Ölüm serbest grev yasak!

Ölüm serbest grev yasak!

Başbakan Erdoğan’dan sendikalara yeni dayatma: “Grev diyen deli gömleği giysin!” Başbakan bu sözleri sarf ederken denetimsizlik ve örgütsüzlükten kaynaklanan işçi ölümlerine bir yenisi daha eklendi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Karayolları Genel Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen Memur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Karayolları Genel Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen Memur Sendikaları Konfederasyonu (MEMUR-SEN) 4. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Başbakan Erdoğan hayalindeki sendikayı özetledi: “Bugünün dünyasında sendikacılık, kırmakla, dökmekle, eylemle, grevle özdeşleşen bir yapı asla sergileyemez. Onlar ideolojinin deli gömleğini giymiş zihniyetlerdir. Onlar cam, çerçeve, çevredeki esnafı, herkesi dilhun ettikleri zaman, kan gördükleri zaman rahatlayan zihniyetlerdir.”

Başbakan bunu dile getirirken İzmir’de yine güvenliksiz koşullarda üretim yapan bir imalathanede meydana gelen patlamada işçiler hayatını kaybetti. Karabağlar İlçesi'nde bulunan bir mobilya ahşap kapı imalathanesinde meydana gelen patlamada son belirlemelere göre 3 kişi yaşamını yitirdi.

MEMUR-SEN'in HÜKÜMETE KATKILARI

Başbakan, yaptığı konuşmada MEMUR-SEN’in sürekli hükümetle paralel hareket etmesini övdü. Kamu sendikacılığı alanında kısa sürede örgütlenip, ciddi, ilkeli, kararlı ve tutarlı tavrıyla Türkiye’nin sivil toplum fotoğrafında kendisine çok önemli ve kalıcı bir yer edindiğini ileri süren Erdoğan, MEMUR-SEN’in referandum sürecine ilişkin tutumuyla alakalı da şunları söyledi: “12 Eylül halkoylamasında, MEMUR-SEN ailesi gerçekten örnek bir tavır sergiledi ve çok güçlü şekilde ‘evet’ diyerek, demokrasi mücadelemize unutulmayacak bir destek sağladı. Bu vesileyle Sayın Başkan ve ekibine, tüm MEMUR-SEN mensuplarına, ileri demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, yeniden büyük Türkiye idealine ‘evet’ dedikleri için burada bir kez daha teşekkür ediyorum.

SINIF MÜCADELESİ OLMASIN!

Sendikacılığın salt ücret pazarlığı olmadığını dile getiren Erdoğan, karşısında savunduğu anlayışı şöyle özetledi: “Bugünün dünyasında sendikacılık, geçmişte olduğu gibi, kırmakla, dökmekle, eylemle, grevle özdeşleşen bir yapı asla sergileyemez. Elbette hak mücadelesi olacak... Ama hak mücadelesi, artık bir sınıf mücadelesi anlayışıyla değil, tüm ülkeyi, hatta tüm dünyayı kavrayan bir anlayışla, yeni bir yaklaşımla ortaya konmak zorundadır. Bu yaklaşımı geliştiremeyen sendikacılık anlayışının varlığını sürdürebilmesi mümkün değildir. Onun için sendikalar ve tüm sivil toplum örgütleri, antidemokratik süreçlerin malzemesi değil; demokrasinin, özgürlüklerin, katılımcılığın öncüsü olmalıdırlar.”

YANDAŞ SENDİKA!

Yandaş sendikal anlayışın tarifini yapan başbakan teşekkür etmeyi unutmadı: “Ben MEMUR-SEN’e de, MEMUR-SEN’le birlikte Türkiye’nin değişimine, dönüşümüne, özellikle de ileri demokrasi mücadelesine destek veren, omuz veren tüm sendika ve konfederasyonlara da burada teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.” (HABER MERKEZİ)


BAŞBAKAN SİRKATİNİ SÖYLEMİŞ!

Başbakan’ın Memur Sen Kongresinde  “grev yapmak deli gömleği giymektir, çağdaş sendikacılığa yakışmıyor” sözüne sendikacılar tepki gösterdi.

