılan davanın 15. gününde (3 Nisan'da) ara kararla 18 kişi hakkında tahliye kararı verildi. Dosyada tutuklu bulunan 107 kişiden 18’i serbest bırakıldı. Tahliye edilen 18 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı. Dava kapsamında yargılanan CHP’li belediye başkanları Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan ve Mehmet Murat Çalık hakkında ise tahliye kararı verilmedi.

Beyoğlu Belediyesine ilişkin aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın 7 Nisan'da bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki kişi sayısı, 92'si tutuklu olmak üzere 414'e çıktı.

Evrensel'i Takip Et