‘Eşim Dilovası’ya gelince kanser oldu’

‘Eşim Dilovası’ya gelince kanser oldu’

Dilovası’da akciğer kanseri nedeniyle yaşamını yitiren Sadık Öner’in eşi, kendi yaşadıklarını başka insanların yaşamaması için Dilovası’daki kirliliğe son verilmesini talep ediyor. Ağır sanayi bölgesi olan Dilovası’daki kanser oranları, Türkiye ortalamasının neredeyse üç katı. Bu hastalıklara organize sanayi b&ou

Aysel Ebru Okten / Vedat Yalvaç

27 Aralık günü, eşini kanserden kaybeden Tülay Öner 34 yaşında ve sağlık sektöründe çalışıyor. 14 yaşında bir oğlu var. Eşi Sadık Öner 1.5 yıl önce baş ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede, akciğerindeki kitlenin beynine sıçradığını ve kanser hastalığına yakalandığını öğrendi ve 1.5 yıl bu hastalıkla mücadele ettikten sonra yaşamını yitirdi. Tülay Öner, hastalık sürecinde eşine ne kadar yardım etmeye çalışsa da, hastalığın ilerlemesinden dolayı kendini çaresiz hissettiğini anlatıyor.

‘NEDEN SANAYİYE İZİN VERİLİYOR’

Kanser vakalarını çevre kirliliğiyle ne kadar ilişkilendirdiğini soruyoruz: “Dilovası’da 6 senedir yaşıyoruz. Ondan önce Gebze ve İzmit’te yaşadık. O zaman böyle bir durum yoktu. Dilovası’ya yerleştikten sonra eşim kanser oldu. Komşular arasında da, Dilovası’da yaşayan birçok tanıdığımda da kanser çok” diye cevap veriyor.

“Madem sanayi yapılacaktı, neden yerleşime izin verdiniz? Madem yerleşim yeri kuracaktınız neden sanayiciye izin verdiniz” diye soran Öner, Dilovası halkının yaşananlara karşı tepkilerini dile getirmekten korktuğunu söylüyor. Bu yüzden de güçlü bir karşı sesin çıkmadığını düşünüyor.

Doğan bebeklerin bile astım bronşit gibi hastalıklarla doğduğunu söyleyen Öner, kendi yaşadıklarını başka insanların yaşamaması için bu duruma bir son verilmesini istiyor.  (Kocaeli/EVRENSEL)

www.evrensel.net