Başlamadan bitti
Duruşmaya verilen ara 1 saatten uzun sürdü. İzleyici sıralarından “Duruşma başlasın, heyet gelsin” sloganları yükseldi.
Geri dönen mahkeme heyeti, hukukçu milletvekillerinin avukat sıralarında olduğunu görünce duruşmayı bitirdi.
CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık 407 kişinin yargılandığı İBB davasının ikinci haftası basına yönelik engellemeyle ve hukukçu milletvekillerine müdahaleyle başladı.
İlk haftanın son günü duruşmaya verilen arada bazı gazetecilerin Ekrem İmamoğlu’na soru sorması üzerine mahkeme başkanı, gazetecilerin, avukatların yanındaki bölümden tekrar salonun en uç köşesindeki izleyici kısmına geçmesi yönünde talimat vermişti. Gazeteciler itiraz ederken mahkeme başkanı, düzen sağlanamadığı gerekçesiyle duruşmayı sonlandırmıştı.
Mahkeme heyetinin talimatıyla bugün de İletişim Başkanlığından alınan turkuaz basın kartı olmayan gazeteciler salona alınmadı. Basın mensupları duruşma salonunun en ucunda yer alan “kör nokta” denilebilecek bir köşeden duruşmayı takip etmeye çalıştı.
Duruşmada hukukçu milletvekilleri avukat bölümünde oturdu. Mahkeme başkanı, vekilleri izleyicilerin arasında göndermek istedi. Vekiller "Ergenekon davalarında dahi böyle yapılmadı" diyerek itiraz etti. Ara veren mahkeme başkanı dönüşte hukukçu milletvekillerinin avukat sıralarında olduğunu görünce duruşmayı bitirdi.
Duruşmaya verilen ara 1 saatten uzun sürdü. İzleyici sıralarından “Duruşma başlasın, heyet gelsin” sloganları yükseldi.
Geri dönen mahkeme heyeti, hukukçu milletvekillerinin avukat sıralarında olduğunu görünce duruşmayı bitirdi.
Avukat olan milletvekilleri avukat bölümünde oturdu. Avukat sıralarına müdahale etmek isteyen jandarmaya, CHP Milletvekili Turan Taşkın Özer, "Yönetemiyorsa yapmasın, burası cezaevi değil, duruşma salonu" dedi. İzleyici kısmına geçmesi istenince kendisinin avukat olduğunu hatırlattı.
Mahkeme başkanı, "Avukat milletvekilleri oradan ayrılsın, öyle başlayalım" dedi. CHP'li Taşkın Özer, "Duruşmayı oradan takip edemiyoruz, duruşmanın insicamını bozmuyoruz" dedi. Mahkeme başkanı, "Sıfatınız nedir" diye sordu, Özer, "avukatım" yanıtını verdi. Muharrem Erkek ve Mahmut Tanal da "Ergenekon davalarında dahi böyle yapılmadı" diyerek itiraz etti. Tanal bağırarak "Keyfi hareket ediyorsun. Anayasaya uymak zorundasın" dedi.
Mahkeme başkanı, "Her sabah benzer sorunla başlıyoruz. Her gün krizle burayı yönetemeyiz" dedi. Hakim "Bu şekilde devam edemem" derken duruşmaya daha başlamadan ara verildi.
Mahkeme heyeti salondan ayrılırken izleyiciler "Hak, hukuk, adalet" sloganları attı.
Tutuklular jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirildi.
Geçen duruşmada jandarmanın müdahalesiyle karşılaşan İBB yöneticisi Yavuz Saltık yine jandarmaya tepki gösterdi.
Ekrem İmamoğlu "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganlarıyla salona geldi, tüm tutuklular ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklular ile tokalaşıp sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" ve "Her şey çok güzel olacak" sloganı attı.
İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan salona getirildiği sırada alkış sesleri yükseldi.
Duruşmayı Silivri'de takip eden CHP Milletvekili Mahmut Tanal, basına yönelik kısıtlamalara sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tepki gösterdi:
"Uluslararası basın kartına sahip bazı gazeteciler, turkuaz basın kartı başvuruları henüz sonuçlanmadığı gerekçesiyle basının çalışma alanına ve basın odasına alınmıyor. Buna karşılık diğer basın kartına sahip gazeteciler salona ve basın bölümüne alınabiliyor.
Bu durum, basın mensupları arasında açık bir ayrım yaratmakta ve gazetecilerin çalışma faaliyetlerini fiilen kısıtlamaktadır.
Basın özgürlüğü; kartın rengine, başvurunun sonucuna ya da idari bir statüye göre sınırlandırılamaz. Gazetecilerin görevi kamu adına yargılamaları izlemek ve toplumu bilgilendirmektir.
Duruşma salonlarında basının çalışma alanını daraltan ve gazetecilerin görev yapmasını zorlaştıran bu tür uygulamalar, yalnızca gazetecileri değil kamuoyunun haber alma hakkını da zedelemektedir.
Unutulmamalıdır ki adalet yalnızca tecelli etmemeli, aynı zamanda milletin gözü önünde gerçekleşmelidir. Bu da ancak basının özgür ve eşit koşullarda görev yapabilmesiyle mümkündür."
Mahkeme salonunda geçen hafta Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu'nun tartıştığı mübaşir, bugün de izleyici sıralarına gelerek "Fotoğraf çekmeyin" uyarısında bulundu.
İBB davasında gazeteciler açısından ilk güne dönüldü. Duruşma salonunun en ucunda yer alan “kör nokta” denilebilecek bir köşede yaklaşık 30 gazeteci davayı salondan takip edebiliyor. Söz konusu noktadan mahkeme heyetini ve tutukluları duymak ve görmek mümkün değil. Turkuaz basın kartı olmayanlar salona alınmadı.
Evrensel'i Takip Et