CANLI BLOG
08.04.2026 09:45
08.04.2026 22:37
Sayfa otomatik güncelleniyor

İBB davasında 18. gün: “İddia makamının bir talimat zinciri kurma çabası söz konusuydu”

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 18. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam etti.

 

Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya’nın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.

 

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.

 

İBB davasının 18. duruşmasında savunmalar sürüyor. Duruşmaya CHP’de 11 yıldır bilgi işlem sorumlusu olarak görev yapan Orhan Gazi Erdoğan’ın savunmasıyla başlandı. İddianameyi görünce "şok olduğunu" söyleyen Erdoğan, olmayan bir veriyi göndermiş gibi gösterildiğini ve savcılıkta 35 saatlik açlık-susuzluğun ardından ifade verdiğini belirtti. Ardından söz alan İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz ise 6 aydır cezaevinde olduğunu, koğuşunda iki kişinin öldüğünü anlatarak "Bu 6 aylık esaretin telafisi yok" dedi.

Duruşma, yarın kaldığı yerden devam edecek.

 

22:25

“Hüseyin Gün diye bir kişi uydurulmuş”

 

 Hem "casusluk" hem İBB Davası'ndan tutuklu bulunan eylem 13 ve 16 kapsamında savunma yapan İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek, “Hüseyin Gün. Hüseyin Gün kim ki ben ona bağlıyım? Ben Hüseyin Gün’ü hayatımda bir defa gördüm; başka hiçbir temasım yok. Hayatımda sadece bir defa gördüğüm, beni beceriksiz ve işe yaramaz olarak nitelendiren ve bir daha hiçbir zaman temasta bulunmadığım bir vatandaşın, iddia edilen örgütte benim yöneticim olduğu ifade ediliyor. Bu nasıl bir örgüt? Altı yıldır hiçbir temasta olmadığım bir yöneticinin emrinde çalışmışım. Başkanım, burada hukuk derslerinde gördüğümüz gibi, örgütlerde gizlilik olması gerekir. Sanırım örgütün gizlilik ayağını doldurmak için Hüseyin Gün diye bir kişi uydurulmuş” dedi.

22:25

“Tek bir ifade nedeniyle buradayım”

CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan verdiği ifadesinde; “Eğer reklamcılık sektörü, benim bu nedenle tutuklandığımı duysa; yaklaşık 150 milyarlık bu sektörün tamamı işini bırakır. ‘Bu kodu kullanan tutuklanıyor, üstelik ortada kişisel veri ihlali de yok’ denir. Ben, Sayın Başkan, işte bu nedenle tutuklandım. Ben gerçekten anlamakta zorlanıyorum: Savcılığın benimle kişisel bir husumeti mi var? Tek bir ifade ile -ki o da hatalı bir ifade- ve benim tarafımdan yazılmamış maillerle, adeta karga tulumba tutuklandım, Sayın Başkanım. “Sayın Bakan’ın ‘Tek bir ifadeyle biz kimseyi tutuklamadık’ şeklinde bir açıklama yapmış, ancak ben tek bir ifadeyle tutuklandım”

17:10

Duruşmaya ara verildi

Yusuf Utku Şahin'in savunmasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi.

16:30

“Eve gelen polisler bile kararsız kaldı”

Ulaş Yılmaz'ın avukatlarının beyanlarının ardından, Yusuf Utku Şahin'in savunması başladı. Emrah Yüksel'in ifadesinde adının geçmesi nedeniyle tutuklandığını belirten Şahin, “Hem İstanbul Senin hem de İBB Hanem uygulamasında kendimi dış kapının dış mandalı olarak bile görmüyorum” dedi.

Gözaltına alındığı gün evine gelen polislerin bile kararsız kaldığını, tekrar teyit aldıklarını ifade eden Şahin, “Yok olanı ispat etmem gerektiğini anladığım için bilgisayarımı ve telefonu teslim ettim, şifreleri verdim” dedi. İfadesini alan polislere “Bu sorular doğru mudur, benimle mi alakalıdır?" diye sorduğunu, onların da amirlerini arayıp “Yanlış soru mu soruyoruz?” dediklerini anlatan Şahin, kendisi hakkında ifade verip tutuklanmasına neden olan ve avukatı aracılığıyla önceki gün özür dileyen Emrah Yüksel'le ilgili de “Onu daha önce hiç görmedi, tanımadım” dedi.

