CANLI BLOG
01.04.2026 10:45
01.04.2026 23:18
Sayfa otomatik güncelleniyor

İBB davasında 14. celse: Ara karar öncesi son gün

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması dördüncü hafta da, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.

Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. 

Duruşma bugün 13 saatin ardından sona erdi.  

Yarın, ilk ara karar kurulacak

En son 73’üncü tutuklu sanığın talebi alınan duruşma, yarın da avukatların tahliye talepleri ile devam edecek. Ardından mahkeme heyeti, ilk ara kararını kuracak.

23:14

Hakan Aplak’ın avukatından suç duyurusu talebi

Duruşmada söz alan Hakan Aplak’ın avukatı İsmet Barlas, tahliyeye ilişkin beyanlarına geçmeden önce mahkeme aracılığıyla suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Barlas, ellerinde 2026 yılının Ocak ayına ait bir tutanak bulunduğunu belirterek, müvekkilinin tutukluluğunun Sedat Kapıdağ’ın şikayetleri ve buna dayalı işlemlerle ilişkilendirildiğini ifade etti. Söz konusu işlemlerin savcılık talimatıyla kolluk tarafından yürütüldüğünü aktaran Barlas, talimatın eski tarihli bir dosya kapsamında verildiğini söyledi.

Duruşmada söz alan Hakan Aplak’ın avukatı İsmet Barlas, tahliyeye ilişkin beyanlarına geçmeden önce mahkeme aracılığıyla suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Avukat Barlas, şikayetçi Sedat Kapıdağ’ın oğlu Uğurcan Kapıdağ’ın polis eşliğinde, müvekkilinin yetki alanında bulunan İBB Avrupa Yakası Zabıta Müdürlüğü’ne giderek bilgi toplama işlemi gerçekleştirdiğini söyledi. Bu sürece ilişkin kamera kayıtlarının da bulunduğunu belirten Barlas, Uğurcan Kapıdağ’ın polisleri kendi aracıyla müdürlüğe getirdiğini ve burada zabıta personelinin polis eşliğinde sorgulandığını iddia etti.

Soruşturma yetkisinin savcılığa ait olması gerektiğini vurgulayan Barlas, buna rağmen şikayetçi konumundaki Sedat Kapıdağ’a fiilen yetki verilmiş gibi bir durum ortaya çıktığını savundu.

Barlas, bu kapsamda Uğurcan Kapıdağ hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 262. maddesi uyarınca, tutanakta imzası bulunan iki polis memuru hakkında ise Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesi kapsamında mahkeme aracılığıyla suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

23:14

“Babamı tahliye edin"

Tutuklu sanık Hakan Aplak'ın avukatı ve aynı zamanda kızı olan Ece Nur Aplak tahliye talebinde bulunarak, "Görevini ciddiyetle yaptı ve ödüle layık görüldü. Cilt kanseri geçmişi var, kronik yüksek tansiyon ve vertigo hastası. Sağlığından endişe ediyorum" dedi. Avukat Aplak, "Bu süreçte evde tek çalışan biri olarak evin babası olma sorumluluğunu üstlendim. Bu sıfatın ağırlığını daha fazla taşımak istemiyorum. Babamı tahliye edin" dedi.

23:13

İmamoğlu: “İyi ki varsınız. Burada bir mücadele veriyoruz"

Saat 21:00 civarı duruşmaya ara verildi. Tutuklu sanıklar arada aşağı indirilmedi. O sırada İmamoğlu izleyici bölümüne seslenerek, “İyi ki varsınız. Hepinizi çok seviyorum. Burada bir mücadele veriyoruz. Sizin de gönülden geldiğinizi görüyorum” dedi.