Mustafa Türkel (Tek Gıda-İş Genel Başkanı): Sayın başbakan bildik potlarından birini daha kırmış anlaşılan. Grev işçilerin en önemli ve vazgeçilmez mücadele aracıdır. Bu araç tüm dünya işçilerinin onlarca, yüzlerce yıldır mücadeleyle elde ettikleri haklardır. Grev gücü ile elde edildiğinden bihaber sayın başbakanın emeğe-işçiye ve onun mücadelesine bakışını ortaya koyması açısından önemli bir itiraf olarak kabul edilmelidir. Yani “secaat arzederken sirkaftin söylemiş”. AKP’nin sendikal yaşamı neden yandaşlaştırmak istediğinin de bir özetidir. Sendikal mücadele, sendikalarda çağdaş anlayış denilen  deli gömleğini giymeyi reddedecektir. Bunu sayın başbakan da görecektir. Çünkü grev işçinin vazgeçilmez hakkıdır.

İlhami Şahbaz (Eğitim-Sen Merkez Yöneticisi): Başbakanın görmek istediği sendikacılık ve dolayısıyla sınıf mücadelesi grev hakkının olmadığı, mücadele etmeyen ve sermayenin her dediğini kabul eden bir sendikacılık anlayışıdır. Çağdaş sendikacılık olarak dayatılan, aslında mücadeleden uzaklaşan bir sendikacılık anlayışıdır. Grev hakkı olmayan, bu hakkı kullanmayan örgütlerin de sendika olup olmadıkları tartışılır. Başbakan’ın ağzından dile getirilen anlayış sendikaları birer mücadele örgütü olmaktan uzaklaştırarak birer sivil toplum kuruluşuna dönüştürme çabasıdır Dolayısıyla grev işçi ve emekçilerin hak alma mücadelesinde en önemli hak alma aracıdır. Dikensiz gül bahçesi isteyen ve sermayeye hizmeti asli görev olarak gören başbakanın grevden ve grev hakkından rahatsız olması anlaşılır bir durumdur.  

Adnan Serdaroğlu (Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı): Başbakan emekçilerin sesinin kesildiği sendika kongrelerinde salvoları devam ediyor. Daha önceleri de böyle konuşmalar yapmıştı bazı kongrelerde. Grev işçilerin silahıdır. Gerekli olduğu zaman kullanılmalıdır, deli gömleği giymek pahasına da olsa bunu yapmalıyız. İşçilerin yaşam kalitesini yükseltmelidir, bunu çağdaş sendikacılar zaten yapmaz, bizler çağdaş sendikası yeni uzlaşmacı değil sınıf sendikacılarıyız. Başbakan nasihatini de ondan vermiştir herhalde.


İŞYERİNDE PATLAMA: 3 ÖLÜ

Başbakan, yandaş sendikacılığın tarifini yapar ve seçim beyannamesini açıklarken İzmir’in Karabağlar ilçesinde bulunan bir kapı ve parke imalathanesinde patlama meydana geldi. Ortalık savaş alanına dönerken üç işyeri ve üç araba tamamen yandı. Son belirlemelere göre 3 kişi yaşamını yitirdi. Yangına müdahale eden altı itfaiye eri, devrilen malzemelerin altında kaldı. Meslektaşları tarafından kurtarılan ağır yaralı itfaiyeciler hastaneye kaldırıldı, birinin durumunun kritik olduğu bildirildi.

İmalathanenin içindeki patlama, kapı önünde park halinde bulunan ve içinde tiner kutuları olduğu iddia edilen arabaya sıçrayınca onlar da patladı. Sokağı alevler sararken işyerleri de yanmaya başladı. Görgü şahitleri, olay sırasında işyerinde dört kişi bulunduğunu söyledi. Alevler, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesiyle yaklaşık 2 saatte söndürüldü.

Olay yerine gelerek incelemelerde bulunan İzmir Valisi Cahit Kıraç da işyerinden kimliği henüz belirlenemeyen bir kişinin cesedinin çıkarıldığını, başka kimse olup olmadığının araştırıldığını söyledi.

Yangına müdahale ederken işyerindeki malzemelerin devrilmesi sonucu itfaiyeciler Tanju Kardaş (41), Ozan Avşar (35), Hakan Çöplüoğlu (41), Korhan Güzelay (36), Mustafa Ançin (47) ve İsmail Çağlayan (32) yaralandı. Avşar’ın durumunun ağır olduğu öğrenildi. Patlama sırasında işyerinde olduğunu belirten Sami Enes isimli bir kişi, içeride dört arkadaşının bulunduğunu ve dışarıya çıkmayı başaramadıklarını söyledi. Arkadaşlarının olaydan hemen önce yemek yediğini belirten Enes, dört işçinin alevlerin arasında kaldığını belirtti. (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net