Emrah Yüksel'in verdiği ifadeyi geri çektiğine de değinen Şahin, “Eğer ifadesini değiştirmeseydi çok farklı bir savunma yapacaktım” dedi. “Beni bir ifadeyle o da yanlış bir ifade, karga tulumba tutukladılar” ifadelerini kullandı.

Murat Ongun’u tanımadığını, bir tane baz kaydı veya mailinin olmadığını ifade eden Şahin, “Onun yönetici olduğu örgüte üyeymişim. Güvercinle mi anlaştım adamla?” dedi. Şahin ayrıca, “Eğer iddia makamı hâlâ benim hiç iz bırakmadan bu işi yaptığımı söylüyorsa, gerçekten burada bir deha harcanıyor demektir Sayın Başkan. O zaman Milli İstihbarat Teşkilatı gelsin beni alsın, Türkiye'nin Siber Savunma Başkanı yapsın” ifadelerini kullandı.

15:45

“Emniyet kendi sitesinde Google tech manager kullanıyor”

Ulaş Yılmaz’ın avukatı Hüseyin Ersöz’ün ardından bir diğer avukatı Enes Ermaner söz aldı. İstanbul Senin suçlamasında savcının mailleri gösteremediğini belirten Ermaner, müvekkilinin mailin bilgi kısmında (cc) bulunduğu için 7 aydır tutuklu olduğunu söyledi.

Enes Ermaner, Emniyet Genel Müdürlüğünün müvekkilini Google tech manager ile ilgili gözaltına aldığını belirterek, emniyetin kendi internet sitesinde de Google tech manager kullanıldığını söyledi.

14:20

"Biz izne tabiyken savcı her istediğinde konuşuyor"

Aranın ardından duruşma Ulaş Yılmaz'ın avukatı Hüseyin Ersöz'ün savunmasıyla devam etti. Ersöz, kimlik tespiti, duruşma tutanaklarının UYAP'a yüklenmemesi, avukatların monitörlere erişememesi, avukatların mikrofonunun mahkeme başkanının izni olmadan açılmaması fakat duruşma savcısının her istediğinde konuşabilmesi gibi durumları ifade ederek söze başladı.

Ulaş Yılmaz’ın ifadesini alan dönemin savcısının kendisine “Benim bir sorgu usulüm var ama onu uygulayamıyorum, müvekkilinize yükselemiyorum” dediğini belirten avukat Ersöz, 6 Nisan'da hayatını kaybeden Yalçın Küçük'le Ergenekon davası sürecinde yaşadığı bir anıyı da paylaştı. Küçük'ün hakim karşısına çıktığında, “Kurt kuzuyu yemeyi kafasına koymuş, suyu bulandırma demiş. Bizi tutuklayacaksınız biliyorum ama bari şu asistanlarımı bırakın” dediğini ifade eden Ersöz, İBB davasındaki süreci Ergenekon davasında yaşananlara benzetti.

12:55

Duruşmaya ara verildi

Yılmaz'ın savunması bittikten sonra Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı Necati Özkan ve İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun'un avukatı Rahşan Daniş, Yılmaz’a sorular yöneltti. Yılmaz’ın cevaplarından sonra mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi.

12:05

“Yaşlılara biz bakıyoruz”

Avukat İnaltay’ın ardından İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz'ın savunması başladı.

Yılmaz, eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner'in, "Ulaş olsa olsa burada olur" dediğini ifade etti ve "Bu yüzden 6 aydır hapis yatıyorum" dedi. "Ben herhangi bir kişisel verinin usulsüz bir şekilde elde edilmesine, kaydedilmesine, işlenmesine ve yayılmasına neden olmadım. Hiçbir örgütün üyesi değilim" diyen Yılmaz, çalıştığı kurumun legal ve olağan işleri dışında kimseden bir emir almadığını, gizli bir haberleşme mecrası veya benzeri bir ortamda bulunmadığını da sözlerine ekledi.

