20 Şubat 2020 10:59

Son sözü her zaman biz öğrenciler söyleyeceğiz

 Rektörlük uslanmak nedir bilmiyordu. Öğrenciler de öyle.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Piri Reis Üniversitesi Öğrencileri

Bir vakıf üniversitesi düşünelim, kurulduğundan beri vakıflardan 100 milyon dolarlık destek alan, Katarda bir askeri okulun işletmeciliğini üstlenerek 55 milyon dolarlık anlaşma yapan, kurucuların ise hepsinin armatör (gemi sahibi) olduğunu ve her birinin milyonlarca dolarlık sermayeleri olan insanlardan oluşan bir üniversite. Aldığı bu kadar bütçeye ve her yıl artan okul fiyatlarıyla da beraber okul sermayesini sürekli artırırken bu okulda okuyan biz öğrencilerin eğitim, sosyal ve ekonomik durumumuz gün geçtikçe daha da kötüye gitmekte. Yaşamlarımız daha çekilmez bir hale gelmekte. Peki, bu paralar nereye gitmekte? Üniversite yönetimi belli bir kaç olayın gelişimi ile öğrencilerin cebini hortumlama operasyonunda yeni “yaratıcı fikirlerle” karşımıza çıkmaya başladı. Öğrencilerin aklıyla dalga geçen bu yeni “yaratıcı fikirlere” karşı öğrencilerin tutumu üniversite yönetiminden daha akıllıcaydı!

 

Her şey okulumuza bütçe aktaran vakfın artık Piri Reis üniversitesine daha fazla para aktarmayacağını ve üniversitenin kendi kendine ayakta kalabilecek şekilde yeniden dizayn edilmesi gerektiği açıklamasının gelmesiyle başladı. Artık bütçe alamayan Piri Reis o pek parlak olmayan ve arkası hiç hoş amaçlar taşımayan gözlerini biz öğrencilere çevirdi.

 

BİZİM DE YARATICI FİKİRLERİMİZ VAR

 

1. “yaratıcı fikir” : YÖK tercih kılavuzunun tüm açıklığıyla belirttiği gibi denizcilik okullarına başlayan her öğrenciye okul ücretsiz bir şekilde üniformalarını vermelidir. Aynı zamanda okula başlarken okulun imzalattığı anlaşmada da bu şekilde yazılmakta. Fakat okula yeni başlayan arkadaşlarımız üniformalarını almaya gittiklerinde 800 lira gibi bir para karşılığında üniformalarını alabileceklerini öğrendiler. Okul yönetimi internet sitesinde yaptığı hızlı bir değişiklikle üniformaların ücretli olduğunu duyurdu. Bu şekilde öğrencileri kandırabileceğini ve son sözü söylediğini düşündü ama pek öyle olmadı, öğrenciler henüz son sözü söylememiştir. Mağdur olan tüm arkadaşları hemen bir araya getirdik YÖK kılavuzunun açıkça belirttiği maddeyi bastırıp bütün arkadaşlara dağıttık. Toplu bir şekilde gerekli yerlere itiraz ettik ve bir kaç gün sonra okuldan gelen mesajda üniforma satışının durdurulduğunu ve ücretsiz bir şekilde alınabileceği mesajı geldi. Öğrenciler son sözü söylemişti.

 

2. “yaratıcı fikir”: Bahar dönemi başında denizcilik fakültesi ve diğer başka bir kaç fakültelerinin dönem kredilerinin 15,5’a düşürüldüğü haberi geldi. Dönem başlarken 25 kredi parası alan okul yönetimi, dönem yarısında bunu hiçbir bilgilendirme yapmadan kredileri düşürdü. Senato kararına ve kazanılmış hakkı gasp eden Rektörlük yine aynı hataya düşmüştü. Son söz henüz söylenmemişti. Kendi dönemi dışında hiçbir dersi alamayan ve alttan kalan derslerini okulu uzatarak veya yaz okulunda kredi başına 1100 TL ödeyerek vermek zorunda kalan öğrenciler whatsapp grupları üzerinden iletişim kurup ortak bir dilekçe yazarak hem okula hem de CİMER’e toplu şekilde şikâyetlerini yağdırdılar. Çok geçmeden birkaç gün sonra krediler tekrar 25’e çıktı. Öğrenciler son sözü söylemişti.