22:35

Bir etkin pişmanlıkçı daha ifadesini geri çekti

Etkin pişmanlıktan yararlanmak amacıyla ifade veren, ancak tutukluluğu devam eden Vedat Şahin’in avukatı Muhittin Arık, müvekkilinin tek samimi ifadesini 22 Mart’ta verildiğini, sonraki ifadelerin geçersiz olduğunu söyledi. Avukat Muhittin Arık, “Müvekkilimin emniyette ve savcılıkta olmak üzere toplam 4 ifadesi bulunuyor. Bugün özellikle vurgulamak istediğimiz, en samimi ifade, 22 Mart tarihli ifadesidir. Daha sonraki ifadeler ise cezaevindeyken kendisine ziyarete gelen bazı avukatların baskısıyla verilmiştir. ‘Şöyle ifade verirsen çıkarsın, senin hakkında şöyle suçlamalar var, buradan çıkamazsın’ gibi yönlendirmeler yapılmıştır” dedi.

Arık, söz konusu yönlendirmelerin cezaevi kayıtlarından da görülebileceğini belirterek, "Bu psikoloji ve baskı altında müvekkilime savcılıkta ifade verdirilmiştir. Savcının odasında ‘Senin hakkında şu kişi şöyle konuştu, bu kişi böyle konuştu’ denilerek, müvekkilimin iradesi fesata uğratılmıştır. Biz bugün, sadece emniyette ve savcılıktaki ilk ifadesinin geçerli olduğunu kabul ediyoruz” diye konuştu.

Duruşmaya ara verildi

22:35

Murat Kapki’nin avukatı Fikret Aras da tahliye talebinde bulundu

“Etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanmak için ifade veren ancak tahliye edilmeyen, bunun üzerine geçen hafta ifadelerini tahliye vaadiyle verdiğine yönelik yeni bir dilekçe sunan Murat Kapki’nin avukatı Fikret Aras da tahliye talebinde bulunarak, şunları söyledi:

"Müvekkilim diyor ki: ‘Bu soruşturmadan önce 12-13 tane taşınmazı devrettim.’ Müvekkilim savunmasında açıklıyor: ‘Ben 4 tanesini avukatım Zeynep Hanım’a, vekalet ücreti karşılığı verdim; 8 tanesini de İsmail isimli bir şahsa verdim.’ Berat ifadesinde diyor ki: ‘Zeynep Hanım bunları avukatlık ücreti olarak almamıştır, mal kaçırmak için yapmıştır.’ Sonra ekliyor: ‘Ben İsmail Bey’in bu malların suçtan kaynaklandığını bilmediğini düşünüyordum. Kendisi masumdur.

22:34

“Akın Gürlek, ‘sadece tanık beyanına dayalı tutuklu yok’ demişti benim müvekkilim 9 aydır tutuklu”

Tutuklu iş insanı Turgay Tokdemir’in avukatı Serhat Aydoğan, müvekkilinin yaklaşık 9 aydır "yalnızca tanık beyanına dayalı olarak tutuklu bulunduğunu" belirtti. Aynı iddialarla yargılanan bazı sanıkların gözaltına alınmadığını söyleyen Aydoğan, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ifade etti. Aydoğan, “Sayın Akın Gürlek’in daha önce yaptığı açıklamada, ‘Bizim elimizde belgeler var, sadece tanık beyanıyla kimseyi tutuklamıyoruz’ demesine rağmen, biz huzurdaki dosyada sadece tanık beyanıyla tutukluyuz” diyerek tahliye talep etti.

22:33

"Bir Cumhurbaşkanı adayıyla görüntü vermek tutuklama sebebi"

Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı tutuklu Seza Büyükçulha’nın avukatı Kaptan Yılmaz, duruşmada Ekrem İmamoğlu ile görüntü vermenin dosyada suç teşkil ettiği ve tutuklanma gerekçesi olarak kullanıldığını söyledi. Avukat, müvekkilinin restoran açılışının, 6 bakan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirildiğini aktararak, “Bir Cumhurbaşkanı adayıyla görüntü vermek tutuklama sebebi; mevcut Cumhurbaşkanı ile görüntü vermek tahliye sebebi… Müvekkilim bu ikisinin arasında sıkışmış bir yargılamayla karşı karşıya. Dosyada delil olarak sunulan tape kayıtlarında, müvekkil iş yerinin bulunduğu Trabzon Araklı ilçesinin AK Parti İlçe Başkanı ile telefon görüşmesi yapıyor. Bu görüşme, tutuklama gerekçeleri arasında da yer alıyor. İlçe başkanı, müvekkile ‘Seni kim alabilir? Senin mekanını Cumhurbaşkanı açtı’ diyerek yanıt veriyor.”