“Beni 6 aydır hapiste tutan aklın, sevk cümlemi daha düzgün yazmasını beklerdim” diyerek savunmasına devam eden Yılmaz, USOM raporunda, Google'da, hiçbir yerde adının geçmediğini belirtti. Yılmaz, kendisini tutuklamaya sevk eden savcıya “Benim kamuya, devlete olan inancımı sarsıyorsunuz" dediğini de ifade etti. Cezaevi koşullarının bilinmediğini ifade eden Yılmaz, “Benim bölmemde 2 kişi öldü. Biri kalp krizi geçirdi, benim ellerimde öldü. Birkaç gün sonra eşyalarını çöp poşetiyle kapıya koydular. Biz bunu neden yaşıyoruz, bu deneyim bize ne öğretecek?" dedi.

Cezaevinde 2 ay sonra yatağa geçebildiğini, aylar sonra bir dolaba sahip olabildiğini söyleyen Yılmaz, "Yaşlılara biz bakıyoruz. Duşlarını alamıyorlar, ilaçlarını alamıyorlar. Bu 6 aylık esaretin telafisi yok. Allah kimseyi düşürmesin" dedi. "Adaletin tecelli etmesini, adil yargılanma hakkı ve hukuk devleti ilkesinin ders kitaplarında yazan kavramlardan ibaret kalmamasını istiyorum" diyen Ulaş Yılmaz, tahliyesini ve beraatini talep etti.

11:40

“İddia edilen suçun infazı tamamlandı ama ortada karar yok”

Erdoğan’ın avukatı Egemen İnaltay savunmasına başladı. Müvekkilinin 68 yaşında olduğunu ifade eden avukat İnaltay, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi'nin adli bir birim olmadığını, danışmanlık yaptığını, USOM'la neden çalışıldığının soru işareti yarattığını belirtti. Etkin pişmanlıktan yararlanan kişilerin ifadelerini dikkate alınmaması gerektiğini de vurgulayan avukat İnaltay, “Baskı altında ifade verildiğini düşünmekteyiz” dedi.

Savcılıktaki ifadenin değil, mahkemedeki ifadenin dikkate alınması gerektiğini de söyleyen İnaltay, USOM'un Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı idari bir kurum olduğuna dikkat çekerek, “Savcılık neden adli birim olan Emniyet'e başvurmamıştır?" ifadelerini kullandı.

Müvekkilinin işlediği iddia edilen suçun infazının tamamlandığını ancak suçlu ya da suçsuz olduğuna karar verilmediğini söyleyen İnaltay, "Karar kesinleşmeden devletimiz ıslah yoluna gitmiş ve müvekkilim tutuklanmıştır. Bu dosyanın tefrik edilmesini, Ankara'da Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesini ve müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum” dedi.

11:00

"İddianame geldiğinde şok oldum"

Duruşma Orhan Gazi Erdoğan’ın savunmasıyla başladı. 11 yıldır CHP’de bilgi işlem sorumlusu olarak görev yaptığını söyleyen Erdoğan, savcılıkta eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner'e veri gönderip göndermediğinin sorulduğunu ifade etti. “Veri göndermedim, gönderemem zaten, çünkü öyle bir veri yok” diyen Erdoğan, "İddianame geldiğinde şok oldum. Olmayan şeyi nasıl göndermişim de ikrar etmişim” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, savcılıkta 35 saatlik açlık ve susuzluğun sonunda ifade verdiğini, 2,5 yıl önceki bir hadiseyi hatırlamasının beklendiğini söyledi. Hapiste olduğu için oğlunun nikahını ertelediklerini de ifade eden Erdoğan, "Sizin kararınızla bunu gerçekleştirmeyi bekliyoruz. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. İBB Başkan Danışmanı Necati Özkan, Erdoğan'a "Sizinle ne zaman tanıştık? 10 kampyanyada bilgi işlem sorumlusuydunuz, sizden veri talep ettim mi?" diye sordu. Erdoğan'ın yanıtı "Hayır" oldu.

Evrensel'i Takip Et