03 Ağustos 2020 04:00

Umutlarımızı kurban etmeyeceğiz

Sömürüsüz bir dünyada ezenin ezilenin olmadığı, emeğin karşılığının alındığı, tüm halkların kardeşçe bir arada yaşadığı, sevgi dünyasını yaratabilme UMUDUMUZU, AKP hükümetine de teslim etmeyeceğiz.

Fotoğraf: Pixabay

Fatih Sürenkök
Fatih Sürenkök

Bugün Kurban bayramının son günü. İnancımız ne olursa olsun, yaşadığımız toplumun değerleri içinde bugün bayram. Ama bir canlıyı kurban ederek! Bir canlıyı, gücünü tartışmasız kabul ettiğimiz, “Tanrı’ya” sunmak, armağan etmek. İnsanların var olduğu her dönemde, toplumların değişik şekilde inandıkları “Tanrı’ya” kurbanları hep olmuş. Kimi zaman yaşarken Tanrının gazabından korunmak için, kimi zaman da ölümden sonra cennete gidebilmek için. Yani güçlü ve erişilmez olandan bir şeyler alabilmek var sonunda.Ancak neo-liberal yaşam ve bunu uygulayan hükümetler nedeniyle bizler, yani halklar neleri kurban etmedik ki!

Çocuklarımız geleceklerini, kadınlarımız bu toplumda özgürce yaşayabilmelerini, işçilerimiz emeklerinin karşılığını alabilmelerini, öğrencilerimiz çağdaş eğitim, gençlerimiz iş bulma haklarını, ezilen halklar özgürlüklerini kurban etmedi mi? Deniz’ler, Mahir’ler, Erdal’lar, Berkin’ler, Cabbar’lar daha özgür ve demokratik bir ülkede, barış içinde, bir arada kardeşçe yaşamak için canlarını kurban etmediler mi? Ancak emperyalizm doymuyor, daha fazlasını yapıyor.

Kapitalist sistemle geleceğimizi daha da karartmaya yeminli. Toplumları, kimi zaman din ile kimi zaman korku ile biat eder hale getirmek, hatta umutlarını kurban olarak almak istiyor. İşte o zaman rahat edecekler. Karşılarında susmuş, sorgulamayan, hakkını aramayan bir toplum yaratmış olacaklar. Bu ülkede, bu hep yapılmak istendi. Emperyalizmin yerli işbirlikçileri, hükümetler ve darbelerle bu toplumu hep hizaya çekmek istediler. Korkuyu ve dini kullanarak.

Bugünler de aynı duyguyu yoğun bir şekilde hissediyoruz. İktidar tüm yöntemleri kullanarak toplumun umudunu dahi tüketmek istiyor. Hukuk yok edilmiş durumda, konuşan düşünen, biat etmeyen herkes cezaevinde. Emek yok edilmiş durumda, işçiler asgari ücretle ayakta kalmaya çalışıyor, borç batağında. Tarım yok edilmiş, çiftçi borç içinde. Din her türlü devlet işinde kullanılıyor, diyanet işleri her konuda fetva veriyor. Halifelik ilan edilsin diye, çığırtkanlıklar başladı bile. Üniversite eğitimi yerle bir halde. Eğitimsiz diplomalılar kapıda. Bu yıl üniversite kontenjanlarında 15 binin üzerinde tıp ve hukuk fakültelerine öğrenci alınacak. Eğitimsiz hekimler, eğitimsiz hukukçular ile ucuz iş gücü yaratılacak.

Toplum AKP eliyle yeniden dizayn edilmeye çalışılıyor. Din ve korku ile.Düşünmeyin, istemeyin, sorgulamayın, hak talep etmeyin, UMUT beslemeyin.Ama bilinsin ki, 12 Eylül faşizmine teslim etmediğimiz sömürüsüz bir dünyada ezenin ezilenin olmadığı, emeğin karşılığının alındığı, tüm halkların kardeşçe bir arada yaşadığı, sevgi dünyasını yaratabilme UMUDUMUZU, AKP hükümetine de teslim etmeyeceğiz.Umudumuzu kurban alamayacaksınız!

Adnan Yücel’in dizelerinde söylediği gibi;
“bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek,
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!”
İşte o zaman bizim bayramımız olacak, hem de kurban vermeden.

Sağlıkla kalın.

Reklam