19:50

“Müvekkilimin tek suçu, kardeşinin Ekrem İmamoğlu'yla evlenmesine izin vermek”

Duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu’nun kardeşi tutuklu sanık Cevat Kaya’nın avukatı Murat Öksüz, tahliye taleplerini dile getirdi. Avukat Öksüz, müvekkili hakkında, bazı çevreler tarafından "belediye kaynaklarıyla zenginleştiği" yönünde iddiaların ortaya atıldığını belirterek, şunları kaydetti: “Ben iddianameyi zaten 2,5 saatte çok rahat bir şekilde okudum. İlgili ekleri incelediğimde, Başsavcılık perspektifinden baktığımda, aslında müvekkilimin bir suçu olduğu kanaatine vardım. Peki, nedir müvekkilimin suçu? Müvekkil, yıllar yıllar önce, kız kardeşinin evliliğine müsaade etmiş; işte Başsavcılık nazarında bu bir suç sayılmış. Çünkü müvekkil, Ekrem Bey’in kayınbiraderi olmasa, şu anda kendi işinde gücünde, hayatına devam eden sıradan bir insan olacaktı. Burada ülke açısından bir hafifletici neden de olabilir elbette ama Savcılık, sanık ve şüphelilere karşı yumuşak davranmadığından burada da aynı sertlik söz konusu olmuş. Düşünün, 25 sene önce, müvekkil, Ekrem Bey’in gelecekte Cumhurbaşkanı adayı olacağını nereden tahmin edebilirdi ki? Bunu bilse belki farklı bir karar verirdi, bilemiyoruz. Ayrıca, halk arasında 'Babanı seçemezsin, kayınbiraderini seçersin' denir, bu kayınbirader seçme hikayesini de sanırım öyle değerlendirmişlerdir.”

19:42

"Bir garip 'Mustafa Keleş' karmaşası..."

Duruşmada tahliye talepleri alınan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in oğlu Mustafa Keleş'in avukatı Sadık Ömer Cennetoğlu, dosyada iki "Mustafa Keleş" olduğunu söyleyerek, bunun karmaşaya neden olduğunu belirtti. Cennetoğlu, şöyle konuştu:

"Şimdi size adeta bir ‘Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’ hikâyesi anlatacağım. Dosyada iki farklı Mustafa Keleş bulunmaktadır. Benim müvekkilim Mustafa Keleş’tir. Babası Fatih Keleş, annesi İlknur Keleş’tir. T.C. kimlik numarası 242… şeklindedir. Bu bilgileri neden paylaştığımı sorabilirsiniz. Çünkü dosyada yer almasına rağmen, bu duruşmalar başlamadan önce sunduğumuz tahliye talebine karşılık, bize diğer Mustafa Keleş hakkında adli kontrolün reddine ilişkin tebligat yapılmıştır. Üstelik bu durum sadece bununla da sınırlı kalmamıştır. Benzer bir karışıklık, savcılık aşamasında da devam etmiştir. Sayın Savcılık, bizim dosyada, müvekkilim Mustafa Keleş lehine sunduğumuz delilleri, dosya içerisinden alarak diğer Mustafa Keleş’in, iddia edilen eylemlerine dayanak olarak kullanmıştır. Başka bir ifadeyle, müvekkilim lehine sunduğumuz deliller, diğer Mustafa Keleş aleyhine kullanılmak üzere savcılık tarafından dosyaya aktarılmıştır. Daha da önemlisi, bu iki Mustafa Keleş’in birbirini tanıdığına, aralarında herhangi bir bağ bulunduğuna ya da birlikte iş yaptıklarına dair en ufak bir veri dahi bulunmamaktadır."

