02 Temmuz 2020 16:59

Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan: Savunmanın sesi kısılırsa vatandaşın nefesi kesilir

Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan, yarın yapılacak “Büyük Savunma Mitingi” için tüm avukatları Anıtpark’a çağırdı.

Fotoğraf: Burcu Yıldırım / Evrensel

Paylaş

Burcu YILDIRIM
Ankara

Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan hükümetin tüm tepkilere rağmen meclis komisyonuna getirerek yasalaştımaya çalıştığı çoklu baro sitemini Evrensel’e değerlendirdi. Çoklu baro sistemine Türkiye’deki 80 baronun ve Türkiye Barolar Birliğinin de karşı çıktığını hatırlatan Sağkan, “Yapılmak istenen baroları parçalayarak bölerek, içi boş, sesi kısık, cübbesi düğmeli topluluklara indirgemek. Savunmanın sesi kısılırsa vatandaşın nefesi kesilir” dedi. Sağkan, valilik yasağının ise mitingi engellemek için bahaneyle üretildiğini ifade etti.

Meclise çoklu baro tasarısının sunulana kadar “daha demokratikleşecek” iddiası ile savunulduğunu ifade eden Sağkan, “Ancak meclisteki genel gerekçede de hiçbir demokratik hüküm olmadığı bizzat yazıyor ve avukat sayısının arttığı illlerde avukatların ihtiyaçlarının yeterli derecede karşılanamayacağı gibi bir buçuk satırlık çok komik ve gerçek dışı bir gerekçe ile karşılaştık” dedi. “Eğer bilimsel bir gerekçe ortaya sunulabilseydi çoklu baro gibi bir garabetin olmaması gerektiğini kendileri de görecekti” diyen Sağkan çoklu baroya Türkiye’deki 80 baronun ve Türkiye Barolar Birliği’nin de karşı çıktığını söyledi.

‘BASKI REJİMİNDE KORKU İMPARATORLUĞU KURMAK İSTİYORLAR’

Hiçbir avukatın ve baronun istememesine rağmen bu konuda ısrar edilmesinin demokratikleşme adı altında bir tahakküm ve dayatma olduğunu söyleyen Sağkan, “Asıl burada yapılmak istenen de baroları parçalayarak bölerek, içi boş, sesi kısık, cübbesi düğmeli topluluklara indirgemek. Baroların bölünmesi, vatandaşın sesinin kısılması ve nefes alamaması demektir. Savunmanın sesi kısılırsa vatandaşın nefesi kesilir” dedi.

Bakanlıkla, partilerle ve diğer bütün mecralarla görüşerek seslerini duyurmaya demokratik yollardan seslerini duyurmaya çalıştıklarını belirten Sağkan, “Olmadı baro başkanlarımız kalkıp ankaraya geldi fakat ankara girişinde  dahi karşılaştığımız eziyet ve yapılan muamele aslında yapılmak isteneni ortaya koyuyor. Bugün 16.00’da başlayan komisyon toplantısına katılma talebimiz dahi reddedildi. Yapılmak istenen baskı rejimi içerisinde korku imparatorluğu kurmak ve kimsenin buna sesini çıkartamamasını sağlamak. Ancak bu düzene en başta avukatlar karşı çıkar. Mücadele etmeye devam edeceğiz. Tüm meslektaşlarımız yarın Anıtpark’a davet ediyoruz” diye konuştu.

‘YASAK, MİTİNGİ ENGELLEMEK İÇİN PANDEMİ BAHANESİYLE ÜRETİLDİ’

Sağkan ile konuştuğumuz sırada Ankara Valiliği, Ankara’daki vaka artışlarını gerekçe göstererek il hıfsızsıha kararı uyarınca maske ve diğer kısıtlamaların yanı sıra 15 gün süreyle her türlü toplantı, gösteri yürüyüşü vb. faaliyetlerini yasakladığını açıkladı. Bu yasağı değerlendiren Sağkan, “Pandemi koşullarının gerekçe edilmesi inandırıcı değil. Bu kararın açıkça yarın Ankara’da yapılacak olan son derece barışçıl, içesinde hiçbir gayri yasal unsur taşımayan hak arama hürriyetimizin engellenmesine dönük bir bahaneyle üretildiğini düşünüyorum” dedi.

Türkiye’de anayasal hakların ciddi bir tehlike altında ve baskı rejiminin hakim olduğunu dile getiren Sağkan, “Maalesef pandemi buna buna gerekçe olarak sunulmaktadır. Ankara girişinde baro başkanlarına yapılan zulmün bir değişiği yarınki gösterinin engellenmesiyle tekrar ortaya konmuştur” diye konuştu.

Ankara Valiliği ile yaptıkları görüşmelerde başvurularını eksiksiz yaptıklarını ve tüm pandemi kurallarına eksiksiz uyacaklarını tahaüt ettiklerini söyleyen Sağkan, “Buna rağmen ‘15 gün süreyle’ diye ifade edeilen bu gösterinin engellenmesi tamamen anayasaya aykırıdır”diyerek yasal başvuruları yapacaklarını belirti.  

Türkiye’nin toplum olarak en büyük sorununun yargı bağımsızlığı olduğunu ifade eden Sağkan, “Yargı bağımsızlığının olmadığı bir ülkede hıfsızsıha kurulu ve valilik kararlarıyla tamamen anayasaya aykırı hukukun evrensel ve temel pensibine aykırı kararlar çıkarabilirsiniz. Çünkü bu kararları denetleyecek ve fren mekanizması olacak bir yagı sistemimiz  maalesef kaldırılmıştır. Sadece çok üzgün olduğumu belirtmek isterim” dedi.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Suruç Katliamı'nın beşinci yılında "Suruç için üret" kampanyası

SONRAKİ HABER

Putin'in referandumu: Elitlerin evcilleştirilmesi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...