Avukat İnaltay’ın ardından İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz'ın savunması başladı.
Yılmaz, eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner'in, "Ulaş olsa olsa burada olur" dediğini ifade etti ve "Bu yüzden 6 aydır hapis yatıyorum" dedi. "Ben herhangi bir kişisel verinin usulsüz bir şekilde elde edilmesine, kaydedilmesine, işlenmesine ve yayılmasına neden olmadım. Hiçbir örgütün üyesi değilim" diyen Yılmaz, çalıştığı kurumun legal ve olağan işleri dışında kimseden bir emir almadığını, gizli bir haberleşme mecrası veya benzeri bir ortamda bulunmadığını da sözlerine ekledi.
“Beni 6 aydır hapiste tutan aklın, sevk cümlemi daha düzgün yazmasını beklerdim” diyerek savunmasına devam eden Yılmaz, USOM raporunda, Google'da, hiçbir yerde adının geçmediğini belirtti. Yılmaz, kendisini tutuklamaya sevk eden savcıya “Benim kamuya, devlete olan inancımı sarsıyorsunuz" dediğini de ifade etti. Cezaevi koşullarının bilinmediğini ifade eden Yılmaz, “Benim bölmemde 2 kişi öldü. Biri kalp krizi geçirdi, benim ellerimde öldü. Birkaç gün sonra eşyalarını çöp poşetiyle kapıya koydular. Biz bunu neden yaşıyoruz, bu deneyim bize ne öğretecek?" dedi.
Cezaevinde 2 ay sonra yatağa geçebildiğini, aylar sonra bir dolaba sahip olabildiğini söyleyen Yılmaz, "Yaşlılara biz bakıyoruz. Duşlarını alamıyorlar, ilaçlarını alamıyorlar. Bu 6 aylık esaretin telafisi yok. Allah kimseyi düşürmesin" dedi. "Adaletin tecelli etmesini, adil yargılanma hakkı ve hukuk devleti ilkesinin ders kitaplarında yazan kavramlardan ibaret kalmamasını istiyorum" diyen Ulaş Yılmaz, tahliyesini ve beraatini talep etti.
Evrensel'i Takip Et