17:44

Müvekkilimin ne ile suçlandığı hâlâ belirsiz

Arif Gürkan Alpay’ın avukatı Kumkumoğlu, müvekkilinin tutukluluğuna ilişkin yaptığı savunmada, dosyada somut suçlamaların bulunmadığını belirtti.

Avukat Kumkumoğlu, müvekkilinin “140. eylem” kapsamında tutuklandığını ancak söz konusu eylemle ilgili davada sanık olarak yer almadığını ifade etti. “Müvekkilim 28 yıllık kamu görevlisi. Kendisine yöneltilen özel isnadın ne olduğunu sorduğumda, ‘Yok avukat bey, geneldir’ yanıtını aldım” dedi.

Savunmada, suçlamaların somutlaştırılmadığına dikkat çeken Kumkumoğlu, “Biz hâlâ genel bir savunma yapıyoruz. Çünkü müvekkilimin tam olarak neyle suçlandığı belli değil. Dosyada kopyala-yapıştır gerekçeler var, ferdileştirme yok, isnatlar muğlak” ifadelerini kullandı.

16:32

Cezaevinde baskı ve tehdit iddiası

Fatih Keleş’in oğlu Mustafa Keleş’in avukatı Sadık Cennet Ömeroğlu, sundukları delillerin başka bir sanık aleyhine kullanıldığını belirtti. Müvekkilinin ailesinin sosyal medyada ve bazı medya organlarında hedef gösterildiğini ifade eden Ömeroğlu, bu nedenle Mustafa Keleş’in koğuşta baskı ve tehdit altında olduğunu söyledi.

Müvekkilinin sağlık durumuna da değinen Ömeroğlu, “Kaldığı koğuşta iki kez verem oldu. Ailesine yönelik çirkin ithamlar var, kendisi baskı altında” dedi. Avukat, savcılığın mütalaasını yeniden değerlendirmesini talep etti.

16:29

“2-3 yıllık işlemler tek yılmış gibi sunuldu”

Yener Torunler’in avukatı Ahmet Keskin, müvekkilinin eski polis olduğunu ve Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerinden yüksek miktarda para çekileceği durumlarda görevlendirildiğini söyledi.

Keskin, müvekkiline yöneltilen tek suçlamanın bu olduğunu belirterek, “Yener abi paraları Ekrem İmamoğlu’na götürdüm demediği için tutuklu” ifadelerini kullandı. "Murat Gülibrahimoğlu kaçınca hırsını bu insanlardan almışlar" diye Keskin, 2-3 yıllık para hareketlerinin sanki tek bir yıl içinde gerçekleşmiş gibi gösterildiğini dile getirdi.

16:26

"Maden bölgesinin yönetimi İstanbul Valiliği'ne aittir"

Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinde çalışan Yağmur Cansu Yeşilyurt’un avukatı Metin Çetintaş, müvekkiline yöneltilen suçlamaların somut delile dayanmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Çetintaş, "Maden bölgesinin yönetimi İstanbul Valiliği'ne aittir. Buradaki işlemlerin sürdürülmesi, denetlenmesi Enerji Bakanlığı'nın ve İBB'nin kontrolünde, müvekkilimin hiçbir yetkisi yok" dedi.

Dosyada şikayetçi, tanık veya MASAK raporu bulunmadığını dile getiren Çetintaş, HTS kayıtlarının delil niteliği taşımadığını ifade etti. Müvekkilinin yaklaşık 6 aydır tutuklu olduğunu belirten Çetintaş, suçun unsurlarının oluşmadığını ve tutukluluğun hukuka aykırı olduğunu söyledi.