 

3. “yaratıcı fikir”: Bu yılbaşında ise okulun kendi iç tüzüğünde yine açıkça belirtildiği üzerine her dönem sonu bütünleme sınavları açılması gerekmekte. Aynı zamanda YÖK tarafından hem bütünleme hem de yaz okulu olmasının önünde hiçbir engel yoktur. Bunun kararını YÖK okulun kendi iç tüzüğüne bırakmıştır. Fakat rektörlük hiçbir açıklama yapmadan kendi kafasına göre bahar dönemi bütünleme sınavlarının kaldırmış öğrencileri yaz okuluna veya dönemi uzatmasına mahkûm etmeye çalışmıştır. Denizcilik fakültesinde okuyan öğrencilerin ise yazları zorunlu stajları olduğundan dolayı yaz okuluna kalma gibi bir imkânları olmadığı bu yüzden başarısız olduğu derslerini vermek için okullarını uzatması gerekiyor. Birçok arkadaşımız ise böyle bir durumda okul ücretlerini karşılayamayacağı için okulu bırakmayı düşündüklerini dile getirdiler. Rektörlük uslanmak nedir bilmiyordu. Öğrenciler de öyle. Bahar döneminin başlamasıyla birlikte konuştuğumuz tüm arkadaşlar bu duruma karşı tepkili olduklarını ve kesinlikle bir şeyler yapılması gerektiğini söylediler. Biz de okuldaki iletişime geçebileceğimiz tüm kulüplerle aynı zamanda okulda tanıyıp tanımadığımız bütün arkadaşlarla bu durumu konuşup tartıştıktan sonra bütün okulu topladığımız bir toplantı yapmaya karar verdik. Arkadaşlarla hazırladığımız dilekçeyi herkese imzalatmak, ortak whatsapp grubu açmak ve sosyal medyadan da bu durumu yaymak için bu hafta çalışmalara başlayacağımıza dair anlaştık. Dilekçeleri rektörlüğe teslim ettikten sonra, okul yönetimi yaptığı yanlıştan ve hukuksuzluktan geri dönmez ise CİMER ve YÖK gibi kurumlar üzerinden şikâyetlerimize devam edeceğiz. Son söz henüz söylenmedi.

 

KENDİMİZ İÇİN BİR ÜNİVERSİTE ÖRECEĞİZ

 

Arka arkaya gelen ve hepsinin birbiriyle bağlantılı olan bu olaylardan, okul yönetiminin sıkıca kapalı kapıların arkasında öğrencilerin lehine planlar yapmadığını çok net bir şekilde görmeye devam ediyoruz. Bizlerin hayatını her geçen gün daha da zorlaştırmaya, sosyal ve ekonomik haklarımızı gasp etmek için tüm imkân ve olanakları kullanmaktan çekinmeyen okul yönetimi karşısında birlikteliğini her geçen gün genişleten öğrenciler eğer bir araya gelirler ve hakları için mücadele ederlerse kazanımlar elde edeceklerine ve hayatlarını daha yaşanabilir bir seviyeye çıkartabileceklerini biliyorlar. Okul yönetimini köşeye sıkıştırmakta ve rektörlük son sözü söylediğini zannettiği her anda öğrencilerin birliği ve mücadelesi yıkılmaz bir duvar gibi karşısında durmaktadır.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Tüketici güven endeksi yüzde 2,7 düşüşle 57,3'e geriledi

SONRAKİ HABER

Avukat Muhittin Köylüoğlu "cinsel saldırı" suçundan tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa