20 Mart 2020 14:23

Muhterem Nur; çileli bir hayattı yaşadığı, en dibi de gördü zirveyi de

"Sinemanın zirvesinden bir simit bile alamayacak duruma düştüğünde yanında kimse yoktur artık. Ödeyemediği borçları yüzünden 1967 yılının Mart ayında 10 gün hapiste de yatar."

Muhterem Nur | Fotoğraf: Musa Alcan/AA

Paylaş

Mesut KARA

Muhterem Nur; gerçek adıyla Aysel Muhterem Kısa. 31 Aralık 1932 de eskiden Yugoslavya şimdi ise Makedonya sınırları içinde olan Manastır şehrinde dünyaya geldi. 16 yaşındaki annesini doğum esnasında kaybetti, babasını hiç tanımadı. Teyzesi büyüttü onu. Ona Olga adını verdiler. Yugoslav hükümetinin Müslümanlara yaptığı aşırı baskıları altında kalan Manastır Türkleri arasında başlayan göçle birlikte o da çok küçük yaşlarında ailesinin geri kalanıyla Türkiye'ye göç etti. Diğer göçmenlerle birlikte önce Tekirdağ'a yerleştirildiler. 1942'de İstanbul Eyüp'te küçücük bir eve sığındılar. Yeni nüfus cüzdanıyla adı Aysel Muhterem, soyadı da Kısa oldu. Çocukluğu İstanbul Eyüp'te geçti.

Uzun yıllar günde 1 lira karşılığında fabrika işçisi olarak çalıştı. Sinemaya o günlerde tesadüfen tanıştığı ünlü ses sanatçısı ve aynı zamanda dönemin en büyük film yapımcısı Halk Film'inde ortağı olan Suzan Yakar Rutkay'ın desteğiyle 1950 yılında "Yıldızlar Revüsü" filminde figüran olarak oynayarak başladı. Fabrikadaki işinden ayrılıp günde 5 lira ücretle filmlerde figüranlık yapıyordu artık. 20'nin üzerinde filmde küçük rollerde oynadı.

Memduh Ün'ün yönettiği 1958 tarihli Üç Arkadaş filminde başrol oynamasıyla sinemada yıldızlaşır. Bu filmde Fikret Hakan, Semih Sezerli, Salih Tozan gibi dönemin yıldızlarıyla birlikte rol alır. Filmde kör bir genç kızı canlandıran Muhterem Nur bir anda sinema tutkunlarının kalbinde yer eder. Arka arkaya filmlerde başrol oynar. Özellikle Muharrem Gürses filmlerinin çileli, acı çeken rollerinin unutulmaz yıldızı olur.

Fakat hayat acımasız yüzünü göstermekte gecikmez. Sinemanın zirvesinden bir simit bile alamayacak duruma düştüğünde yanında kimse yoktur artık. Ödeyemediği borçları yüzünden 1967 yılının Mart ayında 10 gün hapiste de yatar.

1965 yılından itibaren sinema çalışmalarını azaltarak dansöz olarak sahneye çıkmaya başlayan Muhterem Nur, 1967'de şarkıcı olarak sahneye çıkmaya başlar. 1970 yıllarda daha çok küçük gazinolarda ve turne ekiplerinde şarkıcı olarak çalışan Muhterem Nur, tekrar sinemaya dönerek aralıklı yıllarla 2002'ye kadar sinemada yer alır.

1982 yılının Mayıs ayında, ileriki yıllarda arabesk müziğin "baba" lakaplı olan Müslüm Gürses ile Malatya turnesinde tanışarak hayatına yeni bir yön çizer. 5 Mayıs 1986 da Beykoz Evlendirme Memurluğunda gizlice evlenirler.

Türk sinemasının Sezer Sezin, Cahide Sonku ve Belgin Doruk’la birlikte ilk büyük yıldızlarından biri olan olan Muhterem Nur, filmlerinde kent soylu kadın tipinin dışına çıkarak daha çok ezilen ve yok sayılan kadın tiplemesiyle tanındı. Yeşilçam'ın en çok ağlayan, en çok ağlatan, mendil parçalatan kadını olarak tanınan Muhterem Nur, 1950'li ve 1960'lı yıllarda gişe rekorları kıran filmleriyle en önemli kadın oyuncularından olmayı başarmıştı. Çileli bir hayattı yaşadığı, en dibi de gördü zirveyi de.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

AVM çalışanları geçici kapatma ve ücretli izin istiyor

SONRAKİ HABER

Ekoloji Birliği: ‘Korunan alanlar’ koronavirüse kurban gitti!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...