İskender Bayhan: Tek adam yönetimi güç kaybettikçe darbe söylemini dillendiriyor

Gazeteci İskender Bayhan son dönemlerde yeniden gündeme getirilen darbe söylemlerini ve yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

18 Mayıs 2020 22:00
Paylaş

Gazeteci İskender Bayhan, son dönemlerde yeniden gündeme getirilen darbe söylemlerini ve yaşanan gelişmeleri Zeliş Irmak'ın sunumuyla Gündem Özel'de değerlendirdi.

İskender Bayhan'ın değerlendirmesinden satır başları şöyle:

Sevda Noyan’ın programda söylediği ve program sunucusunun da kendisine katılarak destek verdiği sözler bir sonuç. İktidarın ve iktidarı destekleyenler açısından Türkiye’de muhalefeti kendilerine yönelik eleştirilere veya kendi politikalarına yönelik yaptıkları eleştirilere ilişkin verdikleri yanıt durdukları mevziiyi gösteriyor. Darbe gerekçesiyle, iktidarı her şeye rağmen sürdürme kararlılığını ifade etmenin bir yansıması bu. Erdoğan ve onu destekleyenler bir şeyi göstermiş oldu, “Biz iktidardan gitmemek için her şeyi yaparız.”

HÜKÜMET DARBE SÖYLEMLERİYLE BESLENMEYE ÇALIŞIYOR

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Erdoğan daha sıcağı sıcağına “Bu Allah’ın bize bir lütfudur” dedi. Bugünkü bütün darbe tartışmalarının çerçevesini, politik içeriğini, amacını anlamak istiyorsak bu sözü hiç unutmamak gerekir. Halkın karşısındaki sıkışmışlığı, halkta oluşmuş olan hoşnutsuzluk, halkta biriken tepki huzursuzluk, ekonomik meseleler, salgın meseleleri, dış politikadaki gelişmeler, halkın artık AKP hükümetine olan güven ve beklentilerindeki geriye gidiş Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “Allah’ın lütfu” koşullarında hükümet etmeyi ve tek adam yönetimini sürekli bu açılardan güçlü tutmayı, ayakta tutmayı ihtiyaç haline getiriyor. Darbe tartışması da tabii o lütfun devamı olarak gündemde tutuluyor. Türkiye’de hükümet öyle bir şey yapıyor ki, halkı darbe ve sandık ikilemine tutup, kendisi sandığa yapışmış diğerleri de darbeye yapışmış pozisyonundan sürekli beslenmeye çalışıyor. Bu bile inandırıcılığını yitirdiği gerçeğine işaret ediyor.

“DARBECİSİN” BASKISIYLA MUHALEFETİ KUŞATIYOR

Ragıp Zarakolu’nun çarpıtılan yazısı şunu da gösterdi: Herkesi defalarca darbeci olmadığını söylemek zorunda bırakıyor hükümetin bu girişimi. Hükümet darbeyi bir lütuf olarak görme pozisyonunu bastırmak için karşı tarafın darbeci olmadığı çok açık olmasına rağmen “darbeciymiş” baskısıyla kuşatıyor. Sen darbeci olmadığını anlatmaya çalışırken hükümet kendi siyasi darbesi yolunda ilerliyor.

28 Şubat’taki gazetelerin manşetlerine bakarlarsa, darbecinin ruhu kime işlemiş, kimde var onu görmek mümkün olacaktır.

TÜRKİYE’DE HER TÜR PROVOKATİF GİRİŞİM İÇİN KAYIP SİLAHLAR KULLANILABİLİR

Bunların halka, emekçilere ne büyük zarar verebileceklerini düşününce korkmalıyız. Ama bu aynı zamanda bunlara karşı mücadele etmemiz gerektiğini de gösteriyor. Türkiye’de her tür provokatif girişim için kayıp silahlar kullanılabilir. İktidarın verdiği zararı bir de bununla birleştirecek bir potansiyel var. Çünkü iktidarı kaybetmemek için her şeyi göze almışsanız bu silahları da yan yana koyduğunuzda neler yapabileceğinizi göstermiş oluyorsunuz. Bu darbe tartışmaları iktidarın koltuğu terk etmemek ve iktidar gücünü bırakmamak için her şeyi yapmayı göze aldığını gösteriyor. Bu silahların varlığı ve belirsizliği de nelerin yapılabileceğini gösteriyor. Tek adam yönetimi aynı zamanda provokatif örgütlenmelerle yan yana durabilecek bir zihniyete sahip.

YERELLERDEKİ BİRLİKTELİĞİ GÜÇLENDİRMEK LAZIM

Hükümet halk kitlelerinin gözünde güçlü olduğu için böylesi tartışmalar gündeme getirmiyor. Aksine halk nezdinde güç kaybettikçe böylesi politikalar gündeme getiriliyor. Dolayısıyla hükümetin politikaları karşısında daha fazla gerçekleri görüp savunmak ve hükümetin bu tür çıkışlarına prim vermemek lazım. Bu memleket artık hükümetin bu politikalarıyla çok daha felakete, çok daha kötüye gidiyor gerçeğini görmek lazım. Yerellerdeki demokrasi güçlerini ilerletmek ve güçlendirmek lazım. Bu tip çıkışlar, Türkiye’de işçi ve emekçilerin demokratik, ekonomik, sosyal talepleri için yürüttükleri mücadelenin önüne geçmemeli. İşçilerin, emekçilerin kitlesel, örgütlü mücadelesi aşağıdan güç toplayarak yaygınlaşmalı. (WEB TV)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

CHP’li Veli Ağbaba: Gençlerimiz hem istihdamdan hem eğitimden dışlanıyor

SONRAKİ HABER

EMEP Antep: Ölümle burun buruna çalıştırılan işçileri mücadeleye çağırıyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...