15:16

Tutuklu sanık Volkan Ateş’in avukatı Oğuz Can Bahar, müvekkiline yöneltilen suçlamaların somut delile dayanmadığını belirterek iddianamenin “duyumlar ve varsayımlar” üzerine kurulduğunu söyledi. Bahar, Ateş’in Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinde yalnızca kantar sorumlusu olarak çalışan, ruhsat ve teknik süreçler hakkında yetkisi bulunmayan bir personel olduğunu ifade etti.

İddianamede “seçici” bir değerlendirme yapıldığını belirten Bahar, aynı faaliyetlerin farklı dönemlerde sürdüğünü ancak yalnızca belirli bir dönemin suçlama konusu yapıldığını dile getirdi. Finansal iddiaların da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirten Bahar, dosyada somut delil bulunmadığını ve müvekkilinin kaçma şüphesinin olmadığını vurgulayarak tahliye talep etti.

15:15

“Somut delil yok, suçlama duyumlara dayanıyor”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun lise arkadaşı Hakan Karanis’in avukatı Ahmet Kurtuluş, müvekkiline yöneltilen suçlamaların somut delile dayanmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Kurtuluş, iddianamenin “soyut duyumlar ve niyet okuma” üzerine kurulu olduğunu savunarak, tanışıklığın suç sayılamayacağını ifade etti.

Tanık beyanlarının kimliği belirsiz kişiler ve duyumlara dayandığını dile getiren Kurtuluş, para transferlerinin ise banka kayıtlarıyla sabit olduğunu söyledi. Müvekkilinin 1 yılı aşkın süredir tutuklu olduğunu belirten Kurtuluş, dosyada suçlamayı destekleyen herhangi bir belge bulunmadığını kaydetti.

15:14

Ara sona erdi. Duruşma avukatların beyanlarıyla devam ediyor.

13:18

Duruşmaya ara verildi. 14:30'da devam edilecek.

13:16

Ahmet Güldü’nün avukatı Ahmet Keskin, müvekkilinin Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinde çalıştığını belirterek, “Böyle bir örgüte bilerek isteyerek yardım etmesi mümkün değil” dedi. Güldü’nün yalnızca işlemler için verilen vekalet nedeniyle tutuklandığını ifade eden Keskin, müvekkilinin yetkili bir kişi olmadığını söyledi.

Hakan Karanis’in avukatı Ahmet Kurtuluş ise müvekkilinin yalnızca Gülibrahimoğlu’yla tanışıklığı nedeniyle tutuklandığını savunarak, suçlamaların somut delile dayanmadığını ve savunma yapmanın zorlaştığını dile getirdi.

13:06

“Suçlama ‘kopyala-yapıştır’ hatasına dayanıyor”

Tutuklu sanık Adem Başer’in avukatı Selcan Akar, iddianamede müvekkiline yöneltilen suçlamaların “isim karışıklığı” ve “kopyala-yapıştır hatası”na dayandığını belirterek, 2 milyon dolarlık para aktarımı iddiasının dosyada hiçbir beyanla desteklenmediğini söyledi. 

Başer’in finans yöneticisi olarak görev yapan, operasyonel süreçlerle bağı olmayan maaşlı bir çalışan olduğunu vurgulayan Akar, “Müvekkilim finansal işlemleri yürütür, sistem kurmaz ve yönlendirme yapmaz” dedi. Müvekkilinin firari iş insanlarıyla hiyerarşik bir ilişki dışında bağı bulunmadığını ifade eden Akar, tutukluluğun cezaya dönüştüğünü, sağlık sorunlarının bulunduğunu ve tüm çağrılara uyarak ifade verdiğini belirterek tahliye talebinde bulundu.

13:04

“Suçun unsurları yok, tahliye edilmeli”

İBB Akıllı Şehirler Müdürlüğü personeli Baran Gönül’ün avukatları, müvekkillerine yöneltilen “suçtan kaynaklanan mal varlığını bilerek satın alma” suçlamasının yasal unsurlarının oluşmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu.

Avukat Vahit Kaymak, taşınmazların 2009-2012 yıllarında edinildiğini, iddia edilen örgütün o tarihte bulunmadığını ifade ederek “ortada bir öncül suç yoktur” dedi. MASAK raporundaki varsayımlara ve tapu kayıtlarına da itiraz eden Kaymak, satışların zarar değil kâr içerdiğini savundu.

Avukat Yavuz Binici ise müvekkilinin 15 yıllık mühendis olduğunu, kendi birikimleriyle yatırım yaptığını ve tutukluluk koşullarının ağır olduğunu belirtti. Savunma, delillerin toplandığını ve kaçma şüphesi bulunmadığını vurgulayarak tahliye talep etti.

12:11

Pehlivan’ın avukatı: Avukatlık faaliyeti suç gibi gösteriliyor

Tutuklu avukat Mehmet Pehlivan’ın avukatı Tora Pekin, tahliye talebinde bulunarak müvekkilinin tutuklanmasının avukatlık faaliyetinden kaynaklandığını söyledi. Pekin, suçlamaların Ekrem İmamoğlu’nun avukatlığını üstlenmesiyle bağlantılı olduğunu belirtti.

Dosyada somut delil bulunmadığını ifade eden Pekin, tutuklamaya dayanak yapılan beyanların çelişkili ve güvenilmez olduğunu savundu. “Avukatların dosyayı takip etmesi, meslektaşlarıyla görüşmesi suç değildir” diyen Pekin, avukatlık faaliyetinin suç sayılmasına tepki gösterdi.

Mahkemenin tutukluluk kararlarını da eleştiren Pekin, kararların gerekçesiz ve benzer ifadelerle tekrarlandığını belirterek, “Kontrol C, kontrol V ile karar veriyorsunuz” dedi. Pekin, tüm bu nedenlerle müvekkilinin tahliyesini talep etti.

12:10

Karaoğlu’nun avukatı: Dosyada gerekçe yok, rapor suçsuzluğu gösteriyor

Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu’nun avukatı Nevzat Kaan Karcıoğlu, tutuklama gerekçelerinin iddianamede yer almadığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Karcıoğlu, “Tutuklama kararında belirtilen gerekçeler şu anda yok” diyerek, savcılığın da dosyada farklı iddialarla dava açtığını ifade etti.

Müvekkilinin suçsuzluğunu ortaya koyan Mülkiye Müfettişliği raporu bulunduğunu söyleyen Karcıoğlu, Karaoğlu’nun ciddi sağlık sorunları olduğunu, üç damarının tıkalı olduğunu ve stent takıldığını belirterek tutukluluğun ağır sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.

11:02

Akyüz’ün avukatı: Tutuklama gerekçeleriyle iddianame çelişkili

Bakırköy Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz’ün avukatı Faruk Rüştü Şahingöz, tahliye talebinde bulunarak iddianame ile tutuklama gerekçeleri arasında çelişkiler olduğunu söyledi. Şahingöz, dosyada para transferi, HTS kaydı veya teknik takip gibi somut delillerin bulunmadığını belirterek, “Müvekkilim 340 gündür tutuklu, kaçma şüphesine dair hiçbir somut olgu yok” dedi.

10:59

Duruşma, avukatların tahliye taleplerine ilişkin beyanlarıyla başladı. Ali Rıza Akyüz’ün avukatı söz alarak tahliye taleplerini dile getirdi.

10:56

Ekrem İmamoğlu salona getirildi. Tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların bulunduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı sanıklarla tokalaşıp sarıldı. İzleyiciler alkışlarla “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı attı.

10:55

Tutuklu Sırrı Küçük'ün eşi "Hazırlan yarın alacağım seni" diyerek eşine seslendi. Küçük'ün dün tahliyesi istenmişti. 

İtirafçılıktan vazgeçen Murat Kapki'nin Serhat Kapki'nin de doğum günü olması hasebiyle duruşma salonunda, "İyi ki doğdun şarkısı" söylendi.

Evrensel'i Takip Et